T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/976
KARAR NO: 2025/781
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/12/2024
KARAR TARİHİ: 23/09/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkilin davalıya tel konaklaması, uçak bileti, tren bileti, araç kiralama, vize ve kongre/toplantı ürünlerinin satışını gerçekleştirdiğini, borcun ödenmemesi takip başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalının cevap dilekçesi sunmadığı ve duruşmalara da katılmadığı görülmüştür.
DELİLLER:
-----. İcra Dairesinin ------- esas sayılı dosya sureti, Ticari defter ve belgeler, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
15.04.2025 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 13.06.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi raporunda özetle; Davacıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Sayın Mahkemenizin 15.04.2025 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararında tarafların 2024 yılına ait ticari defterlerinin 16.05.2025 günü mahkeme salonunda hazır bulundurulması, yerinde inceleme talep ediliyor ise ticari defterlerin bulunduğu yer ile incelemede muhatap alınacak kişi iletişim bilgilerinin 2 haftalık süre içerisinde yazılı olarak ibraz edilmesi yönünde ara karar kurulduğu, buna karşın davalının belirtilen gün ve saatte ticari defterlerini hazır bulundurmadığı gibi ayrıca yerinde inceleme de talep etmediği, Davacının davalı adına 2024 yılında 33 adet karşılığı kdv dahil 652.931,01 TL tutarlı olarak düzenlediği faturaların Gelir İdaresi Başkanlığının e-fatura sistemi aracılığıyla davalıya teslim edildiğini gösterir e-fatura zarf dökümlerinin dosya içeriğinde mübrez olduğu, davalının cevap dilekçesi sunmamasına göre faturalara 8 günlük süre içerisinde itiraz edilip edilmediğinin bilinemediği, Davalının 2023 yılından devir gelen 2.520,00 TL borç bakiyesinin 09.02.2024 tarihinde banka havalesi ile tahsil edildiği, 2024 yılında davalı adına 33 adet karşılığı toplamda 652.931,01 TL fatura düzenlediği, davalıdan 4 adet karşılığı 18.732,07 TL toplam tutarlı iade faturası alındığı, ayrıca buna mukabil 108.121,66 TL banka kanalıyla tahsilat gerçekleştirdiği, bu işlemlere göre 18.10.2024 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 526.077,28 TL borçlu olarak göründüğü, Sayın Mahkemenizin ticari defter deliline göre davacı lehinde hüküm kurması halinde 18.10.2024 takip tarihi itibariyle davalıdan istenebilir tutarın 526.077,28 TL olacağı, Takip ile 17.000,00 TL birikmiş faiz talep edildiği, icra dosyası ekinde mübrez ihtar içeriği ile davalının temerrüde düşürüldüğü kanaatinin Sayın Mahkemenizde hasıl olması halinde davalıdan istenebilir birikmiş faiz tutarının 14.883,72 TL olarak hesaplandığı şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, faturaya dayalı açık hesaba dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.
Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.
Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla------ İcra Dairesinin ------- esas sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı kayıtlarında 62.639,88 TL vade farkı faturası dahil olmak üzere 526.077,28 TL alacaklı göründüğü, takip talebinin incelenmesinde davalı yanca itiraz edilen alacağın 463.437,40 TL faturalardan oluşan hesap alacağı, 62.639,88 TL vade farkı faturası ve 17.000,00 TL (20/09/2024 tarihinden itibaren) faiz alacağı olmak üzere toplam 543.077,28 TL alacak olduğu, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürmediğinden işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, TTK 18/3.maddesine göre davalının temerrüte düşürülmesi için ihtarın noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılması gerektiği, davacının ise posta yoluyla davalıya temerrüte düşürdüğünün kabul edilemeyeceği, vade farkı faturasının talep edilebilmesi için taraflar arasında yazılı sözleşme veya ticari teamül oluşması gerektiği, dosya kapsamında taraflar arasında yazılı sözleşmenin bulunmadığı, teamül oluşup oluşmadığı bakımından ise 1 adet düzenlenmiş olduğundan teamül oluştuğu yönünde kanaat oluşmadığı, bu haliyle vade farkı faturasını dışlanması ile davacının kayıtlarında davalıdan 463.437,40 TL alacaklı olduğu , HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davalı tarafından eksiksiz sunulmadığı görülerek davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 463.437,40 TL TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 463.437,40 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter ve belgelerini biraz etmediği, davacının kayıtlarına göre alacaklı olduğunun anlaşıldığı, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, davacının işlemiş faiz ve vade farkı alacağı bakımından talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından ---. İcra Dairesinin ------ esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 463.437,40 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz işletilmesine,
3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 92.687,48 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 463.437,40 TL lik kısım yönünden alınması gereken 31.657,40 TL harçtan peşin alınan 6.559,02 TL harcın mahsubu ile bakiye 25.098,38 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 73.515,61 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yapılan toplam 6.559,00 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 6.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 80,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 13.566,60 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 11.577,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA,
7-Kabul red oranına göre belirlenen 3.072,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 528,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.