T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/971
KARAR NO: 2025/841
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/12/2024
KARAR TARİHİ: 09/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında prodüksiyon hizmeti ve buna bağlı hizmetlerin yapılması kapsamında bir sözleşme kurulduğunu, müvekkilinin sözleşme şartları dahilinde borcunu ifa ettiğini, oluşturduğu projeyi davalıya teslim ettiğini, sonrasında davalının bu projeyi belediyeye sunduğunu ve belediyenin de kabul ettiğini, bu iş kapsamında müvekkiline kısmi ödeme yapıldığını, müvekkilinin hak kazanmış olduğu parasal edimin ödenmemesi üzerine davalıya ilk olarak---- Noterliğinin 20.10.2022 tarih ve ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sonrasında da ----. Noterliğinin 28.10.2022 tarih ve ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borcun ödenmesinin ihtar edildiğini, bu ihtarlara rağmen borcun ödenmemesi üzerine ----- İcra Müdürlüğünün ----- Sayılı dosyası ile geçilen takibe davalının haksız itirazı neticesinde takibin durdurulduğunu, bu takipten sonra -----. Asliye Ticaret Mahkemesinin----- sayılı dosyası ile itirazın iptali sürecinin işletildiğini, itirazın iptali davasını belirsiz alacak şeklinde açılamayacağını, bu halde kısmi dava olarak davanın kabul edileceği ve 1 yıllık hak düşürücü süre geçtiği için dava değerinin de arttırılamayacağından davanın ikame edilen bedel üzerinden tam kabul edildiğini, arabuluculuk sürecinde de anlaşılamadığından geri kalan alacak için işbu davanın açılması zorunluluğu hasıl olduğunu, ------ Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ticari defterler incelendiğini ve Ba Bs formlarının da celp edildiğini, görüldüğü üzere işbu davaya konu edilen alack hakkında daha öncesinde işletilmiş bir tahkikatın mevcut olduğunu, Ortada daha önce yapılan bir tahkikat mevcut olduğu ve bu tahkikatta da müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğuna kanaat getirildiği görüldüğünden işbu davanın ikamesi ile ihtiyati haciz talebinde bulunduklarını -----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ------- sayılı dosyasına konu edilen meblağ dışında geriye kalan 187.826,55 TL'lik alacağın söz konusu alacağa temerrüt tarihi İtibari ile işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline, dava sonucunda haklı çıkılması halinde yargılama sürelerinin uzunluğu da göz önüne alındığında müvekkilinin daha fazla mağdur olmaması keza bu konuda yapılan bir tahkikatın mevcut olduğu ve tahkikatta alacağın ile haklılığın tespit edilmiş olduğundan aradan geçen sürede alacağın alamama tehlikesi ile karşı karşıya kalma ihtimalinin de bulunduğundan müvekkilinin aleyhine oluşabilecek hak kayıplarını önlemek adına fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydıyla geriye kalan 187.826,55 TL alacağın söz konusu alacağa temerrüt tarihi İtibari ile işleyecek ticari avans faizi ile tahsilinin temini için takdiren teminatsız aksi kanaat halinde ise taktir olunacak teminat da tarafımızdan yatırılmak suretiyle davalıların menkul ve gayrı menkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerinde ihtiyati haciz işleminin uygulanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "Mali inceleme neticesinde: Davalı -------- 09.04.2025 günü saat ll:20'de Sayın Mahkemenizde yapılan bilirkişi incelemesinde hazır bulunmadığı, Sayın Mahkemenize delil, belge ve defterlerini ibraz etmediği, ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişi bildiriminde de bulunmadığı görülmüştür. Kayıtlarını ibraz etmeyen tarafın defter ibrazından kaçınmış ve karşı tarafın delillerini kabul etmiş sayılacakları ve haklarında 28.07.2020 tarihli ------ Gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanılacağı hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu; Davacı ------2023 yılına ait ticari defterlerin incelemeye sunulmadığı, ticari ilişkinin 2022 yılında sonlandığı, inceleme için sunulan 2022 ve 2024 yılı ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerin birbirini teyid ettiği dolayısı ile defterlerin usulüne uygun tutulmuş olduğu ancak sonu kapanış tasdiklerinin yaptırılmadığı, bu durumlarıyla davacı ------ incelenen ticari defterlerinin kapanış tasdiki yapılmadığı için bu kapsamda sahibi lehine kanıt olabilme işlevine sahip olmadığı, TTK. md.85 ve HMK 222. madde gereğince sahibi lehine delil niteliğinde bulunup bulunmadığı konusundaki takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu; Davacı ------ incelenen 2022 ve 2024 kayıtlarına göre, davacı -------davalıya kestiği dava konusu edilen bu 2 faturadan kaynaklı 22.08.2022 tarihinden itibaren ve 19.12.2024 dava tarihi itibariyle de davalı ------ 188.826,55 TL alacaklı olduğu; Davalı ----- 09.04.2025 günü saat ll:20'de Sayın Mahkemenizde yapılan bilirkişi incelemesinde hazır bulunmadığı. Sayın Mahkemenize delil, belge ve defterlerini ibraz etmediği, ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişi bildiriminde de bulunmadığı, davalı ------ kanuni defterleri ve kayıtları incelenemediğinden taraf kayıtları arasındaki farklar konusunda bir görüşün bildirilemediği; Davacı tarafından davalıya kesilen davaya konu 2 adet faturanın Bs-Ba formlarına konu edildiği ve tarafların Bs Ba formlarında mutabık oldukları, davacının söz konusu davaya konu edilen faturaları davalı şirkete usulüne uygun tebliğ edildiği, dava dosyası içeriğinde davalı tarafından davacıya kesilmiş herhangi bir iade faturasının görülmediği; "davacının hizmetine karşılık kısmi ödeme alıp almadığı" hususunda davacıya kısmi bir ödemenin yapılmadığı, "davacının davalı hakkında başlattığı ----- İcra Müdürlüğümün ------- sayılı takipten kalan bakiye alacağı" hususunda: Davacının davalıdan 188.826,55 TL alacaklı olduğu; Sektörel yönden inceleme neticesinde: "prodüksiyon hizmet sözleşmesi kapsamında davacının üzerine düşen edimi verine getirip getirmediği" hususunda davacının sözleşme şartlarına göre üzerine düşeni yerine getirdiği, icra takibine konu edilen iki ayrı faturanın açıklama kısmında "prodüksiyon hizmeti" yazıldığı görülmekle davacının yaptığı işin karşılığında KDV dahil 27.730TL. + 161.096,55TL. = 188.826,55TL. alacaklı olduğu; Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Davacının dava dilekçesinde, -----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------- sayılı dosyasına konu edilmiş meblağ dışında bakiye 187.826,55TL.nin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile ödenmesini talep ettiği; işbu davaya konu edilen ve davacı tarafından 09.12.2022 tarihinde davalı aleyhine ---- İcra Müdürlügü'nün------ sayılı dosya ile başlatılan icra takibinde davacının 27.730TL. tutarındaki fatura alacağı ile 161.096,54TL.Iik fatura alacağı olmak üzere toplamda 188.826,54TL.nin ödenmesinin talep edildiği; "borcun sebebi" olarak ise "prodüksiyon hizmeti" açıklamalı iki adet fatura alacağının gösterildiği, Taraflar arasında yazılı şekilde kurulmuş ve TBK m. 15/1 hükmü gereğince imzalanmış bir sözleşme bulunmadığı için tarafların sözleşme özgürlüğü kapsamında hangi hususlar üzerinde TBK m. 1 hükmünce karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamasıyla anlaştığının uzmanlık alanımca açıkça tespit edilemediği; ancak davacının beyanları incelendiğinde kurulduğu iddia edilen sözleşmenin eser sözleşmesi olduğu kanaatine varıldığı; Yukarıda yer alan sektörel inceleme neticesinde davacının üstlendiği edimi ifa ederek davalıya işi teslim ettiği yönünde tespit yapıldığı için davacı yüklenicinin de artık ivaz (karşılık) olarak eser bedelini talep etme yönünde alacak hakkına sahip olacağı; yukarıdaki mali incelemede alacak tutarının hesaplandığı; takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, Davacı tarafından ------- Noterliği'nden 20.10.2022 tarihinde davalıya gönderilen ------ yevmiye numaralı ihtarnamede özetle icra takibine konu edilen iki adet faturaya ait bakiye 174.826,55TL.nin tebliğden itibaren 7 gün içinde ödenmesinin talep edildiği; işbu ihtarnamenin 21.10.2022 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, bu noktada 7 günlük süre verildiği için TBK m. 92, 93, 117/11 hükümleri gereğince davalının 31.10.2022 pazartesi tarihinde temerrüde düştüğü kanaatine varıldığı, takdirin elbette Sayın Mahkeme'ye ait olduğu; Davacı tarafından ---- Noterliği'nden 28.10.2022 tarihinde davalıya gönderilen ------- yevmiye numaralı ihtarnamede özetle icra takibine konu edilen iki adet faturaya ait bakiye 174.826,55TL.nin tebliğden itibaren 7 gün içinde ödenmesinin talep edildiği; işbu ihtarnamenin 01.11.2022 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, Davacının dava dilekçesinde 187.826,55TL.nin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile ödenmesini talep ettiği görülmekle ve davalının 31.10.2022 pazartesi tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilir ise mali inceleme neticesinde temerrüt tarihi olan 31.10.2022 tarihinden dava tarihi olan 19.12.2024 tarihine kadar işletilecek faizin 133.784,68 TL olduğu;" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, hizmet sözleşmesi nedeniyle fatura alacağının tahsiline yönelik açılan alacak davasıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf, bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacı ticari defter ve kayıtlarından davalının faturadan kaynaklı ödeme mahsubu sonrası 188.826,55 TL borçlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.Dava safahatında davacı yan ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, mahkememizce haciz talebinin reddedildiği, ara karara karşı davacı vekilinin istinaf yoluna başvurduğu, ------ Bölge Adliye Mahkemesinin -----. Hukuk Dairesinin ----- esas ve ------- karar sayılı ilamı gereğince mahkememiz kararının kaldırıldığı, ihtiyati haciz talebine ilişkin kısmen kabul kararı verildiği anlaşılmıştır.Kısmi olarak açılan ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ esas sayılı davada mahkemece ticari defter ve kayıtların incelenmesine karar verildiği, bilirkişi incelemesi için davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarını dosyaya sunduğu, davacının sahibi lehine delil özelliği olan defter ve kayıtlarına göre davalıdan 07.07.2022 tarihli 27.730,00 TL ve 22.08.2022 tarihli 161.096,00 TL bedelli iki adet faturadan dolayı toplam 188.826,55 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, vergi dairesine bildirilen davalıya ait BA formlarında bu faturaların bildirildiği, dava öncesinde bu faturalardan kaynaklı bakiye 174.826,55 TL nin ödenmesi konusunda davalının ihtar edildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce 02/04/2024 günü yapılması istenilen defter incelemesine davalı yanın hazır olmadığı duruşma olan 1 nolu celsede karar verildiği, davalı yana inceleme gün ve saatinin tebligat ile tebliğ edildiği, davalının ticari defterlerini dosyaya ibraz etmediği gibi dava dosyasına ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişiyi bildirmediği, 6100 sayılı Hmk'nın 222/3. maddesinde, 28/07/2020 tarihli ------ gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunla ticari defterlerin sunulmamasına ilişkin 23. madde ile değişiklik yapılmış ve ticari defterlerin davalı tarafından sunulmaması halinde davacının ticari defter kayıtlarının lehine delil olacağı belirtildiği, davacının incelenen defter kayıtlarına göre, davacının dava tarihi itibariyle davalıdan 188.826,55 TL alacaklı olduğu böylece bilirkişinin davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 188.826,55 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Davacı yan mezkur alacağının 1.000,00 TL hakkında -----Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- esas ve -------- karar numaralı ilamı ile kesin olarak alacağının tahsiline karar verilmiştir. Davacı yan lehine tahsil kararı verilen alacağının bakiyesi olan 187.826,55 TL üzerinden iş bu davayı ikame ettiği tarafların davaya konu 2 adet faturayı Ba Bs formlarına konu ettiği, dava konusu edilen alacak tutarına dayanak faturaların davalı tarafından iade edildiğine ve ödendiğine dair herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, bu haliyle davacının davasını asıl alacak üzerinden ispat ettiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı yan davalıya iki ayrı ihtarname göndererek davalıyı temerrüde düşürdüğü anlaşılmakla yeni tarihli (ikinci) ihtarnamenin temerrüd tarihi esas alınarak (174.826,55 TL lik) alacağa faiz yürütülmüştür. Bakiye 13.000,00 TL alacak için dava tarihi esas alınarak faiz yürütülmüştür.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE; 187.826,55 TL'nin 174.826,55 TL için temerrüd tarihi olan olan 09/11/2022 tarihinden itibaren bakiye 13.000,00 TL nin ise dava tarihi olan 1912/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 12.830,43 TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak alınan 3.207,61 TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.622,82 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.052,25 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 3.207,61 TL peşin harç toplamı 3.635,21 TL ile 24.492,00 TL (bilirkişi ücreti, kep reddiyatı, posta masrafı, elektronik posta masrafı) olmak üzere toplam 28.127,21 TL olan yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Arabuluculuk ücreti 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın ve teminatın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.