T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/955
KARAR NO: 2025/780
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 23/01/2018
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 04/03/2025
KARAR TARİHİ: 23/09/2025
Mahkememizden verilen17/11/2020 tarih ve ---- Esas ----- Karar Karar Sayılı kararı ----- Bölge Adliye Mahkemesi ------. H.D.. 'nin ----- Esas ve ----- Kararı ile mahkememize iade edilmesi üzerine mahkememize tevzi edilen dava dosyası mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile teminat altında olan ----- plakalı aracın dava dışı araç maliki --- ve araç sürücüsü ------ yönetiminde iken 24.04.2017 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında, araç içinde yolcu konumunda bulunan müvekkilinin ağır yaralanan malul kaldığını belirterek, 24.04.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebi ile fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik; geçici iş göremezlik tazminatı olarak 25,00 TL, 25,00 TL geçici bakıcı giderleri ve sürekli maluliyet tazminatı olarak 50,00 TL olmak üzere toplam 100,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı -----. (eski unvan ------.) vekilinin davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacının var olduğunu iddia ettiği zararları ile kazaya neden olan fiiller arasında nedensellik bağının tespitinin gerektiğini, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davacının tazminata konu olan sakatlık halinin Adli Tıp Kurumunda tespit edilmesi gerektiğini, müterafık kusur durumunun değerlendirilmesini ve % 25 oranmda hatır taşıması indirimi yapılmasını, SGK ya müzekkere yazılarak yapılan herhangi bir ödeme olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, Trafik Sigortası Genel şartlarının Ek-2 madde 10 gereğince hesaplama yapılmasın, davacı tarafından resmi belge ile ispatlanmaması halinde kabul manasına gelmemek kaydı ile davacının gelirinin asgari ücret olarak kabul edilmesini, dava tarihinden itibaren talep edilebilecek faizin yasal faiz olduğunu belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen dosyada bakımından;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24.04.2017 tarihinde sürücü ---- sevk ve idaresindeki --plakalı aracı ile ------- istikametine seyri sırasında direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana gelmiştir. Bu kaza neticesinde araç içerisinde yolcu olarak bulunan ----- yaralanmıştır. Davalı ----- (Eski adı: -------plakalı aracın kaza tarihini kapsayan Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi nedeniyle, diğer davalı ---- ise olayda kusurlu olan ancak plakası tespit edilemeyen araç nedeniyle sorumludur. Bu nedenle güncel verilere göre müvekkilin talep edebileceği (ıslah tutarı dışında kalan) bakiye tazminatın işleyecek faiz ve fer’ileriyle hesaplanarak ödenmesi talebiyle 19.12.2024 tarihinde -------- 15.10.2021 tarihinde de '---- müracaat edilmiş ancak ödeme yapılmamıştır. Daha sonra her iki davalıya karşı ayrı ayrı arabuluculuya başvurulmuş olmasına karşın anlaşma sağlanamamıştır. Bu nedenle bakiye alacaklar yönüyle işbu davayı açma zorunluluğu doğmuştur. İşbu dava ile aynı kazaya ilişkin olan---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ sayılı dosyası halen derdest olup tensiple birlikte, tebligat yapılmaksızın dosyaların birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosya davalısı --------cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkili şirket davalı gösterilmek suretiyle huzurdaki dava ikame edilmiştir. Davacı yanca müvekkil şirket aleyhine işbu davanın ikame edilmesi hukuki menfaatten yoksun ve kötü niyetlidir.Müvekkil şirkete karşı açılan haksız ve mesnetsiz işbu DAVANIN REDDİ gerekmektedir. Dava konusu alacak talebi zamanaşımına uğramıştır. yasal başvuru-dava şartı gerçekleşmemiştir. Öncelikle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerekir.davacı tarafından işbu dava konusu talepler yönünden belirtilen şartlara uygun bir başvuru yapılmamıştır. bu sebeple huzurdaki davanın dava şartı eksikliğinden usulen reddedilmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından yeterli miktarda ödeme yapılmıştır.---- Asliye Ticaret Mahkemesi ----- nedeniyle kesin hüküm bulunmaktadır. Davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Sigortalı araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde kusursuzdur. mahkemenizin aksi kanaatte olması durumunda öncelikle kazanın meydana gelmesine ilişkin kusur incelemesi yapılması gerekmektedir. Ceza dosyasının mevcut olması halinde bekletici mesele yapılması gerekmektedir. Yargılama esnasında maluliyet raporu alınması gerekmektedir. Müvekkil şirket tarafından yapılan incelemede davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Kusur oranları belirlendikten sonra zarara uğradığı iddia olunan davacının maluliyet oranının tespiti için adli tıp kurumu başkanlığı -----.ihtisas kurulu tarafından rapor alınması gerekmektedir. böylelikle, davacının zararının gerçek zarar olup olmadığı hususu aydınlanmalıdır. Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmaması halinde ise ilgili yönetmelik uyarınca rapor alınması talebimiz bulunmaktadır. Müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmalıdır. Kazaya ilişkin müvekkil şirketin temerrüdü söz konusu olmayacağından davacı yanın talep edebileceği faiz başlangıcı ancak ve ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz şeklinde olmalıdır.fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep haklarımız saklı kalmak koşuluyla;
Huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine,
Mahkemeniz aksi kanaatte ise işbu dilekçemizde izah ettiğimiz hususların dikkate alınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosya davalısı-------cevap dilekçesinde özetle ; davacı vekili sayın mahkemeye ibraz ettiği dilekçesinde, 24.04.2017 tarihinde ------ plaka sayılı aracın ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini ve müvekkilinde maluliyet oluştuğunu iddia ederek sürekli iş göremezlik tazminatı talep etmekte ise de kabulü mümkün değildir, davacının son tedavisi 2019 yılına aittir. Emsal karar gereği maluliyeti öğrenme tarihi son tedavi tarihi olmakla birlikte 2 yıl zamanaşımı süresi içinde dava açılmadığından talepler zamanaşımına uğramıştır.dava yetkili mahkemede açılmamıştır. ceza mahkemesince yapılan kusur incelemesinde ---- plakalı araç sürücüsü -------asli ve tam kusurlu olduğu tespit edilmiş olup davanın kusur yokluğu nedeniyle reddine karar verilmelidir. 4.türk medeni kanunu madde 6, hukuk muhakemeleri kanunu madde 190 ve tbk madde 50 gereği kazanın anlatılan şekilde gerçekleştiğini ispat yükü davacıya aittir. davacı tarafından ispat edilemeyen huzurdaki davanın işbu nedenle de usulden reddi gerekmektedir. davaya konu olayda müvekkil kurum' un sorumlu tutulabilmesi için öncelikle zarara yol açan bir trafik kazasının ve işleten sorumluluğunun kanıtlanması gerekir. her ne kadar plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araçların karıştığı trafik kazaları yönünden ----- yasal sorumluluğu söz konusu ise de, somut olayda zararın plakası alınamayan bir aracın işleteninin hukuki sorumluluğunu gerektiren bir maddi vakanın varlığı ispatlanabilmiş değildir,
somut olayda, davacının direksiyon hakimiyetini kaybetmesinin plakası tespit edilemeyen bir araç nedeniyle olduğu hususu davacı tarafça ispatlanamamıştır. kaza tespit tutanağında tespit edilemeyen bir aracın varlığından bahsedilmemiş olup bu husus salt davacı ve araç sürücüsünün ifadesine dayanmaktadır. olay anına ilişkin kamera kaydı olmadığı gibi tespit edilemeyen araca ilişkin yargı tarafından verilen bir karar da bulunmamaktadır. kaza tespit tutanakları, aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi delillerden olup aksinin de aynı derecede delil ile ispatlanması gereklidir.başvuru şartı usulüne uygun gerçekleşmemiş olup davanın dava şartı sebebiyle de usulden reddi gerekmektedir.ceza dosyasındaki tüm evraklar ile kayıtların celbini talep ederiz.kaza ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağı bulunmalıdır. davacı tarafından sunulan rapor, yönetmelikte aranan şartları haiz olmayıp hüküm kurmaya elverişli değildir,
davacı tarafça sunulan rapor mütalaa niteliğinde olup hükme esas alınmamalıdır.rapor, davacının ikamet adresi veya tedavi gördüğü sağlık hizmet sunucusu tarafından hazırlanmalıdır. Davanın ikamet adresi ------ iken raporun ankara’dan alınması hayatın olağan akışına uygun değildir. ikamet adresi/tedavi gördüğü hastaneden sağlık raporu alabilecekken farklı bir şehirden rapor alınması şüphe uyandırmaktadır.davacıda maluliyet oluşup oluşmadığına ilişkin güncel muayene ile yetkili bir sağlık kuruluşu veya atk ilgili ihtisas dairesinden rapor alınmalıdır. davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminat hesaplamasının 01.06.2015 tarihli zorunlu mali mesuliyet sigortası yeni genel şartlarına göre yapılması gerekmektedir. ----- sorumluluğu, kaza tarihi itibari ile geçerli olan zorunlu trafik sigorta poliçesinin teminat limitleri ile sınırlıdır.(2918 s. karayolları trafik kanunu madde 99)kabul anlamına gelmemek şartıyla aleyhimize bir karar verilmesi durumunda hesaplanan tutardan müterafik kusur indirimi yapılması gerekmektedir.
kabul anlamına gelmemek kaydıyla beyan ve itirazlarımıza itibar edilmeyerek müvekkil kurum aleyhine tazminata hükmedilmesi durumunda yerleşik yargıtay içtihatları gereği hesaplanan tutardan hatır taşıması indirimi yapılması gerekmektedir. temerrüt oluşmadığından faiz isteminin reddi gerekmektedir. yine, dava haksız fiil mahiyetindeki trafik kazasından kaynaklandığından, burada “yasal faiz” işletilebilir. Yukarıda sunulan nedenlerle; müvekkil ------ aleyhine ikame edilen işbu davanın öncelikle usule ilişkin belirtmiş olduğumuz gerekçelerle usulden reddine; bu talebimizin kabul edilmemesi halinde ise esastan reddine, masraf ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
----- Asliye Ceza Mahkemesinin ---- esas sayılı dosyası, ------ Devlet Hastanesine ait hasta evrakları, ------- Eğitim ve Araştırma Hastanesine ait hasta evrakları, ------- Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı'nın 19/11/2019 tarihli raporu, Adli Tıp Kurumu'nun 20.01.2020 tarihli kusur durumuna ilişkin rapor, Aktüerya bilirkişi raporu, Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğü'nün 02.07.2020 tarihli cevabi yazısı, 27.08.2020 tarihli bilirkişi ek raporu, 27.10.2020 tarihli bilirkişi 2. Ek raporu ile tüm dosya kapsamı ve sair deliller.
Adli Tıp Kurumu- Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 20.01.2020 tarih ----- sayılı raporda; ----- plakalı otomobil sürücüsü ------- % 75 (yüzdeyetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, kimliği ve plakası belirsiz ararç sürücüsünün ise % 25 (yüzdeyirmibeş) oranında kusurunun bulunduğu kanaatine varıldığı görülmüştür.
T.C. ------- Üniversitesi Tıp Fakültesi-Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan 19.11.2019 tarihli raporda; 07.03.2000 doğumlu------- 24.04.2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 30.03.2013 tarih ve ----- sayılı ------- Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dahilinde ;Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 15 (yüzdeonbeş) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay/kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceğine, 1 (bir) ay süresince başka birisinin bakımına muhtaç olduğu, sürekli bakıma muhtaç olmadığının oy birliği ile mütalaa edildiği görüşüne varıldığı görülmüştür.
Aktüerya bilirkişisi tarafından Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli iptal kararı sonrası düzenlenen denetime elverişli ve hükme esas olan 2. Ek raporda özetle ; 24.04.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacı------ için hazırlanan işbu raporda; SİGORTA POLİÇESİ; ---- plakalı ---- model ------ tibi dava dışı------araç maliki ---- adına tescilli aracın 08.02.2017/2018 vadeli olarak ------ numaralı ZMMS poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından 08.02.2017 tarihinde (12:03) tanzim edildiği, Davalı vekilinin, dava öncesi dava konusu kaza nedeni ile başvuruda bulunulduğu, şirket nezdinde ------- numaralı hasar dosyasının açıldığı ve davalı sigorta şirketi tarafından 12.01.2018 tarihinde 28.215,00 TL maddi tazminat ödemesi yapıldığı, Geçici İş Göremezlik Ve Sürekli Maluliyet Oranlarının Tespiti; 09.12.2019 havale tarihli -----sayılı, T.C. ------ Üniversitesi Tıp Fakültesi-Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan raporda; 07.03.2000 doğumlu -------- 24.04.2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 30.03.2013 tarih ve ---- sayılı ----- yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dahilinde ; kişinin tüm vücut engellilik oranının % 15 (yüzdeonbeş) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay/kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceğine, 1 (bir) ay süresince başka birisinin bakımına muhtaç olduğu, sürekli bakıma muhtaç olmadığının oy birliği ile mütalaa edildiği, maddi Zarar; KTK. Nın 90. Maddesine ilişkin Anayasa Mahkemesince ------karar sayılı 17.07.2020 tarihinde verilen iptal kararı gereği hesaplama yapıldığında; Davacı ------- 24.04.2017 tarihinde geçirmiş olduğu kaza sonucu; Kaza tarihinde 18 yaşından küçük olması ve herhangi bir kazancının bulunmaması nedeni ile geçici iş göremezlik- kazanç kaybından söz edilemeyeceği, bu bağlamda sürekli sakatlık zararının kaza tarihinden itibaren değerlendirildiği, sürekli iş göremezlik- efor kaybının ise % 15 maluliyet oranı sonrası 192.269,10 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin dava dışı plakası ve sürücüsü belirlenemeyen araç sürücüsünün de sorumluluğunu taşıyan dava dışı ------- ile birlikte işbu hesaplanan tazminattan müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarının hukuki münakaşası elbette Yüce Mahkemeye ait olmak üzere, kazanın oluşumunda davalı sigorta şirketine ZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı ------- plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda % 75 kusurunun bulunduğunun kabulü ile davalı sigorta şirketinden talep edebileceği Sürekli Maluliyet zararının 144.201,83 TL olabileceği, 12.01.2018 tarihinde ödenen 28.215,00 TL' nin EK rapor tarihindeki güncel değeri 35.311,27 TL olduğu, Davacının dava dışı araç sürücüsü ile sınıf arkadaşları olduğu ve ders çıkışında beraber araca bindiklerinin Ceza dosyasında verile ifadelerde tespiti ile davacının hatır taşıması ile taşındığının Sayın Mahkeme tarafından kabulü durumunda Yüce Mahkemenin takdirlerinde olan indirim yapılması halinde, yapılacak indirim sonrasında) toplam davalı sigorta şirketinin 12.01.2018 tarihinde ödenen 28.215,00 TL' nin EK rapor tarihindeki güncel değeri 35.311,27 TL 'nin tenzilinin gerektiği,(nihai karar elbette Yüce Mahkemeye ait olmak üzere şayet % 20 hatır taşıması indirimi uygulanmasına karar verilmesi durumunda davalıdan talep edilebilecek maddi tazminatın 144.201,83 x 0,80 = 115.361,46 TL - 35.311,27 TL= 80.050,19 TL olabileceği) bakıcı giderleri zararı; ATK - tarafından hazırlanan raporda da açıkça belirtildiği üzere 1 aylık süre ile davacının bir başkasının bakımına ihtiyaç duyduğunun belirtildiği görülmekle, brüt asgari ücret baz alınarak kaza tarihi 24.04.2017 dikkate alındığında; toplam bakıcı giderinin 1.777,50 TL, olabileceği, % 75 davalı sigorta şirketinin sorumluluğu hesaplandığında; 1.777,50 TL x 0,75 = 1.333,13 TL, yine iş bu tutara sayın Mahkemenin kararı halinde hatır taşıması ve müterafık kusur indirimlerinin uygulanabileceği, temerrüt tarihi ve faiz bakımından; Davalı tarafından davacıya 12.01.2018 tarihinde kısmi ödeme yapıldığının tespiti ile 12.01.2018 ödeme tarihinin temerrüt tarihi olarak kabulünün ve yasal faiz talep edilebileceğinin takdir ve münakaşasının Sayın Mahkemeye ait olduğu, (Yargıtay Genel Hukuk Kanunun ----- tarihli kararı gereği/ yasal faiz), SGK tarafından rücuya tabi herhangi bir ---- ödemesinin ve geçici iş göremezlik ödemesinin bulunmadığı görüşüne varılmıştır.
Aktüerya bilirkişisi tarafından hazırlanan 02.05.2025 tarihli Ek raporda özetle; Rapor, tazminat talebinin hukuken oluşup oluşmadığına dair bir değerlendirme içermeyip, sadece tazminatın hesabına ilişkindir. 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespiti Hakim yetkisindedir. Hesap / Rapor tarihi itibariyle, BAM kararı doğrultusunda ve verilen görev çerçevesinde; Davacı ------24/04/2017 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; - 6 ay süre ile geçici iş göremezlik zararından kaza tarihinde 17 yaşında ve lise öğrencisi olması nedeni ile herhangi bir kazancının bulunmadığı görülmekle, kazanç kaybından söz edilemeyeceği, - % 15 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının -dava konusu kazda yolcu konumunda bulunan davacının kazanın oluşumunda kusura katılımının olmadığının kabulü ile 3.171.491,79 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından ödenen 28.215,00 TL tazminatın işbu rapor tarihindeki güncel değeri 46.769,65 TL ‘ nin tenzili ile bakiye sürekli maluliyet zararının 3.124.722,15 TL olabileceği, elbette hatır taşıması ve müterafık kusur indirimleri hususundaki hukuki değerlendirmesi Sayın Mahkemenizin takdirlerinde olduğu, şayet karar verilmesi durumunda işbu hesaplanan bakiye 3.124.722,15 TL ‘ lik tutara yansıtılmasının gerekeceği, her şekilde davalı sigorta şirketinin müteselsil sorumluluğu dahilinde kaza tarihi itibarı ile azami limit 330.000,00 TL ile sınırlı olduğu, yine elbette davacı tarafın davasını ıslah edip edemeyeceği hususundaki hukuki takdirin Yüce Mahkemeye ait olduğu, (Birleşen davada, dava dilekçesinde davacı vekilinin beyanları dikkate alındırarak) 1 ay süre ile Geçici Bakıcı Giderleri zararının--kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 1.777,50 TL olduğu, davalı sigorta şirketi yönünden müteselsil sorumluluk dahilinde sağlık giderleri / tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği, elbette hatır taşıması ve müterafık kusur indirimleri hususundaki hukuki değerlendirmesi Sayın Mahkemenizin takdirlerinde olduğu, şayet karar verilmesi durumunda işbu tutara yansıtılması gerekeceği, yine elbette davacı tarafın davasını ıslah edip edemeyeceği hususundaki hukuki takdirin Yüce Mahkemeye ait olduğu, (Birleşen davada, dava dilekçesinde davacı vekilinin beyanları dikkate alındırarak) " şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Asıl dava ve birleşen davanın, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir. Asıl davada davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanması nedeniyle maddi tazminat talebinin yöneltildiği, birleşen dava da ise davalı sigorta şirketine yönelik ek dava niteliğinde ve davalı ------ yönünden kazaya karışıp plakası ve kimliği tespit edilemeyen araç bakımından husumet yöneltildiği anlaşılmıştır.
Asıl dava yönünden mahkememize verilen 17/11/2020 tarih ve ----- Esas ------ Karar Sayılı kararı ------ Bölge Adliye Mahkemesi ------ H.D.. 'nin ------Kararı ile kararın kaldırıldığı, kaldırma ilamı doğrultusunda ------ Üniversitesi, ------şirketine ayrı ayrı müzekkere yazılarak; davacı -------- çalışmış olduğu döneme dair bordro örneklerinin ve yahut aylık gelirine ilişkin belgelerin istenildiği, yargılama sırasında dava açılması üzerine dava dosyalarının birleştirildiği, ek rapor alındığı görülmüştür.
---- Bölge Adliye Mahkemesi -------. H.D.. 'nin ------- Esas ve ------ "Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
(1) 6098 sayılı TBK’nun 61’inci maddesinde; “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.”, 163 üncü maddesinde ise “Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Yasal düzenlemeler gereğince zarar gören davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı tek bir dava ile de talep edebilir.2918 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinin birinci fıkrasında bir motorlu aracın katıldığı kazada üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa bunların müteselsil olarak sorumlu tutulacağı düzenlemesine yer verilmiş olup, trafik kazasında zarara uğrayan kişiye karşı kazaya kusuruyla karışan tüm araç ilgililerinin zararın tamamından müteselsil sorumlu olması ilkesi benimsenmiştir. Anılan müteselsil sorumluluk, kanundan doğan bir müteselsil sorumluluk olup ancak hak sahibinin talebi halinde zarar sorumlularının kusur oranlarına göre sorumlulukları gündeme gelebilecektir.
Dosya kapsamında yer alan ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 20.01.2020 tarihli raporda; kazanın meydana gelmesinde davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında, plakası ve kimliği tespit edilemeyen araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiş, bu hali ile kazaya karışan davalıya sigortalı araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının, kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Somut olayda; davacı tarafça dava dilekçesi ile müteselsil sorumluluktan vazgeçilmediği, aksine yargılama aşamasında ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapora karşı sunulan 29.01.2020 tarihli beyan dilekçesinde, davalının müteselsil sorumluluk gereği tüm zarardan sorumlu olduğunu belirterek itirazda bulunduğu gözetildiğinde davalı sigorta şirketinin zararın tamamından sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken kusur oranında sorumluluğa hükmedilmesi hatalı olup, davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf talebi yerindedir.
(2) Davacının gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır.Somut olayda; davacının, kaza tarihinde öğrenci olduğu, Dairece, UYAP sisteminden yapılan sorgulamaya göre 05.07.2021 tarihinde ----- Üniversitesi ------- işe başladığı ve 20.08.2021 tarihinde işten ayrıldığı, akabinde 15.04.2023 tarihinde ------ isimli işyerinde işe başladığı ve halen aynı işyerinde çalıştığı görülmüştür.Davacının gerçek zararın belirlenmesi için, davacının gelirinin net ve ispata yarar somut delillerle ortaya konulması gerekmektedir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece, SGK'dan ve davacının çalıştığı iş yerlerinden gelir durumuna ilişkin belgelerin getirtilerek, kaza tarihinden ilk işe başladığı 05.07.2021 tarihine kadar asgari ücrete göre, 05.07.2021 ila 20.08.2021 tarihleri arası için belirlenecek gelirine göre, işten ayrıldığı 20.08.2021 tarihinden tekrar işe başladığı 15.04.2023 tarihine kadar asgari ücrete göre, bu tarihten sonra ise bilinen aktif dönemin celbedilecek belgelere göre belirlenecek geliri esas alınarak, bilinmeyen aktif dönem için ise davacının elde ettiği gelirin asgari ücrete oranı bulunup bu oran esas alınarak TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak ve progresif rant yöntemi uygulanmak suretiyle tazminat hesabı yapılması için dosyanın bilirkişiye tevdi ile ek rapor alınması ve ondan sonra hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülen istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 kaldırılmasına, Dairece verilen kaldırma kararının gerekçe ve şekline göre davacı vekilinin sair istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde belirtilmiştir.
Somut olayda; 24.04.2017 tarihinde sigortalı sürücü ----- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı otomobil ile ---- istikametinden ------- yönünde seyir halinde iken karşı yönden seyir şeridine giren kimliği ve plakası belirsiz aracın varlığından dolayı direksiyon hakimiyetini kaybedip takla atarak telefon direğine çarpması ile neticelenen, dava konusu ------- plakalı otomobilde yolcu olarak bulunan davacı ------- yararlandığı trafik kazasının meydana gelmiştir.
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 20.01.2020 tarihli raporda; ---- plakalı otomobil sürücüsü ------- % 75 (yüzdeyetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, kimliği ve plakası belirsiz ararç sürücüsünün ise % 25 (yüzdeyirmibeş) oranında kusurunun bulunduğunu bildirilmiştir. Davacının yolcu konumunda olduğundan kusurunun bulunmadığı, kazaya karışan araçlar bakımından yapılan değerlendirmede davalı sigorta şirketinin sigortalısının otomobil ile seyir halinde iken yola gereken dikkatini vermesi, görüş alanını kontrol altında bulundurup, olay mahallinde bulunan trafik işaret levhalarını dikkate alması ve yolun tepe üstü alanında hızını azaltmak sureti ile tedbirli bir şekilde yaklaşması gerekirken bu hususlara riayet etmeyip, karşı yön bölümünden seyir şeridine girerek gelen kimliği ve plakası belirsiz araç sürücü varlığını dikkate alarak seyir şeridi içerisinde kalacak şekilde tedbir almadığı, önce sağa akabinde sola yönelerek sevk ve idare hatası ile direksiyon hakimiyetini kaybedip, yolun sol tarafından çıkarak takla atması ve yol dışındaki telefon direğine çarpması şeklindeki eylemleriyle kazanın meydan gelmesinde %75 oranında, plakası tesit edilemeyen aracın olay mahalli tepe üstüne geldiğinde kendi seyir şeridi içerisinde kalacak şekilde seyretmesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, karşı yön bölümünde seyrettiği sırada sürücü ------ idaresindeki otomobilin seyrini olumsuz etkileyerek kaza yapmasına etken olması şeklindeki eylemleriyle %25 oranında kusurlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
-------- Üniversitesi Tıp Fakültesi-Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan raporda; davacı ---- 24.04.2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dahilinde; tüm vücut engellilik oranının % 15 (yüzdeonbeş) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay/kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, 1 (bir) ay süresince başka birisinin bakımına muhtaç olduğu, sürekli bakıma muhtaç olmadığının tespit edildiği görülmüştür.
Asıl dava kapsamında davalı vekilinin cevap dilekçesinde hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi uygulanması savunmasında bulunmuştur.
Birleşen dava dosyasında verilen cevap dilekçeleri incelendiğinde davalı vekillerinin ayrı ayrı zamanaşımı defi, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi uygulanması savunmasında bulunmuştur.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. Maddesinde düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nin 51.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.Y.-----HD,------- Karar sayılı ilamında "...Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.
Mahkemece aktüer bilirkişi tarafından hesaplanan tazminat miktarından hatır taşıması nedeniyle takdiri indirim yapılarak maddi tazminatın kısmen reddine karar verilmiş, reddedilen miktar üzerinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmiştir. Hakimin takdir hakkını kullanarak yapmış olduğu indirim nedeniyle mahkemece davacının istediği miktardan daha az bir miktara hükmedilmesi halinde davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir." şeklinde belirtilmiştir.
Birleşen dava dosyasında yapılan zamanaşımı definin incelenmesinde kaza tarihinin 24.04.2017 olduğu, taksirle yaralama eylemin ceza kanununa göre dava zamanaşmının 8 yıl olduğu, 04/03/2025 tarihinde açıldığı gözetildiğinde davanın zamanaşmına uğramadığı anlaşıldığından bu yöndeki defi yerinde görülmemiştir. Ayrıca birleşen dosya kapsamında davalı ------ hatır taşıması savunmasında bulunmuş ise de hatır taşıması indirimi bulunduğu araç için geçerli olduğundan bu savunmada yerinde görülmemiştir.
SGK'dan ve davacının çalıştığı iş yerlerinden gelir durumuna ilişkin belgelerin getirtilmesi suretiyle İstinaf kaldırma ilamı doğrultusunda alınan ek raporda; TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak ve progresif rant yöntemi uygulanarak kaldırma ilamı doğrultusunda ayrıca ödenen bedelin güncellenerek mahsubu ile sürekli iş göremezlik tazminatının 3.124.722,15 TL olup, poliçce limitinin 330.000,00 Tl olduğu, ve geçici bakıcı giderinin 1.777,50 TL olup sağlık giderleri/tedavi giderleri teminatından karşılanması gerektiği tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Davacı------24.04.2017 tarihinde geçirmiş olduğu kaza sonucu %15 oranında maluliyete uğradığı, kaza tarihinde 18 yaşından küçük olması ve herhangi bir kazancının bulunmaması nedeni ile geçici iş göremezlik- kazanç kaybından söz edilemeyeceği, davacının kusurunun bulunmadığı, davalıların kusur durumuna ilişkin kabulü yukarıda açıklandığından tekrardan kaçınılarak atıf yapıldığı, davacının sürekli iş göremizlik tazminatının 3.124.722,15 TL ve bakıcı giderinin 1.777,50 TL olduğu, davalı taraflarca müterafik kusur indirimi yapılması talep edildiği, kaza tespit tutanağında emniyet kemerinin takılı olmadığının tespit edildiği, davacının ceza dosyasındaki beyanına göre araçtan fırladığın beyan etmesi ve yaralanmanın niteliği gözetildiğinde şartları oluştuğundan müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiği, bu indirim yapıldıktan sonra davacının bulunduğu araç bakımından davacının dava dışı araç sürücüsü ile sınıf arkadaşları olduğu ve ders çıkışında beraber araca bindiklerinin ceza dosyasında verilen ifadelerde tespit edildiği, davacının hatır taşıması ile taşındığı, % 20 hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiği, yapılan bu indirimlerin uygulanması ile birlikte bulunan tazminat miktarının teminat limitlerinin üzerinde olduğu, davalı sigorta şirketi vekilinin 21/05/205 tarihli ek rapora itiraz dilekçesinde 81.116,69 TL ödeme yapıldığının beyan edilmesi nedeniyle taraf vekillerine ödemeye ilişkin açıklama yapması için süre verildiği, yapılan ödemenin mahkememizce verilen 17/11/2020 tarih ve ------- Karar sayılı ilama (80.050,19 TL sürekli iş göremezlik ve 1.066,50 TL bakıcı gideri) ilişkin olduğunun anlaşıldığı, dava sırasına yapılan ödemelerin mahsup edilmesi gerektiği, davacı vekilinin asıl dava kapsamındaki taleplerinin sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 156.957,83 TL ve geçici bakıcı gideri 1.777,50 TL olduğu, müteselsil sorumluluk gereği davalı sigorta şirketinin zararın tamamından poliçe limitiyle sorumlu tutulması gerektiği, yargılama sırasında yapılan ödemelerin mahsubu ile davacının talep edebileceği tazminatların sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 76.907,64 TL ve geçici bakıcı gideri 355,50 TL olduğu, bu haliyle asıl dava bamından 76.907,64 TL sürekli iş göremezlik tazminatını ve 355,50 TL bakıcı gideri tazminatı bakımından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, dava sırasında yapılan ödemelerin mahsup edilmesi nedeniyle fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş ise de davalı yanca ödeme yapılması ve davacının kusuru bulunmadığı anlaşılmakla davalı yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmeyerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Birleşen dava bakımından ise; davalı sigorta şirketinin bakiye teminat limitinin 144.827,17 TL olduğu, davalı ------- bakımından ise kazaya karışan plakası ve kimliği tespit edilemeyen araç bakımından husumet yöneltilebileceği, davalı ------ limitinin 330.000,00 TL olduğu, davacı vekili tarafından bakiye limite göre artırım yapıldığı görülmekle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)ASIL DAVA BAKIMINDAN
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 76.907,64 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 12/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 355,50 TL bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihi olan 12/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Davacının geçici iş göremezlik tazminatının talebinin reddine,
4-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 77.263,14 TL lik kısım yönünden alınması gereken 5.277,84 TL harçtan peşin alınan 35,90 TL, tamamlama harcı olarak alınan 377,00 TL ve ıslah harcı 166,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.469,94 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yapılan toplam 35,90 TL başvuru harcı, 35,90 TL peşin harç, 377,00 TL tamamlama harcı, 166,00 TL ıslah harcı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.831,20 TL posta gideri olmak üzere toplam 6.446,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı yanca dava sırasında ödeme yapılması ve davacının kusuru bulunmadığı anlaşılmakla davalı yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına,
B)BİRLEŞEN DAVA BAKIMINDAN;
1-Davanın KABULÜ ile, 474.827,17 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ------- şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 12/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davalı ------ yönünden temerrüt tarihi olan 29/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ----- yönünden bakiye limit 144.827,17 TL sınırlı olmak kaydıyla, davalı -------- yönünden 330.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile)
2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 32.435,44 TL harçtan, peşin yatırılan 615,40 TL harç ile tamamlama harcı olarak alınan 1.625,00 TL'nin düşümü ile geri kalan 30.195,04 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye İRAD KAYDINA, (davalı ----- yönünden 9.893,14 TL sınırlı olmak kaydıyla, davalı ------ yönünden 22.542,30 TL sınırlı olmak kaydı ile)
3-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 1.625,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.855,80 TL 'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya VERİLMESİNE, artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, davalı yanca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 75.224,08 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, (davalı ---- Sigorta yönünden 30.000,00 TL sınırlı olmak kaydıyla, davalı --- - yönünden 52.800,00 TL sınırlı olmak kaydı ile)
5-1.560,00 TL Arabulucu ücretinin davalı -- - tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
6-4.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalı ------ sigorta şirketinden tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.