T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/939
KARAR NO: 2024/855
DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ: 12/12/2024
KARAR TARİHİ: 16/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı dilekçesinde özetle dolandırıcılıkta kullanılan ---- ve ----- isimli şirketleri açtığını, bu hususta şikayette bulunduğunu belirtmiş bu şirketlerin kapatılmasını talep etmiştir.
Olayları anlatmak taraflara hukuki nitelendirmeyi yapmak mahkemeye aittir. Anlaşıldığı kadarı ile davacının söz konusu şirketlerin feshini ve tasfiyesini talep ettiği görülmektedir. Bilindiği üzere şirketin fesih ve tasfiyesine dair davalar şirket tüzel kişiliği hasım gösterilmek sureti ile açılmalıdır. 6102 Sayılı TTK'nın 636/3. Maddesi her ortağın haklı sebeplerin varlığında mahkemeden şirketin feshini talep edebileceğini belirtmiştir. Bu davanın şirket tüzel kişiliği hasım gösterilerek şirket merkezinin bulunduğu yer Asliye ticaret mahkemesinde açılması gerekir. Davacının ... dava açtığı görülmüştür. Davacının şirket tüzel kişilikleri hasım gösterilmek sureti ile dava açması gerekmekte olup davanın bu nedenle reddi gerekmiştir.Öte yandan davacının bahsini ettiği şirketlerin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde her ikisinin de tek ortağı ve yetkilisinin huzurdaki davacı olduğu görülmüştür.
----BAM -----. HD. ----- Sayılı ilamında"....Somut olayda, davacı davalı şirketin haklı nedenlerle feshini talep etmiş ise de, davacının davalı şirketin tek ortağı olup , şirketin başka ortağı bulunmadığından ve davacı tek ortağı bulunduğu şirketi kendi iradesi ile fesih ve tasfiye edebileceğinden işbu davayı açmakta davacının hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir." belirtmiştir. Hukuki yarar dava şartı olup yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınmalıdır.( Bkz HMK M. 115/1) ---- BAM ------ HD. -----Sayılı ilamında "...Hukuki yarar, mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir davanın açılabilmesi için, davacının bu davayı açmakta veya mahkemeden hukuksal korunma istemekte bir çıkarının bulunması anlamına gelir. Davacının dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan, korunan, bir yararı olmalı; hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalıdır. Hukuki yarar HMK'nın 114. maddesi gereği dava şartı niteliğinde olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden dikkate alınması zorunludur. Davacının talebi.. şirketin Ticaret Sicilden terkinine ilişkindir.Davacı dava dışı şirketin tek ortağı ve yetkili temsilcisidir.Davacı tarafından dava dışı şirketin genel kurulu yapılarak, tasfiye kararı alması, tasfiye memuru ataması ve usulüne uygun olarak tasfiyesinin kapanmasına karar vermesi gerekirken işbu davayı açmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. " belirtmiştir.6102 sayılı TTK'nın 621/1. Maddesi " Aşağıdaki genel kurul kararları, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması hâlinde alınabilir... I) şirketin feshi .." belirtmiştir. TTK'nın 621. Maddesi uyarınca davacının dilekçesinde bahsettiği şirketlerin tek hissedarı ve aynı zamanda yetkilisi olduğundan ve maddede belirtilen oy ve sermayenin tamamına haiz olduğundan şirketleri dilediği zaman genel kurul icra ederek feshetme hakkına sahiptir. Bu hususta mahkemeye müracaat etmesine gerek bulunmayıp mahkemeye müracaat etmesinde hukuki yararı da yoktur.
Netice itibarı ile dava hasımlı açılması açılması gerekirken davacının ... dava açtığı, kaldı ki usul ve yasaya uygun hasımlı dava açması halinde de işleyecek sürecin yukarıda bilgi amacı ile anlatılmış olup davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle :
1-Davanın USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider/delil avansının taraflara veya ahzu kabza yetkili vekillerine iadesine,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacının yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.