T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/830 Esas
KARAR NO: 2025/904
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/07/2020
KARAR TARİHİ: 23/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında cari hesap şeklinde yürüyen ticari ilişki bulunduğunu, davalı tarafın müvekkilime 6.869,25 Euro borcunun bulunduğunu, müvekkili tarafından düzenlenen faturaların borçluya gönderildiğini, davalının borçlarını ödemediğini, borcun ödenmesi için gerek mail yoluyla ve gerekse sözlü olarak defalarca bildirimde bulunulduğıunu, davalının borcu ödemeye yanaşmaması üzerine ---- dosyası ile başlatılan takibin davalının aykırı itirazları neticesinde durdurulduğunu, arabulucuk aşamasında da herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, davalının likit bir alacağa haksız bir şekilde itiraz ettiği ve müvekkilimi zarara uğrattığını belirterek davanın kabulüyle davalı borçlunun ---- sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı itirazlarının iptaline, takibin devamına, takibin durmuş ve itirazın da haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle davalı tarafın alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu icra takibinde dayanak belgelerin ödeme emriyle birlikte gönderilmediğini, Alacaklı olduğunu iddia eden davacı yana mMüvekkilinin takip konusu faturalara ilişkin borcunun bulunmadığını, davacıya takibe konu edilen faturalarla ilgili ödemelerin yapıldığını, davacının takip konusu alacağı neye dayandırdığı ve alacak hesabını nasıl yaptığının anlaşılamamış olsa da talep edilen miktarın kur farkına dayandığının tahmin edildiğini, eğer takip konusu alacağın kur farkından kaynaklanmakta ise buna ilişkin fatura kesilerek talepte bulunulmasının gerektiğini, ayrıca alacağın kur farkı talepli olduğunun takip talebinde açıkça belirtilmesinin gerektiğini, takibe konu faturalar incelendiğinde malların döviz karşılığı satıldığı ve TL karşılığının da gösterilmesinin söz konusu olmadığını, yerel tutar ve dövzili tutarın aynı yazıldığını, takibe konu faturalarda TL ve Dövizli Tutar aynı yazılmış ve müvekkilinin bütün bu bedelleri ödediğini, davacı ile müvekkili arasında kur farkı isteneceğine dair yazılı bir sözleşmenin olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının tahsilat yaparken almış olduğu bedele itiraz etmediğini kur farkından doğan alacağını saklı tuttuğunu bildirmediğini, davacının takipteki alacağı nasıl hesap ettiği, hangi tarihteki kuru esas aldığı 6.869,25 Euro gibi bir alacak kalemini nasıl tespit ettiğine ilişkin tekbir bilginin bulunmadığını, dolayısıyla alacağın likit olmadığını belirterek davanın reddi ile ----sayılı icra takibinin iptaline, takipte kötü niyetli olan davacının alacağın %20 sinden aşağı olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmilini talep etmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "Davacı ------- incelenen ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini tamamlaması, teyid etmesi ve usulune uygun tutulmuş olması nedeniyle TTK. md.85 ve HMK 222. madde gereğince sahipleri lehine delil niteliğinde bulunduğu; Davacı ----- incelenen kayıtlarına göre, davacı ----- tarihinden itibaren ve----takip tarihinde de açık hesap ilişkisinden ve kur farklarından kaynaklı ----- madde gereğince tahsil edildiğinde matraha konu edilecek şekilde alacaklı oldukları---- tutara karşılık ayrılarak gider hesaplarına kayıt ettikleri, ---- Şüpheli ticari Alacaklar Karşılığı hesabına virman yapıldığı ve bu tutarın ------Şüpheli ticari Alacaklar Karşılığı hesaplarında yer aldığı, davacı tarafından davalıya düzenlenen faturaların Euro olarak kesildiği VUK'na göre kayıtların TL olarak tutulduğu, davalı tarafından vadeli çekler ile ödeme yapıldığı, kur farklarının yer aldığı ancak davacı tarafından davalıya herhangi bir kur farkı faturasının kesilmediği; Davalı ------ kayıtlarına göre, davalı ---- tarihinde de açık hesap ilişkisinden kaynaklı ------- beyanlarında mutabık oldukları ile bu beyanlarının incelenen defter ve kayıtları ile de uyumlu olduğu; Davacı tarafından davalıya kesilen faturaların---- düzenlendiği, faturaların altında -----bilgisinin bulunduğu ve faturalara itiraz edilmediği, davalı tarafından davacıya yapılan ödemelerin ise TL tutarlı vadeli çeklerle yapıldığı, davalı tarafından davacıya yapılan TL tutarlı ödemelerin ödeme tarihindeki ----- ile hesaplanması sonucunda davacı ------şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
EK RAPOR: Bilirkişi ek raporunda özetle; "Davacı tarafından davalıya kesilen faturaların ------ kuru alınarak Euro olarak düzenlendiği, faturaların altında ------bilgisinin bulunduğu ve faturalara itiraz edilmediği, davalı tarafından davacıya yapılan ödemelerin ise TL tutarlı vadeli çeklerle yapıldığı, davalı tarafından davacıya yapılan TL tutarlı ödemelerin ödeme tarihindeki ------ ile hesaplanması sonucunda davacı ---- şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
EK RAPOR: Bilirkişi ek raporunda özetle; "Davacı Vekilinin İtirazlarının Karşılanması; Davacı vekilinin ------ tarihli önceki bilirkişi raporunda müvekkilinin davalıdan kur farkı olarak 6.869,25 Euro tutarında alacaklı olduğunun tespit edildiğini belirttiği raporun bilirkişi S.M.M.M. ------ tarafından hazırlandığı;------- numaralı İstinaf Kararında belirtilen "davalının bu faturalara itiraz ettiğine yönelik bir savunmasına rastlanılmadığını bu durumda bedeli yabancı para olarak gösterilen faturalar yönünden akdi ilişkinin yabancı para cinsinden kurulduğunun kabulünün gerektiğini, yabancı para üzerinden kurulan temel ilişkide fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki farkın istenebilmesi için uygulama yada teamülün aranmayacağını. Mahkemece yabancı para cinsinden düzenlenen faturalar yönünden davacının kur farkı talebi yönünden TL cinsinden yapılan ödemeler dikkate alınarak uzman bir bilirkişiye inceleme yaptırılarak ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp..." karar ve yaptığım bilirkişi incelemesinde davacı tarafından davalıya kesilen faturaların TCMB döviz satış kuru alınarak Euro olarak düzenlendiği, faturaların altında TCMB döviz satış kuru EUR/TL bilgisinin bulunduğu, faturalarda "ödeme sekli döviz çeki fatura tarihi + 90 gün" ibaresinin yer aldığı ve faturalara itiraz edilmediği, davalı tarafından davacıya yapılan ödemelerin ise TL tutarlı vadeli çeklerle yapıldığı tespit edilmiş idi, davalı tarafından davacıya yapılan TL tutarlı ödemelerin ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru ile hesaplanarak alınan Euro tutarları ile hazırlanan taraflar arasındaki cari hesap (EK: 1) ve kur farkı hesaplaması yeniden incelenerek kök ve ek raporda yer alan----- sehven yanlış alındığı görülmüş ve söz konusu hatalı kur düzeltilerek davacı ----- kur farkından kaynaklanan 6.827.40 Euro alacağı olduğu hesaplanmıştır. Davacı vekilinin ------ vurguladığı şekilde, sözleşmesel teamülün kur farkı talebi için yeterli olduğu yönündeki değerlendirme, faturalara itiraz edilmemiş olması sebebiyle bedellerin ve kur farkı esaslarının kabul edilmiş sayılacağı yönündeki ticaret hukuku ilkesi hususlarında herhangi yeni veya farklı bir değerlendirme getirmediğini belirttiği itirazının ise Sayın Mahkemenizin takdirlerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı Vekilinin İtirazlarının Karşılanması; Davalı vekilinin, çek ile ödeme söz konusu olduğunda kur farkının talep edilemeyeceğinin tartışmaya ve yoruma kapalı olduğunu, TTK ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca ödemenin çek ile yapılması halinde ödeme anında çekin üzerinde yazılı olan tutar dışında herhangi bir kur farkı ya da faizin talep edilemeyeceğini çek üzerinde yazılı meblağın alacağın ifasında kabul edilen ve taraf iradesini yansıtan son tutarı teşkil ettiği şeklindeki itirazlarının Sayın Mahkemenizin takdirlerinde olduğu" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, faturadan kaynaklı başlatılan takipte ödeme emrine yapılan itirazın iptali davasıdır.Mahkememizin bozma öncesi ------ karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edildiği,-----sayılı ilamı ile kararın bozulduğu, dosyanın mahkememizin --- dosyasına kaydı yapıldığı, ve bozma ilamındaki değerlendirmeler muvacehesinde yeniden bilirkişi raporu hazırlattırıldığı anlaşılmıştır.Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişi tayin edilmiş olup, ---- tarihli bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur. Mezkur bilirkişi raporunda özetle; " Davacı tarafından davalıya kesilen faturaların ---- satış kuru alınarak Euro olarak düzenlendiği, faturaların altında -------bilgisinin bulunduğu ve faturalara itiraz edilmediği, davalı tarafından davacıya yapılan ödemelerin ise TL tutarlı vadeli çeklerle yapıldığı, davalı tarafından davacıya yapılan TL tutarlı ödemelerin ödeme tarihindeki ------ hesaplanması sonucunda davacı ---- davalı ---- yönünde tespitlerde bulunulduğu anlaşılmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf bedeli ödenmeyen faturalardan kaynaklanan alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2.maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Ticari defterlerin delil olması için gerekli şartlar HMK'nın 222/2 maddesinde "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. " ifadesi ile sayılmıştır. Buna göre ticari defterlerin delil olması için;
a) Ticari bir dava olması,
b) Uyuşmazlık konusunun her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir işlemden kaynaklanması,
c) Ticari defterler kanuna uygun eksiksiz tutulmuş olması,
d) Ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması,
e) Uyuşmazlık konusu işle ilgili olarak defterlere geçirilen tüm kayıtların birbirini doğrulamış olması gerekir. Somut olayda davalı taraflar arasında kur farkı sözleşmesi bulunmadığı gibi kesilen faturalarda döviz karşılığının bulunmadığını savunmuştur. Dosyaya sunulan ve bilirkişi incelemesi ile davacı tarafından davalıya kesilen faturaların Euro olarak düzenlendiği, faturaların altında “TCMB döviz satış kuru EUR / TL ibaresi ile fatura tarihindeki TCMB satış Euro kurunun yer aldığı, davalı tarafından davacıya yapılan ödemelerin ise TL tutarlı vadeli çeklerle yapıldığı görülmüştür. Sonuç olarak, hükme esas alınabilecek yeterli teknik nitelikte (bozma sonrası) bilirkişi raporları hükme esas alınarak, davalı adına düzenlenen faturalardan kaynaklı açık hesap ilişkisine dayalı takip başlattığı, kur farkına sebebiyet olan faturaların davalı nezdinde kayıtlı bulunduğu hususunun bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği, davacı tarafından davalıya kesilen faturaların ------ olarak düzenlendiği, faturaların altında TCMB döviz satış kuru EUR/TL bilgisinin bulunduğu ve faturalara itiraz edilmediği, davalı tarafından davacıya yapılan ödemelerin ise TL tutarlı vadeli çeklerle yapıldığı, oysa dosyaya kazandırılan sipariş teyidi ve fiyat teklif formlarında açıkça "100 % döviz çeki" ile ödeme yapılacağının kararlaştırıldığı, hal böyle olunca davalının TL üzerinden yapılan ödemeden kaynaklı kur farkını karşılaması gerektiği, tüm bu husular hep bir arada değerlendirildiğinde davalı tarafından davacıya yapılan TL tutarlı ödemelerin ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru ile hesaplanarak taraflar arasındaki (açık) hesaba dayalı olarak davacı ------ Euro alacaklı olduğu, bu haliyle ---- ilamının yol göstericiliğinde ve bilirkişilerin tespit ve değerlendirmeleri kapsamında taraflar arasındaki takibe konu miktar olan alacağın davacı tarafça ispatlandığı anlaşılmış ancak alacağın miktarının tespiti için bilirkişi incelemesine ihtiyaç duyulmuş kur farkı alacağına ilişkin davacının her hangi bir fatur tanzim yoluna başvurmamış, nitekim davacı alacak olarak 6.869,25 euro olduğunu ileri sürmesine rağmen bilirkişi incelemesi neticesinde davacının 6.615,26 Euro alacaklı olduğu tespit edilmekle alacağın davalı yanca belirlenebilir vasıf ve mahiyette olmadığı kanaatine varılmış bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir. Tarafların tacir olduğu ve alacağın yabancı para alacağı olduğu görülmekle ----- Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 6.615,26 Euro üzerinden iptali ile kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesine göre faiz işletilerek takibin devamına karar verilmiştir. Vekalet ücreti ile harç hesaplaması -------esas alınarak yapılmıştır.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1------- Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile 6.615,26 Euro alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesine göre faiz işletilerek takibin DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin reddine,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 3.504,66 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak alınan 693,24 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.811,42 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvuru harcı, 693,24 TL peşin harç toplamı 747,64 TL ile 11.652,00 TL ( Bilirkişi ücreti, tebligat gideri, müzekkere gideri, Dosya ücreti) olmak üzere toplam 12.399,64 TL yargılama giderinden davanın kabul 0,96 ve red 0,04 oranına göre hesaplanan 11.903,65 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 100,00 TL (tebligat ve müzekkere gideri) yargılama giderinden davanın red 0,04 ve kabul 0,96 oranına göre hesaplanan 4,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Arabuluculuk ücreti 1.320,00 TL'nin kabul oranına göre 1.267,20 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Arabuluculuk ücreti 1.320,00 TL'nin red oranına göre 52,80 TL'sinin göre davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
9-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
10-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 2.000,07 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde------ Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/10/2025