T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/791
KARAR NO: 2025/736
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/10/2024
KARAR TARİHİ: 11/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin borçlu tarafından süresi içinde ve hatta daha sonra da itiraz etmediği ödenmemiş 07.05.2024 tarihli ------ numaralı 112.600,87 TL tutarlı fatura bedelinin tahsili amacıyla bulunduğu icra takibine borçlunun yasal süresi içinde itirazda bulunmadığını ve takibin kesinleştiğini, borçlunun gecikmeli olarak ancak gecikmenin haklı nedenlerinden bahsetmeksizin yasal süresi içinde itiraz ettiğini, -----. İcra Hukuk Mahkemesi 06.09.2024 tarihli, ------ sayılı kararı ile şikayetin kabulüne ve ödeme emri tebligatının tebliğ tarihinin 18.07.2024 olarak düzeltilmesine karar verdiğini, borçlu tarafından 09.09.2024 tarihinde takibin durdurulması talep edilmesi üzerine icra müdürlüğünce tarihinde durdurulduğunu, arabuluculuk sürecinde anlaşama sağlanamadığını, davalı şirket yetkilisi ile müvekkilinin yetkilisinin ----- üzerinden iletişime geçerek ürünler ile ilgili tespit edilen sözde sorunlardan, bu kapsamda ambalajların "patladığından" bahsettiğin, davalı şirkete ziyarette bulunarak konunun yerinde incelendiğini ve sorunun ana kaynağının makinenin ayarlarının operatörler tarafından değiştirilmesi olduğunun tespit edldiğini, davalı şirketin operatör ustası ile makine ayarlarının yapıdığını herhangi bir sorun olmadığından emin olunduğunu, müvekkil şirket yetkilisi tarafından davalı şirkete herhangi bir sorun olup olmadığı sorulduğunda davalı şirket temsilcisinin ara ara sıkıntılar yaşandığını diğer vardiyadaki kişilerin makinanın ayarını bozduğunu ve ayarların yapılması için tekrar gelmelerinin gerekebileceğini söylediğini, tabaklara gramaj itibariyle fazla ürün konulduğunu ve azaltılması gerektiği makineye doğru ayar yapılıp ayarın değiştirilmesini engelleyecek şekilde şifre konmasının gerektiğini satılan filmde sorun olsaydı eğer filmin tabaklara yapışmasının hiçbir şekilde mümkün olmayacağını detaylı olarak izah ettiğini ve makinenin doğru ayarına ilişkin değerleri paylaştığını, 17.05.2024 tarihinde müvekkili tarafından sorunun çözümüne yönelik bir kez daha davalıya bir problem olup olmadığının sorulduğunu ancak davalıdan dönüş alınamadığını, teslimin üzerinden 1 aydan fazla zaman geçtikten sonra 13.06.2024 tarihinde davalı şirket ürünleri iade etmek istediğini "sorunu tespit edemiyoruz sorun bu, bildiğimiz tek şey filmin bizim ürünlerle doğru buluşmaması" diyerek satılan ürünlerde ayıp tespit edilemediğini, satılan ürünlerin "ayıplı" niteliğinden kaynaklanmayan yalnızca filmin onların ürünleri ile kullanımına ilişkin bir sorunun söz konusu olduğunu ikrar ettiğini, müvekkil yetkilisi tarafından 14.06.2024 tarihinde ürünlerde herhangi bir ayıp tespit edilemediği için şirket kararının ürünlerin iadesini kabul etmediğini davalıya bildirildiğini 07.05.2024 tarihli ve 30 gün vadeli faturanın vadesinin çoktan gelmiş olduğu ve ödeme yapılmasnını gerektiğinin davalıya bildirildiğini belirterek davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkiline gizli ayıplı bir ürün sattığını, dava dilekçesinin içeriğinde açıkça ikrar ettiği üzere müvekkilinin öncelikle ortaya çıkan sorunun giderimi için uğraştığını davacıyla defalarca işletişime geçtiğini nihayetinde davacının kendisini oyaladığını ve ürünün gizli ayıplı olduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin dava konusu ayıplı mal nedeniyle yaşadığı patlama ve sair sorunların ayıplı üründen kaynaklandığını, davacının müvekkilinee numara olarak getirdiği filmler ile sattıkları filmlerin aynı olmadığını, vakumların attığını, müvekkilinin bir çok deneme yaptığını bu deneme videolarını davacıya ilettiğini, ayıplı mal niteliğindeki bu filmler nedeniyle müvekkilinin fire oranının yüzde bir-iki bandınadan yüzde on'a çıktığını, davacı tarafın her seferinde çözülmezse ürünü alacağız demesine rağmen çözmek adı altında müvekkilini oyaladığını, davalıya ------ Noterliği'nin 14.06.2024 tarihli ------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile "ürünün bir süre müvekkil tarafından kullanıldığı ancak müşterilerden gelen patlama ve sair şikayetler üzerine üründe gizli ayıp olduğu öğrenildiği, sözleşmeden dönüldüğünü, ihtarnameye konu ürünü iade alınmasının gerektiği, müvekkilin geri vermeye hazır olduğunu"nun ihtar edildiğini, ancak davacının ihtarnameye olumlu yanıt vermediğini ----- İcra Müdürlüğü'nün ------- Sayılı dosyası ile ayıplı ürünlerin bedelini konu ettiği haksız bir icra takibi başlattığını belirterek , davanın öncelikle usulden reddine, haksız ve hukuka aykırı davanın esasına girilmesi halinde davanın tüm talepler bakımından esastan reddine, kötü niyetli davacı aleyhine sözde alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve masrafları ile vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle;"Davacı-------. ile davalı ----- incelenen 2024 yılı ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini tamamlaması, teyid etmesi ve usulune uygun tutulmuş olması nedeniyle TTK. md.85 ve HMK 222. madde gereğince sahipleri lehine delil niteliğinde bulunduğu; Tarafların incelenen 2024 yılı kayıtlarına göre, 28.06.2024 İcra takip tarihi itibariyle davacı ------davalı ------kestiği ----- numaralı 122.600,87 TL tutarlı faturadan kaynaklı 122.600,87 TL alacaklı olduğu ve tarafların 0,06 TL farkla mutabık oldukları, farkın davacı tarafından davalıya kesilmiş 04.03.2024 tarihli ------ numaralı 0,06 TL tutarlı faturaya ilişkin borç kapama işleminin davalı tarafından yapılmamasından kaynaklandığı; Tarafların Gelir İdaresi Başkanlığı'na beyan ettikleri 2024 yılı Ba Bs formlarında mutabık oldukları; Dava konusu olay kapsamında toplam 60 (Altmış ) adet ( 1 adet Fire oluşmuş olduğu belirtilmiştir. Bu kapsamda 59 adet numune baz alınmıştır.) numunenin 13 (onüç) adetinde bozulma olduğu,( Yaklaşık % 21), Bu kapsamda bozulma yapan filmlerin ürünlerin bozulmasında sebebiyet vereceğinden insan sağlığı açısından da tehlike arz edeceği dikkate alındığında AYIPLI MAL olarak değerlendirilmesi gerektiği, Davalı borçlunun gizli ayıp söz konusu olduğu için ayıp ihbarını zamanında yaptığı ve dönme hakkını kullandığı dikkate alındığında ayıplı malın iadesi ve karşılığında davalı tarafından ödenen tutarın iadesi gerekmektedir. Sonuç olarak dava konusu ürünün ayıplı olması sebebiyle davacının sattığı malı geri alması gerektiği ve davalının da bu satıştan kaynaklı borcunun bulunmadığı," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının faturadan kaynaklı davalıdan alacaklı bulunup bulunmadığı, taraflar arasında görülmekte olan -----. İcra Dairesinin -------- sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, taraflar arasındaki alım satım işine konu tabak kapama üst film ürünlerinin ayıplı olup olmadığı, davalının süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı, davacının itirazının iptali davasını açmakta haklı olup olmadığı noktalarında ihtilafın toplandığı anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir.Taraflar arasında ticari ilişki kapsamında satışı yapılan tabak kapama üst film ürününün ayıplı olduğuna yönelik savunmaların yerinde olup olmadığının araştırılması amacıyla keşif yapılmış ürünler üzerinde yerinde inceleme yapılarak bilirkişi raporu hazırlattırılmıştır.
Yapılan inceleme sonrası oluşturulan 15/04/2025 tarihli heyet raporunda konu ile alakalı olarak; "....davalı borçlunun gizli ayıp söz konusu olduğu için ayıp ihbarını zamanında yaptığı ve dönme hakkını kullandığı dikkate alındığında ayıplı malın iadesi ve karşılığında davalı tarafından ödenen tutarın iadesi gerekmektedir. Sonuç olarak dava konusu ürünün ayıplı olması sebebiyle davacının sattığı malı geri alması gerektiği ve davalının da bu satıştan kaynaklı borcunun bulunmadığı...." şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği görülmüştür.Benzer konuya ilişkin Yargıtay ------. Hukuk Dairesinin ------ esas ve ------ karar sayılı ilamında; "Dava, cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemidir. Mahkemece tacirler arasında ayıp ihbarının TTK'nın 18/3 maddesine göre yapılacağı, davalının süresi içerisinde ve usulüne uygun olarak ayıp ihbarında bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabülüne karar verilmiş ise de TTK m.18/3’deki tacirler arasındaki bildirim usulleri geçerlilik şartı değil ispat şartıdır. Kaldı ki ayıp ihbarı TTK 18. maddesinde sayılan işlemlerden değildir. Davalı tarafça 16.07.2014 tarihli fax ile ayıp ihbarında bulunulduğu ileri sürülmüş olup faksın davacı adresine ulaştığı davalı tarafından ispat edildiği takdirde faksla yapılan ayıp bildirimi ile ayıp ihbarının yapıldığının kabulü gerekir. Mahkemece bu konuda araştırma yapılarak dosyada bulunan faksın davacıya ait olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir." şeklindeki açıklamalarına istinaden davalı yanın ayıp ihbarı hususunda üzerine düşen edimi yerine getirip getirmediği irdelenmiş olup, bu husus bilirkişi incelemesinde göz önünde tutulması heyetten istenilmiş, taraflarca dosyaya kazandırılan whatsapp yazışmalarından ayıp ihbarına ilişkin sürecin zamanında yürütüldüğü, dava dilekçesinde; ".... daha sonra davalı şirket yetkilisi müvekkil şirket yetkilisi ile ------- üzerinden iletişime geçerek ürünler ile ilgili tespit edilen sözde sorunlardan, bu kapsamda ambalajların "patladığından" bahsetmiştir. Müvekkil şirket yetkilisi ise hemen davalı şirkete ziyarette bulunarak konuyu yerinde incelemiştir" şeklinde beyanda bulunduğu hususları hep bir arada değerlendirildiğinde davalının davacıya gizli ayıba konu ürünler hakkında süresinde ayıp ihbarında bulunduğu, 07/05/2024 tarihli faturaya konu ayıplı olduğu ileri sürülen ürünler hakkında davalı yanca davacıya 14/06/2024 tarihli ihtarname gönderdiği anlaşılmıştır.6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek, incelettirmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nın 223. maddesine göre; alıcı, satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle anlaşılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.Konuyla alakalı olarak, taraf şirketler arasında faturaya konu ürünlerin keşifte yerinde incelemesini yapan bilirkişi tarafından söz konusu ürünlerin 07/05/2024 tarihli ------ nolu 112.600,87 TL bedelli tabak kapama üst filmi için düzenlenen fatura olduğu tespit edilmiştir. Davalı yan ayıplı mal savunmasında bulunmuştur. ----- mesajlarını delil olarak dosyaya sunmuştur. Davacı yanda sürece ilişkin ------- yazışmalarını dosyaya sunmuştur. Her iki tarafın sunmuş olduğu ----- yazışmalarından davalının davacıya ayıp ihbarında bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davalının davacıya gönderdiği ihtarname, taraflar arasındaki ----- yazışmaları, alınan bilirkişi raporu, mahkememizce icra edilen keşif ve davalı şirket temsilcisinin dinlenen yeminli beyanları hep bir arada değerlendirilerek davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 07/05/2024 tarihli ------ nolu 112.600,87 TL bedelli tabak kapama üst filmi faturası nazara alındığında faturaya konu ürünlerin davalıya teslim edildiği, ürünlerin davalı tarafça kullanıldığı, ayıplı olduğu, durumun davacı yana bildirildiği, keşif marifetiyle ürünlerin ayıplı olduğunun bilirkişi heyetince tespit edildiği anlaşılmıştır.07/05/2024 tarihli ------ nolu 112.600,87 TL bedelli tabak kapama üst filmi davacı yanca davalıya usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı yanca söz konusu faturayı ticari defter ve kayıtarına aldığı, ilgili vergi dairesine BA formu ile bildirimde bulunduğu, tarafların BS-BA formlarının uyumlu olduğu, davalının davacıya ---- Noterliğinin 14/06/2024 tarihli ---- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile gizli ayıplı ürünlerin iadesi hususunda ihtar çektiği, ürünlerin iadesini talep ettiği, sonuç olarak satılan ürünlerin ayıplı olduğu, bu nedenle davalının davacıya mezkur faturadan kaynaklı borcunun bulunmadığı vicdani kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Her ne kadar davacı taraf alacak iddiasının kanıtlayamadığı sabit ise de davanın kötüniyetle açıldığının da sabit olmaması nedeniyle davalı yanın kötü niyet tazminatı isteminin reddi gerektiği anlaşılmakla koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. (Yargıtay ------. Hukuk Dairesi ---- Esas ve ------
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı tarafından talep edilen kötü niyet tazimatının yasal şartları oluşmadığından talebinin REDDİNE,
3-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 1.922,95 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.307,55 TL harcın davacıya İADESİNE,
4-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafından yapılan 7.000 TL (Bilirkişi Ücreti) ve 3.000 TL keşif mahallinde ödenen - araç ücreti olan toplam 10.000 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiği için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.ye göre tespit edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana İADESİNE,
8-3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.