T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/723
KARAR NO: 2025/372
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/10/2024
KARAR TARİHİ: 24/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı ile arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla davalı borçlu şirket aleyhine başlattığı icra takibine davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını; Müvekkili ile davalı arasında ----- Numaralı 08.05.2023 Tarihli, 16.06.2023 Onay Tarihli İş Sağlığı ve Güvenliği Sözleşmesinin imzalandığını ve bu sözleşme gereği müvekkilince davalı şirkete çeşitli alanlarda hizmet verildiğini, takibe konu olan E-Faturaların: ----- Nolu 14/12/2023 Tarihli 6.418,20 TL Tutarlı Fatura (ARALIK AYI İŞ GÜVENLİĞİ VE İŞYERİ HEKİM HİZMETİ) ----- Nolu 28/12/2023 Tarihli 2.310,00 TL Tutarlı Fatura (MOBİL SAĞLIK ARACI HİZMETİ) ----- Nolu 31/01/2024 Tarihli 11.500,00 TL Tutarlı Fatura (OCAK AYI İŞ GÜVENLİĞİ VE İŞYERİ HEKİM HİZMETİ) ----- Nolu 16/02/2024 Tarihli 11.500,00 TL Tutarlı Fatura (ŞUBAT AYI İŞ GÜVENLİĞİ VE İŞYERİ HEKİM HİZMETİ) ----- Nolu 01/03/2024 Tarihli 1.039,50 TL Tutarlı Fatura (MOBİL SAĞLIK ARACI HİZMETİ) ----- Nolu 15/03/2024 Tarihli 11.500,00 TL Tutarlı Fatura (MART AYI İŞ GÜVENLİĞİ VE İŞYERİ HEKİM HİZMETİ) ----- Nolu 15/04/2024 Tarihli 11.500,00 TL Tutarlı Fatura (NİSAN AYI İŞ GÜVENLİĞİ VE İŞYERİ HEKİM HİZMETİ) ----- Nolu 30/04/2024 Tarihli 1.039,50 TL Tutarlı Fatura (MOBİL SAĞLIK ARACI HİZMETİ) ----- Nolu 15/05/2024 Tarihli 11.500,00 TL Tutarlı Fatura (MAYIS AYI İŞ GÜVENLİĞİ VE İŞYERİ HEKİM HİZMETİ) ------ Nolu 11/06/2024 Tarihli 11.500,00 TL Tutarlı Fatura (HAZİRAN AYI İŞ GÜVENLİĞİ VE İŞYERİ HEKİM HİZMETİ) şeklinde olduğunu, davalı yanca süresi içerisinde itirazda bulunulmadığını kabul ettiğini, İş Sağlığı ve Güvenliği sözleşmesinin Ödeme Şartları Başlıklı 9. maddesinin 5. bendi "FİRMA tarafından ödemeler, fatura düzenlenmesini takiben 15 (on beş) gün içinde ---- hesaplarına yapılacaktır. Süresinde ödenmeyen faturalara ----- tarafından aylık %2 gecikme faizi uygulanacaktır." Şeklinde olduğundan takip öncesi ve takip sonrası talep edilen faizin taraflar arasında imzalanmış sözleşmeye uygun olduğunu, müvekkilinin alacağının likit ve miktarının belli, sabit olduğunu, davalı tarafından söz konusu borcun vadesinde ödenmediği gibi müvekkili tarafından açılan icra takip işlemine de davalı tarafından itiraz edilmesi nedeniyle tahsil edilemediğini belirterek davanın kabulüne, davalının --- İcra Müdürlüğü'nün -----sayılı dosyasındaki itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, 3. Her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "Davalı ----- 05.02.2025 günü saat 10:30'da Sayın Mahkemenizde yapılan bilirkişi incelemesinde hazır bulunmadığı, Sayın Mahkemenize delil, belge ve defterlerini ibraz etmediği, ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişi bildiriminde de bulunmadığı, kayıtlarını ibraz etmeyen tarafın defter ibrazından kaçınmış ve karşı tarafın delillerini kabul etmiş sayılacakları ve haklarında 28.07.2020 tarihli ---- Gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanılacağı hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu; Davacı ----- incelenen ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini tamamlaması, teyid etmesi ve usulune uygun tutulmuş olması nedeniyle TTK. md.85 ve HMK 222. madde gereğince sahibi lehine delil niteliğinde bulunduğu; Davacı ----- incelenen kayıtlarına göre, davacı -----davalı ------ 11.06.2024 tarihinden itibaren ve 29.07.2024 takip tarihinde de 10 adet faturadan kaynaklı 79.807,20 TL alacaklı olduğu; Davalı ------ 05.02.2025 günü saat 10:30'da Sayın Mahkemenizde yapılan bilirkişi incelemesinde hazır bulunmadığı, Sayın Mahkemenize delil, belge ve defterlerini ibraz etmediği, ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişi bildiriminde de bulunmadığı, davalı----- kanuni defterleri ve kayıtları incelenemediğinden taraf kayıtları arasındaki farklar konusunda bir görüşün bildirilemediği; Tarafların 2023 dönemi Ba Bs beyanlarında mutabık oldukları ile 2023 2024 beyanlarının davacının incelenen defter ve kayıtları ile de uyumlu olduğu; Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan takip ve davaya konu edilen 10 adet e-faturanın davacı tarafından Bs formalarına konu edildiği, davacı tarafından merkezi platform (GİB) üzerinden elektronik ortamda usulune uygun olarak davalıya tebliğ edildiği, Dava dosyası içeriğinde takip ve davaya konu edilen faturaların davalı tarafından iade edildiğine dair herhangi bir belgenin görülmediği; Dava dosyası içeriğinde, takip ve davaya konusu edilen alacak tutarına dayanak faturaların davalı tarafından iade edildiğine dair herhangi bir belgenin görülmediği; Dava dosyası içinde davacı tarafından davalıya keşide edilmiş herhangi bir ihtarnamenin görülmediği, davaya konu faturalarda herhangi bir ödeme vadesinin bulunmadığı, dava dosyasına sunulmuş olan taraflarca kaşelenip imzalanmış 16.06.2023 tarihli İş Sağlığı ve Güvenliği Sözleşmesinin Ödeme Şartları Başlıklı 9. maddesinin 5. bendi "FİRMA tarafından ödemeler, fatura düzenlenmesini takiben 15 (on beş) gün içinde ----- hesaplarına yapılacaktır. Süresinde ödenmeyen faturalara ---- tarafından aylık %2 gecikme faizi uygulanacaktır." şeklinde düzenlediğinden davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürdüğünün anlaşıldığı, takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu;" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, faturaya dayalı genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. İcra dosyası fiziken celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf, bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Davacının ticari defterlerinde yapılan incelemeye göre takip tarihi itibariyle davalının 79.807,20 TL borçlu olduğu, davacının takip ve davaya konu ettiği 10 adet e-faturayı davalı şirkete merkezi platform (GİB) üzerinden elektronik ortamda usulune uygun tebliğ ettiği, faturaların BS-BA formlarına konu edildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce 05/02/2025 günü yapılması istenilen defter incelemesine davalı yanın hazır olmadığı duruşma olan 1 nolu celsede karar verildiği, davalı yana inceleme gün ve saatinin tebliğ edildiği, davalının ticari defterlerini dosyaya ibraz etmediği gibi dava dosyasına ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişiyi bildirmediği, 6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesinde, 28/07/2020 tarihli resmi gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunla ticari defterlerin sunulmamasına ilişkin 23. madde ile değişiklik yapılmış ve ticari defterlerin davalı tarafından sunulmaması halinde davacının ticari defter kayıtlarının lehine delil olacağı belirtildiği, davacının incelenen defter kayıtlarına göre, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 79.807,20 TL alacaklı olduğu böylece bilirkişinin davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde davacının defterlerinin usulüne açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, lehine delil teşkil edecek nitelikte olduğu, davacı tarafından davan ve takibe konu 10 adet e-faturanın merkezi platform (GİB) üzerinden elektronik ortamda davalıya iletildiği, tarafların söz konusu faturayı Ba Bs formlarına konu ettiği, takip ve dava konusu edilen alacak tutarına dayanak faturaların davalı tarafından iade edildiğine ve ödendiğine dair herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, bu haliyle davacının davasını asıl alacak üzerinden ispat ettiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekilinin işlemiş faize yönelik talebinin incelenmesine gelince faturaya dayalı takip yapılmış olup, davacı yanca takipten önce davalı yanın ayrıca temerrüde düşürülmediği anlaşıldığından mahkemece işlemiş faize yönelik talebin kabulüne dair kararın yerinde olmadığı anlaşılmıştır (Yargıtay ----- HD. nin 20/10/2011 tarih ---- ile -----sayılı kararı ve 21/11/2011 tarih ------sayılı kararları da aynı yöndedir).
Alacağın likit olması konusunu Yargıtay Genel Kurulu ,----- Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir.Yargıtayın yerleşik kararlarına göre fatura alacakları likit niteliktedir. Yargıtay -----. Hukuk Dairesi’nin----- Numaralı kararına göre; “Uyuşmazlık, davacının davalıya faturayla sattığı mal bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, borcun miktarı belirlenebilir (likit, hesap edilebilir) olduğundan, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteyen davacı yararına İİK.nun 67/2 nci maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu istemin reddi doğru görülmemiştir.” denilerek fatura alacağının likit niteliği belirtilmiştir. Alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından ---- İcra Dairesinin ------ sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 79.807,20 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından kabul edilen asıl alacak olan 79.807,20 TL üzerinden % 20 oranında olmak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya VERİLMESİNE,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 5.451,62 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak alınan 1.034,36 TL harcın mahsubu ile eksik bakiye 4.417,26 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 1.034,36 TL peşin harç toplamı 1.461,96 TL ile 7.100,00 TL ( Bilirkişi ücreti, tebligat gideri, müzekkere gideri, dosya ücreti) olmak üzere toplam 8.561,96 TL yargılama giderinden davanın kabul 0,93 ve red 0,07 oranına göre hesaplanan 7.962,62 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan bir gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Arabuluculuk ücreti 3.600,00 TL'nin kabul oranına göre 3.348,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Arabuluculuk ücreti 3.600,00 TL'nin red oranına göre 252,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
9-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
10-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 5.835,46 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.