T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/710
KARAR NO: 2025/37
DAVA: Tanıma Ve Tenfiz
DAVA TARİHİ: 02/10/2024
KARAR TARİHİ: 15/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tanıma ve tenfizi talep edilen kesinleşmiş mahkeme kararında; davalı konumunda-----Şirketi'nin yer aldığını, 26 Ocak 2023 tarihli ---- Gazetesi'nin ---- Sayfasında görüleceği üzere davalı şirketin almış olduğu karar doğrultusunda yeni unvanının -----. olduğunu tescil ve ilan ettiğini, gazete sayfasından anlaşılacağı üzere söz konusu değişikliğin bir unvan değişikliğinden ibaret olduğunu dava dilekçesinde davalı olarak güncel ticaret unvanı belirtildiğini, davaya konu olan uyuşmazlığın; taraflar arasındaki ticari alacaktan kaynaklı olduğunu, müvekkilinin tanıma ve tenfizi talep edilen davayı açmadan önce ---- ilgili mevzuatı uyarınca davalıyı ihtarname vasıtasıyla bilgilendirdiğini,firmanın davaya konu olan ticari alacaklarının ödenmesi için ------ Hukuk Muhakemeleri Usulu Kanunu'nun 142/a maddesi uyarınca; dava açmadan en az 7 gün önce davalı tarafı yasal gereklilik doğrultusunda ihtar ettiğini, tanıma ve tenfizi talep edilen kesinleşmiş mahkeme kararının apostilli ve tercüme edilmiş halini dilekçelerinde sunduklarını, ---- Bölge Mahkemesi'nin kesinleşmiş kararı uyarınca davalının 958.047,75 Çek Korunası ve ferilerinin davacıya faizleri ile birlikte ödemesine karar verildiğini, davacı ile davalı arasındaki ticari sözleşme kaynaklı alacağın davalı tarafından ödenmemesi nedeniyle oluşan uyuşmazlığın müvekkili firma lehine sonuçlanmış olduğunu; davalıdan tahsilinin yapılmasının gerektiğini,dava da karar tarihinin 27 Şubat 2024 olduğunu, kesinleşme tarihinin ise 24 Nisan 2024 olarak belirtildiğini, kararın son bölümünde kesinleştiğine dair şerh yer aldığını, ve bu nedenle ---- Bölge Mahkemesi'nin ----- numaralı dava dosyasının kesinleşmiş kararının tanınmasını ve tenfizini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, alacak davasına ilişkin kararın tanınması ve tenfizini talep ettiği halde dava dilekçesinde HMK m.119/1-d düzenlemesine aykırı şekilde dava değerini göstermediğini, nispi harç yatırması gerektiği halde maktu harç yatırdığını, bu noksanlıklar giderilmeden davaya devam edilemeyeceğini, huzurdaki tanıma ve tenfiz davasına konu yabancı mahkeme önünde görülen uyuşmazlıktan ilk kez huzurdaki dava dilekçesinin tebliği ile bilgi sahibi olduklarını, dava konusu yabancı mahkeme kararı içeriğinde müvekkiline tebligat yapıldığını yazılı ise de bu tebligatın nasıl yapıldığı hususunda herhangi bir bilgi bulunmadığını, aynı şekilde kesinleşme şerhinde de müvekkiline kararın nasıl tebliğ edildiği hususunda bir bilgi bulunmadığını, dava kapsamı itibariyle yalnızca dava öncesi ihtarın ne şekilde yapıldığına dair bilgi bulunmadığını, tenfize konu yabancı mahkeme ilamının 5. bendinde ''27.12.2023 tarihinde dava dilekçesi ile birlikte davalıya tebliğ edilen 16.11.2023 tarihli ve----- sayılı kararla mahkeme...davalıdan...yazılı bir cevap vermesini talep etmiştir.'' cümlesinin yer aldığını, dosya kapsamında dava dilekçesinin, duruşma gününün ve kararın müvekkile ne şekilde tebliğ edildiğine ilişkin bir belge ve bilgi bulunmadığını, somut olayda müvekkilinin, yabancı mahkeme tarafından usulünce çağrılmadığını, kendisini savunma ve kanun yoluna başvurma imkanı verilmediğini, davalının davaya cevap vermemesi nedeniyle davayı kabul etmiş sayılmasının Türk kamu düzenine açıkça aykırı olduğunu MÖHUK m. 54/1-c hükmü doğrultusunda da davanın reddinin gerekeceğini,yabancı mahkeme kararı içeriğinde, - Usul Kanunu'na göre, davaya cevap verilmemesinin davalının davayı kabul anlamına geldiğini, kararın bu nedenle kabul edildiğinin görüldüğünü, davaya konu yabancı mahkeme kararının, çelişkili hükümler bulundurması sebebiyle infaz kabiliyeti de bulunduğunu,Karar başlığının altında '958.047,75 CZK ve feri hakların ödenmesi davasında kabul kararı verilmiştir.'' ifadesinin yer aldığını, Bunun altında ise liste halinde bedel, faiz başlangıç tarihi ve faiz oranı belirtilerek durma kararı verildiğini, devamla yine liste halinde bedel, faiz başlangıç tarihi ve faiz oranı belirtildiğinin görüldüğünü, kararın mevcut haliyle infaz kabiliyetinin olmadığını ve tüm bu nedenlerle dava şartına yönelik eksikliklerin tamamlanmasını, bu kapsamda HMK m.119/1-d düzenlemesine aykırı şekilde dava değerini belirtmeyen dilekçenin düzelttirilmesini ve eksik harcın tamamlattırılmasını, ihtara rağmen tamamlanmaması halinde ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, Tanıma ve Tenfiz davasıdır.Tarafların iddia ve savunmaları yukarıda özetlenmiş olup yargılama safahatında tarafların sulh oldukları görülmüştür. 6100 sayılı yasanın 313. Maddesi gereği sulh davaya son veren bir taraf işlemi olup hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Tarafların sulh oldukları birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmedikleri görülmekle sulh nedeni ile davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Tarafların sulh oldukları görülmekle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-492 Sayılı Harçlar Kanununun 22. Maddesi gereği alınması gereken 410,27 TL harcın peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 17,33 TL harcın isteği halinde davacıya iadesine,
3- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4- Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Tarafların birbirinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığı görülmekle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6- 6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider/delil avansının taraflara veya ahzu kabza yetkili vekillerine iadesine,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.