T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/819
KARAR NO: 2025/849
DAVA: Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)
DAVA TARİHİ: 15/09/2025
KARAR TARİHİ: 14/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan dosya incelemesi sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle davalı şirketin %50 ortağı olduğunu, diğer ortağın da annesi olduğunu, 2013 yılında davalı şirketin vergi kaydının terkin edildiğini, uzun süredir faaliyet yürütmediğini, şirketin faaliyetlerinin tamamen durmuş vaziyette olduğunu, şirket ortaklarının fesihte iradelerinin birleştiğini, şirket adına kayıtlı araç olduğunu, muayene işlemlerinin yapılamadığını, yediemin otoparkında olduğunu belirtmiş şirketin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirketin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde 2006 yılında kurulduğu, davacının münferit yetkili müdür olduğu, 19.01.2016 tarihine kadar müdür olarak tayin edildiği, görev süresinin sona ermiş vaziyette olduğu görülmüştür. Mahkememizin 15.09.2025 tarihli tensip zaptının 13 ve 14numaralı ara kararı ile " Davalı şirketin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde münferit yetkilisinin zaten huzurdaki davacı olduğu, ve 25 ocak 2006 tarihli ------ gazetesinde ilan edilen şirket ana sözleşmesinin 8. Maddesi gereği ilk 10 yıl için atandığı dolayısı ile şirketin şu anda fiilen zaten organsız durumda da olduğu görülmekle şirket ile davacı arasında menfaat çatışması olduğu ve şirketin organsız durumda olması nazara alınarak şirkete emekli hakim ------ TC kimlik numaralı ------ temsil kayyımı olarak atanmasına, kayyıma 25.000 TL ücret takdirine,
Davacı yanca kayyım ücretini yatırmak üzere 2 hafta kesin süre verilmesine, kayyım ücreti yatırıldığı taktirde kayyıma iş bu tensip zaptı ve duruşma gün ve saatini bildirir davetiye çıkartılmasına, verilen kesin süre içerisinde kayyım ücreti yatırılmazsa davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile USULDEN RED EDİLECEĞİNİN İHTARINA ( İhtarın iş bu tensip zaptı tebliği ile yapılmasına)
14- Davacının zaten şirketin münferit yetkili müdürü olduğu ve diğer ortağın da davacının annesi olduğu, dava dilekçesindeki anlatımdan ortaklar arasında bir ihtilaf olmadığının izlenimi edinildiği, TTK'nın 410. Maddesi gereği görev süresi dolmuş olsa dahi huzurdaki müdür tarafından diğer ortak da davet edilerek genel kurul icra edilebileceği ve şirketin feshi hususunda da ortakların genel kurul kararı alabilecekleri bu halde bu davaya zaten gerek kalmayacağı, bu yolun ortaklar için daha kısa ve hızlı olduğu bu durumda bu davaya da gerek olmayacağının tefhimine, " gerekçeleri ile ara karar tesis edilmiş davacı vekili 11.10.2025 tarihli dilekçesi ile ticari defterlerin uzun yıllardır kayıp olması kaynaklı fesih konusunda karar alamadıklarını, kayyım ücretini de yatırmalarının mümkün olmadığını, davacının kurum ve kuruluşlara borcu olduğunu belirtmiş şirketin feshine ve davacının tasfiye memuru olarak atanmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nın dava şartları başlıklı 114. Maddesi gereği tarafların taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartı olarak olarak belirtilmiştir. HMK'nın 115/2. Maddesi gereği dava şartı noksanlığı durumunda bunun tamamlanması için kesin süre verilmesi, aksi halde usulden red kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Davacı yan şirketin münferit yetkili müdürü olup temsil görevi de sona ermiştir. Hali hazırda şirketin yetkili bir temsilcisi olmadığından şirket organsız vaziyettedir. Bu şekilde yargılama yapılamayacağı izahtan varestedir zira davalının taraf ehliyeti kalmamıştır. Davacıya iş bu davada şirketi temsil etmek üzere belirlenen kayyım ücretini yatırması hususunda kesin süre verilmiş davacı bu ücreti yatıramayacağını belirtmiştir. Davacının usul ve yasaya uygun bir adli yardım talebi olmadığı gibi bu ücret ve masrafları yatıramayacağına dair almış olduğu bir fakirlik belgesi vs delil de sunmadığı zaten görülmektedir. Dava hasımsız açılabilecek bir dava türü değildir. Davalı şirketin mutlaka temsili şarttır. Davacı verilen kesin sürede kayyım ücreti yatırmadığından ve yatırmaması halinde neticeleri kendisine ihtar edildiğinden davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı Yasanın 114/1-d ve 115/2. Maddeleri gereği davanın USULDEN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı yanca yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ------ Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.