T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/566
KARAR NO: 2025/914
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/07/2025
KARAR TARİHİ: 04/11/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Öncelikle "keşidecisi-----olan ve ihbar olunana teslim edilen ----şubesine ait ------- numaralı 30/04/2021 tarihli 42.739,00-tl bedelli çekin" yetkili hamil olan davacı rızası hilafına hırsızlık suçuna konu edilmesi sebebiyle icra takibine konu edildiği ---- icra müdürlüğünün ------ esas sayılı dosyasının öncelikle teminatsız olarak ihtiyati tedbir talebimiz uyarınca icra takibinin tedbiren durdurulmasına ve hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini, maddede belirttiğimiz üzere hacizlerin kaldırılması yönündeki talebimizin kabul görmemesi halinde dosya bedelinin mahkemece belirlenecek bir hesaba teminat olarak yatırılarak hacizlerin fekkine karar verilmesini, yukarıda zikredilen mahkeme kararları uyarınca davamızın kabulüne, Davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, Davalı haksız ve kötü niyetli olduğundan davacı lehine alacak miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
---- İcra Dairesinin ----- esas sayılı icra dosyası ve tüm dosya kapsamı.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı yanca, ----- Şubesine ait ------ numaralı 30.04.2021 keşide tarihli 42.739,00 TL bedelli çekin keşidecisi olduğu, çekin ihbar olunan ---- keşide edildiği, lehdar ---- elinde iken hırsızlandığı, ----- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ----- soruşturma dosyasında soruşturma yapıldığı, dava konusu çeke ödemeden men kararı verildiği, lehdar tarafından açılan ----.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı dava dosyasında lehdarın huzurdaki davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, çekin icraya ----.İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı takip dosyasında icraya konulmuş olduğunu belirterek menfi tespit isteminde bulunmuştur.----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dava dosyası celp edilerek incelenmiş, davacısının ------- olduğu, davalılarının huzurdaki dosyanın davalıları olduğu, davada menfi tespit istemi ile çekin istirdat talebinin kabul edildiği, mahkeme kararın gerekçesinin "Dosyada ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu çekin davacının rızası hilafına elden çıktığı dosyamız arasına celp edilen savcılık dosyasından anlaşılmaktadır. Davacının çekin yetkili hamili olup olmadığının tespiti için tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup bu kapsamda davalılar ---- ticari defter ve belgelerini ibraz etmemeleri üzerinde sadece davacı ve davalılardan ----- ticari defter ve kayıtları incelenmiştir. Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı tarafından ticari defter ve kayıtlarına göre dava konusu çekin yetkili hamili olduğu ispat edilmiştir. Yerleşik yargıtay uygulamalarına göre TTK'nın 792. maddesine göre çekin istirdatına karar verilebilmesi için davacının, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesi gerekmektedir. Davacı vekili tarafından huzurda görülen davanın davalıları aleyhine menfi tespit ve istirdat istemli olarak bir çok davanın açılmış olduğunun belirtilmesi üzerinde bilgileri verilen bir kısım dosyalar dosyamız arasına celp edilmiştir. UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada davalılar hakkında menfi tespit ve istirdat istemli olarak bir çok davanın açıldığı tespit edilmiştir. Yapılan sorgulamaların incelenmesinde davacı tarafından davalılar aleyhine; ----. ATM'nin ----- ATM'nin ----ATM'nin -----. ATM'nin ---- ATM'nin -----ATM'nin -----dosyaları ile menfi tespit ve istirdat istemli olarak davaların açıldığı, davalara konu çeklerin aynı ya da benzer nitelikte ciro silsileleri ile davalılardan ------ geçtiği tespit edilmiştir. Yine UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada davalılar aleyhine farklı davacılar tarafından farklı hırsızlık olaylarına dayanılarak menfi tespit ve istirdat davası açıldığı görülmüştür. Huzurda görülen davadan daha önce davalı ---- aleyhine ---- ATM'nin ----- sayılı dosyası ve ---. ATM'nin ----- sayılı dosyaları ile da benzer ciro silsileleri yer almaktadır. Her ne kadar davalı ----- tarafından dava konusu çekin meşru hamili olduğu iddia edilmiş ise de ---- BAM -----. Hukuk Dairesi'nin ve Yargıtay-----Hukuk Dairesi'nin yukarıda alıntılanılan kararlarında da belirtildiği üzere huzurda görülen davanın davalılarının, farklı hırsızlık olayları yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralarak son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği; bu durumda bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğu; ayrıca davacının dava konusu çekin yetkili hamili olduğu ve hırsızlık sonucu rızası hilafına çekin elinden çıktığı mahkememizce kabul edilerek tüm davalılar bakımından açılan menfi tespit davasının kabulüne karar verilmiştir. Her ne kadar davacı tarafından tüm davalılar bakımından çekin istirdatı talep edilmiş ise de istirdat davasının çeki elinde bulunduran kişiye karşı açılmasının gerekmesi karşısında davalılar ---- ve ------ bakımından davacının istirdat talebinin reddine, diğer davalı ----- bakımından ise istirdat talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. " şeklinde olduğu, kararın ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamı ile istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.
-----.İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde takip alacaklısının davalı ----- Şirketi, takip borçlularının dosyamız davacısı ve davalıları ----- Şirketi, ---- olduğu görülmektedir.
Ciro silsesinde kopukluk olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir. Konuya ilişkin olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun------Karar sayılı ilamında; "...12. Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelere ilişkin açıklama yapılmasında yarar vardır.
13. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir
14. Çek, 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabı ile 5941 sayılı Çek Kanunu ve bu Kanun uyarınca çıkarılan tebliğlerle düzenlenen bir kıymetli evraktır. 6102 sayılı TTK’nın 670 vd. düzenlemelerine göre çek de poliçe ve bono gibi bir kambiyo senedidir. 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabında 780-823. maddeleri arasında düzenlenen çeke 818. maddenin yaptığı atıflar çerçevesinde poliçeye ilişkin hükümlerin uygulanması kabul edilmiştir -----15. Çek, 6102 sayılı TTK’da tanımlanmamıştır. Çeke ait hükümler göz önüne tutularak çek şöyle tarif edilebilir: Çek, Kanun’un öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir-----
16. Bu havalenin yazılı şekilde yapılması, belli şekil şartlarını içermesi ve kayıtsız şartsız bir ödeme yetkisi biçiminde olması gerekir. Çek düzenleyen, muhataba belirli bir bedeli lehtara ödeme, lehtara da tahsil yetkisi veren bir kambiyo senedidir. Çek bir ödeme aracıdır. Ancak poliçe ve bonodaki gibi kredi işlevine haiz değildir. Ticarî hayatta yaygın olarak ileri tarihli çek düzenlenerek çekin kredi veya teminat aracı olarak kullanıldığı görülmektedir. Bu kullanım şeklinin dahi çekin ödeme aracı olma özelliğini ortadan kaldıramayacağı unutulmamalıdır. Çek muhatap banka tarafından görüldüğünde meşru hamil olan kişiye nakden ödenir.17. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/1. maddesine göre, iradesi dışında çek elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatap bankayı çeki ödemekten menedilmesini isteyebilir. Aynı Kanun’un 759. maddesi uyarınca, çeki eline geçiren kişi bilinmiyorsa, çekin iptaline karar verilmesi istenebilir. İptal isteminde bulunan kişi, çek elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür.18. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 764. maddesi uyarınca elden çıkan çek, verilen süre içinde mahkemeye sunulmazsa, mahkemece çekin iptaline karar verilir. Çekin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen, iptal talebinde bulunan keşideciye karşı çekten doğan istem hakkı ileri sürebilir.19. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 687. maddesine göre, çekten dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’îleri başvuran yetkili hamile karşı ileri süremez. Ancak hamil, çeki iktisap ederken çekin keşidecinin rızası dışında elinden çıktığını ya da çekin karşılığının daha önce çeki elinde bulunduran kişiye keşideci tarafından ödendiğini bile bile keşidecinin zararına hareket etmiş olması durumunda keşideci hamile karşı kötü niyet def’înde bulunabilir.
20. Çek hakkında iptal kararı verilerek bu karara dayalı olarak keşidecinin lehtara ödeme yapmış olması yetkili hamile karşı 6102 sayılı TTK’nın 687. maddesi gereği ileri sürülemeyeceğinden keşidecinin çekin lehtar tarafından iptal ettirilmesi ve buna dayalı olarak lehtara ödemede bulunması def’ini ancak lehtara karşı ileri sürebilir. Bunu yanında çeki elinde bulunduran yetkili hamile karşı ileri süremez.21. Çeklerin devrinin nasıl yapılacağı 6102 sayılı TTK’nın 788. maddesinde poliçeden ayrı ve özel olarak düzenlenmiştir. Bu maddeye göre açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çek, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebilir. Keza 6102 sayılı TTK’nın 818. maddesinin göndermesi ile aynı Kanun’un 684. maddesine göre, ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile çekten doğan bütün haklar devrolunur.22. Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde çekin bir başka anlatımla çek üzerindeki hakkın bir başkasına devri için ciro ve kişiye çekin zilyetliğinin geçirilmesi gerekir. Ciro ise 6102 sayılı TTK’nın 683. maddesine göre, çek arka yüzüne veya çeke bağlı olan ve “alonj” denilen bir kâğıt üzerine yazılması ve ciranta tarafından imzalanması ile mümkündür. Bu nedenle cirantanın imzasını taşımayan ciro geçerli ciro sayılmaz. Böyle bir ciro ise çek üzerinde bulunan hakkın devrini sağlamaz.23. Çekte hak sahibi olabilmek için yetkili hamil olmak gerekir. 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Bu maddeden de anlaşıldığı üzere bir çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu yani çek üzerindeki hakkın kendisine ait olduğunu çek üzerinde bulunan birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edebilir. Çek üzerindeki cirolar birbirini takip etmiyor veya ciro zincirinde bulunan cirolardan biri geçersiz veya sahte olması dolayısı ile ciro zincirinde kopukluk olması durumunda çekteki hak, kopukluktan sonraki kişilere geçmeyeceği için ciro zincirinde kopukluk olan çeki elinde bulunduran hamil yetkili hamil sayılamaz. Yetkili hamil olmadığı için de ciro zincirinin koptuğu kişiden itibaren ciranta ve keşideciden talepte bulunamaz.24. Her ne kadar çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu ispat edememiş olması nedeniyle yani ciro zincirinde kopukluk olması durumunda kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye gidemez ise de, 6102 sayılı TTK’nın 677. maddesinde ki; “Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez.” düzenlemesi karşısında “imzaların istiklali (bağımsızlığı) ilkesi” gereği ciro zincirinin kopmasından sonraki cirantalara başvurabilir.25. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; ---- İcra Müdürlüğünün -----. sayılı icra dosyasında, davalı banka tarafından davacı keşideci ile birlikte dava dışı lehtar ---- ve ciranta ----- hakkında uyuşmazlığa konu iki adet çek nedeniyle kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi yapılmıştır.
26. Davacı keşideci tarafından düzenlenen 30.11.2011 keşide tarihli 10.000TL bedelli ve 30.12.2011 keşide tarihli 10.000TL bedelli çeklerin dava dışı lehtar----- işyerinde meydana gelen hırsızlık sonucu çalınması üzerine lehtar tarafından ----- Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan çek iptali davası sonucunda mahkemenin 12.07.2011 tarihli ve ----- sayılı kararı ile aralarında dava konusu çeklerin de bulunduğu on sekiz adet çekin iptaline karar verilmiştir.
27. Dava konusu çeklerin iptaline karar verilmesi üzerine, 13.07.2011 tarihinde davacı keşideci tarafından, iptaline karar verilen iki adet çek nedeniyle lehtara ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.28. Dosya içerisinde yer alan 22.01.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre dava konusu iki adet çekte yer alan lehtara ilişkin imzaların şirket yetkilisine ait olmadığı tespit edilmiş, --. İcra Hukuk Mahkemesinin 27.09.2012 tarihli ve ------. sayılı kararı ile, davalı banka tarafından başlatılan icra takibine ilişkin olarak dava dışı lehtar tarafından çeklerdeki imzaya itiraz edilmesi üzerine, dava dışı lehtarın imzaya itirazının kabulü ile dava dışı lehtar yönünden takibin durdurulmasına karar verilmiştir.29. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 792. maddesindeki, “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” şeklindeki düzenlemenin, çeki elinde bulunduran kişinin geçerli ve birbirini takip eden cirolarla yetkili hamil olduğunu ispat etmesi durumunda ancak çeki kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap etmesi durumunda iade ile mükelleftir.
30. Mahkemece alınan bilirkişi raporu ve ----- İcra Hukuk Mahkemesinin 27.09.2012 tarihli kararı ile her iki çekteki lehtarın cirosunun sahte olduğu anlaşıldığına göre, 6102 sayılı TTK’nın 684. ve 788. maddeleri uyarınca geçerli bir ciro bulunmadığından çek üzerinde bulunan hakkın çekte ciranta olarak görünen ------ devrinin gerçekleşmediği böylece çek üzerinde hakkı olmayan ------ yaptığı ciro ile de çekteki hakkın çeki elinde bulunduran bankaya geçmediği anlaşılmaktadır.
31. Bu durumda davalı bankanın, 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre yetkili hamil olduğunu birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edemediği, bir başka anlatımla lehtar cirosunun sahteliği ile ciro zincirinde kopukluk olması nedeniyle yetkili hamil olduğunu kanıtlayamadığından ciro zincirindeki kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye başvurma hakkı bulunmamaktadır.32. Somut olayda, lehtarın cirosunun sahte olması nedeniyle birbirini takip eden geçerli ciro zinciri olmadığı için davalı bankanın 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre yetkili hamil olduğunu yani kendisine çek üzerinde bulunan hakkın geçtiğini ispat edemediğinden aynı Kanun’un 792. maddesine göre ispat yükünün davacı keşidecide olduğu düşünülemez. Çünkü 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki düzenleme, çeki 6102 sayılı TTK’nın 788. maddesine göre geçerli bir ciro ile hakkın devredildiği ve yine 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat eden yetkili hamiller içindir.33. Bu durumda çeki elinde bulunduran davalı bankanın, çeklerdeki lehtarın cirosunun sahte olması nedeniyle çeklerdeki hakkın geçerli ve birbirine bağlı ciro zinciri ile hak sahibi olduğunu ispat edemediğinden ve keşideciye başvuru hakkı bulunmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekir." şeklinde açıklanmıştır.
Bu açıklamalar ışığında çek üzerindeki hakkın bir başkasına devri için ciro ve kişiye çekin zilyetliğinin geçirilmesiyle mümkün olduğu, çekte hak sahibi olabilmek için yetkili hamil olması gerektiği, çek üzerindeki cirolar birbirini takip etmiyor veya ciro zincirinde bulunan cirolardan biri geçersiz veya sahte olması dolayısı ile ciro zincirinde kopukluk olması durumunda çekteki hak, kopukluktan sonraki kişilere geçmeyeceği için ciro zincirinde kopukluk olan çeki elinde bulunduran hamil yetkili hamil sayılamayacağı, yetkili hamil olmadığı için de ciro zincirinin koptuğu kişiden itibaren ciranta ve keşideciden talepte bulunamayacağı, ciro silsilesinin ihbar olunan lehdardan sonra kopukluk olduğuna ilişkin -----.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı dava dosyasında yargılama yapıldığı, maddi anlamda kesin hüküm teşkil ettiği, bu nedenle davalıların davacıya çekteki kopukluktan dolayı başvuramayacağı anlaşılmakla, davanın kabulüne, takibin kötü niyetli olduğuna dair delil bulunmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; Davacının davalılara ----- Şubesine ait ------- numaralı 30.04.2021 keşide tarihli 42.739,00 TL bedelli çek nedeniyle davalılar ------borçlu olmadığın TESPİTİNE,
2-Takibin kötü niyetli olduğuna dair delil bulunmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 2.919,50 TL harçtan, peşin yatırılan 729,88 TL harcın düşümü ile geri kalan 2.189,62 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan 729,88 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 694,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.039,78 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 42.739,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
7-4.700,00 TL Arabulucu ücretinin davalılardan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.