T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/483
KARAR NO: 2025/530
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/02/2025
KARAR TARİHİ: 11/06/2025
Mahkememize tevzi edilen dosya ----- Asliye Hukuk Mahkemesi' nin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) ---- Esas ve ---- Karar Sayılı yetkisizlik ilamı ile mahkememizin ----- Esasına kaydedildiği görüldü.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin taahhüdü altında yapımı devam etmekte olan 500 Yataklı ---- Devlet Hastanesi İnşaatı işinin - ---- Sigortası 19.09.2022 tarihinde davalı firmaya yaptırıldığını, söz konusu iş yerinde 03.07.2024 ve 12.09.2024 tarihlerinde henüz müvekkili şirketçe bilinmeyen bir sebepten dolayı yangınlar çıktığını, 03.07.2024 tarihinde çıkan yangında +/- 0.00 (743 Kotunda) kotunda Y yönünde 10-19, X yönünde E-U aksları arası bulunan B.A kalıbı, kolon, kiriş ve iskelesiyle birlikte yandığını, yanan kalıp üzerinde bulunan ve yapımı devam etmekte olan B.A demirlerinin kullanılmaz halde olduğunu, daha önce dökülmüş olan ve yangından zarar gören B.A. betonları da bu yangında kullanılamaz hale geldiğini, 03.07.2024 tarihli yangın ivedilikle müvekkili şirket tarafından 04.07.2024 tarihinde yazılı bir şekilde davalı sigorta şirketine bildirildiğini,12.09.2024 tarihinde çıkan yangında ise +10.00 (753 Kotunda) kotunda Y yönünde 10-20, X yönünde AX-FX aksları arası bulunan B.A kalıbı, kolon, kiriş ve iskelesiyle birlikte yandığını, daha önce dökülmüş olan ve yangından zarar gören B.A betonlarının da kullanılmaz halde olduğunu, yine işbu 12.09.2024 tarihli yangın sebebiyle müvekkili şirkete ait ----model kulevinç yanmış ve kullanılamaz hale geldiğini, 12.09.2024 tarihli yangın yine ivedilikle müvekkili şirket tarafından 13/09/2024 tarihinde yazılı bir şekilde davalı sigorta şirketine bildirildiğini, yine davalı sigorta şirketine, ---- 500 yataklı Devlet Hastanesi Yapım İnşaatı işinde 12.09.2024 ve 03/07/2024 tarihlerinde mesai saati dışında gerçekleşen yangınlardan dolayı oluşan maddi zararlar, 12.09.2024 tarihli yangında zarar gören müvekkil şirkete ait ----- model kulevinçin de oluşan maddi zarar, 12.09.2024 ve 03/07/2024 tarihlerinde çıkan yangınlar sebebiyle ortaya çıkan enkazın kaldırılması, yangından hasar gören malzemelerin kaldırılıp temizlenmesinin bildirildiğini, ancak davalı sigorta şirketinin tüm taleplerine olumsuz cevap verdiğini, davalı sigorta şirketinin sözleşme ile yüklendiği yükümlülükleri yerine getirmediğini, ödemesi gereken zararın müvekkili şirket tarafından halen tahsil edilmemiş oluşu nedeniyle aynı zamanda davacı müvekkilinin munzam zararına sebep verdiğini, yazılı ve sözlü başvurularına rağmen davalı sigorta şirketinin yangınlardan kaynaklı oluşan riziko bedelini müvekkili şirkete ödememiş olduğunu, ----- Arabuluculuk Bürosun'nun -----dosya numarası ile yapılan arabuluculuk müracaatının da anlaşmazlıkla sonuçlandığını, fazlaya ait haklarının bilirkişice belirlenecek miktarı talep hakları saklı kalmak koşulu ile; 1.000,00 TL munzam zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; 03.07.2024 tarihli yangında Hastane Binası inşaatında kalıp ve kiriş donatı imalatı tamamlanan X yönü E ile V , Y yönü 9 ile 22 aksları arası +-0,00 (743,00) kotunda oluşan maddi zarar için 1.000,00-TL'nin 03.07.2024 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiz oranı ile birlikte; 12.09.2024 tarihli yangında Hastane Binası inşaatında kalıp ve kiriş donatı imalatı tamamlanan X yönü AX ile FX , Y yönü 10 ile 20 aksları arası +10,00 (753,00) kotunda oluşan maddi zarar için 1.000,00-TL'nin 12.09.2024 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiz oranı ile birlikte; 12.09.2024 tarihli yangın sebebiyle müvekkili şirkete ait ------ model kulevinçde oluşan zarar için 1.000,00-TL'nin 12.09.2024 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiz oranı ile birlikte; 03.07.2024 tarihli yangın sebebiyle ortaya çıkan enkazın kaldırılması ve temizlenmesi bedeli olarak 500,00-TL'nin 03.07.2024 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiz oranı ile birlikte,; 2.09.2024 tarihli yangın sebebiyle ortaya çıkan enkazın kaldırılması, temizlenmesi ve nakliye bedeli olarak 500,00-TL'nin 12.09.2024 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiz oranı ile birlikte, üzere toplam 4.000,00-TL riziko bedelinin davalıdan tahsili ile davacı müvekkiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın Yetkisiz Mahkemede İkame Edildiğini, davanın yetkisizlik sebebiyle reddini talep ettiklerini, davacıların aktif husumet ehliyetleri bulunmadığından işbu davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddini talep ettiklerini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmeme kaydıyla, davacıların dava dilekçesinde davanın iki farklı tarihte meydana gelen iki farklı yangın hadisesinden kaynaklandığını ifade ettiklerini, bu nedenle davaların ayrılmasını talep ettiklerini, davanın kısmi dava olarak ikame edilmesinin usule aykırı olduğunu, davacılar tarafından dosyaya sunulan ve sunulacak bütün delillere karşı beyan ve itiraz haklarını saklı tuttuklarını, davacıların taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacıların sigorta sözleşmesine taraf dahi olmadığını, yangınların kök nedenlerinin kesin bir şekilde tespit edilmesini ve bu hususun işbu dava bakımından bekletici mesele yapılmasını, davacıların poliçe çerçevesinde yangına karşı alınması gereken önlemlerin alınıp alınmadığının ispat edemediklerinden davanın reddini talep ettiklerini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müterafik kusur indiriminin dikkate alınması gerektiğini, iki aydan daha kısa bir süre içerisinde, yeni bir yangın çıkmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, itfaiyenin 12.09.2024 tarihli yangın hadisesine ilişkin raporuyla ve diğer belgelerde 17:50'de başlayan yangına ilişkin itfaiyenin geldiği 18:23 saatine kadar geçen 33 dakikalık süreçte kayda değer hiçbir söndürme işleminin yapılmadığını, itfaiyenin olay yerine gelene kadar yangının büyümesine ve zararın artmasına sebebiyet verildiğini, ilk yangın hadisesinin ardından şantiye sahasına çevre duvar, tel örgü gibi güvenlik önlemlerinin alınmadığını, ilgili bölgeye yapılabilecek izinsiz girişlere kayıtsız kalındığını, aktif husumet ehliyeti olmayan ve poliçe çerçevesinde gerekli başvuru şartlarını da yerine getirmeyen davacılar'ın başvurusunun, Müvekkilini temerrüte düşürmediğini, munzam zararın talep edilebilmesi için gerekli şartlar yerine getirilmediğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, poliçe akdedilirken davacılar tarafından beyan edilen sigorta bedeli eksik sigorta teşkil etmediğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek ve diğer tüm itirazlarımız saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin olası sorumluluğunun her halükarda bu oran dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, poliçede mevcut muafiyetlerin ve müşterek sigortanın dikkate alınmasını talep ettiklerini, hesaplamada sovtaj tutarlarının dikkate alınmasını talep ettiklerini, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe'deki teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, davacılar tarafından talep edilen faizin türüne ve başlangıç tarihlerine itiraz ettiklerini, müvekkili aleyhine tazminata hükmedilecekse dahi faizin işbu davanın ikame edildiği tarihten itibaren yasal faiz olarak hesaplanmasını, davanın öncelikle usulden reddini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava sigorta sözleşmesinden kaynaklı maddi zararların karşılanması talebine ilişkindir.
Taraflar arasında ------ TÜM RİSKLER POLİÇESİ” başlıklı 19/09/2022 başlangıç, 01/01/2026 tarihli, ------ 500 yataklı devlet hastanesi yapım işi poliçesi düzenlenmiştir.
Davacı yan poliçe kapsamında davalı sigorta şirketinin meydana gelen zararları karşılamadığını beyanla tazminat talep etmekte davalı sigorta şirketi ise ilk itiraz olarak yetki itirazında bulunmakta ve esasa yönelik savunmalarda bulunmuştur.
Yetkisizlik kararı öncesi davanın açıldığı ----- Asliye Hukuk Mahkemesi' nin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) ---- Esas ve ----- Karar Sayılı ilamında;
"Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.
6100 Sayılı HMK 'nun 6/1.maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır.
Somut olayda olduğu üzere, bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacı bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir, (aynı yönde Yargıtay -----.Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarih -----Esas------ Karar)
Yapılan incelemede davanın sigorta sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkin olduğu, davacının HMK 6, 10 ve 15’ten kaynaklı seçimlik yetkiye sahip olduğu ancak bu maddeler ile belirlenen yetki kurallarına dayanarak dava açmadığı, davalının süresinde yetki itirazında bulunduğu ve yetkili mahkemeyi gösterdiği" şeklindeki gerekçelere yer verilerek yetkisizlik kararı verildiği, yetkisizlik kararı üzerine mahkememize gönderilen dosyanın ---- esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Benzer konuya ilişkin Yargıtay----- Hukuk Dairesi'nin ----- Esas ve ------ karar numaralı ilamında; "1. Kesin yetki halinin kuralının bulunmadığı ve birden fazla yetkili mahkemenin bulunduğu hallerde yetkili mahkemeyi seçme hakkı davacıya aittir. Davacı, kesin yetki kuralının bulunmadığı bir davayı yetkisiz bir mahkemede açmışsa, seçme hakkı itiraz eden davalıya geçer, davalının bildirdiği yetkili mahkemede davanın görülmesi gerekir.
2. Dosya kapsamından kazanın --- ilçesinde meydana geldiği, davalının adresinin --- ili, ---- ilçesi olduğu, zarar gören davacının dava tarihi itibarıyla yerleşim yerinin ise ---- ili, ----- ilçesi olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısı ile, davacının birden çok mahkemenin yetkili olduğu ve kesin yetki kuralının bulunmadığı bu davada, 6100 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesindeki seçimlik hakkını, yerleşim yerinde dava açarak kullanmasının, genel yetki kuralına uygun olduğu anlaşılmakla, uyuşmazlığın -----Asliye Ticaret Mahkemesince sonuçlandırılması gerekmektedir." şeklindeki açıklamalarının ışığı altında Davacı şirketlerin yerleşim yerinin ----- olduğu, iş bu davayı yerleşim yerinde ikame ettiği, hal böyle olunca davacının 6100 sayılı Kanun'un 16'ncı maddesindeki seçimlik hakkını, yerleşim yerinde dava açarak kullandığı, bu haliyle ---. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) vermiş olduğu yetkisizlik kararının yerinde olmadığı kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava konusu uyuşmazlıkta ----- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN (ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA) yetkili olduğu anlaşıldığından davanın DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİ İLE; Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, yetkili Mahkemenin----- ASLİYE HUKUK (ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA) MAHKEMESİ OLDUĞUNA,
2-Kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesinden sonra dosyanın resen HMK'nın 22/2.maddesi gereğince yetkili mahkemenin belirlenmesi için Yargıtay ---- Hukuk Dairesine MERCİ TAYİNİ için GÖNDERİLMESİNE,Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.