T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/54
KARAR NO: 2025/461
DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/06/2019
KARAR TARİHİ: 22/05/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı arasında 04.06.2018 tarihinde alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını, bu kapsamda davalının bina cephelerinde çeşitli işlerin yapılmasını üstlendiğini, davalıya 05.06.2018 tarihinde sözleşme hükümlerine uygun olarak 84.000,00 TL avans ödemesi yapıldığını ve bu avansa karşılık davalıdan 04.07.2018 tarihinde 150.000,00 TL tutarlı teminat bonosu alındığını, sözleşme hükümlerine göre davalının yüklendiği işi 30 gün içerisinde tamamlamak zorunda olduğunu fakat bunun yerine getirilmediğini, bunun üzerine 84.000 TL tutarlı avansın iade edilmesi için davalıya noter aracılığıyla ihtarname gönderildiğini ancak davalının ödeme yapmadığını, bu nedenle İcra takibi başlatıldığını fakat davalının takibe haksız ve kötü niyetle itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamı ile davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ;müvekkil ile davacı arasında bina cephelerine çeşitli iş ve işlemlerin yapılması konusunda sözleşme imzalandığını, müvekkilin şantiyeye imalat montajını gerçekleştirmek üzere 40 boy adedinde çelik malzeme getirdiğini ancak davacının sözleşmede yer almayan haksız bir gerekçeyle getirilen malzemelerin imalat için yeterli olmadığını ileri sürerek müvekkil şirket çalışanlarının şantiyeye girişinin engellendiğini, müvekkilin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, aksi bir durum olsa dahi sözleşme gereği fesih işleminden önce müvekkilin uyarılmasının gerektiğini fakat davacının böyle bir uyarı yapmadığını, anılan nedenlerle ... açısından davanın husumet yönünden reddini, haksız ve kötü niyetli açılan davanın reddi ile davacının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, tazminata mahkum edilmenin mümkün olmaması halinde haksız sözleşme feshi nedeniyle davalıya ait inşaatta müvekkilin gerçekleştirdiği imalat bedellerini ile mahrum kalınan karın takas ve mahsubunu talep etmiştir.
DELİLLER:
Bilirkişi heyet raporu ,-----İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyası, -----.Noterliğinin cevabi yazısı, bilirkişi heyet raporu,Bilirkişi heyetinin raporunda özetle ; davacının banka aracılığı ile gerçekleştirdiği 84.000 TL tutarlı işleme ait dekontun ibraz edildiği, anılan tutarın davacı hesaplarında usulüne uygun olarak yer aldığı, buna karşın ilgili hareketin davalı ticari defterlerinde yer almadığı,davalıdan 04.06.2018 tarihinde alınan 150.000 TL tutarlı Teminat Senedinin davacı hesaplarında usulüne uygun olarak ----- hesaplarda takip edildiği ve nakde çevrilmediğinin görüldüğü,01.01.2019 takip tarihi itibariyle davacı ----. nezdinde davalı -----. 85.436,05 TL borçlu olduğu, aynı tarih itibariyle davalı nezdinde davacının borç alacağı bulunmadığı,davacının 25/06/2018 tarihli ihtarname ile sözleşme ilişkisini feshettiği, feshin bozucu yenilik doğuran bir hak olduğu ve kullanmakla sona erdiği, sözleşme ilişkisinin davalıya tebliğ tarihi olan 27/06/2018'de sona erdiği, davalının; feshi, zamanında işe başlanılmamasına dayandırdığı ancak E-Tespit Tutanağı ve tanık beyanları başta olmak üzere dosya münderecatındaki belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davalının -sözleşmede kararlaştırılan tarihten de önce- işe başladığı ve sözleşme ilişkisi sona erene kadar ana taşıyıcı çelik işinin %60-70 seviyelerinde yaptığı, açıklanan nedenlerle takdiri mahkemeye ait olmak üzere feshin haksız olduğu, davacının, haksız feshe dayanarak davalıdan 84.000,00-TL tutarındaki peşin avansı talep edemeyeceği beyan edilmiştir.
Davacı vekilinin 21.05.2025 tarihli dilekçesinde ile davadan feragat ettiğini bildirdiği, davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat etme yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Davadan feragat HMK mad. 307. Uyarınca davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragatın hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. HMK md. 311 uyarınca feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Bu doğrultuda davacı vekilinin mahkememizde açılan davadan feragat ettiği anlaşılmakla açılan davanın feragat nedeniyle reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşagıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE,
2- Peşin alınan 1.129,92 TL harçtan, alınması gerekli 615,40 TL peşin harcın düşümü ile geri kalan 514,52 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının taraflara veya ahzu kabza yetkili vekillerine İADESİNE,
5-.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiği için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.ye göre tespit edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL ücretin davacı taraftan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.