T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/950
KARAR NO: 2025/567
DAVA: Kasko Sigorta Poliçesi Kapsamında Tazminat
DAVA TARİHİ: 24/12/2018
KARAR TARİHİ: 24/06/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının ---- Esasına kaydedildiği, mahkememizin ----- Esas ve ----- Karar sayılı ilamının istinaf edilmesi üzerine ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----Hukuk Dairesi'nin ----- Esas ve ------ Karar sayılı ilamıyla mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmesi üzerine mahkememizin yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ------plakalı özel halk otobüsünün 14/07/2018 tarihinde 23:30-00:00 saatlerinde ---- idaresinde ------ seferini yaparken aracın altının hemzemin geçide çarpması, karter kapağının delinmesi ve yağın boşalması sonucunda araçta hasar meydana geldiğini, bu kaza ve zarara ilişkin olarak davalı şirkete ait ------numaralı 12/05/2018-12/05/2019 vadeli birleşik kasko sigortası kapsamında başvuru yapıldığını ve ------ numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu, davalı ... şirketinin kazanın beyan edildiği şekilde gerçeklemediğine ilişkin beyanının gerçeği yansıtmadığını, teknik bir bilirkişi marifetiyle söz konusu kazanın tutanaklarda belirtildiği şekilde gerçekleşmesi halinde araçta oluşabilecek hasara ve bu hasarın ne şekilde olacağının anlaşılacağını, açıklanan nedenlerle müvekkiline ait aracın kasko kapsamında kaza yaptığı ve değer ve kazanç kaybına uğradığının sabit olduğunu ve şimdilik 1.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, aracın tamir ve onarımından kaynaklı hasarın karşılanmaması sebebiyle sonradan artırılmak şartıyla şimdilik 1.000,00 TL hasar tazminatının kaza tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı sigortalının mülkiyetinde bulunan ------ plaka nolu aracın müvekkili şirket tarafından ------ nolu ve 12/05/2018-12/05/2019 vadeli birleşik kasko sigorta poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını, poliçenin mevcudiyeti sigorta tazminatının her halde ve otomatik olarak ödeneceği manasında gelmemekte olup müvekkili şirket nezdinde hasar dosyasının açıldığını, eksperin değerlendirmesine göre de hasarın meydana geliş şekli ile hasarın uyumsuz olduğunu, bu nedenle davacının taleplerinin teminat dışı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte yapılacak tazminat hesaplamasında bağımsız sigorta eksperi tarafından tanzim edilen ekspertiz raporunun naza alınmaması gerektiğini, yine kabul anlamında olmamakla birlikte müvekkil şirket aleyhine hasar tarihinden itibaren faiz işletilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
----- İl Emniyet Müdürlüğünün 25/11/2020, 29/12/2020, 17/01/2021 ve 27/01/2021 tarihli yazıları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.
Makine Mühendisi bilirkişileri ve sigorta bilirkişisi tarafından düzenlenen 22/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; hasarın, davacının ileri sürüdüğü yer ve zamanda, aracın arka alt kesiminin alt geçit zeminine çarpması sonucu meydana gelmiş olduğu, maliyeti yüksek motor hasarının meydana gelmesinde, çarpma olayının yanı sıra çarpma esnasında aracın alt kartelinin del inebileceğini ön görmeyip, çarpmadan hemen sonra aracı durdurarak zararın önlenmesi, azaltılması, artmasına engel olunması hakimindim gerekli kontrolleri yapmayan, gösterge panelinde yağ ikazı yanana kadar seyrim sürdüren davacı taraf sürücüsünün özensiz ve tedbirsin davranışları elken olduğundan, sürücünün kusuru bulunduğu, ilk çarpma sonucu ortaya çıkan hasarın KDV dahil 11.964,54-TL olduğu, sürücünün gerekli kontroleri yapmaması vc gösterge panelindeki ikazlara uymaması sonucu artan hasar tutarının ise KDV dahil J27.5S6,61-TL olduğu, isteğe bağlı sigorta türü olan kasko sigortalarında, taraflar arasında değer kaybını teminat altına alan özel bir şart düzenlenmemiş ise oluşacak değer kaybında sigorta şirketinin bir sorumluluğundan bahsedilmeyeceği, dava konusu aracın motorunun onarımı için gereken makul onarım süresinin 7(yedi) gün olduğu, dosya içerisinde, aracın günlük sefer kazancım belgeleyecek bir veriye rastlanılmadığından kazanç kaybı talebinin değerlendirilemediği, şeklinde beyanda bulunmuşlardır.06/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 22.07.2019 tarihli kök raporda, heyetçe varılan sonuç görüşün yerinde ve geçerli olduğu görüşünü bildirir beyanda bulunmuşlardır.Makine Mühendisi bilirkişileri ve sigorta bilirkişisi tarafından düzenlenen 07/04/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davaya konu araçtaki motor hasarının artmasında; aracın altını şiddetli çarpma sonrası, aynı hal ve şartlarda her makul insanın mutat şekilde göstereceği dikkat ve özen yükümlülüklerini yerine getirmeyip, en basit ihtiyat kurallarını ihlal edip, gerekli kontrolleri yapmayan sürücünün ağır kusuru’nun etken olduğu, Kusur oranının sayısal derecesi heyetimizin değerlendirebileceği bir husus olmayıp, sürücünün ağır kusuru nedeniyle oluşan hasarın 6102 s. TTK. ilgili maddeleri uyarınca değerlendirme takdirinin Yüce Mahkemeye ait olduğu şeklinde tespitte bulundukları görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mal sigortaları türünden olan kasko sigorta poliçesinin teminat kapsamını belirleyen A/1. maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3.kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler aracın yanması çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Mülga TTK'nun 1293. maddesinde kara sigortaları bakımından sigorta ettirenin tedbir alma mükellefiyeti düzenlenmiştir. Buna göre sigorta ettiren zararı önlemeye ve hafifletmeye yarayacak tedbirleri almakla mükelleftir. Tedbirin alınmaması halinde anılan maddenin son fıkrasında Mülga TTK'nun 1292/son fıkrasına atıf yapılmaktadır. Bu durumda ise sigorta ettiren gerekli tedbirleri almamış ise, eğer kasıtlı olarak bu şekilde davranmışsa sigorta tazminatını isteme hakkını yitirecek, kusuru ihmal derecesinde olursa,ihmalin ağırlığına göre sigortacının ödemekle yükümlü olduğu sigorta bedelinden indirime gidilecektir. Paralel düzenleme Kasko Genel şartları B-2 de de yer almaktadır.Yine TTK'nun 1429. maddesine göre, sigortacı aksine sözleşme yoksa sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararların tazmin ile yükümlüdür. Sigorta ettiren, sigortalı ve tazminat ödenmesini sağlamak amacı ile bunların hukuken fiillerinden sorumlu oldukları kişiler, rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep oldukları takdirde, sigortacı tazminat borcundan kurtulur ve aldığı primleri geri vermez. Anılan Yasa'nın 1448.maddesi ise sigorta ettirenin rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda zararın önlenmesi ve azaltılması ve engel olunması için imkanlar dahilinde önlemler almakla yükümlüdür ve bu yükümlülüğe aykırılık sigortacı aleyhine bir durum yaratmış ise kusurun ağırlığına göre tazminattan bir indirim yapılır.( Bkz. Yargıtay -----. HD'nin ----- Esas, ----- Karar; ---- Karar sayılı ilamları)
Mahkememizin ---- Esas ve ---- Karar sayılı ilamının istinaf edilmesi üzerine ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----Hukuk Dairesi'nin ----- Esas ve ------ Karar sayılı ilamıyla mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma ilamında; "Somut olayda, yerel mahkemece, bilirkişi rapor ve ek raporu doğrultusunda, hemzemin geçide ilk çarpma anında oluşan hasar ile aracın çarpma sonrası hareket ettirilmesi sonucu oluşan ikinci hasar (artan hasar) ayrımı yapılarak, ikinci yani artan hasara gerekli kontrolleri yapmayan, gösterge panelinde yağ ikazı yanana kadar seyrini sürdüren davacı tarafa ait araç sürücüsünün özensiz ve tedbirsiz davranışlarının etken olduğu, davalı ... şirketinin sadece ilk çapma sonucu oluşan hasardan sorumlu olduğu, artan hasardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle, yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda izah edilen Kasko Sigortası hükümlerine göre, sigortalının rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep olup olmadığı, sigortacının tazminat borcundan kurtulup kurtulmayacağı, sigorta ettirenin rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda zararın önlenmesi ve azaltılması ve engel olunması için imkanlar dahilinde önlem alma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, bu durum sigortacı aleyhine bir durum yaratmış ise dosya kapsamında bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak tespit edilecek kusurun ağırlığına göre tazminattan bir indirim yapılıp yapılmayacağı irdelemeden, yazılı olduğu gibi karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklinde belirtildiği,
Dava konusu somut olayda; davacı şirkete ait ---- plaka sayılı özel halk otobüsünün 14.07.2018 tarihinde aracın altının hemzemin geçide çarpması, karter kapağının delinmesi ve yağın boşalması sonucu araçta hasar meydana geldiği, davalı ... şirketine 14.07.2018 tarihinde yapılan başvuru üzerine hasar dosyasının oluşturulduğu, 17.08.2018 tarihli rapor doğrultusunda 05.10.2018 tarihinde hasarın beyan edildiği şekilde meydana gelmediğinden bahisle zarar tazmini talebinin reddedildiği görülmüştür.İstinaf kaldırma ilamı doğrultusunda davacının aracının hemzemin geçide ilk çarpması akabinde aracın çarpma sonrası hareket ettirilmesi sonucu oluşan artan hasar bakımından sigortalının rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep olup olmadığı, sigortacının tazminat borcundan kurtulup kurtulmayacağı, sigorta ettirenin rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda zararın önlenmesi ve azaltılması ve engel olunması için imkanlar dahilinde önlem alma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, bu durum sigortacı aleyhine bir durum yaratmış ise dosya kapsamında bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak tespit edilecek kusurun ağırlığına göre tazminattan bir indirim yapılıp yapılmayacağının irdelenmesi amacıyla dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilerek ek rapor alındığı, alınan heyet ek raporunda; Davaya konu araçtaki motor hasarının artmasında; aracın altını şiddetli çarpma sonrası, aynı hal ve şartlarda her makul insanın mutat şekilde göstereceği dikkat ve özen yükümlülüklerini yerine getirmeyip, en basit ihtiyat kurallarını ihlal edip, gerekli kontrolleri yapmayan sürücünün ağır kusuru’nun etken olduğu bildirilmiş olmakla, davacı sigortalının artan hasar bakımından kasten sebep olmadığı, artan hasarın meydana gelmesinde ağır kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davacının ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre tazminat miktarından indirim yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacının tazminat miktarından yapılacak indirim oranının belirlenmesinde dava konusu olayın meydana geliş biçimi gözetilerek % 40 oranında indirim yapılması dosya kapsamına uygun bulunmuştur. (Tazminattan indirim yapılması hususuna ilişkin Yargıtay -----.Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamı, ----- Esas ve-----Karar bkz.)İstinaf ilamı öncesinde alınan bilirkişi raporunda hasar miktarları ilk çarpmada 11.964,54 TL ve artan hasar bakımından 127.586,61 TL olduğu tespit edilmiştir. Bu açıklamalar ışığında artan hasar miktarı bakımından %40 indirim yapılmak suretiyle tespit edilen 76.551,97 TL ve ilk hasar bakımından 11.964,54 TL olmak üzere toplam 88.516,51 TL hasar tazminatı bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davacının aracına ilişkin artan hasar bakımından %40 oranında hakkaniyet indirimi yapıldığından ve takdiri indirim olduğundan, reddedilen miktar yönünden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir.
İsteğe bağlı sigorta türü olan kasko sigortalarında, taraflar arasında değer kaybını ve kazanç kaybını teminat altına alan özel bir şart düzenlenmemiş ise oluşacak zarardan sigorta şirketinin bir sorumluluğundan bahsedilmeyeceği, buna göre değer kaybı ve aracın tamir süresince kullanılmamasından kaynaklanan kazanç kaybının (araç mahrumiyeti zararı) gerçek (doğrudan) zarar kapsamında olmayıp, dava konusu poliçede de ayrıca teminat altına alınmadığı anlaşılmakla davacının bu yöndeki taleplerinin reddine karar verilmiştir.Davalı taraf her ne kadar 23.09.2020 tarihinde davacı tarafça ıslah ile talep konusunun arttırılması üzerine zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de kazanın 14.07.2018 tarihinde gerçekleştiği, sigorta şirketine 16.07.2018 tarihinde ihbar edildiği, ihbara karşılık 05.10.2018 tarihinde cevap verildiği, iş bu tarih itibariyle sigortacının araştırmalarının tamamlandığı ve sigorta alacağının muaccel olduğu anlaşılmakla ıslah ile birlikte ileri sürülen alacak talebinin zamanaşımına uğradığına yönelik davalı taraf itirazlarının yerinde olmadığı görülmüştür.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 11.964,54 TL ve %40 indirim yapılmak suretiyle tespit edilen 76.551,97 TL tazminat olmak üzere toplam 88.516,51 TL hasar tazminatı bedelinin 17.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alnırak ile davacı tarafa VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Davacının değer kaybı ve kazanç kaybı taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,
3-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 6.046,56 TL harçtan peşin alınan 35,90 TL harç ve 2.347,29 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 3.663,37 TL'nin mahsubu ile hazineye irat kaydına,
4- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 35,90 TL peşin harç ve 2.347,29 TL ıslah harcı ile 35,90 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 2.419,09 TL davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/4. maddesi gereği alınması gereken 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan toplam 11.250,00TL bilirkişi ücreti ve posta gideri 299,40 TL olmak üzere 11.549,40 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 11.466,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA,Dair,davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.