T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/789
KARAR NO: 2025/600
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/07/2024
KARAR TARİHİ: 03/07/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 12/07/2024 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özet ile; 09.01.2024 tarihinde saat 18:59 civarlarında,----- sevk ve idaresinde bulunan ---- Model ---- Marka ----- plakalı ----- Poliçe No'lu aracın ------sevk ve idaresinde bulunan müvekkil şirkete ait ----- Model ---- Marka ----plakalı araca-------Caddesi üzerinde seyir halinde iken duraklama yaptığı esnada arkadan çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı ----- %100 kusurlu hareketi ile kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkilinin aracında büyük oranda hasar oluştuğunu ve bu hasar dolayısı ile değer kaybı meydana geldiğini, davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile trafik kazası neticesinde meydana gelen maddi zarar nedeniyle, 6100 sayılı HMK madde 107 uyarınca toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı belirlenerek, davacı müvekkili şirket lehine şimdilik 500 TL değer kaybının ve ayrıca 500 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yıllık en yüksek kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine ve alacaklarının teminat altına alınması bakımından------ plakalı aracın aynına ve kaydına teminatsız ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Öncelikle ve önemle belirtmemiz gerekir ki; dava konusu kaza neticesinde Müvekkil Sigorta Şirketi nezdinde ----- nolu hasar dosyası açılmış olup 07.02.2024 tarihinde davacı ------ Şirketi'ne 39.500,00 TL değer kaybı ödemesi, 24.07.2024 tarihinde davacı vekili ------ 9.666,00 TL tazminat ödemesi yapılmıştır. Söz konusu tutarların poliçe limitinden tenzil edilmesi gerekmektedir. Zira Müvekkil Sigorta Şirketinin sorumluluğu sigortalının kusuru oranında ZMMS poliçe limitleriyle sınırlıdır. Usul ve esasa ilişkin savunmalarımız aşağıdaki gibidir, Huzurdaki davada, sayın mahkemenize ibraz edilen dekontlar uyarınca müvekkil sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler neticesinde sigorta şirketinin söz konusu olaya ilişkin tazminat yükümlülüğü bulunmamaktadır. Davacı vekilinin talep etmekte olduğu tazminat bedeli ödenmiştir. davacı taraf ilgili ödemeyi kabul ederken ihtirazi kayıt ileri sürmemiş olduğundan kendisine yapılan ödemenin talebini tamamen karşıladığını kabul etmiş sayılmalıdır.Davacı yanın taleplerini belirsiz alacak davası olarak ileri sürmesinde hukuki yararı bulunmamaktadır. işbu sebeple davanın usulden reddi gerekmektedir.
Sayın mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde müvekkil şirketin sorumluluğuna isabet eden tazminat miktarına ilişkin hesaplamanın yapılması için söz konusu dosyada kusura ve zarara ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ederiz.
Kusura ilişkin alınacak olan bilirkişi raporunun yanında zarara ilişkin ayrı bir rapor alınması büyük önem arz etmektedir.
asla kabul anlamına gelmemekle birlikte sayın mahkemenizce tazminat hesaplaması istenmesi durumunda, söz konusu hesaplamanın karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ekinde belirtilen formulasyon ve teminat şartları referans alınarak yapılması gerekmektedir.Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu hasar bedeline ilişkin iskonto indirimi yapılmadan tazminat hesabı yapılması hukuka aykırı olacaktır. Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı taraf, dava konusu talebin giderildiğine dair faturaları ibraz etmemiş olduğundan kdv ödeme yükümlülüğü meydana gelmemiştir. Hasarlı aracın onarımı için orijinal parça ile değişim yapılmadan onarım yapılmasının hukuka aykırı olduğuna ve bu sebeple hasar bedelinin eksik tespit edildiğine ilişkin iddialar hukuki dayanaktan yoksundur.asla kabul anlamına gelmemekle birlikte sayın mahkemeniz aksi kanaatte ise müvekkil sigorta şirketinin trafik sigortasından kaynaklı sorumluluğu sigortalının kusuru oranında zmms poliçesi limitleriyle sınırlıdır.
-huzurdaki davada müvekkil şirketin yapılan ödeme sebebi ile temerrüdü gerçekleşmemiş olduğundan söz konusu faiz taleplerin reddine karar verilmelidir. sayın mahkemeniz aksi kanaatte olsa dahi hükmedilecek faiz yasal faizdir." denmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava trafik kazasından kaynaklı tazminat talebine ilişkindir. 19.12.2018 günlü ----- Gazetede yayımlanarak, yürürlüğüne giren 7155 Sayılı Kanunun 20. maddesi ile 6102 Sayılı TTK. 'nın ( 5. ) maddesine eklenen 5/A maddesi gereğince ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmasından önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak düzenlenmiş olması ve 7155 Sayılı Kanunun ( 23. ) maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 18/A ( 2 ) maddesi ile "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hlinde herhangi bir işlem yapılmakszın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir'' hükmü getirilmiştir.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/(2). maddesine göre, ''Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır'' hükmü yer almaktadır.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 115. maddesi gereğince; Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.
Arabuluculuk tamamlanabilir dava şartı mahiyetinde değildir. Uygulamada görevsiz mahkemede dava açılması durumunda yargılama aşamasında dava şartının tamamlanması durumunda yargılamaya devam edilmesi gerektiğine dair bazı kararlar varsa da aksi yönde kararlar da vardır. Esasen davanın konusunu ilgilendirmemekte olup dava görevsiz bir mahkemeden mahkememize tevdi edilmemiş doğrudan mahkememizde açılmıştır. ( Görevsiz mahkemede dava açılması durumunda yargılama aşamasında tamamlanması durumunda davaya bakılmaya devam edilmesi gerektiğine dair kararlar için bkz. Dr. ------, Ticari davalarda Zorunlu arabuluculuk 2021 baskı sayfa 358 vd, Görevsiz mahkemede de açılsa davanın ticari niteliğinin görevsiz mahkemede dava açılması ile ortadan kalkmayacağı ve zorunlu arabuluculuk dava şartını ortadan kaldırmayacağına dair kararlar için bkz. Aynı kitap sayfa 367 vd. ) ---- BAM -----. HD. 30.01.2020 Tarih------ Sayılı kararında "....Arabuluculuk, tamamlanabilir nitelikte bir dava şartı olmayıp ilk derece mahkemesince tefrik edilen maddi, manevi tazminat istemleri yönünden dava tarihinden sonra arabuluculuğa başvurulmuş olması nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi yerindedir..." belirtmiştir. ( Arabuluculuğun tamamlanabilir dava şartı mahiyetinde olmadığına dair diğer kararlar için bkz. ---- BAM ----- HD. 26.04.2019 T. ----Sayılı ilamı, ---- BAM -----. HD. 23.02.2021 ----- Sayılı ilamı, ---- BAM ---- HD------ Sayılı ilamı, ---- BAM ------. HD. 21.01.2021 T., ----Sayılı ilamı, ---- BAM -------. HD sayılı kararları)
Somut olayda -davacının istemi zorunlu arabulucuya tabi olup davacı yanca görevsizlik kararı sonrası dava tarihinden evvel arabulucuya başvurulmadığı anlaşılmıştır. Dava tarihinden sonra arabulucuya başvurulması durumu değiştirmeyecek olup arabuluculuk tamamlanabilir dava şartı mahiyetinde değildir. Arabuluculuğun tamamlanabilir dava şartı mahiyetinde olmaması nazara alındığında davanın dava şartı noksanlığı nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış buna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin yatırılan 427,60 TL harcın düşümü ile geri kalan 187,80 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA ,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,
4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davalılar kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.