T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/753
KARAR NO: 2025/47
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/10/2024
KARAR TARİHİ: 16/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Fazlaya ve faize ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davalarının kabulü ile davalının ---- Merkezi Takip Sistemi --- ---sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrine karşı yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin takip talebine uygun olarak devamına, İcra ve İflas Kanunu’nun, inkar tazminatını düzenleyen maddesi gereğince alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine gerek dava ve gerekse takip dosyaları için ayrı ayrı hesap edilecek yargılama giderleri ile yasal vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali davasıdır.Davalı vekili, icra takibinde yetkili icra dairesinin davalının yerleşim yerinin bulunduğu ----- İcra Dairesi olduğunu belirterek yetkiye ve borca itiraz etmiştir.
Dava itirazın iptali davasıdır. İcra dairesinin yetkisi İİK'nın 50. maddesinde düzenlenmiş olup, HMK'daki mahkemelerin yetkisini düzenleyen hükümler çerçevesinde, ön sorun (hadise) şeklinde incelenip karara bağlanması gerekir. İcra müdürlüğünün yetkisine vaki itirazın haklı olduğu sonucuna varılması halinde, mahkemece, davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekecektir. Çünkü, itirazın iptali davalarında, icra dairesinin yetkisine itiraz halinde, yetkili icra dairesince ödeme emri tebliğ edilmiş olması, HMK'nın 114/2. anlamında özel dava koşuludur. (-----. Bam. -----H.D. ------)İlamsız icra takibinde takip borçlusunun yetkiye ve borca birlikte itirazı nedeniyle takibin durması ve takip alacaklısının takibin devamını sağlamak üzere İcra İflas Kanunu'nun 68 ve 69’uncu maddelerine göre icra hukuk mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemek yerine, aynı Kanunun 67’nci maddesi gereğince mahkemeye başvurarak itirazın iptalini istemesi durumunda, mahkemenin öncelikle icra dairesinin yetkisine yapılan itirazı İcra Hukuk Mahkemesinin yerine geçerek İcra İflas Kanunu 50’nci maddesi hükmü çevresinde inceleyerek sonuçlandırması gerekmektedir. İİK 50/2’nci maddesinde, Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır, icra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara zaptolunur, hükmü yer almaktadır.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih ---- sayılı Kararında belirtildiği üzere; itirazın iptali davasının görülebilmesi için öncelikle ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde yasaya ve yöntemine uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Bir icra takibinde icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise, bu itiraz usulünce incelenip sonuçlandırılmadığı sürece, açıklanan nitelikte bir icra takibinin varlığından söz edilemez.
Bu nedenle, itirazın iptali davasını gören mahkeme, öncelikle bu yönü inceleyip karara bağlamalıdır. Esasen, itirazın iptali davasına bakma yetkisi takibin yapıldığı yer mahkemesine ait olduğundan, mahkemenin, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi zorunludur. Mahkeme bu inceleme sonucunda kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır. Yine, mahkemenin açıklanan yönde yapacağı inceleme ve değerlendirme bakımından kendi yetkisine yönelik bir itiraz bulunup bulunmaması da önem taşımaz. Kısaca, itirazın iptali davasını gören mahkeme, kendi yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, öncelikle icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazı incelemek ve sonuçlandırmak zorundadır. (Yargıtay -----. H.D.-----
İİK'nın 50/1. maddesinde, HMK'nın yetkiye dair hükümlerinin kıyas yoluyla tatbik olunacağı düzenlenmiştir. Buna göre, HMK'nın 6. maddesi hükmü uyarınca kural olarak yasada aksine hüküm bulunmadıkça davanın açıldığı tarihte davalının ikametgahı sayılan yer mahkemesi yetkilidir.
6100 sayılı HMK'nın "yetki sözleşmesi" başlıklı 17. Maddesinde; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş ve doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." Davacı vekili de da dilekçesinde taraflara arasındaki sözleşme kapsamında yetki sözleşmesi düzenlendiğini beyan etmesine rağmen dosyaya konu ile alakalı olarak sözleşmeyi sunmadığı görülmüştür. Dava basit yargılama usulune tabidir. Davacı yan iddialarına ilişkin tüm delillerini dava dilekçesi ile birlikte dosyaya sunması gerekmektedir. Ancak dosya kapsamında yetki sözleşmesini ispata yarar bir belge bulunmamaktadır.
Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, getirtilen icra dosyası ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere;Tarafların tacir olduğu, aralarında imzalanan akit ile mahkeme ve icra müdürlüklerine yönelik yetki sözleşmesi düzenlediklerini ispatlayan delillerin dosyada mevcut olmadığı, buna rağmen icra takibinin ---- İcra Müdürlüğünde başlatıldığı, davalı tarafın açıkça icra dairesinin yetkisine itirazda bulunduğu, taraf şirketlerin merkezinin ----- olduğunun anlaşıldığı, bu durumda, takibin davalının merkezi olan ---- İcra Müdürlüğünce yapılması gerektiği anlaşılmıştır. (İİKm.50; HMKm.17).
Yukarıda açıklanan yasal ve hukuki nedenlerle, ---- İcra Müdürlüğünün yetkisizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine, dilekçe ve dosyasının istem halinde yetkili (-----) İcra Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.-Bu nedenle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1----- İcra Müdürlüğünün yetkisizliği nedeniyle usule uygun yapılmış bir takip bulunmadığından dava dilekçesinin reddine, dilekçe ve dava dosyasının istem halinde yetkili ----- İcra Müdürlüğüne gönderilmesine,
2-HMK m.20/1 uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde ve talep halinde dosyanın yetkili ---- İcra Müdürlüğüne gönderilmek üzere Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine,
3-Yargılama giderlerinin, HMK'nun 331-(2) md uyarınca yargılamaya yetkili mahkemede devam edilmesi halinde bu mahkemece karara bağlanmasına; yetkili mahkemede davaya devam edilmez ise talep halinde dosya üzerinden mahkememizce karara bağlanmasına,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.