T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/744
KARAR NO: 2025/433
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/10/2024
KARAR TARİHİ: 13/05/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı arasındaki ticari ilişkiye istinaden davalıya mal teslim edilerek fatura düzenlendiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle takip başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkile teslim edilen bir mal yada hizmet bulunmadığını, faturaya konu ürünlerin ince işçilik içeriğini ancak müvekkilin böyle bir ürün grubuna ihtiyacı olmadığını, zira müvekkilin sadece kaba inşaat üzerine çalıştığını ileri sürerek davanın reddi ile davacının %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.
DELİLLER:
---- İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı dosya sureti, ticari defter ve belgeler, Vergi dairelerinden gelen ba/bs formları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamıMali Müşavir Bilirkişi raporunda özetle; Davacıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK’nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu sonucuna gidildiği, Sayın Mahkemenizin 16.01.2025 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararında taraf ticari defterlerinin 07.02.2025 günü saat 09:30’da mahkeme salonunda hazır bulundurulması, tarafların yerinde inceleme talep etmesi halinde incelemede muhatap alınacak kişi iletişim bilgileri ile ticari defterlerin bulunduğu yer adresinin 2 haftalık kesin süre içerisinde beyan edilmesi hususunda ara karar kurulduğu, buna karşın davalının belirtilen gün ve saatte ticari defterlerini hazır bulundurmadığı, ayrıca yerinde inceleme de talep etmediği görüldüğünden davalı nezdinde inceleme yapılamadığı, Davacının davalı adına düzenlediği e-faturaların davalıya Gelir İdaresi Başkanlığının e-fatura sistemi aracılığıyla davalıya teslim edildiği, faturaların taraf BA/BS formlarında kayıtlı bulunduğu, davalının davacı adına düzenlediği herhangi bir iade faturasının taraflara ait BA/BS Formunda yer almadığı, Davacının davalı adına 07.02.2024 tarihinde 2 adet karşılığı 64.509,18 TL tutarlı satış faturası düzenlediği, karşılığında davalıdan tahsilat yapıldığına veya iade faturası alındığına dair bir kaydın tespit edilemediği, buna göre 12.08.2024 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 64.509,18 TL borçlu olarak göründüğü, Sayın Mahkemenizin ticari defter deliline göre davacı lehinde hükümde kurması halinde takip tarihi itibariyle davalıdan istenebilir tutarın takipte belirtildiği üzere 64.509,18 TL olacağı, Takiple birikmiş faiz talebinde bulunulmadığı,
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, faturaya dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.
Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.
Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ----İcra Dairesinin ------ esas sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı kayıtlarında 64.509,18 TL alacaklı göründüğü, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davalı tarafından eksiksiz sunulmadığı görülerek davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 64.509,18 TL alacaklı olduğunun anlaşılmıştır.
Davalı yanca bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ve cevap dilekçesinin ıslahı olarak sunulan 12/05/2025 tarihli dilekçesinde; ticari defter ve belgelerinin incelenerek ek rapor alınması talep edilmiş ise de mahkememiz duruşmasında taraflara ticari defter ve belgelerin ibraz edilmesi için kesin süre verilerek sonuçlarının ihtar edildiği, davalı yanca defterlerin ibraz edilmediği ve yerinde incelemede talep edilmediği, davalının defter ve belgelerin ibrazından kaçılmış sayıldığından, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davalı tarafından eksiksiz sunulmadığı görülerek davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılmıştır. Davalı yan cevap dilekçesinde faturaya konu malın teslim edilmediğini savunduğu, 12/05/2025 tarihli dilekçesinde ise ödemelerin defterlere işlenmediğini beyan etmiştir fakat ödeme belgesi de sunmadığı görülmüştür.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 64.509,18 TL alacaklı olduğu, davalı yana verilen kesin süre içerisinde defter ve belgelerini ibraz etmediği, davacı kayıtlarına göre alacaklı olduğu, artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından -----. İcra Dairesinin ------ esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 64.509,18 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi İŞLETİLMESİNE,
3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 12.901,83 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 4.406,62 TL harçtan, peşin yatırılan 779,11 TL harcın düşümü ile geri kalan 3.627,51 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan 779,11 TL harç, 427,60 TL başvuru harcı, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 85,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 7.291,71 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
8-3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.