T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/270
KARAR NO: 2025/364
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/04/2024
KARAR TARİHİ: 24/04/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 17/04/2024 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin bir süre ---- şirketlerinde çalıştığını, müvekkil ile birlikte davalının ---- geliştirdiği ------ Projesinden bağımsız bölüm satın aldığını, karşılığında ------ 2018 yılından başlayan farklı tarihlerde toplamda 1.100.000,00 TL tutarlı kaparo ödemeleri yaptığını, bu ödemelerden 29.03.2018 tarihli 250.000,00 TL'nin davalının----- projesinden satın alacağı taşınmaza ilişkin olarak davalı yanca o tarihte ----- çalışanı olduğu müvekkile ------ hesabına izafeten gönderdiğini, 02.04.2018 tarihli ödemenin ise ----- yönetim kurulu üyesi ------ banka hesabına gönderildiğini, müvekkilin 250.000,00 TL'yi aynı gün içerisinde ------hesabına havale ettiğini, ayrıca davalının yaptığı kaparo ödemelerine teminat teşkil etmesi bakımından müvekkil ve ------- teminat senetlerinin düzenlemesini talep ettiğini, davalının müvekkil ve ----- üzerinden ----- iletilmek üzere 02.04.2018 tarihinde gönderdiği 350.000,00 TL tutarlı ödemeye istinaden müvekkilin 02.04.2018 tarihinde senet düzenlenerek davalıya verdiğini, taşınmaz satışının gerçekleşmemesi üzerine ----- aldığı kaparo tutarlarını iade ettiğini, ancak 350.000,00 TL tutarlı teminat senedinin davalı yanca iade edilmeden ----- Sayılı takibe konu edildiğini ileri sürerek müvekkilin -----. Sayılı takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespiti takibin iptalini, senet bedelinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkil arasında senede dair herhangi bir protokol veya anlaşma olmadığını, davacı ile müvekkil arasındaki senedin teminat olduğunu veya herhangi bir ilişkiye dayalı olarak alındığına dair sözleşme veya taahhüt olmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, takibe dayanak senedin kambiyo senedi vasfına haiz olduğunu ileri sürerek davanın reddini ve davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkuk edilmesini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla yapılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve takibin iptali talebine ilişkindir.
Menfi tespit davası, 2004 Sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Menfî tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat takibe konu senet, kambiyo senedi vasfında olup illetten mücerret olduğu, bu durumda senet nedeni ile borçlu olunmadığına dair ispat yükümlülüğünün davacıya ait bulunduğu, senede karşı senetle ispat kuralı gereğince, davacı borçlunun, takip ve dava konusu edilen senedin bedelsiz veyahut teminat senedi olduğunu yazılı delille kanıtlaması gerekmektedir.
03/10/2024 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 02/01/2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi kök raporunda özetle;
"1.Huzurdaki davaya konu uyuşmazlığı oluşturan işlemlerin gerçekleştiği 2018 tarihinde davacının %50 hisseyle ----- vergi kimlik numaralı ------ortak olduğu, devam eden 2021 yılında %100 hisseyle------%100 hisse ile ortak olduğu, bu itibarla davacının bilanço esasına göre defter tuttuğu ve tacir olduğu, bu minvalde davacıdan 2018-20192020-2021-2022-2023-2024 yıllarına ait ticari defterlerin ibrazı istenmiş ancak uyuşmazlık konusu işlemlerin kaydedildiği mükellefe ait ticari defter bulunmadığının beyan edildiği,
2.Davalının 24.11.2014 tarihinden itibaren "İkamet Amaçlı Olmayan Binaların İnşaat" faaliyetinden kaynaklı mükellefiyet kaydının olduğu, bilanço esasına göre defter tuttuğu, Sayın Mahkemenizin 03.10.2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararında davalıya ait ticari defterlerin 01.11.2024 günü saat 10:30'da mahkeme salonunda hazır bulundurulması, yerinde inceleme talep edilmesi halinde inceleme gününden 10 gün öncesine kadar mahkemeye bu yönde dilekçesi verilmesi yönünde karar kurulduğu, ancak davalının belirtilen gün ve saatte ticari defterlerini hazır bulundurmadığı, ayrıca yerinde inceleme de talep etmediği,
3.Davanın ihbar olunduğu ------ ait ticari defterlerin Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK'nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratlarını yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu sonucuna gidildiği,
4.Davanın ihbar olunduğu ------ ait yerinde inceleme talebine istinaden 2018-2023 yılları arası dönemdeki ticari defterlerin ibrazı istenmiş ancak ticari defter açılış kapanış tasdikleriyle ilgili veri sunulmadığı,
5.Davanın tüm taraflarının tacir olması ve ticari defter delili göz önünde bulundurulduğunda işbu raporda yer verilen tüm tespitlerle ilgili nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu,
6.Mevcut durumda davanın ihbar olunduğu ----- firmasına ait ticari defterlerin incelenmesi ve dosya kapsamına göre irdeleme yapılarak işbu raporun takdire sunulduğu, buna göre;
7.Davalının, davanın ihbar olunduğu ------ toplamda 1.125.000,00 TL ödeme gerçekleştirdiği, davalının taşınmaz alımından vazgeçmesi veya satışın iptal olması nedeniyle ------ firmalarının davalıya toplamda 1.100.000,00 TL iade gerçekleştirdiği, davalının 29.03.2018 tarihinde 250.000,00 TL olarak davacıya ödediği bedelin, aynı tarihte davacının 225.000,00 TL olarak ------ hesabına banka havalesi yoluyla aktardığı, bu işleme göre davacının davalıya 25.000,00 TL borçlu kaldığı, dosyada mübrez 18.01.2020 tarihli mutabakat metnine göre ------ firmalarının davalıya borcu kalmadığı hususunun belirtildiği,
8.Huzurdaki davaya esas, ------.İcra Dairesinin ------- Esas sayı ve 04.10.2022 tarihli takip dosyasında 350.000,00 TL tutarlı 02/04/2018 Tanzim Tarihli,13/06/2020 Vade Tarihli Senet örneğinin dosya içeriğinde bulunmadığı, davacının daha sonra tarafımla paylaştığı belgelerde de bu senedin olmadığı, dava dilekçesi ekinde mübrez 25.12.2019 tarih ----- numaralı banka dekontunda -----tarafından "verilen sende mahsubenf' açıklamalı 350.000,00 TL tutarlı ödemenin davalıya gerçekleştirildiği yapıldığı görülmekle birlikte ödemenin hangi senede mahsuben yapıldığının anlaşılamadığı,
9. Yukarıda yer verilen tüm tespitler neticesinde davalının, davanın ihbar olunduğu ------ Firmalarına toplamda 1.125.000,00 TL ödeme gerçekleştirdiği, davalının taşınmaz alımından vazgeçmesi veya satışın iptal olması nedeniyle ------- firmalarının davalıya toplamda 1.100.000,00 TL iade gerçekleştirdiği, davalının 29.03.2018 tarihinde 250.000,00 TL olarak ödediği bedeli davacının aynı tarihte 225.000,00 TL olarak ------ hesabına banka havalesi yoluyla aktardığı, bu işleme göre davacının davalıya 25.000,00 TL borçlu kaldığının tespit edildiği," şeklinde tespitte bulundukları görülmüştür.
Bu açıklamalar ışığında somut vakıaya gelince; Davacı, davalının ----- şirketlerinden taşınmaz satın aldığını buna yönelik kaparo adı altında ödemeler yaptığını bu kapsamda davalıya teminat senedi verildiğini ancak taşınmaz satışının gerçekleşmemesi nedeniyle kaparo ödemelerinin iade edildiğini buna rağmen davalının teminat senedini iade etmeyerek haksız bir şekilde icraya koyduğunu ileri sürmüştür.
Davacı taraf ticari defterleri incelenmek istenmiş ise de uyuşmazlık konusu işlemlerin kaydedildiği mükkellefe ait ticari defterler bulunmadığı beyan edilip ticari defterler sunulmamıştır.
Davalı taraf ticari defter ve belgeleri sunmamıştır.
Kambiyo senetleri sebepten mücerrettir. Soyut borç ilişkisi doğurur. Kambiyo senetlerinden dolayı borçlu olmadığını iddia eden iddiasını ispatla yükümlüdür. Davacı imza inkarında bulunmadığından ancak çek bedelini ödediğini veya cirosunun hata, hile ikrah yoluyla yapıldığını ispat ederek borçtan kurtulabilir. Davacının bu yönde bir iddiası yoktur.Dava dışı -------ticari defteleri üzerinde yapılan incelemede dava konusu senedin ticari ilişki kapsamında ticari defterlerde kayıtlı olmadığı her ne kadar kayıtlarda bulunan 25.12.2019 tarihli 'verilen senede mahsuben' açıklamalı 350.000 TL bedelli ödemeye yönelik bir kayıt var ise de bu kaydın dava konusu senede yönelik olduğuna ilişkin bir atıf bulunmadığı bununla birlikte davacının düzenleme tarihi itibariyle tacir sıfatına haiz olup dava konusu senet dışında davalı ile aralarında başkaca ticari ilişki olup olmadığının da saptanamadığı bu haliyle ispat yükü üzerinde olan davacı tarafça ispat faaliyeti yerine getirilemediğinden delillerinde dayanmış olduğu ve kendisine hatırlatılan yemin deliline başvurmadığı da göz önünde bulundurularak davanın reddine dair aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.
Her ne kadar dava tarihi itibariyle eldeki dava zorunlu arabuluculuk prosedürüne tabi olup taraflarca bu konuda herhangi bir başvuru yapılmamış ise de yargılama sırasında sehven bu durum fark edilmemiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-18.04.2024 tarihli ara karar ile İİK 72/3 Maddesi gereği tedbir kararı verildiği ve fiilen uygulandığı görülmekle davacı aleyhine İİK'nın 72/4. Maddesi gereği takip konusu alacak olan 350.000,00 TL üzerinden hesaplanan %20 oranında ki 70.000 TL inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3- Peşin alınan 5.977,13TL harçtan, alınması gerekli 615,40 TL peşin harcın düşümü ile geri kalan 5.361,73 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,
5-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
6-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 56.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dair; gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.