T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/94
KARAR NO: 2025/139
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 26/12/2024
KARAR TARİHİ: 20/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ----------- sahibi olduğu ----------- Şirketini 08.06.2021 tarihinde bir devir sözleşmesi akdedildiği ve bu sözleşmeye göre davalılar ----------, ---------- ve ----------- bahse konulu şirketin tüm hisselerini almalarına karşın; sözleşmeye göre 10.06.2023 tarihinde --------- İli --------- İlçesi -------- Ada ---------- Parselde kain, ---------- Kat, ------------ Bağımsız Bölümün devir ve teslimini kabul ve taahhüt taahhüt ettikleri, söz konusu taşınmazın inşa edilmesi gereken bir projeye konu olduğu ancak aradan geçen zamana rağmen inşaata başlanmadığı, bahse konu sözleşme yükümlülüklerinin hiçbirinin yerine getirilmediği, davalıların devir yükümlülüklerini yerine getirmemek suretiyle temerrüde düşürülmüş olup bu durumun ---------- Noterliği’nin 24.11.2023 tarih ve---------- yevmiye numaralı ihtarnamesiyle davalılara bildirildiği, temerrüdün ardından davalılar hakkında ---------- İcra Dairesi’nde ---------- Esas Sayılı dosyada 100.000 USD bedelli cezai şart (Ekte bulunan devir sözleşmesinin 19. maddesi) alacağı için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ancak davalıların hukuka aykırı bir şekilde bu takibe itiraz ettiği ve takibin durmasına sebebiyet verdiklerinden bahisle davalıların ---------- İcra Dairesi ---------- Esas Sayılı dosyasında yapmış oldukları haksız itirazlarının iptali ile takibin devamını, davalıların kötü niyetli itirazları nedeniyle alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, dava süresince davalıların malvarlıklarına ihtiyati tedbir konulmasını ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalılar vekili 14.02.2025 tarihli dilekçesinde özetle; davacı taraf ile 08/06/2021 tarihli Limited Şirket Devir Sözleşmesi akdedilmış olsa da müvekkillerden -------- işbu sözleşmenin özel hükümlerinin açıklandığı kısmında imzası bulunmadığı, bu davalı yönünden cezai şart talep edebilmesi mümkün olmadığını, söz konusu şirketin devrine ilişkin sözleşme, taraflara karşılıklı edimler yüklendiği, şirketin devir bedelinin 400.000,00 TL olarak belirlendiği, davacıya yapılacak ödemenin ---------- ilindeki dairenin devredilmesiyle ödendiğini, -------- tarafından devredilen --------- Şirketi'nin devir tarihinde devam eden ancak henüz inşaatına başlanmamış 2 adet projesi bulunduğu, müvekkillerinin şirketin aktifi olarak sayılabilecek bu çok öenmli projeleri göz önünde bulundurarak şirketi de almak istediği, davacının şirketin devredildiği tarihte henüz işine başlamadığı 2 proje için sözleşmeye aykırı davranarak gerekli kaynakları sağlamadığı söz konusu projelere davacının sözleşmede kararlaştırılan edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle başlanamadığını, davacı tarafın sözleşme ile üstlendiği edimleri ifa ettiğini ispatlaması gerektiği, söz konusu cezai şartın geçersiz olduğu talep edilebilmesinin ise mümkün olmadığını, söz konusu ceza koşulu taraflar arasındaki adi sözleşmede kararlaştırıldığı, ---------- Noterliği'nin ----------- yevmiye numaralı 08/06/2021 tarihli resmi sözleşmede cezai şart yer almadığını, ihtiyati tedbirin red edilmesi gerektiğini, haklı itirazlarımızın kabulü ile davanın reddini, davacı tarafın aleyhlerine başlattığı ---------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ E. Sayılı icra takibinin iptalini, kötü niyetli olarak takip başlatan davacı tarafın aleyhine öncelikle takip bedelinden kısmi ret olması halinde reddedilen miktar üzerinden %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, şirket hisse devrine ilişkin olarak devir sözleşmesinde düzenlenen cezai şart alacağının tahsili amacıyla davalılar aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava asliye hukuk mahkemesinde açılmış ---------- Sayılı ilamı ile 30.12.2024 tarihli kararı ile görevli mahkemelerin Asliye Ticaret mahkemeleri olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir. Davanın 03.02.2025 tarihinde mahkememize tevzi edildiği görülmüştür. Davacı vekiline arabuluculuk son tutanağını sunması hususunda muhtıra çıkarılmış ancak süresi içerisinde tutanağı sunmamıştır. 19.12.2018 günlü ----------- yayımlanarak, yürürlüğüne giren 7155 Sayılı Kanunun 20. maddesi ile 6102 Sayılı TTK. 'nın ( 5. ) maddesine eklenen 5/A maddesi gereğince ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmasından önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak düzenlenmiş olması ve 7155 Sayılı Kanunun ( 23. ) maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 18/A ( 2 ) maddesi ile "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hlinde herhangi bir işlem yapılmakszın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir'' hükmü getirilmiştir. Arabuluculuk tamamlanabilir dava şartı mahiyetinde değildir.
----------- Sayılı kararında "....Arabuluculuk, tamamlanabilir nitelikte bir dava şartı olmayıp ilk derece mahkemesince tefrik edilen maddi, manevi tazminat istemleri yönünden dava tarihinden sonra arabuluculuğa başvurulmuş olması nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi yerindedir..." belirtmiştir. 6325 sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk kanununun 18/A maddesi " (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir..." hükmüne haizdir.--------- Sayılı ilamında görevsiz mahkeme aşamasında arabuluculuk dava şartının tamamlanması halinde mahkemece bu nedenle red kararı verilemeyeceğini belirtmiştir. Benzer şekilde---------- Sayılı ilamı ile görevsiz mahkemeye dava açıldıktan sonra ancak dosya görevli mahkemeye gönderilmeden önce arabuluculuk dava şartının tamamlanması halinde davanın usulden reddine karar verilemeyeceğini belirtmiştir. Bazı istinaf daireleri ise ticari dava niteliğinin görevsiz mahkemEde dava açılması ile ortadan kalkmayacağını bu nedenle dava şartlarının davanın açıldığı tarih itibarı ile değerlendirilmesi gerektiği görüşündedir. Yukarıda yer verilen emsal kararlarda belirtildiği üzeere arabuluculuk tamamlanabilir dava şartı değildir. Asliye Hukuk mahkemesince görevsizlik kararı verilmiş olup davacı yanca verilen karar istinaf edilmemiştir. Davacı şayet görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunu düşünüyor ise aynı zamanda arabulucuya başvurması gerektirdi. Ticari davalarda nitekim Arabulucuya başvuru dava şartıdır. Davacıya bu hususta ihtar keşide edilmiş davacı arabulucuya başvurduğuna dair delil sunmadığı gibi son tutanak da sunmamıştır. Kanun hükmü açık olup davacı dava dilekçesine arabuluculuk süreci sonunda anlaşmaya varılamadığına dair son tutanak aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini eklemek zorundadır. Uygulamada görevsiz mahkemede dava açılması halinde ilgili mahkemedeyken bu eksikliğin tamamlanmış olması halinde bu nedenden ötürü red kararı verilmeyeceği çoğunlukça benimsenmiş ise de davacı yanca bu yol da tüketilmeden eldeki dava mahkememize tevdii edilmiştir. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-6100 sayılı HMK'nın 114/2, 115/2 ve 6325 sayılı kanunun 18/A-2 madde ve fıkraları uyarınca davanın USULDEN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL maktu harcın, peşin alınan 44.106,63 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 43.491,23 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider/delil avansının taraflara veya ahzu kabza yetkili vekillerine iadesine,
5-Davalı tarafından yapılmış bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalılar vekille temsil edildiğinden ve red sebebi aynı olduğundan yürürlükte olan Avukatlık Asgari ücret tarifesi gereği 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ------------ Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/02/2025