T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/13
KARAR NO: 2025/732
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/01/2025
KARAR TARİHİ: 11/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
"Müvekkil Şirket tarafından işletilen köprü ve otoyoldan, Davalıya ait, dava dilekçemiz ve delil listemiz ekinde sunulan listede (Ek-1) belirtilen,------plakalı araç ile gerçekleştirilen ihlalli geçişler nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla ------İcra Müdürlüğü ---- Esas Sayılı dosyasından başlatılan icra takibinden gönderilen ödeme emri, davalıya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu, İcra takibine itiraz ederek durdurmuştur. İtiraz konusu alacak hakkında takibin devamı amacıyla işbu dava ikame edilmektedir. Yapılan itiraz haksız ve yersiz olup itirazın iptali gerekmektedir. Şöyle ki; Davalı her ne kadar itiraz edip takibi durdursa da ihlalli geçiş vakıalarına itiraz etmemiş olduğu da açıktır. Müvekkil Şirket, 3996 sayılı “Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun” ve ----- (eski ------) sayılı “3996 Sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun Uygulama Usul ve Esaslarına İlişkin” Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde özel yetkili bir anonim şirket olarak kurulmuş olup, “ ------ Geçişi ve Bağlantı Yolları Dahil) Otoyolu Projesi” nin yap-işlet-devret modeli ile yapımı ve işletilmesini, Karayolları Genel Müdürlüğü ile imzalamış olduğu 27 Eylül 2010 tarihli Uygulama Sözleşmesi çerçevesinde üstlenmiş bulunmaktadır. 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 30.maddesinin 5. Fıkrasında “Geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir.” denilmektedir. Söz konusu fıkranın ikinci cümlesinde ise “Bununla birlikte, bu maddenin yedinci fıkrasına tabi olmak üzere ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlerden, ödemekle yükümlü oldukları geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin bir katı ceza tahsil edilir. Ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beşinci günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza, araç sahibine ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgiler doğrultusunda, en az on beş gün önceden kısa mesaj, e-posta, ihbarname, e-devlet bildirimi vb. yöntemlerinden en az biriyle bilgi verilir. Bu tutar genel hükümlere göre tahsil edilir.” hükmü ile Müvekkil Şirket’e işletici şirket sıfatıyla geçiş tutarının 1 katı ve 4 katı tutarındaki ceza tutarını genel hükümlere göre tahsil etme hak ve yetkisi verilmiştir. Otoyol’dan ihlalli geçiş yapan araç sahibinden, geçiş ücreti ile bu ücretin 1 (bir) katı ve 4 (dört) katı tutarında ceza, Müvekkil Şirket tarafından genel hükümlere göre yani özel alacak olarak tahsil edilir. Söz konusu alacağın özel bir alacak olduğu hususu 27 Şubat 2018 tarihli ve ---- Sayılı ----- Gazete’de yayınlanan -----. sayılı Anayasa Mahkemesi red kararının ------ Asliye Ticaret Mahkemesi’nce 6001 Sayılı kanunun 30. Maddesinin kısmen iptaline ilişkin yapılan başvuruya ilişkin red kararı) 24. Maddesinde de belirtildiği üzere “bu sebeple ödenecek cezanın da kolluk faaliyeti içinde yer alan idari nitelikte bir yaptırım olarak kabul edilmesi mümkün değildir.” şeklinde ifade edilmek suretiyle de Anayasa Mahkemesi tarafından da tasdik edilmiştir. Öncelikle, şikayete konu borcun sebebini teşkil eden ihlalli geçiş fiilinin tanımlanması gerekmektedir. İhlalli geçiş, Müvekkil Şirket tarafından yapımı ve işletmesi üstlenilen otoyolun geçiş ücreti ödenmeksizin kullanılması anlamına gelmektedir. Yasa gereği ihlalli geçiş vakıası ödemesiz geçiş anında tamamlanır ve ihlalli geçiş cezası ödemesiz geçiş anında kesinleşir. Ancak yasada öngörülen 15 günlük yasal süresi içinde geçiş ücretinin ödenmesi halinde ihlalli geçiş cezası yine yasa hükmü gereği kendiliğinden terkin olur. Müvekkil Şirket’in, ortakları yine özel hukuk hükümlerine tabi ticaret şirketleri olan, özel hukuk hükümlerine göre kurulmuş bir anonim şirket olması ve ayrıca ilgili mevzuatta böyle bir şartın aranmaması nedeniyle resmi tebligat yapma ve bu tebligat ile karşı tarafı temerrüde düşürme yetkisini haiz değildir. Müvekkil Şirket bir kamu kurumu olmadığı için 6001 sayılı Kanun uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretinin, geçiş tarihini izleyen15 (on beş) gün içerisinde ödenmemesi halinde 1 (bir) katı, 45 (kırk beş) gün içerisinde ödenmemesi halinde ise 4 (dört) katı tutarındaki ceza 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nda düzenlenen idari yaptırım (idari para cezası) olmayıp Borçlar Kanunu tahtında özel alacak statüsündedir ve genel hükümlere göre araç sahibinden tahsil edileceği açıkça 6001 sayılı Kanunda düzenlenmiştir. Bu nedenle, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nda düzenlenen idari yaptırım (idari para cezası) kararının ilgili kişiye resmi tebligat ile tebliğ edilme zorunluluğunun özel şirketler tarafından işletilen otoyollarda gerçekleştirilen ihlalli geçişlerin tahsili sürecine de uygulanması gerektiğinin iddia edilmesi hukuka aykırıdır. Nitekim Müvekkil Şirketin bildirim yükümlülüğünün bulunmadığı hususu Ek-7’de sunulan T.C.----- BAM -----H.D.’nin -------Sayılı kararında belirtildiği şekilde “Bu durumda davalının ihlali sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır.” ifadesi ile de sabittir. Müvekkil Şirket tarafından işletilen Otoyol’da yer alan gişeler ----- ve nakit/kredi kartı/banka kartı olarak tahsilat yöntemi bazlı özgülenmiştir. ------ gişelerinden yapılan geçişlerde ücret toplama sisteminin süresi içerisinde ---- için ---- bankasından---- için ----- olumlu provizyon alınamaması ve bu nedenle ----- veya --- geçiş ücreti tahsilatı yapılamaması halinde geçiş esnasında gişede yer alan bariyerler açılmamaktadır. Bu halde araç sürücüsünün ilgili butona basıp oluşan ihlalli geçiş kaydına ilişkin, geçiş ücretinin hangi surette nereye ödeneceğini, yasal ödeme süresinin ne kadar olduğunu, geçiş tarihini izleyen 15 günlük yasal sürenin bitiminde ödeme yapılmaz ise geçiş ücreti ile birlikte 1 (bir) katı, geçiş tarihini izleyen 45 gün içerisinde ödeme yapılmaz ise geçiş ücreti ile birlikte 4 (dört) katı cezanın ödenmek zorunda kalınacağını, ödemenin geciktirilmesi halinde tutara eklenecek diğer masrafların neler olduğunu belirtir ihlalli geçiş bildirimini (“İGB”) alması akabinde bariyer kalkar ve geçiş sağlanır. İGB sadece bilgilendirme amaçlı olarak düzenlenerek ihlalli geçiş anında, araç sürücüsüne teslim edilmektedir (Ek-2). 6001 sayılı Kanun’un 5. fıkrasına 5 Temmuz tarihli 7417 sayılı Kanun ile eklenen cümle ile getirilen araç sahibine bilgi verme yükümlülüğü ceza tutarının tahakkukuna ilişkin bir ön şart olmayıp geçiş ücreti ve ceza tutarından oluşan alacağın genel hükümlere göre tahsilinden yani, icra takibi başlatılmadan önce, yerine getirilmesi gereken bir yükümlülüktür. Söz konusu yükümlülük araç sahibine bilgi vermekten ibaret olup tebliğ şartı söz konusu değildir. Zira bu durum 7417 sayılı Kanun’un gerekçesinde de “kırk beşinci günden sonraki süreçte ise en az on beş gün önceden, araç sahibinin ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgileri doğrultusunda, KEP, SMS, posta, kamu hizmetlerine erişim imkânı sağlayan yasal internet platformu (e-devlet), e-posta gibi kanallardan herhangi biriyle bilgilendirilmesi ve geçiş ücreti ödenmeden giriş çıkış yapılan mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört kat tutarının, icra takibi başlatılmadan tahsil edilebilmesi imkanının getirilmesi amaçlanmıştır.” denilerek bilgilendirme konusunda karşı tarafın bu bilgilendirmeye vakıf olup olmadığının, başka bir ifadeyle tebliğ şartının aranmayacağı açıkça ifade edilmiştir. Zira madde metninde yer alan ve saymaca olmayan bilgi verme yolları da değerlendirildiğinde (SMS, e-devlet gibi) yasal bir tebliğ şartının teknik olarak aranamayacağı anlaşılmaktadır. Ayrıca benzer bir durum aynı kanunun idari para cezalarının düzenlendiği 30. maddesinin 1. fıkrasında “idari para cezasının tebliğ edilip edilmediğine bakılmaksızın” şeklinde açıkça ifade edilmiştir. Bununla birlikte Müvekkil Şirket adına kayıtlı telefon numarası bulunan araç sahibi gerçek kişilere SMS; adına kayıtlı telefon numarası bulunmayan araç sahibi gerçek kişiler ile tüzel kişilerin adreslerine “İhlalli Geçiş İhtarnamesi” göndererek geçiş ücreti ve tahakkuk etmiş ceza tutarının ödenmesini talep etmektedir. SMS gönderimine ilişkin olarak belirtmek gerekir ki; Müvekkil Şirket tarafından Türkiye Noterler Birliği kanalı ile temin edilen T.C. kimlik numaraları üzerinden GSM operatörleri telefon numarası sorgusu yapmakta ve yine GSM operatörleri tespit edebildiği numaralara SMS gönderimini gerçekleştirmektedir. Bu kapsamda GSM operatörleri söz konusu operasyonu telefon bilgisini paylaşmaksızın gerçekleştirdiğinden, Müvekkil Şirket’in borçluların telefon numarası bilgisine hiçbir zaman erişimi bulunmamaktadır. Ayrıca gerçek kişi araç sahipleri açısından ihlalli geçişlere ilişkin bilgiler e-devlet platformu ile paylaşılarak ilgili kişilerin söz konusu geçişlerden cezasız ve sonrasında da cezalı dönemde haberdar olmaları sağlanmaktadır. Somut olayımızda her ne kadar müvekkil şirketin bilgilendirme yükümlülüğü bulunmasa da davalı şirketi KEP sisteminden bilgilendirmiştir. Uygulama Sözleşmesi uyarınca Müvekkil Şirket, kurması gereken ücret toplama sistemini Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen otoyollarda kullanılan ------ ve ---- sistemlerine ait etiketlerin etiket değişikliğine ihtiyaç duyulmadan kendi kuracağı ücret toplama sisteminde de kullanılabilecek şekilde uyumlu tesis etmekle yükümlüdür. Müvekkil Şirketin bu kapsamdaki sorumluluğu sadece geçiş esnasında, geçiş yapan araçlarda bulunan geçiş ücretinin tamamını karşılamaya yeterli bakiyeye sahip (zira 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 84 uyarınca borcun tamamının belli ve muaccel olduğu hallerde alacaklı kısmen ifayı kabule zorlanamaz), sağlam ve çalışır durumdaki ----- ve ---- etiketlerinden etiket değişikliği-gerektirmeyecek şekilde geçiş ücretinin tahsil edilmesi ile sınırlıdır. Zira ---- ödeme sistemi, kullanılan etiketi sağlayan bankaya ve-----ödeme sistemi de -----ait olduğundan Müvekkil Şirketin söz konusu sistemlere müdahalesi mümkün değildir. Geçiş anında, ---- bankasından/----- için ---- provizyon (ön onay) alma süresinde (3 saniye) olumlu cevap gelmemesi halinde (ki trafiğin sürekli akmak zorunda olduğu otoyol işletmesinde provizyon süresi sınırı olmaksızın böyle bir ödeme sisteminin çalışması teknik olarak mümkün değildir), sistem tarafından (talep edilen) provizyon için iptal talebi ---- bankasına-----için ------ gönderilir ve süreç ihlalli geçiş olarak sonlandırılır. Müvekkil Şirketin geçiş ücretini, geçiş sonrası fakat geçiş tarihinden itibaren 15 gün içerisinde, etiketlerde geçiş ücretini karşılamaya yeter tutarın olması halinde, otomatik olarak etiket hesaplarından, ilgili banka sisteminden günlük yapılan elektronik sorgularla, tahsil etmesine (“Otomatik Tahsilat Yöntemi”) ilişkin kanuni bir yükümlülüğü bulunmamaktadır. Ancak tüm bunlara rağmen, müşteriden gelen yoğun talep üzerine müşterilere yardımcı olmak adına Müvekkil Şirket tarafından Otomatik Tahsilat Yöntemi ile geçiş ücretinin tahsilatı yapılmaktadır. Öte yandan, ----- bankasından---- için------ olumlu provizyon alınamaması ve bu nedenle Otomatik Tahsilat Yöntemi ile tahsilatın yapılamaması araç sahibinin ödemeye ilişkin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı gibi, böyle bir durumda Müvekkil Şirkete herhangi bir sorumluluk atfedilemeyeceği de açıktır. Gerek geçiş anında gerekse geçiş tarihinden itibaren 15 (onbeş) günlük süre boyunca ----- veya ------ etiketine bakiye yüklenmesi veya bakiye bulunması Müvekkil Şirket tarafından işletilen Otoyol’dan gerçekleştirilen ihlalli geçişlerin bedellerinin ödenmiş olduğu anlamına gelmemektedir. Bir geçiş ücretinin tahsil edilebilmesi için, geçiş tarihinden itibaren 15 günlük cezasız dönemde Müvekkil Şirket tarafından geçiş yapan aracın ----- etiketine yapılan sorgu sonucunda ----- bankalarından----- olumlu provizyon alınması ve geçiş ücretlerinin Müvekkil Şirket hesaplarına aktarılması gerekmektedir. Kaldı ki söz konusu sistemler Müvekkil Şirkete ait olmadığı için Müvekkil Şirketin hiçbir şekilde araç sahibinin ----- hesap bilgilerine erişimi bulunmamaktadır. Müvekkil Şirketin geçiş ücretinin tahsiline yönelik sorumluluğu, ----- bankalarına------ geçiş anında geçişi gerçekleştiren araç üzerinde tespit edebildiği etiket bilgileri vasıtasıyla sorgu göndermekle sınırlı olup söz konusu yükümlülüğünü yerine getirmiştir. Bu doğrultuda geçiş tarihini müteakip Davalı’ya ait ------ hesabına gönderilen başarılı sorgulara ilişkin kayıtları Sayın Mahkeme dikkatine Ek-3’de sunmaktayız. Bu kapsamda 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu uyarınca, ihlalli geçişe ilişkin alacaklar götürülecek borç niteliğini haiz olup geçiş ücretlerinin başka bir ifade ile Müvekkil Şirket’ten alınan hizmetin karşılığının süresinde ödenip ödenmediğinin takibinden tek başına araç sahibi sorumludur. Müvekkil Şirket geçiş tarihi itibari ile araç sahiplerine geçiş ücretini ödeyebilmeleri için bir çok ödeme kanalı sunmaktadır. Araç sahipleri geçiş tarihinden itibaren 15 gün içerisinde araç plakası üzerinden Müvekkile Şirkete ve -’ye ait internet sitesi ve gerçek kişiler açısından e-devlet (Otoyol, Köprü ve Tünel Geçiş, İhlalli Geçiş ve Borç Sorgulama) üzerinden sorgu yaparak geçiş ücretini ceza tahakkuk etmeden ödeyebilmekte, geçiş ücreti herhangi bir nedenle tahsil edilemedi ise bunu tespit edebilmektedir. Araç sahipleri, temin edilen araç sahiplik bilgilerine istinaden plakaya ilave olarak aynı şekilde T.C. Kimlik numarası ve Vergi numarası üzerinden de sorgulama ve ödeme yapılabilmektedir. Araç sahiplerinin bu kapsamda geçiş ücretinin Müvekkil Şirketten kaynaklanan nedenlerle ödenememesi iddiası tamamen haksız ve dayanaktan yoksundur. Yukarıdaki izahatlerimiz çerçevesinde, [Davalı borçlunun ihlalli geçişi inkâr etmeksizin,] icra dosyasına yapmış olduğu itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğu açıktır. Takip talebi ile talep edilen geçiş ücreti, ceza tutarı ve süresi içinde ödemesini yapmamış olması nedeniyle talep edilen faiz yasalara uygun olduğundan, itirazın iptal edilerek takibe devam edilmesine cevaz verilmesini talep ederiz. İzahatlar çerçevesinde davalı borçlunun itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun, icra takibini sürüncemede bırakmaya yönelik itirazlar olduğu açık olarak görüldüğünden itirazlarının tümden iptali gerekmektedir. Bu kapsamda davalı yana %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesi gerekmektedir. Bilindiği üzere,“6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 73/A Maddesinin 1. fıkrasında: "Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." denilmektedir. Mahkemenizde görülecek itirazın iptali davası öncesinde davacı müvekkili temsilen tarafımız ve davalı/ davalı vekili arasında ----- Arabuluculuk Bürosunda ------ Arabuluculuk Numarası ile görülen arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşma sağlanamamış ve fakat işbu itirazın iptali davasında dava şartı gerçekleştirilmiştir. İşbu arabuluculuk görüşmesine ilişkin anlaşamama-son oturum tutanağını Sayın Mahkemenize sunarız. (Ek-4) İşbu yukarıda izah edilen nedenlerle dava açma zorunluluğu hasıl olmuştur.Yukarıda belirtilen sebepler ve mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle;Yapılacak yargılama neticesinde davalının ----. İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptali ile alacağın yasal faizi ve diğer tüm ferileri ile birlikte tahsili için takibin devamına ve emsal kararlarda da hükmedildiği şekilde borçlu aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderlerinin Davalı üzerinde bırakılmasına ve lehimize vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini saygılarımızla talep ederiz." şeklinde talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Mahkemenizin yukarıda esas numarası yazılı dosyası ile müvekkilim aleyhine itirzın iptali davasında yasal süresi içinde davaya karşı cevaplarımızı sunuyoruz. Müvekkil aleyhine davacı----- tarafından 08.11.2024 tarihinde ------ İcra Müdürlüğü’nün ------ Esas sayılı icra dosyası ile takip talebi 11.770,00 TL tutarlı takip başlatılmış; yasal süresi içinde tarafımızca borca itiraz edilmiştir. Davacı taraf, sayın mahkemeniz nezdinde müvekkil aleyhine itirazın iptali davası açmıştır. Müvekkilin dava konusu araçlarında ------- ve ---- Otoyolundan yetersiz bakiye veya plaka okunamadığından kaçak geçiş yapıldığı gerekçesiyle ceza kesilmiştir.Olay tarihinde ilgili köprüden yapılan geçişlerin tamamı müvekkil tarafından ------- hesabından/kredi kartından ------ ödenmiştir; müvekkilin hiçbir kusuru olmadığı ve geçiş ödemelerini eksiksiz yapmış olduğu halde halde tarafımıza haksız biçimde kesilen para cezası hukuk devletinde kabul edilemez bir durumdur. Ayrıca kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilin kaçak geçiş yapmış olduğunu varsaydığımız taktirde de Karayolu geçişlerinde uygulanan 15 gün içerisindeki ceza bildirimleri de müvekkile yapılmamıştır yapılmamıştır.Müvekkilin davacı tarafından aleyhine başlatılan icra takibinde borçlu olduğu herhangi bir rakam bulunmamaktadır. İş bu sebeplerle icra takibinin iptali gerekmektedir.Yukarıda açıklanan ve mahkemenizce re’sen nazara alınacak sebepler neticesinde; itirazın iptali davasının reddi ile % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" şeklinde talep de bulunmuştur.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle;"Davalı (borçlu)-------. tüzel kişi tacir sıfatını haiz olduğu, 12/08/2024 Tarihinde 2 kez - 08/09/2024 tarihinde 2 kez olmak üzere 4 kez ihlalli geçiş yapıldığı .geçişler yapılırken Geçiş Sistemini yetersiz bakiye ile geçiş ihlali yaptığı, geçiş ihlalinin gişe kayıtları, ------- hesap sorgulama kayıtları ile sabit olduğu ancak davacı borçlunun kanunla kendisine verilen süre içinde geçiş ücretini usulüne uygun bir şekilde ödenmediği, geçiş hizmeti ile ilgili olarak taraflar arasında bir ihtilaf (gişe arızası, aracın geçtiği halde geçmedi iddiası) bulunmadığı,------ ticari işletmesi Davalı işletiminde olan Otoyollardan geçtiği, ancak 4 geçiş için geçiş ücreti 2.354,00 TL ödenmediği, (1 +4) katı cezası ile 11.770,00 TL tahsil edilemediği, Davacı şirketin davalıdan toplam 11.770,00 TL. tutarlı geçiş ihlali alacağı için, icra takip tarihi olan 08.11.2024 tarihinden dava tarihi olan 07.01.2025 tarihine kadar (dava tarihinden sonraki faiz hakları saklı kalmak üzere) 936,76 sı faiz ile 187,35 TL.si KDV olmak üzere toplamda 12.894,11 TL. Alacaklı olduğu, Davacı tarafın talebi, davalının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesi talebinin ve diğer taleplerinin karşılanması Sayın Mahkemeniz takdirinde olduğu," şekliğnde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.
Davacı şirket, davalı şirkete ait olan ------ plaka sayılı aracın, işletmecisi olduğu köprü veya otoyoldan geçiş bedellerinin ödememesi nedeniyle geçiş ücreti ve 4 katı ceza bedelinin ödenmesi için davalı şirket aleyhinde ---- İcra Müdürlüğü'nün ------- Esas sayılı takip dosyasında genel haciz yolu ile icra takibi başlatmıştır. Davalı tarafından, borcun bulunmadığı ileri sürülerek borca, faize ve fer'ilere itiraz edilmiştir.
Davacı şirket, takipteki alacağını köprü geçiş ücreti ve geçiş ihlalinden kaynaklanan ceza bedeline dayandırmaktadır.
Türkiye’de bazı otoyollar özel yetkili olarak kurulan sermaye şirketleri veya yabancı şirketler tarafından 3996 sayılı “Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun” ve ------ sayılı “3996 Sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun Uygulama Usul ve Esaslarına İlişkin” Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde, Karayolları Genel Müdürlüğü ile imzalanan “Uygulama Sözleşmesi” kapsamında işletilmektedir.
Somut olayda, davalı şirkete ait aracın, davacının işletmiş olduğu köprüden (veya otoyoldan) 08/09/2024-12/08/2024 tarihleri arasında 4 defa geçiş yaptığı, aracın geçiş ücretinin kanunda belirtilen 15 günlük süre içerisinde ödenmediği, davacının ayrıca geçiş ücretinin dört katı tutarındaki ceza bedeline de hak kazandığı, davalının geçiş ihlalini yapan aracın maliki olduğu ve ihlalli geçişin yapıldığı tarihte ------- hesabında yeterli bakiye bulunmadığı tespit edildiğinden kaçak geçişe ilişkin ödeme yapılmadığı, 4 defa kaçak geçiş ücreti ve ceza ücreti olmak üzere toplam11.770,00 TL olarak bilirkişi tarafından hesaplandığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
------ Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesi'nin ------ esas ve ---- karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; "... konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE..." şeklindeki hukuki değerlendirmelerin ışığı altında alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.Davada hükmolunün miktarın 2025 yılı kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL nin altında kalması nazara alınarak kesin olarak karar verilmiştir. Zira ----- Bölge Adliye Mahkemesinin ---- Hukuk Dairesi'nin ------ esas ve ------ karar sayılı ilamında benzer konuya ilişkin; " ... karar altına alınan miktarın yıllar itibariyle yeniden değerlendirme oranları nazara alındığında 2021 yılı istinaf kesinlik sınırı olan 5.880,00 TL' nin altında kaldığı, dolayısıyla istinafa gelen davalı yönünden kabul edilen dava miktarı itibariyle mahkeme kararının tutar itibariyle kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından tarafça yapılan istinaf başvurusunun bu sebeplerle reddinin gerekeceği, kanunun bahşetmediği bir hakkın ise mahkemece taraflara verilemeyeceği, dolayısıyla yerel mahkeme kararında istinaf yasa yolunun açık olduğunun bildirilmesinin taraflar lehine kazanılmış hak doğurmayacağı üzere davalı vekilinin istinaflarının esastan incelenemeyeceği anlaşılmıştır. " şeklinde karar verildiği görülmüştür.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından -----. İcra Dairesinin ------ sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE,
2-Takip konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 804,00 TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak alınan 615,40 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan bakiye 188,60 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 11.770,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç toplamı 1.230,80 TL ile 7.370,00 TL ( bilirkişi ücreti, kep reddiyatı, posta masrafı, elektronik posta masrafı) olmak üzere toplam 8.600,80 TL olan yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Arabuluculuk ücreti 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Davacı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra davacıya iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, dava değeri kesinlik sınırının altında kalması nazara alınarak KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.