T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/1017
KARAR NO: 2025/74
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/12/2024
KARAR TARİHİ: 30/01/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: " 09.08.2024 tarihinde, davalı şirketin sahibi olduğu ---- plakalı araç, müvekkile ait ---plakalı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olup işbu kaza neticesinde tanzim edilen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre davalının aracı, tam ve asli kusurlu olarak tespit edilmiştir. Müvekkil araç ticari nitelikte taşıma işi yapan kamyonet tipi araçtır. Müvekkil nakliye işi yapan vergi levhası ile çalışan bir şahıs şirketi olduğundan aracı kullanmaktan mahrum kalmış, kazanç kaybı meydana gelmiştir.Kaza sonucu müvekkilin maliki olduğu araçta, kazanç kaybı bakımından uğradığı zarar miktarı tam olarak belirlenememektedir. Kaza sonucunda uğranılan zarara ilişkin alacak değerinin tam ve kesin olarak belirlenememesi sebebiyle bu hususta yapılacak tespit sonucunda talep miktarımız artırılmak üzere kazanç kaybı tazminini talep etmekteyiz. Huzurdaki davaya konu 09.08.2024 tarihli trafik kazası neticesinde Müvekkile ait araçtaki kazanç kaybı bedellerinin kesin olarak belirlenmesi mümkün olmayıp müvekkilden aksi de beklenemez. Kazanç kaybı hesaplamasında; hasar gören aracın bilirkişilerce araçtaki hasarın durumu, resim, fatura ve dosyada mevcut diğer belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde ilgili aracın hasar miktarı belirlenerek tespiti gerekmektedir. Öte yandan trafik kazasında hasar gören davacı aracının onarımı için geçecek makul sürenin belirlenmesi, özel ve teknik bilgi gerektiren bir husustur. Müvekkilin uğradığı hak mahrumiyet kaybı miktarı uzman bilirkişilerce yapılacak inceleme sonucu tam ve kesin olarak belirlenebilecektir. Kaza sonucunda Müvekkilin aracı hasara uğramış olup söz konusu hasar sonucunda ortaya çıkan ve müvekkilin işbu kaza sebebiyle aracını kullanamadığı gün sayısınca uğramış olduğu kazanç kaybı bedeli ortaya çıkmıştır. Buna göre Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli ---- sayılı ---- Gazete'de yayımlanan----. Sayılı kararı uyarınca Müvekkile ait aracının uğradığı hak mahrumiyeti bedelinin hesaplanması ve neticede davalıdan tazmini gerekmektedir. Yukarıda açıklanan ve Sayın Mahkemenizin takdir edeceği üzere Müvekkile ait aracın uğramış olduğu kazanç kaybı bedelinin tahsili amacıyla huzurdaki davanın ikame edilmesi gereği hasıl olmuştur. Sayın mahkeme tarafından kurulacak tensip zaptıyla dosyanın ön inceleme duruşması beklenmeksizin bilirkişiye gönderilmesini talep ediyoruz.Taraflar arasındaki uyuşmazlık ticari nitelikte olduğu için taraflar arasında dava şartı arabuluculuk görüşmeleri yapılmış, taraflar anlaşamadığından işbu davayı açmak zorunluluğu doğmuştur." denmiştir.
Davalı tarafın usulüne uygun tebliğe rağmen dosyamıza herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) ilişkin karar verilmesi davasıdır.
6100 sayılı HMK'nın 313. Maddesi gereği, Sulh görülmekte olan bir davada tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacı ile mahkeme huzurunda yaptıkları bir sözleşme olarak tanımlanmış , maddenin 2. Fıkrasında tarafların ancak üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıklarda sulh olabilecekleri, 314. Maddede hüküm kesinleşinceye kadar her zaman tarafların sulh olabilecekleri, 315. Maddede ise sulhun ilgili bulunduğu davayı sona erdireceği ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı, tarafların sulh sözleşmesine göre karar verilmesini istememeleri durumunda davanın esası ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verileceğini belirtmiştir.
Davacı vekili 29/01/2025 tarihli beyan dilekçesi ile davalı taraf ile sulh olduklarını beyan etmiştir. Beyan dilekçesinin ekinde davacı ve davalı vekillerinin e-imza ile imzaladıkları görülmüştür.Tarafların yargılama sırasında sulh oldukları, dava konusu ödemenin gerçekleştiğini, birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığı görülmüş, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Tarafların sulh oldukları anlaşılmakla, esas hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına,
2-Sulhün ilk celseden önce yapıldığı anlaşıldığından Harçlar Kanunun 22. Maddesi uyarınca alınması gereken 205 TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak yatırılan 427,60 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 222,60 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana İadesine,
3- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4- Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Tarafların birbirinden vekalet ücreti talebi olmadığı görülmekle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6- 6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının taraflara iadesine,
7-Sulh sözleşmesinde hüküm olmamakla birlikte davalının borcunu ödediği görülmekle Adalet bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kadyına,
Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, --- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, taraf vekillerinin yokluğunda karar verildi.