T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/100
KARAR NO: 2025/59
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/02/2024
KARAR TARİHİ: 22/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan firmanın e-ticaret hizmetleri olarak hizmet veren bir firma olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında anlaşma sağlandığını , 01/06/2021 tarihli sözleşme gereği taraflar arasında ticari ilişki kurulduğunu, cari hesap ekstresine göre müvekkilinin ticari satışlarından ve fatura ve diğer ödemelerden kaynaklı alacağının bulunduğunu, ancak davalı/borçlu tarafınca 4.660.728,83-TL borcun ödenmediğini, davacı şirketin alacaklarını tahsil edemeyince; ---- Genel İcra Müdürlüğü’nden ------ Sayılı dosyası ile takibin başlatılmış olduğunu , davalı şirket tarafından yetkiye itiraz edildiğini, bunun üzerine dosyanın ---İcra Dairesi----- Sayılı dosyasına borçlu tarafından itiraz edildiğini, davalının itirazı üzerine yapılmış olunan takibin durduğunu, bu sebeple icra takibine, borca ve faizine tüm yönleri ile itirazda bulunan borçlu şirkete karşı dava açma zaruriyetlerinin doğduğunu, borçlunun itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı ve sözleşme ile kararlaştırılan hususların davalılar tarafından ihlal edildiğini tarafların ticari defter, fatura ve cari hesap kayıtlarından da bu durumun anlaşıldığını, ---- Arabuluculuk Bürosu ----- Başvuru numarası, ----- arabuluculuk dosya numarası ile başvuruda bulunulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, davalının itirazının haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğundan dolayı iptalinin gerektiğini, davalı tarafın her ne kadar borcu olmadığı iddiasında bulunmuş ise de gerek yapılan işlere binaen kesilen faturalardan görüleceği, gerekse yapılacak olan ticari defter incelemesinde borçlu olduğu ve kötü niyetli olarak takibi durdurduğunun görüldüğünü, tüm bu nedenlerle takdiren teminatsız mahkeme aksi kanaatte ise belirlenecek uygun miktar teminatla davalının taşınır taşınmazları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, davanın kabulü ile davalı borçlunun ------İcra Müdürlüğü’nün ------ sayılı dosyaya ilişkin asıl alacağa ve ferilerine yaptığı itirazının iptali ve takibin devamı ile takipten sonra takip taleplerindeki faiz oranından aşağı olmamak üzere yukarıya doğru işleyecek faize hükmedilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle takibin durduğunu ve % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalıya 07/03/2024 tarihinde 35. Maddeye göre tebligat yapıldığı halde davaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava ---- İcra müdürlüğünün ------Sayılı icra takip dosyasına davalının itirazının iptali şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarına ilişkindir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış davacı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişiden rapor alınmıştır. Bilirkişinin 14.03.2024 tarihli raporunda özetle; "....davacı ----- 2021-2022 hesap dönemi ticari defterlerine ait tasdik
işlemlerinin 6102 Sayılı TTK’ nun 64/1 gereğince yasal süreleri içinde notere açılış ve kapanış
tasdiklerinin yapıldığı, e-defter dönemine ilişkin beratlarının yasal süresi oluşturulduğu, defterlerin
65. Maddesinde belirtildiği şekilde tutulduğu. 6100 Sayılı HMK’ nun 222/2 maddesine göre defterler
kayıtlarının kendi içinde birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil niteliğinde olup-olmadığının
takdirinin Sayın Hakimliğinizde olduğu, defter kayıtlarına göre davacı --- davalı ..----- 4.410.728,83 TL alacaklı göründüğü hususları Sayın Hakimliğinize Saygıyla Arz olunur.''şeklinde rapor sunduğu görülmüştür.Mahkememizin ön inceleme duruşmasının 3 nolu ara kararı ile davalı yana ticari defter ve kayıtlarını 08.11.2024 günü saat 10:00 da hazır etmesi aksi halde bu delillere dayanılmış olmaktan vazgeçilmiş sayılacağı ve karşı yanın muntazam tutulmuş ticari defter ve kayıtlarına göre karar verileceği hususu ihtar edilmiş, söz konusu ihtarlı davetiyenin davalıya tebliğine rağmen davalı yan belirlenen günde ticari defter ve kayıtlarını sunmamış davaya cevap da vermemiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Taraflar arasında 01.06.2021 tarihli sözleşme olduğu davacı yanca ispat edilmiş buna dair sözleşme sureti zaten ibraz edilmiştir. Davacı ve davalının vergi dairesine bildirdikleri BA/BS formları incelendiğinde uyumlu olduğu, 2 adet fatura karşılığı kdv hariç her iki tarafın da 2.766.878,00 TL bildirimde bulundukları kdv dahil söz konusun rakamın davacı defterlerinde aynen yer aldığı,kalan borç bakiyesinin de gönderilen havale-eft işlemlerinden kaynaklandığı görülmüştür. Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Kanun koyucu bu yol ile davaya cevap dahi vermeyen, duruşmalara katılmayan davalılar karşısında tacir olan davacıları ispat külfeti hususunda lehine bir düzenleme getirmiştir. Davalının ihtarlı ara karara rağmen ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı görülmüş 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi gereği usul ve yasaya uygun tutulmuş davacı ticari defter ve kayıtlarına itibar edilmiştir. Her ne kadar davacı yanca dava ve takip 4.660.728,83 TL üzerinden açılmış ise de davacının ticari defterleri kısmen aleyhine delil teşkil etmekte olup yapılan incelemede davacının kendi defterlerine göre davalıdan 4.410.728,83 TL alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır. Alacak faturalar ve eft işlemlerinden kaynaklı açık hesap ilişkisine dayanmakla belirli ve likit alacak olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın kısmen kabulüne,
A-Davalının ---- İcra müdürlüğünün ----Sayılı dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile ; Takibin 4.410.728,83 TL asıl alacak üzerinden devamına ,
B- likit asıl alacağa vaki haksız itiraz nedeni ile asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 882.145,76 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Fazlaya dair istemlerin reddine,
2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 301.296,89 TL harçtan peşin alınan 56.289,96 TL harcın mahsubu ile bakiye 245.006,93 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı 56.289,96 TL nispi harç toplamı 56.717,56 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 496.536,44 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan 534,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 5.400,00 TL bilirkişi ücreti toplamı 5.934,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 5.615,70-TL sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Adalet bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.952,64 TL'sinin davalıdan, 167,36 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
8-Kararın kesinleşmesi ve talep halinde HMK 333. maddesi gereği artan gider avansının yatırana İADESİNE,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.