T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/298
KARAR NO: 2025/639
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/04/2025
KARAR TARİHİ: 10/07/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 07/04/2025 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ------ Şirketine ait 23.06.2022 tarihinde -----adresinde ve 21.05.2022 tarihinde ------ adresinde bulunan kablolarına ve aydınlatma direğine hasar verildiğinden bahisle bir takım icra takibi yapıldığı, davalı ------ Şirketi şirket adına icra takiplerine itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talepli huzurdaki davayı ikame ettiği anlaşılmıştır.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; " Huzurdaki davaya konu talepler zamanaşımına uğramış olup, davanın usulden reddi talep olunur. Davacı tarafça her ne kadar söz konusu tarih ve adreslerde müvekkil şirketçe davacıya ait malzemelere ve alt yapısına ait kablolara hasar verildiğine ilişkin hasar tespit raporları, fotoğraf vb. evraklar dosyaya sunulmuş ve söz konusu hasarlara müvekkil şirketin eyleminin neden olduğu iddia edilmişse de sunulu evraklar tetkik edildiğinde müvekkil şirketin hasar verdiğine ilişkin herhangi bir somut veri bulunmadığı anlaşılmaktadır. Salt davacı şirket personellerince tutulan tutanaklar ile müvekkil şirkete kusur atfedilemeceği hukuken açıktır. Zira ilgili adreslerde ve tarihlerde müvekkil şirketçe kazı çalışması yapılıp yapılmadığı veya kazı için ilgili belediyelerden ruhsat başvurusunda bulunulup bulunulmadığı yine müvekkil şirket ilgili iş birimlerince inceleme ve araştırma yapılmış olup, söz konusu tarih ve adreslerde çalışma yapılmadığı gibi ruhsat başvurusunda da bulunulmadığı tespit edilmiştir. Bu hususun ilgili belediyelere müzekkere yazılarak müvekkil şirketçe çalışma ruhsatı alınıp alınmadığının mahkemenizce sorulması talep olunur. Aynı zamanda söz konusu yerlerde müvekkil şirket çalışması olmadığı gibi dava dışı şirketlerce de çalışma yapılmış olabileceği düşünülmektedir. İş bu sebeple davacı tarafça ileri sürülen iddialar tarafımızca kabul edilebilir değildir. Bu hali ile davacı tarafça somutlaştırılamayan ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi talep olunur.
Yukarıda izah edildiği üzere ve davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davaya konu adreslerde müvekkil şirketçe herhangi bir çalışma yapılmadığı ve dolayısıyla davacı şirketin alt yapısına müvekkil şirketçe zarar verildiği açıktır. Bu bakımdan davacının iyi niyetli olduğundan bahsedilemez. İş bu sebeple takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı/davacı aleyhine takibe konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talep olunur.
Arzedilen nedenlerle huzurdaki davaya konu olayda müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluk ve kusuru söz konusu değildir. Davacının denetime elverişli olmayan taleplerini ispat etmesi gerekmektedir. İş bu sebeplerden dolayı davanın reddine karar verilmesini arz ve talep ediyoruz. " denmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacının haksız fiilden kaynaklı olarak uğramış olduğu zararları davalıdan tahsiline yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.
Haksız fiillere uygulanacak üç zamanaşımı süresi belirlenmiştir. Bunlar, zarar görenin zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren başlayacak iki yıllık zamanaşımı; fiilin vukuundan itibaren işleyecek on yıllık zamanaşımı ve fiilin aynı zamanda ceza kanunlarında düzenlenmiş olması halinde uygulanacak olan ceza zamanaşımı süreleridir.
Somut uyuşmazlıkta, dava konusu 3 adet icra takibi olduğu ve bu icra takiplerine konu 23.06.2022, 21.05.2022, 03.09.2022, 10.09.2022 ve 01.08.2022 tarihli hasar tespit raporlarının düzenlendiği olayın, maddi hasara dayalı olması nedeniyle, uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasını gerektirir bir durumun bulunmadığı, ayrıca zarar ve fail hasar tespit raporları ile belirlenmiş olup on yıllık zamanaşımının da uygulanma yeri bulunmadığı bu sebeple davaya konu talep yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresi geçerli olduğu, davacı tarafından davalı aleyhine;-23.06.2022 ve 21.05.2022 tarihli hasarlara ilişkin -----İcra Dairesi -----Esas sayılı dosya ile 20.01.2023 tarihinde icra takibi başlatılması ile 2 yıllık zaman aşımı süresinin kesildiği, ilgili icra dosyasında davacı tarafça en son yapılan işlemin 24.01.2023 tarihli ödeme emrinin tebliği işlemi olduğu ve bu tarihten itibaren iş bu davanın açıldığı 04/04/2025 tarihine kadar zaman aşımı süresini kesen başka bir işlem bulunmadığı,(Arabuluculuk durma süresi: 22.08.2024-12.09.2024*21 gün)
-03.09.2022 ve 10.09.2022 tarihli hasarlara ilişkin -----İcra Dairesi ------ Esas sayılı dosya ile 20.01.2023 tarihinde icra takibi başlatılması ile 2 yıllık zaman aşımı süresinin kesildiği, ilgili icra dosyasında davacı tarafça en son yapılan işlemin 24.01.2023 tarihli ödeme emrinin tebliği işlemi olduğu ve bu tarihten itibaren iş bu davanın açıldığı 04/04/2025 tarihine kadar zaman aşımı süresini kesen başka bir işlem bulunmadığı,(Arabuluculuk durma süresi: 22.08.2024-12.09.2024*21 gün)
-01.08.2022 tarihli hasara ilişkin ------İcra Dairesi ----- Esas sayılı dosya ile 20.01.2023 tarihinde icra takibi başlatılması ile 2 yıllık zaman aşımı süresinin kesildiği, ilgili icra dosyasında davacı tarafça en son yapılan işlemin 11.02.2023 tarihli ödeme emrinin tebliği işlemi olduğu ve bu tarihten itibaren iş bu davanın açıldığı 04/04/2025 tarihine kadar zaman aşımı süresini kesen başka bir işlem bulunmadığı,(Arabuluculuk durma süresi: 22.08.2024-12.09.2024*21 gün) bu haliyle her üç takip yönünden de zamanaşımı durma süreside eklendiğinde kesilme tarihinden itibaren 2 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu, davalı tarafça da cevap dilekçesinde ve yasal süresi içerisinde zamanaşımı definin ileri sürmüş olduğu anlaşılmasına göre davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harcın peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,
4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 24.015,21 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.