T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/833
KARAR NO: 2024/733
DAVA: Tespit
DAVA TARİHİ: 12/11/2024
KARAR TARİHİ: 13/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davalı ---- tarafından ----- numaralı zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı ---- plakalı aracın 05.08.2023 tarihinde müvekkiline ait ---- plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebep olması nedeni ile HMK 106/1. madde gereğince tespit davalarının kabulü ile; 05.08.2023 tarihinde gerçekleşmiş olan kaza sebebiyle müvekkile ait ----- plakalı araçta oluşan ve davalı tarafça TRAMER'e hatalı olarak bildirilen hasar kaydının 73.739,76-TL olduğunun tespitine, karar kesinleştiğinde, kaydın düzeltilmesi amacıyla karardan bir örneğin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne (TRAMER'e) gönderilmesine,
yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına,
karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, davalı Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi veri tabanında kayıtlı hasar bedeli kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir. Yargı yolunun caiz olmaması, dava şartı olup yargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliğinden gözetilir. Sigorta Bilgi Merkezi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca Hazine Müsteşarlığı nezdinde kurulan, tüzel kişiliği haiz, yine denetimi adı geçen Müsteşarlık tarafından gerçekleştirilen bir kamu tüzel kişisidir. Davalı, kamusal kurallar çerçevesinde faaliyet göstermekte olup eylem ve işlemleri de kamusal niteliktedir ve kamu hizmeti kavramı çerçevesindedir. İstemin ileri sürülüş biçimine göre davacı; açıkça, davalı kamu tüzel kişisinin hizmet kusuruna dayanmıştır. Kamu hizmetinin görülmesi sırasında ve hizmet kusurundan doğan zararların gideriminde idari yargı görevlidir. (2577 sayılı İYUY. m.2) (Emsal:Yargıtay ---- HD 29/01/2015 tarihli ----sayılı kararı) Yine Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 29/12/2014 tarihli ----- sayılı kararı ile, kaza tespit tutanağındaki kusur oranlarının yeniden tespiti istemiyle Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine karşı açılan davada, kaza tespit tutanağının adli yargıda açılacak bir eda davasında kullanılabilecek bir belge olması ve idari yargıda tespit davası şeklinde dava olmaması nedeniyle adli yargı görevli bulunmuş, aksi halde idari yargının görevli olacağı kabul edilmiştir, iş bu davanın ise tespit davası niteliğinde olmaması ve düzeltilmesi talep edilen hasar kaydının adli yargıda açılacak bir eda davasında kullanılabilecek bir belge niteliğinde olmaması nedeniyle idari yargının görevli olduğu sonucuna varılmaktadır.
Nitekim ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi'nin ---- esas ve ----- karar sayılı ilamında benzer konuya ilişkin; "Davalı Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 31/B maddesi uyarınca Hazine Müsteşarlığı nezdinde kurulan, tüzel kişiliği haiz, yine denetimi adı geçen Müsteşarlık tarafından gerçekleştirilen ve faaliyetlerini 09/08/2008 tarihli ---- yayınlanan Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği kapsamında yürüten bir kamu tüzel kişisidir. Davalı Trafik Sigortaları Bilgi ve Gözetim Merkezi, kamusal kurallar çerçevesinde faaliyet göstermekte olup eylem ve işlemleri de kamusal niteliktedir ve kamu hizmeti kavramı çerçevesindedir.Davacının davadaki talebi, davacı hakkında oluşturulan davalı kurum tarafından oluşturulan kaydın silinmesi istemine, diğer bir ifadeyle, davalı kurum nezdinde davacı hakkında kayıt oluşturulmasına dair davalı kurum işleminin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, bu işlemin iptali istemine ilişkindir. Yani, davacı, müvekkili hakkında davalı kurum veri tabanında oluşturulan kaydın hukuka aykırı olduğunu iddia etmekte ve bu kaydın silinmesini, yani iptalini talep etmektedir. Dava, gerek bu nedenle ve gerekse ilk derece mahkemesinin karar gerekçesinde gösterilen nedenlerle idari yargının görev alanında kalmaktadır." şeklindeki gerekçelerinin ışığı altında davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Yargı yolunun caiz olmaması, davaya bakmakta idari yargının görevli olması nedeniyle HMK 114/1-b maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Peşin alınan harcın karar harcına mahsubu ile yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana İADESİNE,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere, tarafların yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.