T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/20 Esas
KARAR NO:2025/1054
DAVA: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/01/2023
KARAR TARİHİ: 17/12/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan iş bu Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) dava dosyası ele alınarak incelenedi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;1) Müvekkil ve davalı------ %50 oranında hissedarını oldukları ------sermaye ile kurulduğunu, Davalı -------, imza yetkisine haiz şirket müdürü konumunda ortak olduğunu, Müvekkilin, kuruluş aşamasında sermayenin kendi payına düşen 300.000 TL'lik kısmını şirkete nakden ödediğini, Davalı ----- sermaye taahhüdü tutarı olan 300.000 TL nin 230.000 TL'si, "şirket adına bankadan kredi çekilmesi" sureti ile temin edildiğini, Bu tutar, davalı ----- tarafından şirkete ödenmiş bir tutar olmadığını, 230.000 TL banka kredisi şirketi borçlandırmak suretiyle bankadan temin edildiğini ve ------sermaye taahhüdü ödemesi" şeklinde muhasebeleştirildiğini, davalının şirkete bu miktarı borçlu olduğunu, kalan 70.000,00-TL nin ise müvekkil tarafından davalıya borç verilerek şirkete ödendiğini, davalının bu parayı ise müvekkilin şahsına borçlu olduğunu, davalının kendi mal varlığından hiç para vermeden şirketin %50'sine ortak olduğunu, Gıda sektöründe faaliyet gösteren ------tarihinde, -----tarafından bir şarküteri marketi kurulması ve -----ürünlerinin burada satılması" hususunu düzenleyen bir "bayilik sözleşmesi" imzaladığını, Şirketin Kuruluş tarihinden itibaren 1 yıl aktif olarak faaliyeti devam eden şirketin, o dönemden beri davalının tek imza yetkilisi ve müdürü olduğunu, Davalının bu süre zarfında şirketin hesapları ve yapılan tüm ticari işler hakkında müvekkile bilgi vermekten kaçındığını, İki kız kardeşin eşleri olan müvekkil ve davalı tarafından birlikte bir şarküteri marketi işletmek amacıyla açılan bu şirket yalnızca davalı tarafından işletildiğini, müvekkili şirketin mali durumu hakkında bilgilendirmemiş olan davalı, şirketi de kötü yönettiğini, zarara sebebiyet vererek sermayeyi yitirmesine sebep olduğunu, davalının şirketin ticari faaliyetini sürdürdüğü sırada, bayilik sözleşmesinde bayilik verene karşı cari hesapta borçlu olunabilecek en yüksek borç tutarının üzerinde borçlandığını, müvekkilin bayilik verene bayilik sözleşmesinden doğacak borçların teminatı olarak kendi taşınmazını ipotek ettiğini, davalı kusurundan kaynaklanan bir "paraya çevrilme riski" ni beraberinde getirdiğini, Davalının, şirketin şarküteri işletmesi için "sıhhi müessese ve işyeri açma ruhsatı" almamakta ısrar ettiğini, bu sebeple şirketi yasal yaptırımlarla karşı karşıya getirdiğini, Müvekkil, bu hususlarda ortağı davalı ile yaptığı görüşmelerde çözüm bulamadığını, bayilik veren -------------- yevmiye numarasıyla ihtar keşide ettiğini, Bu ihtarın keşidesi sonrasında Davalı, ------- tarihinde şirket aleyhine pek çok hüküm ihtiva eden ve müvekkilin sonradan haberdar olduğu, nerdeyse "şirketin tasfiyesi niteliğinde" yeni bir protokol imzalayarak bayilik sözleşmesini karşılıklı feshettiğini, Bu protokolle, kuruluş maliyeti 700.000 TL nin üzerinde olan, kurulu bulunduğu adreste, bayilik verenin de markasıyla bir müşteri portföyü ve bir ticari değer kazanmış olan, kar etme kapasitesi ve olasılığı yüksek olan işyerini 450.000 tl gibi çok çok düşük bir bedel karşılığında, bayilik veren şirkete adeta hediye ettiğini, Her ne kadar bu protokolün metninde, bu anlaşmanın bir ticari işletme devir sözleşmesi olmadığı beyan edilmiş olsa da; "...ticari işletmenin kapanış işlemlerinin gerçekleştirilmesiyle ilgili olarak işyerindeki tüm mevcut küçük ve büyük tüm demirbaşların ------360.000+ %18 KDV (kendilerince fiyat biçerek) satılması, işyerinde satılmak üzere mevcut olan ürünlerin yine ------ şirketine (piyasa değerinin altında) fatura edilerek satılması" gibi maddelerin mevcut olması nedeniyle, -------elinde sadece tabelasının kaldığını, davalının kendi payına düşen sermaye ödemesi olan 270.000,00-TL için şirket adına çektiği krediyi ise buradan gelen para ile ödediğini, bu şekilde şirketi tekrar zarara uğrattığını, Davalının, Şirketin bu zararının yanı sıra, Şirketin amacının ortadan kalmasına neden olacak değerinin çok altındaki bir bedel ile devretmek suretiyle, kusurlu olduğunu, müdürlük görevine uygun özeni göstermediğini, Davalının şirket sermayesinin kendi payına düşen kısmının ödenmesi için şirket adına alınan kredinin geri ödemesini yapmadığını, Kredi veren bankanın, müvekkilin aynı bankada bulunan şahsi hesaplarından, kredi taksit tutarlarını tahsil yoluna gittiğini, Davalı aleyhine, şirkete verdiği nakdi zararın şirkete ödenmesini teminen dava şartı zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, anlaşmanın sağlanamadığını, Davalının, ----- vermiş olduğu zararın, şimdilik 15.000 TL tutarındaki kısmının Davalı ------ 6102 s. TTK 1530. Maddesi hükmünce belirlenecek faiz oranı üzerinden, dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili ile müvekkilin de %50 hisse ile ortağı olduğu---- ödenmesini, Bu Dava sonucunda verilecek hüküm kesinleşinceye kadar ------ malvarlığında azalmaya sebep olacak tüm işlemlerin durdurulmasına, Yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin müdür sıfatı ile şirketin faaliyetine uygun ve makul özeni gösterdiğini, müvekkilin şirketten alacaklı olduğunu ve şirketin idamesi için fedakarlık yaparak çalıştığını , davacı tarafın şirketin idamesini değil şirketin zararını amaçladığını, huzurdaki davanın bu sebeple açıldığını, Limited şirketlerde sorumluluk esasen şirket tüzel kişiliğine ait olduğunu, müdürlerin sorumsuzluğu esas olduğunu, Müvekkilin kusuru ile sorumlu olduğu hiçbir husus bulunmadığını, davacı yanın iddiaları da ispatlanmadığını, TTK'nın ayrıca müdürlere sadece görev ve yetkilerin devredileceği kişilerin seçiminde makul özen yükümü yüklediğini, davacının müvekkilin şirketin zarara uğradığına dair iddialarının yersiz olduğunu, Müvekkilin şahsi hesabından borç verdiğini, Babasına ait gayrimenkulü ipotek ettiğini, alacaklı durumda olmasına rağmen şirketin devamı için mücadele ettiğini, şirketin ticari faaliyetleri hakkında davacı yanı her hafta bilgilendirdiğini, Müvekkil bu şirketi kurmadan önce -------- alanında lider elektrik tesisatı proje firmalarından birinde üst düzey proje yöneticisi olarak çalıştığını, Davacı ile bacanak olduklarını ve davacının da ısrarı ile birlikte şirket kurduklarını ve ticarete başladıklarını, davacının sürekli para talep ettiğini, bunun üzerine şirketin hesaplarından düzenli olarak şirketten hesabına emanet bedeller gönderildiğini, Müvekkil müdürü olduğu şirketin menfaatlerine olacak şekilde peynir ve şarküteri sektöründe başarılı olan ------- firmasının bayiliğini aldığını, Ancak sektör, pandemi, ekonomik kriz nedenleri ile istenilen karlılık sağlanamadığını, Davacının şirket işleri ile hiçbir zaman şirketle ilgilenmediğini, şirket adına açılan Şarküteri dükkanına da hiç gelmediğini, Şirketin ve şirkete ait dükkanın tüm yükünü tek başına müvekkilin ilgilendiğini, hem müdür vasfı ile hem de fiilen bir işçi gibi bütün işlere koşturduğunu, davacının iddia ettiği gibi yegane mal varlığı bu dükkan olduğnu, şirket gıda ve muhtelif sektörlerde faaliyet amacıyla kurulduğunu, davacı ortak olarak edimlerini yerine getirmediğini, büyüme ve nakdi destek olmadığını, sermaye sağlamadığı için faaliyetleri hep dar kapsamda kaldığını, Şirketin işletilmesi, muhasebesi, personel takibi, müşteri ilişkileri tamamen müvekkil tarafından İstanbul’da şirket merkezinde organize edildiğini ve davacıyla da yapılan her iş için istişare edildiğini ve bilgilendirme yapıldığını, Davacı bu süreçlerin hiçbirinde fiilen yer almadığını, keyfi olarak davrandığını, yurtdışında ikamet etmeye devam ettiğini, Şirket açılış döneminde mağazanın kiralanması, gerekli yıkım ve yapım işlerinin takibi, kiralama sözleşmelerinin hazırlanması tüm iş yükü müvekkilim üzerinde bırakıldığını, davacının ise kuruluş gününden itibaren sadece para istediğini, neredeyse günlük hasılatından pay istediğini, pandemi öncesi işlerin çok daha iyi gitmesi sebebiyle başka dükkanlar açmak teklifleri geldiğini, Sermaye ve maliyet analizi yapmadan şirketin var olan işlerinin yürütülmesi için gereken desteği sağlamadan afaki talepler karşısında müvekkilin önceliklerinin açılan mağazada işleri stabilize etmek olması gerektiğini bildirdiğini, Pandemi nedeni ile mağazanın açılmasının yasak olduğunu, tedarik zincirinin aksadığını, sokağa çıkma yasaklarının yaşandığı ve kısıtlamaların bazılarının kalkması ile --------------enelindekileri büyük çoğunluğunun şehri tek etmesi gibi nedenleri ile şirketin zarara gittiğini, bu nedenle ------ şirkete olan ödemelerde gecikmeler yaşandığını, distribütör firmanın mal gönderme konusunda şirketi aksatarak mağdur ettiğini, davacının ortaklık devam ederken bayilik alınan firmaya ihtar çekerken kötü niyetli olduğunu, bayilik alınan ------- genel merkezini arayarak satın alma müdürü ile tartıştığını, ikili ve ticari ilişkilerin zarar görmesine sebep olduğunu, Şirket faaliyetlerine devam ederken davacı vekili vasıtası ile, şirket müdürü olarak müvekkilin de bilgisi olmadan bayiliği alınan -------- şirketi genel merkezine şirketin faaliyetlerinin durdurulmasını talep eder bir ihtar gönderdiğini, ortaya çıkan huzursuzluk ve pandemi sebepli ödemelerin gecikmesi sebebiyle------- bayilik sözleşmesinin de feshi ile tabelaları indirmek ya da kendilerine devretmelerini talep etmelerine neden olduğunu, Bayilik sözleşmesindeki yükümlülükler ve portföy tazminatı ile karşılaşmamak adına dükkanı üçüncü bir kişiye bile devrine müsaade etmeyeceklerini belirttikleri için müvekkilin şirketin menfaatine uygun olacak çözüm ile davacıya bilgi vererek dükkanın -------- devri gerçekleştirildiğini, Devir kararı ile firmanın teklifi 250.000 ₺ olduğunu ancak müvekkilin baskısı ve pazarlıklar neticesinde şirket menfaatleri çerçevesinde bu rakam 430.000 ₺ olarak belirlendiğini ve bayiliğin ödeme alınarak devredildiğini, Müvekkilin şirket için yapılacak ödemeleri teminen babasının evini ipotek gösterdiğni, kredi kullandığını, Şirket resmi hesap ve kayıtlarında her şeyin usulünce ve şeffaf olduğunun görülebileceğini, Müvekkilin Şirket son derece şeffaf bir şekilde yönetildiğini ve yönetilmeye devam edildiğiniş, Şirketin kar etmesi adına elinden gelen tüm gayreti gösterdiğini, Davacı müvekkilin gece yarısı evine geldiğini ve olayın ceza yargılama yoluna gidildiğini, Müvekkilin, genel kurul kararı kapsamında hiçbir çekince yaşanmadan Müdür olarak seçildiğini, açıklanan nedenler yönünden davanın usul yönünden zaman aşımına uğramış dava hakkı nedeniyle reddine, aksi takdirde devam edilecek yargılamada haksız ve kötü niyetli davacının işbu davasının esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava miktar itibarı ile basit yargılama usulüne tabi yönetici sorumluluğu kaynaklı bir tazminat davasıdır. ------ tarihli celseye davacı vekili iştirak etmediğinden ve davalı yanca dava takip edilmediğinden işlemden kaldırılmış davacı yanca yenilenmiştir. ---- tarihli duruşmadan davacı vekili haberdar olduğu halde iştirak etmemiş geçerli bir mazeret de bildirmemiştir. Davalı yanca davanın takip edilmek istenmediği belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 320/4. Maddesi basit yargılama usulüne tabi davalarda işlemden kaldırılmasına karar verilen bir dosya yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa dava açılmamış sayılır hükmüne haizdir. Somut olayda davanın bir defa işlemden kaldırıldığı ve yenilendiği ve 2. Defa takipsiz bırakıldığı, davanın basit yargılama usule tabi olduğu görülmekle davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Alınması gereken 615,40-TL harcın dava açılırken peşin olarak yatırılan 179,90 TL harçtan mahsubuna, bakiye 435,50-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacının yaptığı harç ve giderlerin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı yanca yapılan 14.000,00 TL bilirkişi ücreti, 145,25 TL posta ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 14.145,25 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde avans davacıya İADESİNE,
6-Davalı vekille temsil edildiğinden yürürlükte olan Avukatlık asgari ücret tarifesi gereği 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
7- Adalet bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, Gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 17/12/2025