T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/132 Esas
KARAR NO: 2025/1012
DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/02/2024
KARAR TARİHİ: 04/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Araç kiralama işiyle iştigal eden müvekkilinin ----sözleşmesiyle davalıdan ----- no.lu sabit telefonuyla ilgili ------ hizmeti almaya başladığını, ----- tarihinde davalı şirket tarafından kurulan sistemin-----içi çeşitli hat sahiplerine çoklu sanal aramalar gerçekleştirilmesi nedeniyle müvekkili tarafından santral hizmetinin kullanılamadığını, durumun davalı tarafa bildirildiğini yaklaşık 10 gün sonra siber saldırıların son bulması nedeniyle santralın tekrar müvekkili tarafından kullanılmaya başlandığını, ancak müvekkile ait ----- numaralı sabit telefon hattından çoklu siber saldırı-aramalar nedeniyle müvekkiline ait telefonun-----müşterileri tarafından aranmasının ------ tarafından bloklandığını-engellendiğin, engelin kaldırması amacıyla müvekkili tarafından davalı tarafa ----- tarihlerinde başvuru yapıldığını ancak sorunun giderilemediğini, müvekkilinin ----- defalarca müracaatı ve kendi gayreti neticesinde ------ firması tarafından bloklama işlemine son verildiğini ve santralın tekrar ---- tarafından aranmaya başlandiğini, müvekkilinin ----- tarihleri arasındaki zaman zarfında -----pazar payının %40'ndan fazlasını oluşturan ------ müşterilerine araç kiralama sezonunun en yoğun olduğu yaz döneminde hizmet veremediğinden veya verdiği hizmetlerin ağır sekteye uğradığından müvekkilinin ciddi ticari gelir ve itibar kaybı yaşadığını, ------- hizmetinin sanal güvenliğinin sağlanmasının davalı tarafın yükümlülüğünde olduğunu ancak davalı tarafın bu güvenliği sağlayamadığını ve müvekkilinin hem maddi hem de itibarının zedelenmesi nedeniyle manevi zarara uğramasına neden olduğundan taraflar arasındaki sözleşmenin------tarihinde müvekkili tarafından feshedildiğini, dava ticari nitelikte olduğundan arabuluculuk bürosuna müracaat edildiğini ve tarafların anlaşamadıklarını, müvekkilinin uğradığı ticari kazanç kaybı-maddi zarar miktarının mahkemenizce yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenecek miktara şimdilik 1.000.-TL.lık kısmının ve müvekkilinin uğradığı manevi zararın karşılanması için 50.000.-TL. manevi tazminatın tahsili için huzurdaki davayı açtıklarını belirterek Sayın Mahkemece yapılacak yargılama sırasında HMK 107/1 maddesi uyarınca davalının sözleşmeye aykırılığı nedeniyle müvekkilin uğradığı ticari kazanç kaybı-maddi zarar miktarının belirlenmesine, HMK 107/2 maddesi uyarınca mahkemenizce belirlenecek miktarlara kadar dava değerini artırma hakkını klarından şimdilik 1.000.-TL. maddi tazminatın davalıdan tahsiline, müvekkilin uğradığı manevi zarar ile ilgili 50.000.-TL. manevi tazminatın davalıdan tahsiline, maddii ve manevi tazminatın arabuluculuk son tutanağı tanzim tarihi olan 12.01.2024 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile verilmesine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı arasında ------ imzalandığını ve müvekkili tarafından davacı şirkete-------sunulması ile varsa davacının aldığı ses hizmetinin kaliteli bir şekilde verilmesinin taahhüt edildiğini ve müvekkili tarafından sözleşme ile üstlenilen tüm edimlerin eksiksiz ve kusursuz olarak ifa edildiğini, davacının dış hat hizmetlerini de ----- aldığını, ---- ayında davacı santralının siber saldırıya uğraması sonucu müvekkilinin kusuru olmaksızın ----------hizmetinin kısa bir süre verilemdiğini ancak müvekkilinin yerinde ve zamanında müdahalesiyle sorunun aşıldığını santralın kısa sürede kullanıma açıldığını ve ---------hizmetinin verilmeye başlandığını, ancak santralın siber saldırıya uğradığı dönemde ------ hatları yönüne yapılan aramaların artması neticesinde ----- numarayı blokladığını ve müşterinin ---- aldığı dış hat numarası için -----yönünde çağrılar yapmasına ( gelen ve giden yönde) engel olduğunu, müvekilinin güvenliği sağlaması ile birlikte blokelerin kaldırılması için --- başvurduğunu, ----- müvekkilinin taraf olmadığını başvurunun ve sürecin davacı şirket------ tarafından yürütülmesi gerektiğini iletmesi üzerine davacı tarafından yazılı olarak başvuruda bulunulduğunu ancak ---- uzun bir süre olumlu yanıt vermediğini, gerek davacı şirketin yazılı, gerekse müvekkilinin ve ------- sözlü olarak ilettiği taleplerin reddedildiğini blokelerin kaldırılmadığını, davacının da bu süreçte -------- alamadığını, müvekkilinin kusuru olmaksızın 3. kişilerce davacıya ait santralın hacklendiğini sorunun giderilmesi için her türlü tedbir ve işlemin müvekkili tarafından yerine getirilerek çok kısa sürede santralın kullanıma açıldığını ---------- hizmetinin verilmeye başlandığını, müvekkilinin sözleşmede taraf olmayan 3. bir tüzel kişinin yetkisine ve operasyonel alanına giren bir konuda her hangi bir karar alması veya işlem yapmasının mümkün olmadığını müvekkilinin ifa imkansızlığının olduğu bu olayda davacının müvekkiline kusur atfetmeye ve illiyet bağı yaratmaya çalışmasının kabul edilemez olduğunu; Taraflar arasındaki sözleşmenin 2.5. Maddesi uyarınca ----------- kullanılmasını (i) acil bakım çalışmaları nedeniyle, (ii) internet ağının güvenliği konusunda tehdit olması halinde veya başkasının çevirimiçi hizmeti kullanımı açısından doğrudan ya da dolaylı tehdit oluşturması halinde (iii) müşteri verilene yetkisiz erişimi önlemek için makul olarak gerekliyse (iv) yasal gereklilikler dolayısıyla (v) engellenemeyen teknik sorunlar nedeniyle askıya alabilir. Müşteri hizmetin kullanımının askıya alınması veya kapatılması nedeniyle hizmeti kullanamamasından dolayı Karel' den hangi nam adı altında olursa olsun her hangi bir talepte bulunmayacağını kabul eder." taraflarca açıkça kabul edildiği üzere dava konusu hattın siber saldırıya uğraması sonrasında alınan tedbirler nedeniyle ----------hizmetinin verilemediği bu dönemde, bu hizmetin alınmaması nedeniyle davacının davalıdan her hangi bir tazminat talep etmesinin sözleşmeye aykırı ve kabul edilemez olduğunu; Sözleşmenin 3.9 maddesinde, müşterinin bulunduğu bölgenin altyapısından kaynaklanan, ------ olumsuz etkileyen dış etkenlerden, cihazlardan veya yazılımlardan gelebilecek sorunlardan ------ sorumlu olmayacağının açıkça kabul edildiğini, ------ blokesi nedeniyle ------ çağrılarının alınamamasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacı tarafın ----- müşterilerine hizmet veremediği ve ticari kayıp yaşadığı iddiasının muhatabının -----olduğundan ------- davanın ihbar edilmesini talep ettklerini, davacının gerçekçi olmayan muğlak tazminat taleplerinin kabul etmediklerini reddini talep ettiklerini; Sözleşmenin FESİH VE SONUÇLARI başlıklı 7. Maddesindeki "sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini hiç ya da sözleşmede tanımlandığı şekilde yerine getirmediği ya da yükümlülüğünü ihlal ettiği taktirde diğer taraf sözleşme konusu edimlerini durduracak ve ihlal eden tarafa noter kanalıyla bildirerek 7 gün içinde söz konusu aykırılığın giderilmesini ya da yükümlülüklerin yerine getirilmesini talep edecektir. Sözleşmeyi ihlal eden tarafın bu maddede belirtilen bildirimi takiben ve bildirime uygun olarak yükümlülüklerini yerine getirmemesi ya da aykırılığı gidermemesi halinde diğer taraf sözleşmeyi ket taraflı olarak fesih etmek ve bu nedenle uğradığı zararların tazminini istemek hakkına sahiptir." öngördüğü şartlara davacının uygun davranmadığını, müvekkiline noterden bir ihtarname çekerek süre tanımadığını, basit bir eposta ile akdi ve ticari ilişkiyi tek taraflı olarak haksızca derhal feshettiğinden davacının usulsüz ve haksız feshe dayanarak müvekkili aleyhine işbu tazminat davasını açmasının tamamen hukuka aykırı olduğunu, açılan davanın haksız ve dayanaksız olduğundan dava dilekçesine konu tazminat taleplerini, faiz oranını, faizin başlangıç tarihini (dava tarihinden itibaren talep edilmesi gerekir) kabul etmediklerini belirterek müvekkili aleyhine açılan davanın öncelikle ----- ihbarını, sonrasında davanın reddine, avukatlık ücreti ve yargılama giderinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "Tarafların incelenen kayıtlarına göre mutabık oldukları birbirlerinden alacakları/borçlarının bulunmadığı; Davacı ---- bilirkişi incelemesinde sunduğu -------- ait dönem sonu bakiyelerinin aşağıdaki tablodaki gibi oduğu; ------- tarafından Davacıya uygulanan engelinin kaldırılması konusunda sorumluluğu ve kusuru olmadığı; Teknik tespitler çerçevesinde, davacı yanın feshinin haklı nitelikte olamayabileceği," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
EK RAPOR: Bilirkişi ek raporunda özetle; "Davalının son kullanıcılarına sunduğu hizmetteki kullanıcı adı şifre güvenliğini yeterince sağlayamama, port tarama, brüte force ve devre dışı bırakma ataklarına yönelik tedbirleri yetcrince sağlayamama, periyodik testleri ve risk raporlamasını yeterince yerine getirmeme ve müşterisi Davacının şikayetine yönelik aldığı tedbir aksiyonlarında kabul edilebilir genel çözüm süreleri nazarında gecikmiş olması noktalarında Davalının ihmalinin olduğu, Davacının bloke kaldırma talebinin işleme alınmasında vuku bulan gecikmede ihbar olunan ------- gecikmeden dolayı ihmalinin olduğu. Söz konusu blokenin net olarak hangi tarihte konulduğu, hangi tarihte kaldırıldığı, ilk bloke kaldırma talebinin ---- tarihte ulaştığı bilgilerinin ----celp edilebileceği, ------ başlangıçta tedbir uygulamasının yerinde bir eylem olduğu kabulüyle birlikte uyguladığı tedbir blokesinin ancak ----- (aramaların azaldığı bir gün sonrasına) kadar olan kısmının kabul edilebilir olduğu, zira seri aramaların oldukça azaldığı ------- en geç birkaç gün içinde blokeyi kaldırması gerektiği. Davacının ise ---- itibariyle halen blokeden şikayet ettiğinin görüldüğü---fazla süredeki kazanç kaybı ile bloklama işleminin organik bağının olduğu, Hattın saldırı ile meşgul kalması ve sonrasında ------ uyguladığı bloke süresinin uzaması nedeniyle Davacının turizm sezonunda gelir kaybı yaşadığının loğlarda başarısız görülen ----- numarasından anlaşıldığı. Davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinin söylenebileceği, zira somut olayın ve zararın meydana gelmesinde domino etkisi yaratan kök sebebin Davalının yukarıda açıklanan güvenlik zayıflığının olduğu. Davacının uğradığı kazanç kaybının, dosya kapsamına göre, makul süreyi aşan süre kapsamında 444.068.29-TL olabileceği, Sair hususlarda ise kök rapordaki tespitlerimizin korunduğu," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
EK RAPOR: Bilirkişi ek raporunda özetle; "Ek rapordaki teknik tespitlerin sabit olduğu, düzeltme gerektirecek ilave bir bulgu saptanmadığı, Feshe ilişkin görüş değişikliğinin sebebinin yukarıda arz edildiği gibi olduğu, Sair hususlarda da ek rapordaki görüşlerimizin korunduğu," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
BEYAN: Davacı vekilince dava değeri arttırım dilekçesinde özetle; HMK 107/2 maddesi gereği müvekkili adına açtıkları davada kazanç kaybı-maddi zarar ile ilgili dava değerini 1.000.-TL.ndan 444.068,29.-TL.na artırma taleplerinin kabulüne, bu miktarın arabuluculuk son tutanağı tanzim tarihi olan 12.01.2024 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile verilmesine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Taraflar arasında imzalanan ------santral sözleşmesi kapsamında kurulan santrale hariçten gelen hackleme saldırısı nedeniyle 10 gün boyunca santralin kullanılamamasından kaynaklı davacının maddi ve manevi zarara uğrayıp uğramadığı, zarara uğraması halinde davalının bu zararın tazmininden sorumlu olup olmadığı, zarar miktarının tespiti, davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi haklı nedenle feshedip etmediği noktalarında uyuşmazlığın toplandığı anlaşılmıştır.Davacı ve davalı arasındaki sözleşme ------ kapsamaktadır. Davalı ve davacı tarafın beyanlarında dava konusu anlaşmazlığın -----Temmuz ayında davacının davalıdan almış olduğu ------- siber saldırıya uğraması sonucu olduğu ifade edilmiştir. Dosya kapsamında sunulan belgeler ve taraf beyanlarında görüldüğü üzere ---------bir süre verilememiş ve sonrasında davalı şirketin müdahalesiyle santral kullanıma açılmış ve ------hizmeti verilmeye başlanmıştır. Bu aşamaya kadar davalı tarafın verdiği hizmetle ilgili teknik destek süresine davacı taraftan itirazın bulunmadığı görülmektedir. Bu aşamadan sonra santralin siber saldırıya uğradığı dönemde ----- yönüne yapılan aramaların artması neticesinde ------ davacıya ait numarayı blokladığı ve davacının ---- aldığı dış hat numarası için -------yönünde çağrılar yapmasına (gelen ve giden yönde) engel olduğu anlaşılmıştır. Davacı yan hackleme eylemi nedeniyle yaşadığı ticari kayıplardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek --------santral hizmetinin güvenliğini sağlayan davalının kusurlu olduğundan bahisle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı yan cevap dilekçesi sunarak taraflar arasında akdedilen ---- kapsamında üstlenilen tüm edimlerini eksiksiz ve kusursuz olarak ifa edildiğini, davacı santralin siber saldırıya uğraması sonucu davalı yanın kusuru olmaksızın ----------hizmetinin kısa bir süre verilmediğini, yerinde ve zamanında müdahalesiyle sorunun aşıldığını davacının davalıya kusur atfetmeye ve illiyet bağı yaratmaya çalıştığını beyanla davanın reddini savunmuştur.Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, dosya kapsamında ------ tarihli bilirkişi raporu, ---- tarihli ek raporu ve ---tarihli heyet bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur.------ tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde söz konusu hackleme olayında davalının sorumluluğunun bulunmadığı tespit edilmiş, davacı yanın itirazları kapsamında ek rapor alınmasına karar verilmiş, heyete bir siber saldırı alanında uzman bilirkişi eklenmesine karar verilmiş olup, ------- tarihli ek raporda bu defa davalının kusurlu olduğuna ilişkin tespitler var olduğu görülmekle kök ve ek rapor arasındaki çelişkiler giderilmesi amacıyla ikinci ek rapor alınması yoluna gidilmiş, bilirkişi heyeti tarafından denetime elverişli açıklamalar kapsamında ----- tarihli ek rapordaki teknik tespitlerin sabit olduğu sonucuna varıldığı görülmüştür. Bu vesile ile ek ve kök rapor arasındaki çelişki giderilerek denetime elverişli bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.
Alınan ---- havale tarihli ek raporu ve ------- tarihli heyet (iknici ek) bilirkişi raporu ortak kanaat olarak: "Davalının son kullanıcılarına sunduğu hizmetteki kullanıcı adı şifre güvenliğini yeterince sağlayamama, port tarama, brute force ve devre dışı bırakma ataklarına yönelik tedbirleri yeterince sağlayamama, periyodik testleri ve risk raporlamasını yeterince yerine getirmeme ve müşterisi Davacının şikayetine yönelik aldığı tedbir aksiyonlarında kabul edilebilir genel çözüm süreleri nazarında gecikmiş olması noktalarında davalının ihmalinin olduğu, Hattın saldırı ile meşgul kalması ve sonrasında ---- uyguladığı bloke süresinin uzaması nedeniyle davacının turizm sezonunda gelir kaybı yaşadığının loglarda başarısız görülen ----- numarasından anlaşıldığı, Davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinin söylenebileceği, zira somut olayın ve zararın meydana gelmesinde domino etkisi yaratan kök sebebin davalının güvenlik zayıflığının olduğu" yönündedir.İşbu dava dosyasında taraflar arasında -------- imzalandığı ihtilafsızdır. Genişletilmiş bilirkişi heyeti tarafından yapılan araştırma, tespit ve değerlendirmeler muvacehesinde davalının davacı için üstlenmiş olduğu güvenlik edimini tam anlamıyla ifa edemediği, bu kapsamda dıştan gelen hackleme eylemlerine karşın yeterince koruyamadığı, sonuç olarak hattın saldırı ile meşgul kalması ve bloke süresinin uzaması nedeniyle davacının turizm sezonunda gelir kaybı yaşadığının bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya konulduğu, taraflar arasındaki sözleşmeyi davacının haklı nedenle feshettiğinin kabulü gerektiği, davacının bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmeler doğrultusunda alacağını belirli hale getirdiği vicdani kanaatine ulaşılarak aşağıdaki şekilde kabul yönünde hüküm kurulmuştur.
Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede;Manevi zarar mal varlığında bir azalmayı değil, kişilik haklarına vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder. 6098 sayılı TBK’nın 58. maddesine göre, kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören kişi, uğradığı manevi zarara karşılık olarak manevi tazminat adı altında bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir. Aynı yasanın 114/2. maddesinde ise, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerin kıyasen sözleşmeye aykırılık hallerine de uygulanacağı belirtilmiştir. Buna göre, sözleşmeye aykırı bir davranış sebebiyle kişilik hakları zarar gören kişinin manevi tazminat talep etme hakkı mevcuttur.Benzer konuya ilişkin--------karar sayılı ilamında; " Davacı taraf, üniversite binasına alınmaması sebebiyle ticari taahhütlerini yerine getiremediğini, yaklaşık 13 adet çekin karşılıksız işlemi görmüş olduğunu ve ticari itibarının zedelendiğini iddia ederek davalılardan manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Ancak, davacı manevi tazminatın şartlarının oluştuğunu ispatlayamamıştır.Sözleşmeye aykırılık nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 114/2. maddesi uyarınca haksız fiil hükümlerine göre manevi tazminat talep edilebilir ise de, bu halde sözleşmeye aykırılığın haksız eylem niteliğinde olması ve bunun sonucunda zararın doğması gereklidir. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmüştür." şeklindeki açıklamalarının ışığı altında toplanan deliller, taraf iddia ve savunmaları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davalı yanın kusurlu hizmetinden kaynaklı davacının maddi anlamda ticari kayıp yaşadığı sabit ise de davacının üçüncü kişiler tarafından hacklendiği, sözleşmeye aykırılık nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 114/2. maddesi uyarınca haksız fiil hükümlerine göre manevi tazminat talep edilebilir olduğu ancak davalının davacıya yönelik herhangi bir haksız eyleminin mevcut olmadığı anlaşılmakla kanuni şartları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının maddi tazminat davasının kabulü ile 444.068,29 TL nin arabuluculuk son tutanağı tanzim tarihi olan 12/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının manevi tazminat talebinin kanuni şartları mevcut olmadığından reddine,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 30.334,30 TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak alınan 870,96 TL ve 7.585,00 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 21.878,34 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı maddi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 71.050,93 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Manevi tazminat talebinin reddedilmesi nedeni ile; Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 870,96 TL peşin harç ve 7.585,00 TL tamamlama harcı toplamı 8.883,56 TL ile 28.030,00 TL (bilirkişi ücreti, kep reddiyatı, posta masrafı, elektronik posta masrafı) olmak üzere toplam 36.913,56 TL olan yargılama giderinin davanın kabul 0,89 ve red 0,11 oranına göre hesaplanan 32.853,06 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Arabuluculuk ücreti 3.600,00 TL'nin kabul oranına göre 3.204,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Arabuluculuk ücreti 3.600,00 TL'nin red oranına göre 396,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Davacı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,
Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı----- yüzüne karşı, duruşmaya katılmayan diğer davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/12/2025