T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/205
KARAR NO: 2025/1047
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/03/2024
KARAR TARİHİ:16/12/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davalı -----Şirketinin, müvekkil şirketin ----- numaralı abonesi olup, sözleşme hesap numarası ---- olan, ----- numaralı tesisattaki elektrik enerjisi kullanımı neticesinde tahakkuk eden faturalara konu borcu müvekkile ödenmediğini, fatura borcunun ödenmemesi üzerine, davalı aleyhine;----- Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü------ (Merkezi Takip Sistemi----- sayılı ) dosyası ile takibin başlatıldığını, ancak icra dosyasına davalı tarafından itiraz dilekçesi sunularak; borca itiraz edildiğini ve takip durdurulduğunu, davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, Davalının, müvekkil şirketin ------- numaralı abonesi olduğunu, işbu abonelik uyarınca; ------ adresindeki elektrik kullanımı neticesinde, ----- sözleşme hesap numaralı, ------ numaralı tesisata ilişkin olan; 11.05.2023, 31.03.2023, 07.03.2023, 07.02.2023 ve 05.01.2023 tarihli faturalara konu borcun ödenmediğini, işbu davaya konu olan ve davalının itirazda bulunduğu icra takibinin, fatura borçlarının ödenmemesi nedeniyle başlatıldığını, Faturalarda da görüleceği üzere davalı adına olan abonelikte yapılan elektrik kullanımından kaynaklanan bir borç bulunduğunu, bu nedenle abonelik sözleşmesi kapsamında davalı tarafın, söz konusu tesisattaki kullanımdan kaynaklanan, takibe ve işbu davaya konu elektrik faturası borcundan sorumlu olduğunu, Davalının, icra dosyasına yapmış olduğu itiraz kötü niyetli olduğunu, davalının yalnızca takibi durdurmak ve sürüncemede bırakmak maksadıyla itirazda bulunduğunu, usule uygun şekilde başlatılan icra takibine davalı tarafın haksız olarak itiraz etmiş olması sebebiyle davalı taraf aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini, Davanın açılmasından önce, ticari dava şartı olan arabuluculuk kurumuna, başvuru yapıldığını, ancak arabulucu sürecinde yapılan görüşmede davalı taraf ile anlaşma sağlanamadığını, müvekkilin alacağının tahsili amacıyla başlatılmış olan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamını talep etmek için işbu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu belirtmiştir. Davacı vekili, ----- Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi -----sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş olan davalının, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûmiyetine, yargılama giderleri ile dava ve arabuluculuk vekâlet ücretlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiklerini belirtmiştir.
DELİLLER:---- Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi ------ sayılı dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.12.11.2024 tarihli ara karar ile dosyanın bir elektrik elektronik mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 13.01.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; Davacı kurum tarafından talep edilen 45.416,38 TL’lik bedelin kurum hesabından kullanılan ve ilgili döneme ait ortalama bedel üzerinden tutarlı olduğu ve dosya arasında ödemenin yapıldığına ilişkin bir veri bulunmadığı için davalıdan alınıp davacıya ödenmesi gerektiği kanaati oluşmuştur. Yargıtay kararı uyarınca; ilgili faturanın son ödeme tarihi ile elektriğin kesilmesi gereken tarih arasındaki gecikme zammından indirim yapılmaz. Bu durumda; söz konusu faturalara ilişkin faturaların son ödeme tarihi ile elektriğin kesilmesi gereken tarihe kadar işleyen ve indirim yapılmayacak gecikme zammı toplamı; 1.135,40 TL olarak, Yargıtay kararı uyarınca; elektriğin kesilmesi gereken tarih ila takip tarihi arasındaki gecikme zammından elektriğin kesilmesi gereken tarihten sonraki dönem için ise davacının elektriği kesmemesi müterafik kusur teşkil ettiğinden ve bu durum davacı açısından %50 kusur oluşturduğundan, bu da davalı için gecikme zammından %50 indirim sağlayacağından, elektriğin kesilmesi gereken tarihle takip tarihi arasındaki gecikme zammı %50 indirimli, 4.911,78 TL olarak, davalının davacı kuruma ödemesi gereken toplam bedel ise 51.463,56 TL olarak tespit ve mütalaa edilmiştir.30.09.2025 tarihli ara karar ile dosyanın bir elektrik elektronik mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi ek 3. raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 03.10.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi 3. Ek raporunda özetle; 30/09/2025 tarihli duruşma tutanağında belirtilen taleple bağlılık ilkesi ve Mahkemenizin belirlediği fatura bedelleri esas alınarak, müterafik kusur hükümleri çerçevesinde yapılan yeniden hesaplama sonucunda ulaşılan nihai kanaat ve toplam borç miktarı aşağıdaki gibidir: davalının davacı kuruma ödemesi gereken toplam bedelin hesap özeti: Asıl Alacak (Fatura Bedelleri Toplamı, Mahkeme Kararı 40.479,68 TL Uyarınca) Birinci Dönem Gecikme Zammı (İndirimsiz) 1.011,99 TL İkinci Dönem Gecikme Zammı (%50 İndirimli) 4.497,58 TL DAVALININ ÖDEMESİ GEREKEN TOPLAM BEDEL 45.989,25 TL Takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, konuyla ilgili görüş ve hesaplamalar şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, ödenmeyen elektrik faturasına dayalı başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Davacı tarafından davalı aleyhine ------ Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığı ve davalı tarafından süresi içeresinde itiraz edilmiştir.Dosya arasına taraflar arasındaki abonelik sözleşmesinin bir örneğinin 18/11/2024 tarihli yazı cevabında temin edildiği, sözleşme maddesinde gecikme zammının uygulanacağına ilişkin hüküm bulunmaktadır.Mahkememiz ara kararı gereği dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporunun tanzim edildiği, mahkememizin ara kararı gereği dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek, dosyanın tevdii ile; Yargıtay ----- Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları ve tutanak tarihinde yürülükte bulunan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili maddeleri ve abonelik sözleşmesi uyarınca öncelikle elektriğin kesilmesi gereken tarihin belirlenmesi, elektriğin kesilmesi gereken tarihten önceki tüketim yönünden ayrı ayrı belirtecek şekilde KDV, Faiz ve ana borcun hesap edilmesi,Elektriğin kesilmesi gerek tarihten sonraki dönem için ise, davacının elektriği kesmemesinin müterafik kusur teşkil edeceğinin ve davalı/davalılar için indirim sayılacağına ana/asıl borçtan herhangi bir indirim yapılmadan, ayrı ayrı belirtecek şekilde faiz de indirim (%50) ve faizin KDV sinde indirim (%50) yapılması ile abonelik sözleşmesinde gecikme zammına ilişkin hüküm bulunmadığı takdirde normal tüketim bedeline 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı değil, abonenin sıfatına göre (ticari ise TTK'nuna tabi aboneler için ticari faiz, diğer aboneler için yasal faiz) faiz uygulanması gözetilerek rapor tanzim edilmesinin istenilmiştir. Bilirkişi kök raporunda ara karar doğrultusunda hesaplama yapıldığı görülmüştür. Fakat mahkememiz ara kararında %50 indirim yapılmasına ilişkin karar dosya kapsamında uygun görülmediğinden dosyada uygulanmamıştır.Bilirkişi raporunun denetlenmesi aşamasında takip talebindeki alacak miktarları karşılaştırılamadığı, davaya konu takip talebi ve ödeme emri incelendiğinde fatura bedellerinin tespit edildiği, fatura bedellerine ilişkin gecikme faizi ve KDV bakımından istenilen alacakların ayrı ayrı belirtilmediği, bu kalemlerin diğer asıl alacak olarak belirtildiği, bu haliyle hangi fatura bakımından ne kadar gecikme faizi veya KDV talep edildiğinin anlaşılamadığı, veyahut hangi alacağın KDV hangi alacağın faiz olduğu hususunun açıklanması gerektiği, veya diğer asıl alacak belirtilen alacak kalemlerinin neye ilişkin olduğunun takip talebinde açıklanmadığı, davacı vekiline açıklayıcı beyan dilekçesi sunması için 1 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde davanın açılmamış sayılacağının ihtar edilmesine karar verildiği, davacı vekili tarafından alacak kalemlerinin 40.479,81 TL asıl alacak, 6.713,70 TL işlemiş faiz ve 1.208,47 TL KDV olarak açıklandığı görülmüştür.Taleple bağlılık ilkesi nedeniyle yeniden hesaplama yapılmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek, takip talebinde ve takibe dayanak belge gözetilerek; her ne kadar faturanın içeriğindeki bedel yüksek miktarda olsa da takip talebinde yazılı bedellerin esas alınması gerektiği, nitekim davacı yanca 13.03.2025 tarihli beyan dilekçesinin içeriğinde açıklama yapılmış olduğu, bu nedenlerle 05/01/2023 tarihli fatura bakımından takibe konu yapılan bedelin 9.507,22 TL olduğu ve 11/05/2023 tarihli fatura bakımından takibe konu yapılan bedelin 189,59 TL olduğu nazara alınarak, bu faturalar bakımından bu bedeller esas alınarak görevlendirme ara karar doğrultusunda hesaplama yapılarak ek rapor tanzim edilmesinin istenildiği ve ek raporun tanzim edildiği görülmüştür.Takip dayanağı faturaların ve açıklamaların incelenmesinde, 07/02/2023 tarihli fatura bakımından 18.128,54 TL hesaplama yapılmış olup davacının talebinin 18.128,60 TL olduğu, 31/03/2023 tarihli fatura bakımından 1.035,53 TL hesaplama yapılmış olup davacının talebinin 1.035,60 TL olduğu anlaşılmıştır. Diğer faturalar ve hesaplamaların davacı talebi uyumlu olduğu anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; bilirkişi kök ve ek raporunda tespit edilen alacak kalemlerinin ve mahkememizce yapılan açıklamalar dikkat alındığında, Yargıtay ------ Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları ve Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili maddeleri değerlendirilerek yapılan hesaplamanın denetime elverişli ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Takibe dayalı alacağın faturaya dayalı likit alacak olduğu anlaşılmakla davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından ----- Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ------ esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 18.128,54 TL asıl alacak, 3.051,65 TL gecikme zammı, 11.618,80 TL asıl alacak, 1.684,73 TL gecikme zammı, 1.035,53 TL asıl alacak, 123,41 TL gecikme zammı, 9.507,22 TL asıl alacak, 1.853,91 TL gecikme zammı, 189,59 TL asıl alacak, 1.208,47 TL KDV olmak üzere toplam 40.479,68 TL asıl alacak, 6.713,70 TL gecikme zammı ve 1.208,47 TL KDV (asıl alacak, gecikme zammı ve KDV toplamı 48.401,85 TL) üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda gecikme zammı ve gecikme zammının %18’i oranında KDV UYGULANMASINA,
3-Likit asıl alacağa vaki haksız itiraz nedeni ile asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 9.680,37 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 48.401,85 TL lik kısım yönünden alınması gereken 3.306,33 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.878,73 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
5-Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç ve 427,60 TL başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan toplam 6.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 492,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 6.692,50 TL yargılama giderinden davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA,
9- 3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.