T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/14 Esas
KARAR NO: 2025/1025
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/01/2024
KARAR TARİHİ: 09/12/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı arasındaki anlaşma gereği davalıya catering hizmeti verildiğini, faturaların düzenlendiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle takip başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilin ---- tarihinde yapılacak ------- organizasyonu için davacıdan fiyat teklifi aldığını ancak verilen 30.000,00 TL tutarlı fiyatın kabul edilmediğini, davacının imzasız sözleşmeyi kabul edilmiş gibi yansıttığını ancak bunun doğru olmadığını, etkinlikte 145 adet stand bulunduğunu, yiyecek içecek dağıtımının yapılabilmesi için 1 gün öncesinden ustalar ve nakliyeciler eşliğinde stand kurulumlarının gerçekleştirilmesinin gerektiğini, fakat davacının bunu yapmadığını, etkinlik günü de davacının olması gereken 09:00-14:30 saat aralığında alanda hazır bulunmadığını, stand ve büfe kurmadığını, telefonlara cevap vermediğini, davacının gönderdiği personelin yiyecek ve içecek servis saatinden sonra alana geldiğini, etkinlik katılımcılarından ----- firmasının müvekkile gönderdiği noter ihtarnamesinde taahhüt edilen catering hizmetinin verilmediği, bu sebeple otele 945,00 TL ödediklerini ihtaren bildirdiğini, hizmetin tam ve eksiksiz verildiğini davacının ispatlaması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini ve davacının takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.
DELİLLER:----- esas sayılı dosyası, ticari defter ve belgeler, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.Bilirkişi raporunda özetle; Davacıya ait yasal defterlerin Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Davalıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış-kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde alındığı ve ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Uyuşmazlık konusu catering hizmetinin davalıya verilip verilmediği ile ilgili irdelemenin yukarıdaki gibi gerçekleştirildiği, dosyadaki whatasapp yazışmaları ile birlikte konu hakkındaki nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, Fatura konusu catering hizmetinin davalıya verildiğini gösterir tespite elverişli herhangi bir belgenin ibrazının istendiği ancak taleple ilgili herhangi bir belge sunulmadığı, bunun yerine davacı personelinin catering hizmetinin verildiği yerde olduğu hususunun whatsapp yazışmalarında yer aldığının davacı tarafından beyan edildiği, Davacının ------- tarihinde düzenlediği ----------tutarlı faturanın davacının kullandığı ------- programı aracılığıyla aynı tarihte davalıya gönderildiği, davalının ise 8 günlük süreyi aşar şekilde ----- tarihli noter ihtarnamesi ile faturaya itiraz ettiği, ----takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının ---- borçlu olarak göründüğü, aynı tarih itibariyle davalı nezdinde davacının borç alacak bakiyesinin bulunmadığı, davacı tarafından düzenlenen faturanın davalı kayıtlarında bulunmadığı, Takip ile birikmiş faiz talebinde bulunulmadığı şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, faturaya dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde tarafların ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı kayıtlarında icra takibine konu edilen faturanın kayıtlı bulunup davacının faturadan kaynaklı alacaklı olduğu, davalı kayıtlarında ise faturanın kayıtlı olmayıp borç veya alacak bakiyesinin bulunmadığı, davacının faturadan kaynaklı alacaklı olduğunun ispat yükünün davacıda olduğu, davacının faturaya konu hizmetin verildiğini ispatlaması gerektiği, faturanın teslim edildiğine ilişkin kaşe ve imzanın bulunmadığı, davacı faturayı program üzerinden gönderdiğine ilişkin bilirkişi raporunda tespit edilmiş ise de davalıya teslim edildiğine ilişkin kayıtların veya teslime ilişkin yazılı delil bulunmadığı, davacı kayıtlarının kendi lehine delil teşkil etmesi için davalının aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, somut olayda davalı ticari defter ve belgelerinin delil niteliğine haiz olup kayıtlarına faturanın bulunmadığı, her iki tarafında dayanmış olduğu yazışma içeriklerinden davacının davalıya hizmet verdiğinin anlaşılamadığı, keza davalı yanca hizmetin yapılmadığının beyan edildiği, taraf tanıkları dinlenilmiş ise davacı tanıklarının hizmetin verildiği, davalı tanıklarının da hizmetin verilmediğini beyan ettiği, tarafların tacir olması nedeniyle ticari defter ve belgeler karşısında tanık delilinin zayıf bir delil olduğu, bu nedenlerle tanık beyanları ile sonuca gidilemediği, davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin yatırılan 427,60 TL harcın düşümü ile geri kalan 187,80 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA ,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA , Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
4-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 34.020,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Davalı tarafından yapılan 1.190,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, artan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
6-3.120,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
Dair;6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/12/2025