T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/188 Esas
KARAR NO: 2025/1042
DAVA: Sözleşmenin İptali
DAVA TARİHİ : 13/04/2022
KARAR TARİHİ: 15/12/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili ----- harç tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı şirketle ---------- tesisat için elektrik parakende satış sözleşmesi imzalanmış olduğunu ancak sözleşme gereği fatura borçlarının ödenmemiş olduğu gerekçesiyle hakkında icra takibi başlatılmış olduğunu; elektrik kesintisi yapılacak iken davacı şirketin bahsi geçen 3. Şirketten bağımsız şirket olduğu ifade edilerek borçtan muaf sözleşme yapılması talebiyle müvekkil şirketle ------ numaralı tesisat için elektrik parakende satış sözleşmesi imzalanmış olduğunu ve fakat davacı tarafından sözleşme sonrasında yapılan araştırma uyarınca gerek müvekkil gerekse davalı şirketin tek pay sahibinin---- olduğu tespit edildiğinden müvekkilin dava dışı 3. Şirketle beraber hareket etmek kaydıyla borçtan kurtulmak amacıyla gerçek iradesini saklayarak muvazaalı işlem gerçekleştirdiği iddia olunarak sözleşmenin iptalinin gerektiği dava edilmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; davacının, müvekkilin ticari işletmesinde elektrik aboneliği uyarınca kullandırdığı elektriğin aralarında yapılan muvazaalı sözleşmeye dayandığı ve dolayısıyla iptali gerektiği talebi tüketici mahkemesinin görev alanında olduğu sabit olduğundan davanın usulden reddi gerektiğini, Mahkeme huzurunda açılmış olan işbu davada sözleşmenin iptali için taraflar arasındaki sözleşmenin imzalanmasında muvazaanın var olduğu iddia edilmiş ise de müvekkili şirketin işleminde muvazaa olgusunun olmadığını, muvazaalı işlemde, gerçekler gizlenerek, belli bir durumdan kaçmak maksadı bulunduğunu, davacının da iddia ettiği müvekkili ile dava dışı --------Arasında anlaşma yapılmış olduğu ve dava dışı 3. Şirketin borcundan kurtulmak amacıyla müvekkili şirketin kendisiyle sözleşme imzalamış olduğunu ancak bahsi geçen şirketler arasında muvazaa olgusuyla birlikte hareket etme kastı bulunmadığını, Müvekkili şirket ve dava dışı borçlu şirket farklı şirketler olduğunu, bu durum ticari defterler ve her iki şirketin sicil kayıtlarının incelenmesiyle anlaşılacağını, Müvekkili şirket ana şirket
sözleşmesi ---- yılında tescil edilen 47 yıllık bir firma olup borç ile de herhangi birbilgisi ve ilgisi bulunmadığını, müvekkili şirket yetkilisi ------ olduğunu,------ tarihli devir temlik sözleşmesi uyarınca şirketteki payını ---- devrettiğini, yine ----- yevmiye numaralı tasdikle sabit olduğu üzere ----tarihinde şirketi hissesini----- devrettiğini, Şirketin yönetimi hakkında davacının iddiaları gerçeği yansıtmayıp yetkili ve görevli kimse ----- olduğunu, Müvekkili şirket sözleşme gereği üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirmiş olup davacının işbu davayı açması kötü niyetli olduğunu, Davacı taraf müvekkili şirket ile dava dışı şirket arasında organik bağın varlığından söz etmişse de organik bağı ispatlayacak herhangi bir delil sunmadığını beyanla haksız ve kötü niyetli davanın reddini savunmuştur
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Davacı vekili 15/12/2025 tarihli dilekçesi ile; " konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini taleple; yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimizin bulunmadığını Sayın Mahkemenize sunarız." denmiştir. Davalı vekili 15/12/2025 tarihli duruşmada; "konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep eder, davacı taraftan yargılama harç ve gideri ile vekalet ücreti talebimizin bulunmadığını Sayın Mahkemenize saygılarımızla bildiririz. " denmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları yukarıda özetlenmiş olup yargılama safahatında tarafların sulh oldukları görülmüştür. 6100 sayılı yasanın 313. Maddesi gereği sulh davaya son veren bir taraf işlemi olup hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Tarafların sulh oldukları birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmedikleri yapılan giderlerin ise davalıdan tahsili hususunda mutabakat beyan ettikleri görülmekle sulh nedeni ile davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Tarafların sulh oldukları görülmekle davanın esası hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına,
2- Alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin yatırılan 80,70 TL harcın düşümü ile geri kalan 534,70 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA ,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,
4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ------- Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/12/2025