T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/936 Esas
KARAR NO: 2025/1020
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/12/2023
KARAR TARİHİ: 09/12/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili,-------adresinde yaya bir şekilde yürürken, yaya yolundan geçmek üzereyken , ------ plakalı araç müvekkile çarpmıştır. Kaza neticesinde tutulan tutanakta şüphelinin kusuru açıkça ortaya konmuştur. Ekte sunduğumuz kaza tutanağında, şüphelinin Karayolları Trafik Kanunu'nun 74/B maddesini ihlal ettiği belirlenmiştir. Söz konusu kazada müvekkilin hiçbir kusuru olmayıp, kendisine ayrılan yaya yolundan tüm dikkat ve özeni göstermek suretiyle geçerken , vücudunda kırıklar oluşacak neticede ağır bir biçimde yaralanmış, ameliyat geçirmiş ve bacağına platin takılmış, ayrıca belinden dolayı yürüyemez hale gelmiş,başka bir kişinin bakımına muhtaç yaşamaya devam etmek zorunda kalmıştır. Kaza sonrası yaşamını tek başına idame ettiremeyen müvekkil için çocukları tarafından özel bakıcı tutulması dahi gerekmiştir. Müvekkil ----------doğumlu olup , yaşı itibariyle tekrar iyileşmesi imkansızdır. Vücut bütünlüğü şüphelinin kusurlu davranışları neticesinde zarar görmüştür. Sayın mahkeme tarafından takdir edileceği üzere; kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren zararı gidermekle yükümlüdür. Davalı --------- diğer davalı sigorta şirketi müteselsilen ve müştereken sorumludur. Müvekkil oluşan kırıklar nedeniyle uzun süreler tedavi görmek zorunda kalmış ve hayatının kalan döneminde yürüyüp yürüyemeyeceği belirsiz hale gelmiştir. Manevi olarak acı , üzüntü ve ızdırap yaşamış ve hala da yaşamaktadır. Tüm bunların sebebi, davalının haksız fiilidir. Fiil sonucu zarar meydana gelmiş, ve bu zarar neticesinde müvekkil üzüntü, acı yaşamıştır. Müvekkilin bu şekilde bir olay yaşaması çevresinde de duyulmuş, bu durum müvekkili manen yıpratmış ve üzmüştür. TBK md 56 uyarınca, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda ve TVK md 58 uyarınca kişisel haklarının zedelenmesinden dolayı zarar görmesi durumunda kişinin manevi tazminat isteme hakkı doğmaktadır. İş bu nedenlerle, manevi tazminat talebimiz bulunmaktadır. Yukarıda açıklamaya çalıştığımız üzere, öncelikle ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebimizin kabulü ile davalının üzerine kayıtlı ----------- Plakalı araç başta olmak üzere başkaca taşınır taşınmaz malvarlıklarına öncelikle ihtiyati hacza karar verilmesine aksi halde tedbir eklenmesine , 250.000-TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilsen alınarak müvekkile verilmesine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu dava için arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmelidir.dava konusu talepleri kabul anlamına gelmemek kaydıyla, başvuran taraf sigortacılık kanunu ve trafik sigortası genel şartları gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulden reddi gerekmektedir. Kabul manasında olmamak üzere, trafik sigortası genel şartları’nın a.6.b maddesinde de belirtildiği üzere hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminatları teminat dışında kalan hallerdendir. bu sebeple kusur oranlarının tespit edilmesi gerekmektedir. Davayı kabul manasında olmamak üzere, maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın adli tıp kurumu’na sevk edilmesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalı, zenginleşme aracı olarak kullanılmamalıdır.3.kabul manasında olmamak faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerekmektedir.
davanın usulden ve esastan reddine yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.Davalı -------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil----- tarihinde aracı ile ----- üzerinde hız sınırlarını uygun şekilde hareket etmekte iken müşteki ---------- bir anda yola atlamış ve kaza gerçekleşmiştir. Ancak kaza tutanağı, kamera görüntüleri ve olay yeri fotoğrafları dikkatlice incelendiği halde anlaşılacağı üzere ------- üzerinden yaya geçidine ve kaldırıma paralel olarak sürekli olarak park halinde araçlar bulunmakta ve hareket halindeki araçların görüşünü ciddi şekilde engellemektedir. Müvekkil hız sınırlarına uygun hareket etmesine karşın park halindeki araçların görüşünü engellemesi ve müştekinin de herhangi bir şekilde yola özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirmeden atlaması ile kaza gerçekleşmiştir. Müvekkil müştekiyi görünce frene basmış ancak çok kısa bir mesafe olması nedeni ile kazaya engel olamamıştır. Manevi tazminat talebini kabul etmemek şartı ile manevi tazminata hükmedilse dahi davalı ve davacı durumun ekonomik koşulları göz önüne alınmalıdır. manevi tazminat talebine karar verilebilmesi için zarar görenin fiziki ve manevi bir acı çekiyor olması gerekmektedir. Davacı tarafından talep edilen ------- manevi tazminat ise müvekkil üzerinden davacıyı zenginleştirme ve haksız kazanç elde etme saiki ile talep edilmiştir. Bu denli yüksek bir manevi tazminata hükmedilmesi düşünülemez. Manevi tazminat istemini kesinlikle kabul anlamına gelmemek kayıt ve şartı ile manevi tazminata hükmedilse dahi kazanın gerçekleştirildiği aracın genişletilmiş kasko poliçesi gereği ------- Müteselsil olarak sorumludurlar. ------ poliçesi, kapsamında "Manevi Tazminat Klozu Motorlu ----------Şartlarında belirtilen manevi tazminat talepleri 500.000,00 TL limit ile teminat altına alınmıştır. Sigortalı, sigorta şirketinin yazılı onayı veya mahkeme ilamı olmadan üçüncü şahıslarla uzlaşamaz." ifadesi yer almaktadır. Denildiği gibi bu kapsamda manevi tazminata hükmedilse dahi sorumluluk davalı müvekkili de değil ------ Üzerindedir.Haksız ve mesnetsiz açılan davanın tüm taleplerle birlikte reddini, Davacının müvekkilin aracına yönelik ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin KASKO POLİÇESİ OLMASI nedeni ile reddini, Yargılama harç ve giderleriyle ücreti vekâletin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Hastane ve tedavi evrakları---raporu, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı.----- Dairesinin kusura ilişkin raporda; Davalı sürücü ------ %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Davacı sürücü----- kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur.------- Maluliyete ilişkin raporunda özetle;Mevcut belgelere göre; ----- doğumlu, ------- tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, ------- hükümlerine göre değerlendirildiğinde; Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, diz eklemi hareket kısıtlılığı, Tablo 3.9’a göre alt ekstremite özürlülük oranı %10, %20, Balthazard formülüne göre: %28 olup Tablo 3.2’ye göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %14 (yüzdeondört) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, kasko sigortacısı davalı şirkete ve sürücü/işleten davalıya yönelik trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminatına talebine ilişkindir.------ plakalı aracın ------tarihleri arasında davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğu, sigorta poliçesinde manevi tazminat talebinin poliçede 500.000,00 TL teminata dahil olacağının düzenlendiği görülmektedir. Türk Borçlar Kanunu’ nun 58. maddesi hükmüne göre hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir.--------Somut olayda; ----tarihinde saat 15:33 sıralarında davalı sürücü --- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı otomobil ile ----- takiben seyir halinde iken kaza mahalli olan yaya geçidine geldiği esnada aracının sağ ön kısmıyla; seyir istikametine göre sağ tarafından sol tarafına doğru yaya geçidi üzerinden karşıdan karşıya geçen davacı yaya ----yaya geçidi üzerinde çarpmasıyla davacının yaralandığı kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır.
MALULİYET:------tarafından düzenlenen -------tarihli raporda; Davacının geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle kaza tarihindeki Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri bakımından %14 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının ve iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceğinin tespit edilmiştir. Alınan raporun incelenmesinde kaza tarihindeki ilgili yönetmelik hükümlerine göre alınan maluliyet oranı yeterli görüldüğünden dosyamızda yeniden rapor alınmamıştır.
KUSUR:Trafik kazası tespit tutanağı incelendiğinde olay mahallinde yolun; bölünmüş iki şeritli ve genişliğinin 7 metre olduğu, zeminin asfalt kaplama, yüzeyin kuru, yatay güzergahın düz, düşey güzergahın eğimli olduğu, kazanın gündüz vakti, açık havada, görüşe engel cisim olmayan, 200 cm yaya yolu olan, azami hız limiti 30 km/s olan mahal meskun içinde bir caddede olduğu belirtilmiştir. Kaza tespit tutanağında olay mahallinde fren izi olmadığı, "Yaya Geçidi" trafik işaret levhası olduğu, davalı sürücü idaresindeki otomobil ile davacı yayaya yaya geçidi üzerinde çarptığı belirtilmiştir.Kusur bakımından yapılan değerlendirmede, Trafik kazası tespit tutanağı, mevcut veriler, alının Trafik İhtisas Dairesi'nin raporu ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak; davalı sürücünün sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahalli yaya geçidine geldiğinde seyrini mahal özelliklerine göre her an tedbir alabilecek şekilde ayarlaması ve yaya geçidinden karşıdan karşıya geçiş yapmak isteyen yayalara ilk geçiş hakkını bırakması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kontrolsüzce yaya geçidi mahallinden geçişini sürdürdüğünde ise sağ tarafından sol tarafına doğru karşıdan karşıya geçiş yapmak isteyen davacı yayaya yaya geçidi üzerinde çarptığınden kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, davacı yayanın olay mahallinde yaya geçidi üzerinden karşı tarafa doğru geçişini yaptığı esnada sol tarafından kontrolsüzce gelen davalı sürücü idaresindeki otomobilin çarpmasına maruz kaldığı olayda atfı kabil kusuru bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Trafik kazası nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmende olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları da gözetilerek, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen ve davacı için hak ve mesafe kuralları çerçevesinde manevi tazminat miktarının belirlenmesi gerektiği, Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün gerekli tedbiri alması gerekirken etkili tedbir almayıp sevk ve idaresindeki araçla davacıya çarpması şeklindeki olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareket etmekle asli kusurlu olduğu ve kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, davacının trafik kazası nedeniyle %14 oranında maluliyetinin bulunduğu, dosyadaki tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ilişkin tesipitler, kusur oranı, tanık beyanları, olayın meydana geliş şekli, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen ve davacı için hak ve mesafe kuralları çerçevesinde davacıdaki acı ve elemin bir nebze olsun dindirilebilmesi amacıyla takdiren 200.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak, davanın kısmen kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 200.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 200.000,00 TL lik kısım yönünden alınması gereken 13.662,00 TL harçtan peşin alınan 4.269,38 TL harç mahsubu ile bakiye 9.392,62 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
3-Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı ile 4.269,38 TL peşin harç olmak üzere toplam 4.539,23 TL 'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5- Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yapılan toplam 12.000,00 TL ATK ücreti ve 1.412,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 13.412,50 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 10.730,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
7-Davalı----------tarafından yapılan toplam 385,00 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 77,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı tarafa iadesine,
8-Kabul red oranına göre belirlenen 2.880,00 TL Arabulucu ücretinin davalı sigorta şirketinden tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 720,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı yüzüne karşı diğer davalı şirketin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/12/2025