T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/430 Esas
KARAR NO: 2025/1027
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/06/2022
KARAR TARİHİ: 10/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin inşaat sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, ----------- yapı işleri dahil anahtar teslimi, yüksek kalite standartlarından ödün vermeyen, çevreye saygılı projelerle faaliyetlerini sürdüren büyük ve köklü bir şirket olduğunu, müvekkili ----------- davalı şirket-------------- arasında, müvekkili şirketin alt yüklenici olarak yer aldığı, davalı şirketin de yüklenici olarak yer aldığı ------- maddeden ve eklerinden ibaret alt yüklenici sözleşmesinin tanzim edildiğini, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete, ayrıntıları faturalarda belirtilen hizmet karşılığında fatura kesildiğini,borçlu şirket tarafından toplam 2 adet faturadan kaynaklanan 2.165.409,70 TL bakiye alacağının ödenmediğini, ticari defter kayıtlarından da 2.165.409,70 TL alacaklı olduklarını, davalı şirketin edimlerini yerine getirmediğini aldığı hizmetin karşılığını ödemediğini, müvekkili şirket adına, söz konusu sözleşme gereği vermiş olduğu hizmetten kaynaklanan ve muaccel olan ---- alacağını davalı şirketin ödemesi için ----- yevmiye numarası ile ihtarname gönderildiğini ve anılan ihtarnamenin de , -----tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı şirketin tüm taleplere rağmen, müvekkiline olan borcunu ödememesi üzerine, alacağın tahsili amacıyla borçlu şirket aleyhinde ----------- esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, ancak; borçlu şirketin, alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla borca itiraz ettiğini, davalı şirketin alacağın tahsilini geciktirmek maksadı ile---- esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yapmış olduğu itiraz üzerine taraflarınca itirazın iptali davası açılması için ---- arabuluculuk numarası ile------ başvurulduğunu ancak hiçbir şekilde anlaşmaya varılamadığını, davalı şirketin müvekkili şirkete olan borcunu ödemediğini, davalı borçlu şirketin itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, alacağın varlığının kabulü ile haksız itirazın iptaline karar verilmesinin gerekmekte olduğunu, dava konusu faturaların, davalı şirkete teslim edilmesine rağmen borçlu şirket'in ttk md.23'te belirtilen süre içerisinde faturalara itiraz etmediği gibi söz konusu faturaların hem müvekkilinin hem de davalı şirketin ticari defterlerine işlenmiş olduğunu her iki tarafın ticari defterleri de incelendiği takdirde davalı şirketten olan alacaklarının ortaya çıkacağını, geçerli borç ilişkisi ve yerine getirilen hizmet ilişkisinin varlığına rağmen, davalı şirket tarafından edimlerin yerine getirilmemiş olması ve borcun ödenmemiş olması sebebiyle, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesinin gerektiğini, davalı şirkete, sözleşmeden kaynaklanan borcunu ödememesi sebebiyle, temerrüt ihtarının gönderildiğini, anılan ihtarnamenin borçlu şirkete tebliğ edildiğini; ancak davalı şirketçe ödemenin yapılmadığını, icra takibi ile istenen faiz taleplerinin ve belirlenen faiz oranlarının haklı olduğunu, itirazında haksız olan ve müvekkili alacaklı şirketi zarara uğratma amacıyla haklı icra takibine itiraz etmiş olan davalı şirketin alacağının %20'sinden az olmayacak oranda icra inkâr tazminatı ödemesine karar verilmesinin gerekmekte olduğunu, tüm bu sebeplerden dolayı icra takibine yapılan haksız itirazın iptalini, fazlaya ilişkin alacak ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla faturalardan kaynaklanan bakiye alacaklarının takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık 415,75 oranında ticari avans faiziyle birlikte takibin devamına karar verilmesini, borçlu şirketin alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla haksız yere borca itiraz ettiğini bu sebeple alacağın %20' sinden az olmamak kaydıyla aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davalı müvekkili firmanın dava dışı --------anahtar teslimi esası ile aldığını, davalı müvekkili firma ile davacı firma arasında alınan anahtar teslimi işin İnşaat ve Mimari İşler başlığı altında bir bölüm işler için ---- tarihli sözleşmenin imzalandığını, davalı müvekkilinin ana yüklenici firma konumunda olduğunu, anahtar teslimi esası ile------- firmasından aldığı işleri davalı firmanın da aralarında olduğu değişik Altyüklenici firmalara uzmanlıkları uyarınca bölerek paylaştırdığını, sözleşme ile yükümlendiği işleri yapmayan altyüklenici firmaların kusurlu eylemleri nedeniyle işin sahibi ---- müvekkili firmaya sözleşmeden doğan ceza şartı karşılığı olarak fatura borcu çıkarıldığını,----- tarafından çıkartılan sözleşmeden doğan ceza şartına dayalı borcun, müvekkili davalı firma tarafından , davacı firmanın da aralarında bulunduğu altyüklenici firmalar arasında sözleşmeden doğan yükümlülükleri ve yaptıkları işler gözetilerek hakkaniyet ve adalet esasları takip edilmek suretiyle rücu edildiğini, davacı firmanın bu kapsamda müvekkili firma tarafından düzenlenip, kendisine tebliğ edilen 1.637.500,00 TL tutarlı sözleşmeden doğan ceza şartına ilişkin faturayı iade ettiğini, bunun sonrasında da davaya konu edilen alacağı olduğu iddiası ile icra takibini başlattığını, takibin haksız ve hukuka aykırı olduğundan bahisle itiraz etmeleri üzerine bu davanın açıldığını, davacı ile davalı müvekkili firma arasında imzalanan 04.09.2020 tarihli yazılı sözleşme uyarınca davacı firmanın 16.375.000,00 TL keşif bedeli üzerinden 270 gün içinde tamamlamak kayıt ve şartı ile işin yapımını üstlendiğini, sözleşmenin 4-a maddesinde, altyüklenici davacı firmanın kararlaştırılan sürede gecikmeye sebep olması halinde işin nihai bedelinin % 10' ununu geçmemek kaydı ile her gecikilen gün için % 0,5 oranında ceza ödeyeceğinin yazılı olduğunu, davacı firmanın geciktiği günlerin bedelinin daha fazla olmasına karşın, sözleşme özel şartı ile üst sınır konulduğu gözetilerek toplam iş bedelinin % 10' u oranında sözleşmeden doğan ceza şartına ilişkin fatura düzenlendiğini, bu faturaya davacı tarafça itiraz edildiğini, ve sonrasında hiçbir gecikmesi ve kendisinden tahsilinin mümkün hiçbir alacak olmamışcasına icra takibinin başlatıldığını, davacı altyüklenici firmanın sözleşme ile yükümlendiği asli edimini yerine getirmediğini, işi sözleşme ile kararlaştırılan sürede bitirmemesi nedeniyle müvekkili firma tarafından sözleşmeden doğan ceza şartına ilişkin olarak düzenlenen faturaya yaptığı itiraz haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davanın tarafları arasında imzalanan ----tarihli sözleşme sonrasında, davacı altyüklenici firmaya------ tarihinde yer tesliminin yapıldığını, böylelikle sözleşme uyarınca ortak irade ile belirlenen 270 gün sayıldığında işin bitim tarihinin 06.06.2021 iken , işveren tarafından COVİD 19 pandemisi nedeniyle işin olumsuz etkilenmeside gözetilerek 65 takvim günü ek süre verildiğini, böylelikle işin tamamlanma anının 10.08.2021 tarihine uzamış ise de davacı altyüklenici firmanın verilen ek süreye rağmen sözleşme ile yükümlendiği işi bitirmediğini bunun sonucu olarak sözleşme özel şartına uygun şekilde sözleşmeden doğan ceza şartı uyarınca 1.637.500,00 TL ceza şartı faturasının kesilip, kendisine gönderildiğini, davacı taraf vekilinin, sözleşme ile yükümlenilen işlerin kararlaştırılan süre içinde yapılmaması ve bunun sonrasında düzenlenmiş ceza şartına ilişkin faturadan tek kelime ile olsun bahsetmeksizin , sözleşme nedeniyle düzenlenen faturalardan bakiye borç uyarınca alacaklı olduğunu mücerret beyanları ile belirtmek suretiyle dava açmak yoluna gittiğini, davada ispat yükünün alacaklı üzerinde olduğunu, davacı altyüklenici firmanın, imzalanan sözleşme uyarınca yükümlendiği işi , sözleşme özel şartı ile kararlaştırılan ve sonrasında işveren tarafından covid 19 pandemisinin sözleşme ile yükümlenilen işin süresine olumsuz etkisinin giderilmesi amacı ile verilen 65 günlük ilave süre içinde ayıpsız ve eksiksiz şekilde, sözleşmenin lafzına ve ruhuna uygun şekilde yapıp teslim ettiğini ispat etmek zorunda olduğunu, davacı altyüklenici firmanın taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca yaptığı işler için düzenlenen hakedişlerde hangi işi hangi zaman diliminde yaptığı ve sonuç olarak sözleşme ile yükümlendiği işin sözleşmede kararlaştırılan süreye nazaran ne kadarını yaptığının yazılı belge ile sabit olmasına ve işin sözleşmede belirtilen sürede bitirmemiş olduğunun tartışmasız durumda olmasına karşın düzenlenen ceza şartına faturasına yaptığı itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu icra takibinde işlemiş faiz istenmesinin de haksız ve hukuka aykırı olduğunu, takibe konu edilen tutarda alacağı olmadığını bilen, bilebilecek durumdaki davacı firmanın , bu şekilde takip yapıp bir de işlemiş faiz talebinde bulunmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu ve bu nedenle bu alacak iddiasının da reddinin gerektiğini davalı müvekkili firmanın , anahtar teslimi iş esası ile dava dışı ------ unvanlı firma ile sözleşme imzaladığını, bu sözleşme konusu yapılan işlerde gecikme olduğu iddiası ile ----- tarafından uygulanan sözleşmeden doğan ceza şartına muhatap olduğunu, bu cezanın hakedişleri ve toplam sözleşme tutarı gözetilerek sözleşmeye göre davacının da aralarında olduğu altyüklenici firmalara oranlanarak dağıtılması sonrasında davacı tarafından dava açıldığını, bu davada verilecek kararın doğrudan doğruya ------ tarafından uygulanan ceza şartı ile ilgili olduğunu ve müvekkili firma aleyhine hüküm olunması halinde bu tutarın --- rücu edilmesi gerektiğinin ortada olduğunu,tüm bu sebeplerden dolayı davanın dava dışı ----- firmasına ihbarının sağlanmasını, davanın esası hakkında yapılacak inceleme sonrasında davanın reddini, her türlü yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı taraftan alınmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava , davacı ile davalı arasında imzalanmış olan ------- tarihli eser sözleşmesinden kaynaklı olarak davacının düzenlemiş olduğu 2 fatura ve cari hesap kaynaklı olarak davalı aleyhinde giriştiği icra takibinden ötürü davalıdan alacaklı olup olmadığı,alacaklı ise miktarı, davalı temerrüde düşürülmüş ise istenebilecek temerrüt faizinin ne olduğu, davalının savunması kapsamında asıl iş sahibinin işin gecikmesi nedeni ile düzenlemiş olduğu cezai şart faturası nedeni ile davalının bu bedeli kendi alt yüklenicilerine pay etmesinin, dolayısı ile davalının davacıya gecikme cezasından kaynaklı keşide ettiği faturanın dikkate alınıp alınamayacağı, davacının sözleşme ile üstlendiği işi zamanında ifa edip etmediği, süresinde teslim yapılıp yapılmadığı, davacıya sözleşme dışı ek işler yaptırılıp yaptırılmadığı, bu ek işlerin teslim süresine etkisinin ne olduğu ve tüm iddia ve savunmalar nazara alındığında davalının icra takibine itirazının iptali şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmaları yukarıda özetlenmiştir. Mahkememizce taraf tanıkları dinlenmiş, mahal mahkemesine keşif yapılması hususunda talimat yazılmış, talimat mahkemesinden teknik bilirkişi eşliğinde keşif icra edilerek kök ve ek rapor alınmış, alanında uzman bilirkişi heyeti teşekkül ettirilerek tüm deliller toplanarak sonuca gidilmiştir. -------- sayılı ilamında "..Götürü bedelli işlerde, yüklenicinin hakettiği iş bedelinin saptanması ya da iş sahibinin ödemesinin fazla olup olmadığının belirlenmesi için, gerçekleştirilen imalâtın eksik ve kusurlar da dikkate alınarak ti işe oranının tespiti, bulunacak bu oranın toplam iş bedeline uygulanarak hakedilen bedelin saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerekmektedir. ..." belirtmiştir. ------ ilamında:“,..Götürü bedelli işlerde, yüklenicinin hakettiği iş bedelinin saptanması ya da iş sahibinin ödemesinin fazla olup olmadığının belirlenmesi için, gerçekleştirilen imalâtın eksik ve kusurlar da dikkate alınarak tüm işe oranının tespiti, bulunacak bu oranın toplam iş bedeline uygulanarak hakedilen bedelin saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler di hesaplanması gerekmektedir. -------Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı ihtilafta bedel götürü usulde belirlendiğinden Toplam götürü bedelli işlerde iş bedelinin tamamının ödenmemiş olması halinde hak edilen ve ödenmeyen iş bedeli yada iş sahibinin fazla ödemesi olup olmadığının belirlenmesi için gerçekleştirilen imalatın eksik ve kusurlar gözetilerek sözleşme ile üstlenilen işin tamamına göre FİZİKİ ORANI tespit edilip bu oranın toplam götürü bedele uygulanmak ve kanıtlanan ödemeler düşülmek sureti ile hesaplanması gerektiğinden bu şekilde yol izlenmiştir. İşin süresinde teslim edilip edilmediği, davacının bir gecikmesi olup olmadığı, işin süresinde teslim edilmediyse düzenlenen gecikme cezası faturasındaki bakiye alacağın davacı alacaklarından mahsup edilip edilmeyeceği taraflar arasındaki en önemli ihtilaftır. Eser sözleşmesi, Türk Borçlar Kanunu 470. ve 486. maddeleri arasında düzenlenip md.470’de, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Sözleşmenin her iki tarafının da bu borçları üstlenmesi sebebiyle tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Sözleşmenin meydana gelmesi için tarafların, yüklenicinin meydana getirmeyi üstlendiği eser ve bunun karşılığında ödenecek bedel hususunda anlaşması gereklidir.Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Eser sözleşmelerinde ana kural öncelikli ifa yükleniciye ait olduğundan yüklenici tarafından tamamlanıp teslim edilmedikçe iş sahibi ödemezlik defini ileri sürerek ödemeden kaçınabileceği gibi eksik ve kusurlu teslim ve ifa halinde de iş bedelinin bunların giderim bedeli kadarlık kısmını ya da tamamını ödemekten kaçınma hakkına haiz olacaktır. Eser sözleşmelerinde teslim yüklenicinin tamamladığı eseri sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hakimiyetine geçirmesi olarak tanımlanmaktadır. Teslim yapılması da hukuki bir işlem olmayıp maddi vakıadır.Teslimin yapıldığı ve bedele hak kazanıldığını da yüklenici ispat etmek zorundadır. Eser sözleşmelerinde yüklenicinin açtığı iş bedelinin tahsili davasında eserin ayıplı ve eksik olduğu savunması mahsup itirazı mahiyetinde olduğundan mahkemece kendiliğinden gözetilmelidir.-------Teslim hususu yerleşik yargıtay kararları gereği her türlü delille ispat edilebileceğinden mahkememizce tanıklar dinlenmiştir. ,( Eser sözleşmelerinde teslim ,yüklenicinin tamamladığı eseri sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hakimiyet alanına geçirmesi olarak tanımlanır.Teslim maddi vakıa olduğundan her türlü delille ve bu arada tanık beyanı ile de ispat edilebilir. ------------Sayılı ilamları ) Davacıya ilave işlerde de yaptırıldığı sabit olup ancak ek protokol ile teslim süreleri buna göre belirlendiğinden ve revize edildiğinden ilave işlerin teslim süresini ne kadar geciktirdiğine dairdeğerlendirme yapılmamıştır. Davacı ve davalı arasında imzalanmış yer teslim tutanağına göre 09.09.2020 tarihinde davacının işe başladığı sabittir. İş bedeli götürü usulde belirlenmiş olup 16.375.000,00 TL +KDV dir. Yüklenici (davalı) firmanın hakedişte, “Onaylayan” olarak imza ve kaşesinin bulunması sebebiyle, 11 nolu, Kesin Hakediş 'te yer alan tüm imalat miktarlarının ve bunun karşılığı olarak hakediş kapağında yer alan hakediş tutarının, davacının yapmış olduğu imalat bedeline karşılık geldiğinin kabulü gerekmektedir. 24.11.2021 düzenlenme tarihli, 11 nolu, Kesin Hakediş kapağında; Kümülatif İmalat Tutarının: 16.480.426,76 TL * KDV olduğu görülmektedir. Bu rakam kümülatif hakediş bedelini ifade ettiğinden, 9 nolu hakedişte yer alan toplam 105.426,76 TL * KDV bedelli ilave işler toplam tutarını da ihtiva etmekte olduğu görülmektedir. Bu durumda, ilave işler bedeli çıkarıldığında, sözleşme kapsamındaki yapılmış işlerin toplam bedeli: ---------- olmaktadır, ki bu da, 16.375.000,00 TL sabit birim fiyatlı, götürü bedelli imalatların, 24.11.2021 son hakediş tarihi itibariyle, % 100 tamamlanmış olduğu anlamına gelmektedir.ek protokol gereğince covid salgını nedeni ile teslim süresi 65 gün uzatıldığından davacı tarafça yapılan ilave işlerin de süresinde tamamlandığı görülmüştür.İşin teslim tarihi 10.08.2021 olarak kararlaştırılmış olup,bu tarih itibariyle işin henüz tamamlanmamış olduğu, bu tarihe en yakın tarihli hak edişin 31.07.2021 düzenlenme tarihli 10 nolu hakediş olduğu görülmektedir. 31.07.2021 tarihi itibarı ile davacının işin %93,8 oranında tamamladığı görülmektedir. İşin geçici kabulü 24.11.2011 de yapıldığından 31.07.2021 tarihinden 10.08.2021 teslim tarihine kadar davacının ne oranda imalat yaptığı tespit edilememiştir. Bu noktada yani teslimde gecikme olup olmadığı hususunda tanık beyanları önem arz etmektedir. Dinlenen davacı tanığı ---------beyanında "... dış saha raylarının yapımı ve beton dökümü işi ---- firmasının işleri geciktirmesi sebebi ile geç yapıldığını, geç yapılma sebebinin kendilerinden kaynaklanmadığını, davalının koordinasyon eksikliğinden diğer alt yüklenici firmaların işlerini zamanında yapmamalarından kaynaklandığını, -------- ait bir firma olduğunu, yaptıkları işin diğer firmaların işine bağlı bir iş olduğunu, onların yapması gereken işler yapılmadığı için kendi işlerini yapamadıklarını, --------- firmasının işi tamamlamadığını mail ile karşı taraf bildirildiğini... ” beyan etmiştir.Aynı hususta davacı tanığı ------ yılından beri davacı şirkette proje müdürü olarak çalıştığını, ... şantiyede kendilerinden başka 5-6 tane daha firma olduğunu, mekanik, elektrik,------ işlerini yapan firmalar olduğunu, -------- işi süresinde tamamladıklarını, ... yaptıkları işin şantiyede faaliyet gösteren diğer alt yüklenici firmaların işine de bağlı olduğunu, bu firmaların işlerini yapmadıklarından ya da geciktirdiklerinde kendi yaptıkları işlerin de geciktiğini, -------- gün boyunca yapması gereken işi yapmadığını hatırladığını, bu süreçte davalı firmanın kendilerini beklettiğini ve işi teslim almadığını, işte bir gecikme yaşandıysa bu gecikmenin davalı firmanın organizasyon eksikliğinden kaynaklandığını bütün projenin %100'ünün tamamlandığını, hatta bu işlerin % 97'lik kısmına ilişkin hakedişleri davalı tarafın onayladığını, onaylanmayan % 3'lük kısmın diğer firmaların geciktirdikleri yada yapmadıkları işlerden kaynaklı olarak yapılamayan işler olduğunu, bu işlerin gecikmesine kendilerinin sebep olmamasına rağmen tamamladıklarını ... ” beyan etmiştir. 09.07.2021 tarihli Toplantı Tutanağında; “ ... dış saha betonları raylara da yandığı için durdurulup, döküm takvimi ----- göre revize edilip ---- bildirilecek.” Belirtmesinin bulunduğu görülmüştür. Keza 2. Dosyada mübrez EK 5 olarak davacı yanca sunulan davacı ve davalının kaşe ve imzası bulunan--- tarihli yazılı delilde---- tarihinde hazırlanan ---------- tarihinden uygun görülen faturası kesilen ve imzalanan hak edişde tamamlanan iş oranının %95 olarak belirlendiği, bu orana tüpraş tarafından bekletilen ve imalata izin verilmeyen dış saha betonu ve son kat boya imalatlarının dahil olmadığı bunların da dikkate alınması halinde ---- tarihinde işin bitirilme oranının %97 olduğu, ------- olarak belirlenen teslim tarihi nazara alındığında işin tamamlanma oranının tüpraş tarafından bekletilen son kat boya ve saha betonları hariç %99 olduğu belirlemesi bulunduğu her iki tarafın da söz konusu belgeyi kaşeleyerek imzaladıkları görülmektedir. Görüldüğü üzere davacı tanık beyanlarının yerinde olduğu söz konusu tutanak içeriğinden de görülmektedir. Davacının eseri esasen süresinde teslim ettiği sadece dış saha betonları ve son kat boy işlerinin kaldığı bu kısma da --------firmasının imalata izin vermemesi nedeni ile yapılmadığı görülmektedir. Gecikme varsa da davacı kaynaklı değildir. Bu nedenle davalının kesmiş olduğu gecikme cezası faturasının davacı alacağından mahsubu mümkün değildir. Davalı şirket tarafından davacı adına yapılan 2.683,61 TL tutarlı ----------- ödemesi davacı alacağından mahsup edilmiş davacının davalıdan 2.162.726,09 TL asıl alacak 7.465,85 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.170.191,94 TL alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır. Her ne kadar davacı yanca işlemiş faize itiraz edilmiş ise de borçlar kanunu gereği muaccel bir borcun borçlusu alacaklı ihtarı ile mütemerrit olur. Faturalarda yazan karalaştırma borçluyu mütemerrit duruma sokmamaktadır. Davacı ve davalı itirazları yerinde olmadığından itirazlara itibar edilmemiştir. Uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklandığından ve alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı verilmemiştir. Tüm dosya kapsamı yukarıda yapılan açıklamalar atıf yapılan kararlar bir bütün olarak değerlendirilmiş davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile;
A - Davalının ---------- Sayılı dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile; Takibin 2.162.726,09 TL asıl alacak 7.465,85 TL işlemiş faiz olmak üzere 2.170.191,94 TL üzerinden devamına,
B-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
C- Asıl alacağa takip tarihinden alacak tamamen tahsil edilinceye kadar %15,75 avans faizi yürütülmesine,
D- fazlaya dair istemin reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 148.245,81TL harçtan daha önceden ödenen toplam 27.491,43-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 120.754,38 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T 'e göre hesaplanan 321.827,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 27.491,43-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 27.572,13TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 23.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.912,35-TL Keşif Harcı, 3.329,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 28.741,85-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 27.402,64 TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
7- 6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise kalan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
8-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre belirlenen 1.487,31-TL lik kısmının davalıdan; 72,69 TL sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle,------- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/12/2025