T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/428 Esas
KARAR NO: 2025/1007
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 23/05/2018
KARAR TARİHİ: 03/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından --------- Esas sayılı icra takip dosyasında keşidecisi -------- çek no'lu çeklerden dolayı ilamsız icra takibi yapıldığını, itiraz eden borçlu davalı çeklerin cirantası durumunda olduğunu, bu çeklerin lehdarının ----- olduğunu, bu çekleri borçlu davalıya ciro ettiğini, dava dışı --- aynı zamanda ---- tek pay sahibi ve imza yetkilisi olduğunu, ----- temin edilen bilgiye göre davalı/borçlu----- yönetim kurulu başkanı, münferit imza yetkilisi ve pay sahibi olduğunu, davalı ------- şirketi, müvekkil girdiği ticari ilişkiler üzerine müvekkile borçlandığını, ve bu borçları karşılığında içerisinde icra takibi dayanağı çekler de olmak üzere çeşitli çekleri müvekkile verdiğini, bu çeklerin içerisinde icra takibi dayanağı çekler de olmak üzere diğer borçlu ----aralarındaki ticari ilişki sebebiyle ciro yoluyla aldığı çekler olduğunu, davalı ----- davacı müvekkile bu çeklere konu borçlarını ödemediği için taraflar görüşmüş ve davacı müvekkil ile davalının ---- mutabakata vardıklarını, mutabakatta ----- Sırada belirtilen çeklerin bedellerinin davalıdan alındığını, davaya ve icra takibine konu ---------Sırada belirtilen çeklerin ise müvekkile ödenmediğini, bu çeklerin davalının müvekkili oyalaması sebebiyle süresinde bankaya ibraz edilmediği için çek vasfını kaybettiğini, bu nedenle ilamsız takibe konu edildiğini, ibraz edilen mutabakatta davalının kendisinin ve sahip olduğu -------- müvekkile borçlu olduğunu kabul ve takip dayanağı çeklerdeki imzasını ikrar ettiğini, bu sebeplerle takip dayanağı çeklerde ciranta olan davalı adına atfen atılan imzaların davalıya ait olduğunu ve çeklerde sahtecilik yapılmadığını, davalının yalan yere imza inkarında bulunarak mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, ve haksız olarak borçtan kurtulmaya çalışığını, ilamsız takip yapıldığını ve temel borç ilişkisine dayanıldığını, ilamsız takip yapıldığını ve temel borç ilişkisine dayanıldığını, ilgili mutabakatın kesin delil teşkil ettiğini, müvekkilin alacağının varlığı kesin delille sabit olduğunu, bu nedenle ispat yükünün davalıda olduğunu, davalının bu borcunu ödediğini kanıtlamak zorunda olduğunu, ancak davalının icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde ödeme savunması yapmadığını, bu gerekçelerle davalı borçlunun-------- sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 300.000,00-TL asıl alacak ve 54.410,96-TL icra takip tarihine kadar işlemiş faizi yönünden iptaline, takibin bu alacaklar yönünden devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ve nispi vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu davaya konu çeklerin arka yüzünde----- olarak yer alan imzanın, sahte olarak atılmış olduğunu söz konusu sahte imzanın, müvekkili ---olmadığını, çeklerin keşidecisi ----- tek pay sahibi ve münferit imza yetkilisi ------ isimli şahıs olduğunu, bu şahsın kendi şirketinden kendi şahsına çekleri keşide ederek, daha sonra, işbu çeklerin müvekkiline ciro edildiğini, müvekkili tarafından ----isimli şahıs adına, sahte kaşe bastırmak ve sahte imza atmak suretiyle ciro işlemeleri yaparak ---- borç altına sokarak kendisi lehine haksız menfaat sağlama amacıyla gerçekleştirme niyetinde olduğu ve suç niteliği sabit olan çekleri keşide etme vb. sair eylemlerine son verilmesi amacıyla ------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müşteki şirket tarafından ----- ihtarname keşide edildiğini,------- sayılı dosyasında, çekler üzerinde yer alan imzaların------ait olup olmadığı ile ilgili Grafoloji ve Sahtecilik Uzmanı Bilirkişi tarafından Bilirkişi Raporu hazırlandığı ve ------ el ürünü olmadığının tespit edildiğini, dava dilekçesinde belirtilen----- isimli belge ve içeriğinin, hiçbir surette müvekkilinin bilgisi ve onayı-rızası dahilinde tanzim ve imza edilmediğini, izah edilen nedenlerle; çeklerde ciranta olarak atılan imzaların ------ ait olmadığının tespiti amacıyla dosyada bilirkişi kanalı ile imza incelemesi yapılmasını, imzaların müvekkiline ait olmadığının tespiti ile işbu davanın esastan reddini, alacaklının asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10’u oranında para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava itirazın iptaline ilişkindir. Mahkememizin ----- karar sayılı ilamı ile-----Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan hüküm kurmaya yeterli görülen bilirkişi raporuna göre, dava konusu icra takibine dayanak teşkil eden çeklerin arkasında ciranta olarak bulunan ----ismi ve altındaki imzanın (parafın) davalı borçlu------ ait olmadığı anlaşılmıştır. Ciranta olarak davalının isim ve soyisim yazıları ile imzanın (parafın) davalıya ait olmadığı anlaşıldığından davalının imza ve borca itirazında haklı olduğu kanaatine varılmıştır. Her ne kadar ---- belgede borçlu olarak yer alan ------- yazı ve imzaların davalıya ait olduğu yönünde bilirkişi raporu var ise de icra takibinin esas dayanağının ---- şubesine ait keşidecisi (boçlusu) -------lehdarı ----- keşide tarihli ----------adet çek olması sebebiyle davalının herhangi bir borç taahhüdünde bulunmadığı, davacının alacaklı olarak tek taraflı olarak borçlular lehine yapılacak ödemeler karşılığında herhangi bir alacağının kalmadığı yönündeki beyanının hukuken davalıyı borçlu saymayı gerektirmediği, takibin dayanağının da bu belge olmadığı anlaşıldığından, davalının söz konusu belgedeki isim ve imzanın kendisine ait olmasının davanın esasına tesir etmeyeceği hukuki kanaatine varılmıştır. Kaldı ki, eğer -------- günlü mutabakat isimli belgeye göre davalı davacıya başka sebeplerden dolayı borçlu olsa bile davaya konu çeklerdeki cironun mutabakat metninin düzenlediği tarihte davalıdan bizzat alınmasının hayatın olağan akışına uygun olacağı düşünülmüştür. Dosya kapsamında davalıyla ilgili toplanan tüm belgelerde davalının isminin ----- olmasına rağmen cirolarda isminin sadece ---- yazılmış olması da söz konusu ciroların davalı tarafından yapılmadığı yönünde mahkememizde bir kanaat oluşturmuştur. Çeklerdeki ------numarasının rakam örneği alınmadığından bilirkişi tarafından incelenememiş ise de rakamların davalıya ait olmasının hukuken bir öneminin bulunmaması asıl olanın isim-soy isim yazıları ile imzanın davalıya ait olması gerektiği çünkü hukuken kişiyi sorumluluk altına sokacak hukuki keyfiyetin kişinin imzası olduğundan bu yönde bir inceleme yapılmasına hukuken gerek duyulmamıştır. Açıklanan sebepler gereğince dava konusu icra takibine dayanak teşkil eden çeklerdeki ciranta olarak görünen ----- ismi altındaki isim ve imzaların davalıya ait olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır. Davacının, davalının ----------- günlü mutabakat isimli belgedeki imza ile ciro silsilesindeki imzaların biribirinden farklı olduğunu bilebilecek bir konumda olması, davalının cirosunu mutabakat isimli belgeyi düzenlerken alması gerektiğinden, davalının ciro silsilesi gereğince borçlu olmadığını bilerek icra takibini yapmış olduğu düşünüldüğünden ve bu sebeple icra takibini yapmakta haksız ve kötü niyetli olduğu analşıldığından davalının kötü niyet tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Her ne kadar davalı vekili, davacının % 10 oranında para cezasına mahküm edilmesini talep etmiş ise de icra takibine konu çekler, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununun ''kambiyo senetleri (çek poliçe ve emre muharrer senet) hakkındaki hususi takip usulleri'' başlıklı 167 vd maddelerine göre değil 2004 Sayılı İ.İ.K.'nun 58 vd maddeleri gereğince ilamsız icra takip yoluyla icraya konulmuştur. Bu sebeple 2004 Sayılı İ.İ.K.'nun 170. maddesinde özel takip yolu için öngörülen ve icra mahkemesince verilmesi gereken % 10 para cezasının ilamsız icra takibinde uygulanması hukuken mümkün bulunmadığında bu talebin reddine karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilemsine göre, davanın reddine, davacının asıl alacak üzerinden % 20 kötü niyet tazminatına mahküm edilmesine, davalı tarafın davacının % 10 para cezasına mahkum edilmesi talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Verilen kararın davacı yanca istinaf edilmesi üzerine ---------Davacının --------------- meblağlı iki adet çeke dayalı olarak ilamsız icra takibi başlattığı, davalının borca ve imzaya itirazı üzerine takibin durduğu ve davacı tarafından işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür. Mahkemece aldırılan ve denetime elverişli bulunan --------- tarihli grafoloji raporu ile takip dayanağı çeklerdeki davalı adına atılı ciranta imzasının davalı eli ürünü olmadığının tespit edilmesi karşısında davacının itirazın iptali talebinin reddine dair ilk derece mahkemesi kararı isabetlidir. Ancak, davacı vekilinin "Mutabakat belgesi uyarınca aynı ticari ilişki kapsamında davalı tarafından davacıya beş adet çekin verildiği, çeklerden ikisinin davalı tarafından sorunsuz olarak ödendiği, ödenmeyen çeklerden ikisinin bu davanın konusu olduğu, ödenmeyen diğer çekin ise -------- Karar sayılı dosyasına konu olduğu" yönündeki iddialarının ilgili bankadan ödeme bilgilerinin ve çek asıllarının ve icra hukuk mahkemesi dosyasının celbiyle araştırılması, gerektiğinde imza incelemesinin belirtilen beş çek üzerinde karşılaştırmalı olarak yapılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olduğundan, davacı vekilinin istinaf isteminin bu yönden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir..." gerekçesi ile verilen kararı kaldırmıştır. Mahkememizce bozma ilamı gereği davacı vekiline sorunsuz ödendiğini iddia ettiği çeklerin hangisi olduğu hususunda------- tarihli celsede kesin süre verilmiş, davacı vekili----- tarihli celsede bu hususta müvekkili ile görüşmelerinin devam ettiğini belirterek kendilerine yenden süre verilmesini talep etmiş mahkememizce davacı yana aynı celse 4 numaralı karar gereği yeniden kesin süre verilmiş fakat davacı yanca davalının sorunsuz ödediğini belirttiği çeklerin hangileri olduğunu mahkemeye bildirmemiştir. Mahkememiz ara kararı gerekçeli olup sonuçları ihtar edilmiştir. Davacı yanca istinaf dilekçesine de konu ettiği sorunsuz ödendiğini ileri sürdüğü çeklerle ilgili bilgiler verilmediğinden bozma kapsamında sadece icra dosyasına konu çek ve dava konusu çekler üzerinde mukayeseli imza incelemesi yaptırılmıştır. -------- tarihli raporunda "...6.1. İnceleme konusu ---------- nolu çekin arka yüzünde -------mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ----- eli ürünü olduğu,6.2. İnceleme konusu diğer iki adet çekin arka yüzünde ----- adına atılı imzalar ile ----- mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ---- eli ürünü olmadığı hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR..." belirtmiştir. Netice itibarı ile davacının icra takibine vaki itirazın iptalini talep ettiği, buna mukabili davalının çeklerdeki imzaları inkar ettiği, yerleşik yargıtay kararları gereği çeklerdeki imzaların davalıya ait olduğu hususunda ispat külfetinin davacıda olduğu, mutabakat ile ilgili mahkememiz önceki kararında gerekli hukuki izahatın olduğu nitekim istinaf bozma ilamında da bu yönde bir bozma bulunmadığı sadece imza incelemesinin mukayeseli yaptırılması gerektiğinden bahisle kararın kaldırıldığı, davacının sorunsuz şekilde ödendiğini ileri sürdüğü çekleri mahkemenin ara kararlarına rağmen bildirmediği bu hususta en son ilgili vekilin yüzüne karşı kesin süre ihtarlı ara karar tesis edilmesine rağmen davacı yanca iddianın delilinin bildirilmediği, zorunlu olarak 3 adet çek üzerinde mukayeseli imza incelemesi yaptırıldığı netice itibarı ile sonucun değişmediği, davaya konu çeklerdeki imzaların davalıya ait olmadığı anlaşılmış davanın reddine karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesine göre, davanın reddine, davacının asıl alacak üzerinden % 20 oranında kötü niyet tazminatına mahküm edilmesine, davalı tarafın davacının % 10 para cezasına mahkum edilmesi talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davacının icra takibini açmasında haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle asıl alacak olan 300.000,00 TL üzerinden % 20 oranında olmak üzere 60.000,00 TL tazminatın davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
3-Davalının para cezası ödenmesi talebinin reddine,.
4-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 4.125,91 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.510,51 TL harcın davacıya İADESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiği için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.ye göre tespit edilen 56.705,75 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana İADESİNE,
Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle,---------- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/12/2025