T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/213
KARAR NO : 2025/863
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 22/03/2024
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde; "01/11/2020 tarihinde saat 15:30 sıralarında işveren ----- tarlasında mevsimlik işçi olarak çalıştırılmak üzere, ------- plakalı kamyonun kasası içerisinde ---- ilçesine getirildikleri sırada, sürücü ------- davacıya yolun karşısında bekleyen araca binmesini söylemesi üzerinde müvekkilin araçtan inerek yolun karşısına geçtiği sırada ------ plakalı aracın müvekkile aracın sağ ön çamurluğu çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Müvekkil, sürücülüğünü ---- yaptığı ------ plakalı araçta yolcu olarak bulunmaktadır. İşbu kaza sonucunda müvekkil yaralanmış ve vücudunda ciddi kırıklar meydana gelmiştir. Kazayla ilgili ----- Cumhuriyet Başsavcılığınca -----soruşturma no ile soruşturma başlatılmıştır. ------ Asliye Ceza Mahkemesince ------. Numarası ile yargılamaya geçilmiştir. Müvekkil kaza sonrası ------ Devlet Hastanesinde tedavi olmuştur. Kaza sonucu müvekkil basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralanmış ve vücudunda hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyebilecek nitelikte kırıklar meydana gelmiştir. İş bu kaza sonrasında müvekkil ------ adına, ----Üniversitesi ------ Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliği tarafından düzenlenen 04.07.2022 tarihli, ------ sayılı Adli Kurul Raporuna göre; Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri ve eklerine göre değerlendirildiğinde; Kişinin vücut engel oranının %40 ve sürekli olduğu olduğu, Kişinin tedavi süresince ortay çıkan bakıcı (temizlik, banyo, tuvalet, yeme-içme, vb.) ihtiyaç süresinin 3 (üç) ay olduğu, Kişinin iyileşme süresinin 6(altı) aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında % 100 özürlü sayılması gerektiği tespit edilmiştir. İşbu kaza sonrası malul kalacak şekilde ağır yaralanmasından dolayı müvekkilde oluşan psikolojik travma hayatını olumsuz yönde etkilemeye devam etmektedir. Kazadan sonra müvekkilin hayatı alt üst olmuş, hem sağlık hem de psikolojik olarak hayatının kaza öncesindeki gibi olamayacağı aşikardır. Tüm bu sebepler göz önüne alındığında müvekkilin maddi ve manevi olarak oldukça büyük bir kayba uğradığı açıktır. Davalı taraf, bugüne değin müvekkiller tarafına maddi tazminat adı altında herhangi bir ödemede bulunmamıştır. Tarafımızca 27.02.2024 tarihinde ------ arabuluculuk numarası ile arabuluculuğa başvurmuş olmamıza rağmen davalı taraf ile herhangi bir anlaşma sağlanamamıştır. İşbu sebeple bu maddi tazminat davasını açma zaruriyetimiz hasıl olmuştur.
Yukarıda kısaca izahına çalıştığımız nedenlerden dolayı; delillerimizin toplanarak, fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve yeni beyanlarda bulunma haklarımız saklı kalmak kaydıyla:
Deliller kısmında belirtilen delillerimizin CELBİNE ------iş bu trafik kazasında yaralanması sebebiyle şimdilik;
Kalıcı İş Göremezlik Tazminat Bedeli için 500,00 TL,
Geçici İş Göremezlik Tazminat Bedeli için 500,00 TL,
Geçici Bakıcı Giderleri için 500,00 TL şimdilik Toplam 1.500,00 TL Tazminat Bedelinin kaza tarihi itibariyle yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,Yargılama masrafları ve Vekâlet ücretinin Davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini," şeklinde talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde; "ÖNCELİKLE KONU DOSYADA KAZANIN İŞ KAZASI NİTELİĞİNDE OLDUĞUNU BELİRTMEK GEREKMEKTEDİR. DAVAYA KONU KAZA, İŞ KAZASI OLUP, SGK TARAFINDAN PEŞİN SERMAYE DEĞERLİ GELİR BAĞLANDI İSE BU GELİRİN HESAPLANACAK TAZMİNATTAN MAHSUBU GEREKMEKTEDİR. 5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU MADDE 13- İş kazası; e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır. DAVAYA KONU KAZA YUKARIDA BELİRİTİLEN SAYILI KANUN MADDESİ GEREĞİNCE İŞ KAZASI NİTELİĞİNDE OLDUĞUNDAN SGK TARAFINDAN ÖDENMESİ LAZIM GELEN DEĞERDEN MÜVEKKİL ŞİRKETİN SORUMLULUĞU BULUNMAMAKTADIR. DAVACININ GEÇİRDİĞİ KAZA İŞ KAZASI NİTELİĞİ TAŞIDIĞINDAN SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI'NA MÜZEKKERE YAZILARAK DAVACININ BU İŞ KAZASI NEDENİYLE SOSYAL SİGORTA KURUMUNDAN İŞ KAZASI NEDENİYLE BAĞLANAN HERHANGİ BİR TAZMİNAT VEYA GELİR OLUP OLMADIĞININ SORULMASINI SAYGILARIMIZLA ARZ VE TALEP EDERİZ.DAVACIYA SGK TARAFINDAN YAPILAN ÖDEMELERİN MÜVEKKİL ŞİRKETTEN DE TALEP EDİLMESİ MÜKERRER ÖDEMEYE SEBEP OLACAĞINDAN, İŞBU ÖDEMELERİN POLİÇE LİMİTİNDEN İNDİRİLMESİ GEREKMEKTEDİR. NİTEKİM YARGITAY ----- HUKUK DAİRESİ'NİN 19.01.2016 TARİHLİ ------ SAYILI KARARINDA ''Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından vefat edenin yakınlarına bağlanan aylığın niteliği ve bağlanan aylığın rücuya tabi ödemelerden olup olmadığının belirlenmesi zararın tazmininden sorumlu olanların mükerrer ödeme yapmasının önüne geçilmesi ve zarar görenlerin gerçek zararlarının üzerinde sebepsiz zenginleşmemesi için önemlidir. Desteğin ölümü nedeniyle davacılara Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından rücuya tabi olan bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususundaki davalı sigorta şirketi vekilinin savunmaları değerlendirilmemiştir. Mahkemece desteğin eşi ve çocuğu olan davacılara SGK tarafından maaş bağlanıp bağlanmadığının, vefat edenin hak sahiplerine bağlanan maaşın rücuya tabi olan ve peşin sermaye değerli bir gelir olup olmadığının araştırılması, rücuya tabi olduğunun anlaşılması halinde, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan rücuya tabi ilk peşin sermaye değerinin sorularak hesaplanan tazminattan mahsubu için ek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması isabetli olmamıştır.'' DENİLMEKTEDİR. YARGITAY'IN GÜNCEL TARİHLİ KARARI DA İTİRAZLARIMIZIN HAKLILIĞINI GÖSTERMEKTEDİR. BU HUSUSA İLİŞKİN OALRAK YARGITAY -----. HUKUK DAİRESİ'NİN 20.11.2015 TARİHLİ, ------ SAYILI KARARINDA; ''Dava, 07.10.2008 tarihli trafik kazasından doğan Kurum zararının, ilk davadan kalan kusur farkının rücu tazminatı istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın 21. maddesi, sigorta şirketi yönünden ise anılan maddenin 4. fıkrasıdır. Anılan maddeye göre; " İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilir. " hükmü öngörülmüş olup, tazmin sorumlularının bağlanan gelirlerin yarısının kusur karşılığı ile, geçici iş göremezlik ödemeleri ve tedavi gideri yönündense kusur karşılığı ile sorumlu oldukları gözetilmesi ve ayrıca sigorta şirketinin hak sahiplerine ödeme iddiasının da araştırılması gerekmektedir. Sigorta şirketleri, sigortaladığı aracın sürücüsü ile şayet tespit edilmişse araç malikinin kusurlarıyla ve poliçe limitleriyle sınırlı biçimde zarardan sorumlu tutulabilirler. Kurumun kanundan doğan basit rücu hakkı nedeniyle, tazmin sorumlularının sigortalı ya da hak sahiplerine yapmış oldukları ödemelerin rücu alacağından düşülmemesi gerekmekte ise de; sigorta şirketlerinin 2918 sayılı Kanun kapsamında poliçeye dayalı akdi sorumluluğu nedeniyle poliçe limitini teşkil eden miktarın sigortalı ya da hak sahiplerine ödediğinin geçerli belgelerle kanıtlanması durumunda; sigorta şirketlerinin mükerrer ödeme ile karşı karşıya bırakılmaması bakımından ödedikleri miktar oranında sorumlu tutulmaması, yargılama giderleriyle vekalet ücretinden sorumluluğun da, poliçe limiti kapsamındaki ödeme yükümlülüğüyle orantılı olarak belirlenmesi gerekir. Mahkemece; yukarıda açıklanan ilkeler gözetilmek suretiyle ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa kime yapıldığı ve poliçedeki hangi teminat yönünden ödeme yapıldığı, tarih ve miktarı dayanağı belgeler de getirtilerek, gerektiğinde sigorta şirketi kayıtları üzerinde inceleme yapılarak yöntemince araştırıldıktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.'' DENİLMEKTEDİR. DAVACI TARAFIN MÜVEKKİL ŞİRKET ALEYHİNE İKAME ETTİĞİ HUZURDAKİ HAKSIZ DAVANIN REDDİ GEREKMEKTEDİR. Davaya konu kazaya karışan -------
plaka sayılı araç müvekkil------ Nezdinde ------- poliçe numarası ile 16/05/2020-2021 tarihleri arasında sigortalıdır. Müvekkil şirketin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası gereğince başvuru konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetindedir. Poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluğumuz poliçe limitiyle sınırlı olmakla beraber; masraf, vekâlet ücreti sorumluluğumuz da bu miktara isabet eden oranlarda olacaktır. Poliçe limiti maktuen ödenecek rakam değildir. Poliçe limiti üzerindeki zararlardan müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmamaktadır. Zorunlu trafik sigortası sorumluluk sigortası olup, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanması amaçlanır. Sigortacı ise, KTK ve Genel Şartlar Mucibince poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralamasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işleten düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitine kadar temin eder. Böyle bir halde zorunlu trafik sigortasında, sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararlar, işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda üçüncü kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işleteninin sorumlu bulunması gerekir. Dolayısıyla KTK. 86. Madde gereğince araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğü olmayacaktır. Yargıtay ------Hukuk Dairesi 15.03.2001 tarih ve -------. sayılı kararı bu yöndedir. ÖNEMLE BELİRTMEK GEREKİR Kİ, KTT VE CEZA SORUŞTURMA AŞAMASINDA ALINAN ADLİ TIP KURULU TRAFİK İHTİSAS DAİRESİ KUSUR RAPORUNDA SİGORTALI ARAÇ SÜRÜCÜMÜZE HERHANGİ BİR KUSUR İZAFE EDİLMEMİŞTİR. SİGORTALI ARAÇ SÜRÜCÜSÜ KUSURSUZ OLDUĞUNDAN MÜVEKKİL ŞİRKET AÇISINDAN DAVANIN REDDİNE KARAR VERİLMESİ GEREKMEKTEDİR. DAVACI TARAFIN SİGORTALIMIZ ARAÇ SÜRÜCÜSÜNE RACİ KUSUR VE ZARARI KANITLAYAMAMASI HALİNDE MÜVEKKİL ŞİRKETİN SORUMLULUĞUNDAN SÖZ EDİLEMEZ. KAZA TESPİT TUTANAĞINA GÖRE KUSURU BULUNMAYAN SİGORTALI ARAÇ SÜRÜCÜSÜ TAZMİNAT ÖDEME BORCU YÜKLETİLMESİ KABUL EDİLEMEZ. BİLİNDİĞİ ÜZERE KAZA TESPİT TUTANAĞININ AKSİ, YARGITAY’IN YERLEŞİK İÇTİHATLARINDA DA BELİRTİLDİĞİ ÜZERE AYNI DERECEDE KESİN DELİLLERLE İSPATLANABİLİR. Yargıtay ------ Dairesi’nin 18.01.2007 tarihli ------. sayılı ilamında; “Kaza tespit tutanağı aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli bir belge olup, aksi aynı derecede delillerle kanıtlanmalıdır. Dosya kapsamından, davalı tanıklarının anlatımları dışında davalı lehine delil yoktur. Bu durumda mahkemece, kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporu arasında olayın oluş biçimi ve kusur isnadına ilişkin çelişkiyi giderecek biçimde mevcut delillere göre üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.’’ Denilmiştir. DAVACI VEKİLİ MÜVEKKİLİNİN DAİMİ SAKATLIĞININ BULUNDUĞU İDDİASI İLE MÜVEKKİL ŞİRKETTEN SAKATLIK TAZMİNATI TALEP ETMEKTEDİR. ANCAK KAZA TESPİT TUTANAĞINDA BELİRTİLDİĞİ ÜZERE SÜRÜCÜ ------ HERHENGİ BİR KURAL İHLALİ OLMADIĞI BELİRTİLMİŞ VE ADLİ TIP KURUMU KUSUR DEĞERLENDİRMESİ SONUCU SİGORTALI ARAÇ SÜRÜCÜSÜNÜN KUSURSUZ OLDUĞUNU BELİRTMİŞTİR. BUNUNLA BİRLİLKTE DAVACININ İDDİA ETTİĞİ KALICI SAKATLIĞININ TESPİTİ İÇİN RAPOR ALINMASI HALİNDE, HAZIRLANACAK RAPORDA TRAFİK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI GEREĞİ ÖZÜRLÜLÜK ORANININ DİKKATE ALINMASI ve YÖNETMELİĞE UYGUN OLARAK TANZİM EDİLMESİ GEREKMEKTEDİR ; 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları A.5. Kapsama Giren Teminat Türleri; “c) Sürekli Sakatlık Teminatı: Üçüncü kişinin sürekli sakatlığı dolayısıyla ileride ekonomik olarak uğrayacağı maddi zararları karşılamak üzere, bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek teminattır. Kaza nedeniyle mağdurun tedavisinin tamamlanması sonrasında yetkili bir hastaneden alınacak özürlü sağlık kurulu raporu ile sürekli sakatlık oranının belirlenmesinden sonra ortaya çıkan bakıcı giderleri bu teminat limitleri ile sınırlı olmak koşuluyla sürekli sakatlık teminatı kapsamındadır. Söz konusu tazminat miktarının tespitinde sakat kalan kişi esas alınır. SÜREKLİ SAKATLIK TAZMİNATINA İLİŞKİN SAKATLIK ORANININ BELİRLENMESİNDE, SAKATLIK ÖLÇÜTÜ SINIFLANDIRILMASI VE ÖZÜRLÜLERE VERİLECEK SAĞLIK KURULU RAPORLARINA İLİŞKİN MEVZUAT DOĞRULTUSUNDA HAZIRLANACAK SAĞLIK KURULU RAPORU DİKKATE ALINIR. Tazminat ödemesinde, ilgili sağlık hizmet sunucularınca tanzim edilecek trafik kazasına ilişkin belgelerde illiyet bağı ile ilgili tespitin yer alması durumunda bu tespitin aksini ispat sigorta şirketine aittir. Sigortacı söz konusu rapor hakkında ilgili mevzuat uyarınca itiraz usulüne başvurduğunda mağdurun itiraz üzerine yaptığı belgelenmiş harcamaları bu teminat kapsamında karşılamakla yükümlüdür." Denilmektedir. BAŞVURU KONUSU SİGORTALI ARAÇ POLİÇESİ GENEL ŞART DEĞİŞİKLİĞİ SONRASINDA TANZİM EDİLMİŞ OLDUĞUNDAN YENİ GENEL ŞARTLARIN UYGULANMASI GEREKMEKTEDİR. Genel şartlarda bahsi geçen, 30 Mart 2013 tarihinde ----- Gazetede yayımlanan 28603 sayılı Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliğe göre, kişinin tüm tedavileri tamamlandıktan sonra sakatlığın 12 ay boyunca stabil ve kalıcı olması gerekmekte olup davacının kalıcı bir sakatlığının olup olmadığının yönetmelikteki esaslara göre tespit edilmesi gerekmektedir. 28603 sayılı Yönetmeliği’nin 6 ve devamı maddelerinde özürlü sağlık kurulu ve özürlülük oranının belirlenmesi hususları düzenlenmiştir. 28603 sayılı Yönetmeliğin 8. Maddesinin 2. Fıkrasında; “Kişinin özür oranı, özürlü sağlık kurulunca bu Yönetmeliğin ekinde yer alan EK-2 Özür Oranları Cetvelinde bulunan özür oranlarına göre yüzde (%) olarak belirlenerek özürlü sağlık kurulu raporunun ilgili bölümünde rakam ve yazı ile belirtilir. Bu cetvelde adı geçmeyen hastalık ve özürler ile bunlara ait özür oranları, fonksiyon kayıplarına göre özürlü sağlık kurulunca değerlendirilerek belirlenir.” Denilmek suretiyle özür oranının nasıl tespit edileceği açıkça belirtilmiştir. 5- YARGITAY ------ HUKUK DAİRESİ KARARLARINDA İSTİKRARLI BİR ŞEKİLDE, SÜREKLİ İŞ GÖREMEZLİK ORANININ (MALULİYETİN) TRAFİK KAZASININ GERÇEKLEŞTİĞİ TARİHTE YÜRÜRLÜKTE OLAN YÖNETMELİK VE EKLERİNE GÖRE TESPİT EDİLMESİNİ İSTEMEKTEDİR. BUNA GÖRE KAZA TARİHİ ESAS ALINARAK AŞAĞIDAKİ YÖNETMELİKLER ÇERÇEVESİNDE MALULİYET TESPİTİ YAPILMALIDIR. Bu yönetmelikler ve geçerli olduğu tarihler aşağıda verilmiştir. 11.10.2008 tarihine kadar Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008- 01.09.2013 tarihleri arasında Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği (Bu yönetmeliğin eki %60 maluliyeti belirlemek için düzenlenmiştir. %60 ‘ın altı ve üstü yoktur. Bu nedenle bir önceki yönetmelik çizelgesi uygulanacaktır. (Maluliyet Bilirkişi Kongresi), 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Genel Şartlar Ek 6. Maddesine göre 30/3/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20 Şubat 2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik DOSYADA MÜBREZ SAĞLIK RAPORUNDA DAVACININ MALULİYET ORANI %0 OLARAK BELİRLENMİŞ OLUP, MALULİYETİ BULUNMADIĞINDAN DOLAYI DAVAACININ BU YÖNDEKİ TALEPLERİNİN REDDİNE KARAR VERİLMELİDİR. YARGITAY ------. Hukuk Dairesi Esas No: ---- Karar No: ----- Karar Tarihi: 11.03.2021 Haksız fiil sonucu çalısma gücünde kayıp oldugu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlıgı ve oranının dogru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu Ihtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluslarının çalısma gücü kaybı olduğu iddia edilen kiside bulunan sikâyetler dikkate alınarak olusturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Saglık Islemleri Tüzügü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalısma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit işlemleri Yönetmeliği 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti Islemleri Yönetmeliği 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Eriskinler Için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Yargıtay ------.HD, ------. Sayılı ilamında; "Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Kaza tarihinde (09/03/2018) yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde alınan ve dosyada mevcut ------ Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 09/09/2019 tarihli maluliyet raporunun esas alınarak yeniden aktüer raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir." MÜVEKKİL ŞİRKETİN KAZANÇ KAYBINDAN DOLAYI SORUMLULUĞU BULUNMAMAKTADIR. ZİRA, GELİR KAYBI GERÇEK ZARAR DIŞINDA UĞRANILAN DOLAYLI BİR ZARAR OLMASI SEBEBİYLE POLİÇE TEMİNATINA DÂHİL DEĞİLDİR. KAZANÇ KAYBI AÇISINDAN MÜVEKKİL ŞİRKETİN SORUMLULUĞUNA GİDİLMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR. ZİRA POLİÇE GENEL ŞARTLARI İNCELENDİĞİNDE KAZANÇ KAYBININ TEMİNAT DIŞI KALAN HALLER ARASINDA SAYILDIĞI GÖRÜLECEKTİR. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarının A.6/k maddesi ile “Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan yansıma veya dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat talepleri” teminat dışı bırakılmıştır. Bu husus Yargıtay kararlarında da ‘’Trafik kazası sebebiyle hasar gören aracın onarım süresince çalıştırılamaması sebebiyle oluşan "kazanç kaybı", trafik sigortası kuvertürü dışında kalmaktadır. Mahkemece, araçta oluşan hasarın, aracın değerini olumsuz yönde etkilemesi sonucu meydana gelen "değer kaybının" sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin Dairemiz kararları yanlış değerlendirilerek düzenlenen hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması ve davalı zorunlu trafik sigortacısının, "kazanç kaybı" nedeniyle oluşan zarardan da sorumlu tutulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.‘’ denilmek sureti ile kabul edilmiştir. MÜVEKKİL ŞİRKET NEZDİNDEKİ ZORUNLU TRAFİK SİGORTA POLİÇESİ 28/04/2022 TARİHİNDE TANZİM EDİLMİŞ OLDUĞUNDAN BU POLİÇE 01.06.2015 TARİHLİ TRAFİK SİGORTA POLİÇESİ GENEL ŞARTLARINA TABİDİR. BU DURUMDA KABUL ANLAMINA GELMEMEK KAYDIYLA, 01.06.2015 TARİHLİ TRAFİK SİGORTA POLİÇESİ GENEL ŞARTLARI VE İLGİLİ MEVZUAT GEREĞİ, KOMİSYONCA HESAPLANACAK SÜREKLİ SAKATLIK TAZMİNATINDA, GÜNCEL TRH-2010 (KADIN-ERKEK HAYAT) TABLOLARI ESAS ALINMASI GEREKMEKTEDİR. Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. Maddesi; ‘’Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.’’ şeklindedir. Poliçe genel şartları ile yayınlanan ‘’Sürekli Sakatlık Tazminatı Hesaplaması’’ başlıklı 3 numaralı ekte ise; ‘’Hesaplamalarda ölüm tablosu olarak TRH 2010 tablosu dikkate alınır. Tablonun belirli periyodlarla güncellenmesi halinde tazminat tutarı, kaza tarihi itibariyle güncel versiyona göre hesaplanır.’’ “Hesaplamalarda iskonto oranı (teknik faiz) %1,8 olarak dikkate alınır. İskonto oranı (teknik faiz) gerekli görülen hallerde Hazine Müsteşarlığı tarafından güncellenir.” denilmektedir. KOMİSYONCA BİLİRKİŞİ İNCELEMESİNE BAŞVURULMASI HALİNDE, HAZIRLANACAK RAPORDA TRH 2010 YAŞAM TABLOSU VE %1,8 TEKNİK FAİZ ORANI ESAS ALINMALIDIR. AYRICA 20.06.2021 TARİHLİ ------ GAZETEDE YAYINLANAN 7327 SAYILI KANUNLA İLGİLİ MADDELER DEĞİŞTİRİLMİŞTİR “20.06.2021 tarihli ------ Gazetede yayınlanan 7327 İcra ve İflâs Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile AYM kararından sonra oluşan teknik faiz/ yaşam tablosu belirsizliği hakkında sigorta şirketlerini yakından ilgilendiren Karayolları Trafik Kanunun 90 ve 92. Maddesi değiştirilmiştir. 7327 İcra ve İflâs Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun MADDE 18 – 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 90 ıncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Kanun” ibareleri “Kanunda” şeklinde değiştirilmiş, fıkraya birinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “Bu tazminatlardan; Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak, Destekten yoksun kalma tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak, Sürekli sakatlık tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak, hesaplanır.” “Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlenir.” MADDE 19 – 2918 sayılı Kanunun 92 nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bentler ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. Destekten yoksun kalan hak sahibinin, destek şahsının kusuruna denk gelen tazminat talepleri, Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar, Hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı tazminatı talepleri,”DOLAYISIYLA BAŞVURUCU TARAFIN TAZMİNAT HESABINDA TRH-2010 (KADIN-ERKEK HAYAT) TABLOSU VE 1.8 TEKNİK FAİZ YÖNTEMİNİN ESAS ALINMASI GEREKMEKTEDİR. MEYDANA GELEN KAZA NEDENİYLE BAŞVURUCUNUN TALEP ETTİĞİ GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK TAZMİNATI GİDERİNDEN MÜVEKKİL ŞİRKET SORUMLU TUTULAMAZ. ZİRA BU HUSUSTA SORUMLULUK SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA AİTTİR. 6704 sayılı Kanun ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. Maddesine yeni bentler eklenmiş, ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI VE EKLERİ İLE TANIMLANAN TEMİNAT İÇERİĞİ DIŞINDA KALAN TALEPLER TRAFİK SİGORTA POLİÇESİ KAPSAMI DIŞINDA BIRAKILMIŞTIR. 6704 Sayılı Kanun Madde 4:“2918 sayılı Kanunun 92 nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmiştir. Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri, İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri, Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.”01.06.2015 tarihli Trafik Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının ‘A.5.Kapsama Giren Teminat Türleri’ başlıklı maddesinde ise “KAZA NEDENİYLE MAĞDURUN TEDAVİSİNE BAŞLANMASINDAN İTİBAREN MAĞDURUN SÜREKLİ SAKATLIK RAPORU ALANA KADAR TEDAVİ SÜRESİNCE ORTAYA ÇIKAN BAKICI GİDERLERİ, TEDAVİYLE İLGİLİ DİĞER GİDERLER İLE TRAFİK KAZASI NEDENİYLE ÇALIŞMA GÜCÜNÜN KISMEN VEYA TAMAMEN AZALMASINA BAĞLI GİDERLER SAĞLIK GİDERİ TEMİNATI KAPSAMINDADIR. SAĞLIK GİDERLERİ TEMİNATI SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNUN SORUMLULUĞUNDA OLUP İLGİLİ TEMİNAT DOLAYISIYLA SİGORTA ŞİRKETİNİN VE GÜVENCE HESABININ SORUMLULUĞU 2918 SAYILI KARAYOLLARI TRAFİK KANUNUNUN 98 İNCİ MADDESİ HÜKMÜ GEREĞİNCE SONA ERMİŞTİR.”Denilerek sağlık giderleri açısından sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumuna ait olduğu açıkça belirtilmiştir. 25.02.2011 tarihli, 6111 sayılı yasanın 59. Maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun yeniden düzenlenen 98.maddesinde, ‘’trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın sosyal güvenlik kurumu tarafından karşılanır.’’ denmektedir. Yine 6111 sayılı kanunun geçici 1. Maddesi gereğince ‘’bu kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaların nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri sosyal güvenlik kurumunca karşılanır.’’ Trafik kazaları sonucu oluşan sağlık giderlerinin karşılanmasına ilişkin usul ve esaslar ile ilgili olarak 08.02.2012 tarihinde SGK tarafından yayımlanan Trafik Kazalarına Bağlı Tedavi Giderleri konulu 2012/5 sayılı genelgenin 2-6111 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce verilen hizmetler başlıklı 1.maddesinde “Trafik kazasının oluş tarihine ve kazazedenin genel sağlık sigortalısı olup olmadığına bakılmaksızın 25.02.2011 tarihinden önce üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarınca verilmiş ancak, “Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası” kapsamında olmadığından (kusur oranı, araç işletenin tedavisi tek taraflı kaza vs.) dolayı sigorta şirketlerince ödemesi yapılmayan sağlık hizmet bedelleri SUT hüküm ve ekleri esas alınarak Kurumca karşılanacaktır.” denilmektedir. Yine trafik kazalarına teminat sağlayan zorunlu sigortalarda, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamı sigorta şirketleri ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14. Maddesinde düzenlenen durumlar düzenlenen durumlar için Güvence Hesabı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılır. Aktarım ile sigorta şirketlerinin ve güvence hesabının bu teminat kapsamındaki yükümlülükleri sona erer. Anılan mevzuatlar kapsamında sigorta şirketlerinin prim aktarımı yapmama insiyatifi bulunmamakta olup aksi düzenlenmemiştir. Keza 6111 Sayılı Yasa ve trafik kazaları nedeniyle ilgililer sunulan sağlık hizmet bedellerinin tahsiline ilişkin usul ve esaslar hakkında yönetmelik uyarınca prim aktarımı hak ve tercih olmaktan öte bir yükümlülük/zorunluluk olarak düzenlenmiştir. Nitekim müvekkil şirket anılan yönetmelik gereği aktarımlar yapmaya başlamıştır. Dolayısıyla KTK 98. Maddesi ve 6111 sayılı yasanın geçici 1. Maddesi kapsamında müvekkil şirketin geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi tazminatı bakımından sorumluluğu bulunmamaktadır. Yukarıda anılan mevzuatlar göstermektedir ki, Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılan prim aktarımı neticesinde müvekkil sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderine ilişkin sorumluluğu sona ermiştir. Dolayısıyla davacı yanın bu husustaki talebinin reddi gerekmektedir. BAŞVURUCUNUN HERHANGİ BİR SOSYAL SİGORTA KURUMUNA BAĞLI OLUP OLMADIĞI ARAŞTIRILMALIDIR. Davacının, bir sosyal sigorta kurumuna bağlı olması halinde, bu kurum tarafından yapılan ödemeler şirketimizden talep edilemeyeceğinden dolayı mükerrer ödemeden imtina amacıyla bu hususun tespiti gerekmektedir. DAVAYI KABUL ANLAMINA GELMEMEK KAYDIYLA ------- PLAKALI ARAÇ MÜVEKKİL ŞİRKETE ZORUNLU MALİ MESULİYET SİGORTASI İLE SİGORTALI OLUP; DAVACI YANIN MANEVİ TAZMİNAT TALEPLERİNDEN GEREK KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU GEREKSE ZORUNLU MALİ MESULİYET SİGORTA POLİÇESİ GEREĞİNCE MÜVEKKİL ŞİRKETİN SORUMLULUĞU BULUNMAMAKTADIR. Karayolu Trafik Kanunu’nun 92/f. maddesinde açıkça manevi tazminata ilişkin talepler sigorta poliçesi teminatı dışında tutulmuş olup, bu açıdan da davanın reddi gerekmektedir. Konuyla ilgili olarak YARGITAY ----- HUKUK DAİRESİ E. ----- ilamında da “davalı zorunlu trafik sigortacısı olan ------, Karayolları Trafik Kanununun 92/f ve Zorunlu Trafik Poliçesi Genel Şartlarının 3/e maddesi hükümlerine aykırı şeklide manevi tazminattan da sorumlu tutulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.” Denilmektedir. KABUL ANLAMINA GELMEMEKLE BİRLİKTE, MÜVEKKİLİN SİGORTA BEDELİNİ ÖDEME YÜKÜMLÜLÜĞÜ DAVA TARİHİNDE MUACCEL HALE GELMİŞTİR. BU SEBEPLE SAYIN MAHKEMENİZCE FAİZE HÜKMEDİLMESİ HALİNDE HÜKMEDİLECEK FAİZ DAVA TARİHİNDEN İTİBAREN İŞLETİLECEK YASAL FAİZDİR. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun ------ tarihli kararı da şu şekildedir:“…bir taraf için ticari sayılan husus sözleşme mahiyetini arz etmiyorsa karşı taraf için herhalde ticari sayılmayacaktır. … Ortada bir haksız fiilin söz konusu olduğu durumlarda; taraflar arasında sözleşmeden kaynaklanan bir hukuki ilişkinin varlığından söz edilemeyeceği için, işin bir taraf yönünden ticari olarak nitelendirilmesi, diğer taraf yönünden de aynı nitelendirmede bulunulmasını hukuken haklı göstermez. Dahası; haksız fiilden doğan ilişkiler Ticaret Kanunu’nda da düzenlenmedikleri için bu nedenle de ticari iş niteliğini kazanamayacakları kaçınılmazdır.”Başvurucu tarafın başvurusu üzerine müvekkil şirket tarafından yapılan ödeme ile zararları karşılanmış olup müvekkil şirketin temerrüdünden bahsedilemez.
Yukarıda arz edilen nedenlerle; müvekkil şirket aleyhine açılan davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin başvurucuya tahmiline karar verilmesini" şeklinde talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, yaralanmalı trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir
30/10/2024 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporunun incelenmesinde özetle; Sürücü ---- kusursuz olduğu, davacı yaya ---- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu yönünde tespitlere yer verildiği görülmüştür. İncelenen 30/10/2024 tarihli ATK raporunda kusur dağılımı olarak davacı (yaya) ---- ile sürücü ---- değerlendirmeye alındığı oysa davanın özünün davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsü ---- kusuruna dayalı davanın ikame edildiği, bu haliyle davacı vekilinin sürücü---- hakkındaki kusura ilişkin iddialarının değerlendirilmediği, ------ Asliye Ceza Mahkemesi'ni----- esas sayılı dosyasında ----- plaka sayılı araç sürücüsü olan ------ hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına sebep olma suçundan ceza verildiği, mezkur mahkemede sürücünün kusurlu kabul edildiği, 30/10/2024 tarihli ATK raporunda bu hususta her hangi bir aydınlatmaya ve açıklamaya yer verilmediği anlaşılmakla davacı vekilinin talebi doğrultusunda dosyanın rapor hazırlanması amacıyla Adli Tıp Üst Kuruluna sevkine karar verildiği, 27/03/2025 tarihli ..-----sayılı Genişletilmiş Uzmanlar Kurulunun raporunda ise bu defa; " Sürücü ------ kusursuz, Sürücü ---- kusursuz, Davacı yaya ------ %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğuna" ilişkin tespitlere yer verildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili söz konusu ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporuna karşı itirazda bulunmuştur. Ancak dosyaya kazandırılan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Kusur Raporu ve ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu Raporu esas alınarak davacı vekilinin ------ kusur raporu alınması talebinin 6 nolu celsenin ara kararları uyarınca reddine karar verilmiştir.
Benzer konuya ilişkin olmak üzere Yargıtay ---- Hukuk Dairesinin ----- esas ve ------ karar sayılı ilamında; "Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre kazada davalı sürücünün kusurunun bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı------. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı -------. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA" şeklinde gerekçelere yer verildiği görülmüştür.
İddia, savunma, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin raporu, Yargıtay ---- Hukuk Dairesi'nin ---- esas ve ------- karar sayılı ilamı, Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu Raporu ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında; ATK bilirkişi raporları içerdiği ayrıntılı açıklamalar ve varılan sonuç itibariyle, dosya kapsamına uygun, denetlemeye elverişli ve hüküm kurmaya yeterli kabul edilmekle ve kazanın oluşumunda dava dışı araç sürücüsü ----- kusurunun bulunmadığı, hal böyle olunca davalı ------- Şirketinin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında sigortacısı bulunduğu ---- plakalı araç sürücüsü------ kusur sorumluluğuna göre işleten ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olup iş bu davaya konu olayda sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu tespit edilmesi muvacehesinde kusur ile sorumluluk arasında illiyet bağının kesilmiş olması durumu nazara alındığında davacının davaya konu olay neticesinde oluşan cismani zararlarından davalı ------- Şirketi’nin sorumluluğunun bulunmadığı, bu itibarla davalının somut olaya ilişkin sorumluğunun ispatlanamadığı anlaşıldığından davanın reddine dair karar verme cihetine gidilmiş, yukarıda arz ve izah olunan gerekçeler ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Davada hükmolunün miktarın 2025 yılı kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL nin altında kalması nazara alınarak kesin olarak karar verilmiştir. Zira ----- Bölge Adliye Mahkemesinin -----. Hukuk Dairesi'nin ---- esas ve ------ karar sayılı ilamında benzer konuya ilişkin; " ... Dosyanın yapılan incelemesinde, yerel mahkeme tarafından kabul edilen miktar 20.678,00 TL olup kabul edilen ve davalı tarafça istinaf edilen miktarın 2024 yılı için belirlenen kesinlik sınırının (28.250,00-TL) altında kaldığı, verilen kararın kesin mahiyette olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiği için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.ye göre tespit edilen 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana İADESİNE,
6-3.600.00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-(a)Hükümle birlikte ----- Adli Tıp Kurumunun 19/08/2024 tarih ve ------ adli tıp numaralı faturası için 650,00 TLnin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, davacı tarafından Adli Tıp Kurumu Döner Sermaye Saymanlığının T.C. ------ Şubesindeki ------ iban nolu hesabına fatura belirtelerek yatırıldığı ve makbuzu sunulduğu takdirde bedelin tahsiline yer olmadığına,
(b)Hükümle birlikte ----- Adli Tıp Kurumunun 28/10/2024 tarih ve ------- adli tıp numaralı faturası için 3.900,00 TLnin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, davacı tarafından Adli Tıp Kurumu Döner Sermaye Saymanlığının T.C. ----- Bankası ------ Şubesindeki ------- iban nolu hesabına fatura belirtelerek yatırıldığı ve makbuzu sunulduğu takdirde bedelin tahsiline yer olmadığına,
(c)Hükümle birlikte ----- Adli Tıp Kurumunun 08/04/2025 tarih ve ------- adli tıp numaralı faturası için 9.300,00 TLnin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, davacı tarafından Adli Tıp Kurumu Döner Sermaye Saymanlığının T.C. ----- Bankası ---- Şubesindeki ------- iban nolu hesabına fatura belirtelerek yatırıldığı ve makbuzu sunulduğu takdirde bedelin tahsiline yer olmadığına,
Dair; 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.