T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/92
KARAR NO : 2025/844
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 07/02/2024
KARAR TARİHİ : 09/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde ; "05 Nisan 2023 tarih ve ---- sayılı ------ Gazete’de yayımlanan 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereğince 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartı haline gelmiştir. Bu hükme göre müvekkil ve davalı arasındaki uyuşmazlık sebebiyle tarafımızca arabulucuya başvurulmuştur. ----- Arabuluculuk Bürosuna------ dosya numarasına kayıtlı olarak arabuluculuk süreci başlamış, süreç "ANLAŞAMAMA" ile sonuçlanmıştır. Ancak arabuluculuk başvuru formunda ve son tutanakta icra dosyasına ilişkin bilgiler sehven "-----. İcra Müdürlüğünün-------şeklinde yazılmıştır. Herhangi bir hak kaybına sebebiyet vermemesi adına tarafımızca tekrar arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş, ----- Arabuluculuk Bürosuna ------- dosya numarası ile kayıtlı olarak arabuluculuk süreci yürütülmüş ancak süreç, 02.02.2024 tarihinde "ANLAŞAMAMA" ile son bulmuştur. İlgili Arabuluculuk tutanağını dilekçemiz ekinde sunmaktayız. TARAFLAR ARASINDAKİ TİCARİ İLİŞKİYE YÖNELİK BEYANLARIMIZ Davalı şirkete ait nakliye aracı ile müvekkil şirkete ait ürünlerin (Nar Meyvesi) taşıma işlemlerinin gerçekleştirilmesi hususunda taraflar arasında anlaşma sağlanmıştır. Akabinde davalı şirkete ait ----- plakalı çekici tırın ------ plakalı dorse ile 25.000 kg nar meyvesinin taşıma işlemleri başlamıştır. Taşıma esnasında (31.10.2022) araç sürücüsü kusuruyla hakimiyetini kaybetmiş, trafik kazası meydana gelmiş, dorsede bulunan mallar yola savrulmuştur. Kaza neticesinde yola savrularak zayi olan mallar; 18.180 kg nar meyvesi ve 200 adet plastik kasadır. Kazanın meydana geldiği tarihte müvekkil şirket 1 kg narın satışını 13,50-TL+ KDV bedel karşılığında yapmayı taahhüt etmiştir. Bahse konu mallar, müvekkil tarafından satışı gerçekleştirilen firmaya teslim edilmek üzere taşınırken zayi olmuştur. (Nitekim işbu bedel üzerinden müvekkil şirket tarafından ürünlerin satılmış olduğuna dair proforma faturayı dilekçemiz ekinde ibraz etmekteyiz) 1 adet plastik kasa bedeli ise 70,00-TL'dir. Davalının kusuruyla müvekkil şirket uhdesinde meydana getirdiği doğrudan zarar miktarı; 18.180 x 13,50TL = 245.430 TL nar meyvesi ve 200 x 70 = 14.000 TL kasa bedeli olmak üzere toplamda 264.404,00-TL'dir. İşbu zarara karşılık yalnızca 27.475,00-TL şovtaj ödemesi alınmış olup bakiye zarar bedeli davalı şirket tarafından karşılanmamıştır. Ayrıca işbu trafik kazası nedeniyle müvekkil şirket ürünleri zamanında müşteriye teslim edememiş, bu nedenle de maddi ve manevi zarar olmuş, ticari itibarı zedelenmiştir. Her ne kadar tarafımızca davalıya -----. Noterliği'nin------- yevmiye numaralı ve 01.02.2023 tarihli ihtarnamesi keşide edilmiş ve müvekkil şirketin uhdesinde doğan zararın karşılanması istenilmiş ise de; davalı tarafça ----- Noterliği'nin -------- yevmiye numaralı ve 09.02.2023 tarihli ihtarnamesiyle cevap verilmiş, sigorta şirketinden ödeme beklenildiği, kendilerine 10 iş günü süre verilmesi talep edilmiştir. Ancak bahse konu kazaya davalı şirket sürücüsünün tam kusuruyla sebebiyet vermesi ve müvekkil şirket uhdesinde doğan zararın teminat dışında kaldığı gerekçesiyle herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Davalı/borçlu tarafından zamanında ödeme yapılmamış olması nedeniyle tarafımızca ---- İcra Müdürlüğü --------sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmıştır. İşbu takibe, davalı/borçlu tarafından kötü niyetli olarak itiraz edilmiş olup takibin durdurulmasına karar verilmiştir. Davalının borca itirazı haksız ve kötü niyetli olduğundan, itirazın iptaline karar verilmesi gerekmektedir.
DAVALI/BORÇLU İTİRAZINDA HAKSIZDIR Taraflar arasındaki taşıma ilişkisi gereği davalının müvekkile takibe konu edildiği miktarda borcu bulunmaktadır: TTK madde 856/2: "Taşıma senedi düzenlenmemiş olsa bile, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradeleri ile taşıma sözleşmesi kurulur. Eşyanın taşıyıcıya teslimi, taşıma sözleşmesinin varlığına karinedir." hükmünü havi olup taşıma senedi düzenlenmesine gerek kalmaksızın tarafların iradesiyle taşıma sözleşmesi kurulabilmektedir. Yine işbu hüküm uyarınca eşyanın taşıyıcıya teslimi, taşıma sözleşmesinin varlığına karinedir. Somut olayda ise taraflar arasında taşıma sözleşmesi olduğu açık olup bu konuda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kaldı ki davalı, ---- Noterliği'nin ------- yevmiye numaralı ve 09.02.2023 tarihli ihtarnameyle de bu hususu ikrar etmiştir. TTK madde 875: "Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur." hükmünü havidir. Görüldüğü üzere taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içerisinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zarardan sorumludur. Davalı, taşıma esnasında müvekkile ait malların zayi olmasına kusuruyla sebebiyet vermiştir. Nitekim taşıma esnasında araç sürücüsünün kusuruyla trafik kazası meydana gelmiş, kaza neticesinde düzenlenen raporla sürücünün kusuru sabit hale gelmiştir. TTK madde 879: "Taşıyıcı; a) kendi adamlarının, b) Taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin, görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur." hükmünü havidir. Bu nedenle davalının sorumluluktan kaçınabileceği herhangi bir durum da bulunmamaktadır. Nitekim Yargıtay ------ Hukuk Dairesi -------. sayılı kararında "davacı tarafından nakliyat emtia taşıma sigorta poliçesi ile sigortalanan emtianın alıcısına ulaştırılmak üzere davalı ...'in maliki ve işleteni olduğu, diğer davalı ...'in sürücüsü olduğu araç ile ... ilinden ... iline taşındığı, 06.10.2010 tarihinde ... - ... devlet yolunda kasayı şaseye bağlayan demirlerin kopması neticesinde aracın yol kenarına devrilmesiyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, araçta bulunan emtianın hasarlandığı, kazanın oluşumunda sürücü ...'in aracın hızını aracın yük ve yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamasının neden olduğu, bu nedenle sürücü olan davalının %100 kusurlu olduğu, meydana gelen trafik kazası nedeniyle taşınan emtiada net olarak 24.714,38TL hasar oluştuğu,.. 6762 sayılı TTK 781. maddesi hükmü gereğince taşıyıcının eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim anına kadar geçen sürede eşyanın uğradığı zıya ve hasardan sorumlu olduğu, 6762 sayılı TTK 782. maddesine göre taşıyıcı kullandığı kimselerin veya mahiyetinde çalışanların kusurlarından kendi kusuru gibi sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı ... temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...'in tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı ...'in bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA," denilerek taşıma esnasında meydana gelen hasar ve ziyadan taşıyıcının sorumlu olduğu kabul edilmiştir. TTK madde 880 "Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle zorunlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır." hükmünü havidir. Somut uyuşmazlık kapsamında ----- İcra Müdürlüğünün -------. Sayılı dosyası üzerinden takibi başlatılan tutar, taşıyıcının sebebiyet vermiş olduğu mal zıyaından kaynaklanan bedeli tahsile yöneliktir. Bu nedenle davalı, itirazlarında haksızdır. Kaldı ki taşıyıcının, zıya veya hasardan sorumlu olduğu hallerde ödenmesi gereken tazminat bedeli dışında taşıma ücretini geri vermesi, taşıma ile ilgili vergileri, resimleri ve taşıma işi nedeniyle doğan diğer giderleri de karşılama yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu husus TTK madde 883 ile hüküm altına alınmıştır. Yine önemle belirtmek gerekir ki TTK madde 886'ya göre taşıyıcı; zarara kasten veya pervasızca ve bir zararın muhtemelen meydana geleceği bilinciyle sebep olursa, sorumluluk sınırlamalarından da yararlanamaz. Kasıt hem doğrudan hem dolaylı kastı kapsar. Pervasızca ve bir zararın muhtemelen meydana geleceği bilinciyle davranış ise: olası kasıt ağırlığına ulaşmayan bir kusurdur ve yeni bir bilinçli ağır ihmal türüdür. Yine bu kapsamda da davalının sorumluluk sınırı bulunmamaktadır. Zira taşıma esnasında meydana gelen trafik kazasına pervasızca ve bir zararın muhtemelen meydana geleceği bilinciyle sebebiyet verilmiştir. Görüldüğü üzere yasa kapsamında davalının sorumluluğu bulunduğu sabittir. Dolayısıyla davalı/borçlu icra takibine itirazında haksız olup müvekkil şirketin haklı alacağını bertaraf etmeye çalışmaktadır. Davalı/borçlunun işbu kötü niyetli itirazının iptali ile tarafımızca başlatılan icra takibinin devamına karar verilmesi gerekmektedir. BORÇLU ALEYHİNE İCRA İNKAR TAZMİNATINA HÜKMEDİLMESİ TALEBİMİZ Dava konusu alacak, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanmakta olup niteliği itibariyle para alacağıdır. Müvekkil tarafından davalı/borçluya fatura karşılığı mal satılmış olup müvekkilin alacağı belirli, hesap edilebilir ve likit niteliktedir. Davalı/borçlu kötü niyetli olarak ve müvekkilin alacağını bertaraf etmek amacıyla icra takibine itiraz etmiş olduğundan davalı/borçlu aleyhine işbu haksız itirazı nedeniyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmekteyiz. Sonuç olarak yukarıda açıkladığımız hususlar, ilgili kanun hükümleri ve yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince; davalının, dava konusu takibe haksız ve yersiz bir şekilde itiraz ettiği açıkça ortadadır. Davalı taraf, dava konusu takibe yönelik açıkça kötü niyetli bir şekilde itiraz etmiştir. Bu nedenle davalının itirazının iptali ile davamızın kabulüne, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan ve re'sen dikkate alınacak nedenler uyarınca fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla;Davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile ----- İcra Müdürlüğü ------. sayılı İCRA TAKİBİNİN DEVAMINA, ALACAĞIN AVANS FAİZİ İLE BİRLİKTE DAVALI- BORÇLUDAN TAHSİLİNE,
Davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olması ile alacağın belirli ve likit olması nedeniyle ASIL ALACAĞIN %20'SİNDEN AŞAĞI OLMAMAK ÜZERE DAVALI- BORÇLU ALEYHİNE İCRA İNKAR TAZMİNATINA HÜKMEDİLMESİNE,
Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini" şeklinde talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı -------vekili cevap dilekçesinde; "Araç sürücüsü seyir esnasında ----- İli -------- rampasına geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybetmiş önce orta refüje çarpmış, ardından yolun sağında ki bariyerlere çarparak durmuştur. Çarpmanın etkisi ile araçta yüklü vaziyette ki nar yükü yola savrulmuştur. Davacı tarafından müvekkile gönderilen ---- Noterliğinin 01.02.2023 tarih , ------- yevmiye numaralı ihtar ile ; "...adeti 70,00-TL olmak üzere toplam 16.520-TL kasa bedeli , 245.430,00-TL nar bedeli olmak üzere toplam zararın 264.404,00-TL olduğu , 23.475,00-TL sovtaj tenzili ile bakiye 236.929,00-TL nin ödenmesi talep edilmiştir. Müvekkil tarafından ilgi ihtara ----. Noterliğinin tarih ------ yevmiye nolu ihtar ile cevap verilmiş; "...Nakliyesi üstlenilen nar yükünün faturasında kg birim fiyatının 11,50-TL+%1 KDV olarak belirtildiği , dolayısıyla 13,50-TL kg birim fiyatı üzerinde zarar hesabı yapılmasının yasal olarak mümkün olmadığı, Bunun dışında taşımacıya taşıma sırasında teslim edilen emtia (nar meyvesi) faturasında kasa ve kasaların içine yerleştirildiği meyveler bir kül olarak yer almakta olduğundan , adeti 70,00-TL den olmak üzere toplam 16.520,00-TL kasa bedeli tazmini talebinin kabul edilmediği, Sovtaj bedelinin 23.475,00-TL değil , 27.475,00-TL olması nedeni ile sovtaj bedeline itiraz edildiği, Neticede hesaplanan zarar tutarının 180.100,00- TL olarak hesaplandığı , Müvekkilin sorumluluğunun mevcudiyeti ve sorumluluğu var ise miktarının TBK ve TTK hükümleri gereğince tespit edilmesi gerektiği Her halükarda müvekkil tarafından yapılan taşımalar sebebiyle uğranılan zararların -------. Tarafından "Taşıyıcı Sorumluluk Sigortası" tarafından teminatlandırıldığı , ekspertiz çalışmasının sonucunun beklenmesi talebimiz olduğu.." bildirilmiştir. Devamında ------Tarafından "Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Poliçesi" kapsamında görevlendirilen -------- Tarafından düzenlenen raporda ; "nar meyvesinin talep tutarı birim fiyatının 13,63-TL olduğu, fakat 11,50-TL birim fiyattan olarak kabul edildiği ve kasa birim fiyatının 82,60-TL den talep olunduğu , fakat 70,00-TL olarak kabul edildiği belirtilerek toplam zararın (nar=207.575,00-TL) ( kasa=14.000,00-TL) 221.575,00-TL olarak hesaplandığı. Sovtaj tenzilinden sonra nihai zarar tutarının 193.900,00-TL olduğu ifade edilmiştir .Nihayetinde davacı tarafından ----İcra Müdürlüğü'nün -------. Sayılı dosyası ile 236.929,00TL asıl alacak + asıl alacağa işlemiş faiz +ihtarname masrafı+ihtarname masrafına işlemiş faiz olmak üzere toplam 241.099,31TL alacak için takip başlatmış tarafımızdan itiraz edilmiştir. Davacı tarafından nar yükünün birim fiyatı 13.50-TL olarak esas alınmak suretiyle yapılan hesaplama bizzat davacının dilekçesinde zikrettiği TTK md. 880 hükmüne aykırıdır. MADDE 880- (1) Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. Dava konusu olayda ; nar yükünün irsaliye yerine geçen faturasında birim fiyatı 11,50-TL olup , fazlaya ilişkin talep hukuki düzenlemeye aykırı olduğu gibi davacı yararına sebepsiz zenginleşme niteliğindendir. Kasa bedeline yönelik talep yersizdir. Keza davacı nar meyvesini kasalar içinde alıcına teslim etmek üzere birim fiyatı belirlemiştir. Yani nar meyvesi alıcıya dökme olarak teslim edilecek ve kasalar davacı yeddinde kalacak olsa idi , kasaları ayrı bir değer olarak kabul etmek suretiyle zarar hesabı yapılması makul olabilirdi. Buna mukabil ; nar meyvesi , alıcıya kasalarla teslim edileceğine göre , davacının kasa masrafını, nar meyvesinin birim fiyatına yedirmek suretiyle satış yapmış olduğu , yani kasa ve narın birbirinden ayrı bir değer olarak dikkate alınmayacağı açıktır. Bu durumda nar için belirlenen birim fiyatından ayrı olarak kasa bedeli talebi açıkça sebepsiz zenginleşme mahiyetinde bir bedeldir. Davacı icra inkar tazminatı talep etmiş olmakla birlikte , ilamsız takiplere müstenit başlatılan takipte talep konusu trafik kazası neticesinde bir kısmı hasarlanan ürünlere ilişkin olup , davacı talepleri , müvekkilin zarardan sorumluluğu var ise bunun miktarı muhakemeye muhtaç olduğundan likit bir alacak mevzuubahis değildir. Belirtilen nedenle icra inkar tazminatı talebinin reddini vekaleten arz ve talep ederiz. Davacı Aleyhinde Kötüniyet Tazminatına Hükmedilmesine İlişkin Talebimiz ; davacı dilekçesinde bizzat TTK md. 880 hükmünü zikretmiş ve buna karşılık yinede , taşımacı tarafından teslim yeri ve zamanında ki mal faturasında yazılı olan birim fiyatını aşar şekilde talepte bulunmuştur. Mal birim bedeli bizzat fatura ile sabit iken, faturada yazılı olan mal bedelini aşar şekilde fazla talepte bulunulması -kötüniyet tazminatı koşullarının mevcudiyetini aşikar kılmaktadır. Ayrıca davacı ; alıcısına kasalarla teslim edilecek olan nar meyvesini , kasa ve nar zararı olarak ayrı ayrı talep konusu yapmış olup, esasen nar birim fiyatına dahil olan kasanın ayrıca talep konusu yapılması mümkün değildir. Belirtilen nedenle ; Nar birim fiyatı faturada 11,50 iken , 13,50 -TL birim fiyattan talep konusu edilen nar meyvesi yönünden; davacı tarafından beher kg nar için 2,00-TL'nin bilinçli olarak Fatura tutarından daha fazla talep edildiği gözetilerek 2-TL X 18.180 kg hasarlı nar = 36.360-TL üzerinden Nar meyvesinin malın alıcısına kasa ile satıldığı , dökme ürün teslimi yapılmadığı yani esasen davacının kasa masrafını nar birim bedeli içine dahil ettiği / kasanın içinde ki nar meyvesi ile bir kül oolarak kabul edilmesi gerekeceği gözetilerek talep olunan kasa bedeli üzerinden %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesini vekaleten arz ve talep ederiz. Davanın------ ihbarı talebimiz Müvekkil tarafından yapılan taşıma faaliyetine konu emtia ------ tarafından düzenlenen 01.12.2021/ 01.12.2022 başlangıç ve bitiş tarihli , ------- nolu " Taşıyıcı Sorumluluk Blok Abonman Sigorta Poliçesi" ile teminatlandırılmıştır.
Müvekkile kusur atfı halinde sigorta şirketine rücu hakkının sağlanması yönünden davanın ihbarı talebimizin kabulünü vekaleten arz ve talep ederiz Arz edilen ve Sayın Başkanlığınız tarafından re'sen gözetilecek sebeplerle ;
Davanın ------- ihbarını ,
Nihai olarak davanın reddi ile yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini" talep etmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "Davacının davalı taşıyıcıdan somut olaya bağlı zararı için 181.595,- TL. tazminat talep edebileceği, Davanın kabulü halinde davacının bu alacağına miktarı infaz aşamasında belirlenmek üzere davalıya 01.02.2023'de keşide ettiği temerrüt ihtarnamesi tarihinden itibaren avans faizi oranında ticari faiz de yürütülebileceği," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
EK RAPOR: Bilirkişi ek raporunda özetle; "Kök raporumuzda daha önce açıklanan "Davacının davalı taşıyıcıdan somut olaya bağlı zararı için 181.595,- TL. tazminat talep edebileceği" ve "Davanın kabulü halinde davacının bu alacağına miktarı infaz aşamasında belirlenmek üzere davalıya 01.02.2023xde keşide ettiği temerrüt ihtarnamesi tarihinden itibaren avans faizi oranında ticari faiz de yürütülebileceği" yönündeki görüşümüzü tümüyle muhafaza ettiğimizi, Sayın davacı vekilinin tarafımızdan karşılanması gereken kök rapora vaki itirazları içerisinde bu yöndeki görüşümüzde değişikliğe gidilmesini gerekli kılacak herhangi bir hususun, denetime elverişli bir verinin bulunmadığını." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
EK RAPOR: Bilirkişi ek raporunda özetle; "Kök rapordaki teknik tespit ve değerlendirmelere ilaveten; Hasar gören nar cinsi emtianın taşınması için kullanılan kasaların sahiplik durumu, kasaların depozitolu olması ve davacı alıcı tarafından dava dosyasına sunulan hasarlı kasa fotoğrafları (davaya konu hasarlı emtia için hazırlanan eksperiz raporunda hasarın hasarlanmış olduğu tesbiti) nedeniyle davaya konu taşımacılıkta zarar gören 200 adet kasanın da davalı taşıma firması tarafından tazmin edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, Davacı -----. firmasının davalı-------- firmasından talep edebileceği tazminat tutarının 195.595,00 TL olarak tespit edildiği. Teknik inceleme ve tespitlerimizi, hukuki değerlendirme ve kanaat takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle davacının taşınması için teslim ettiği ürünlerin (nar meyvesi) zayi olmasından kaynaklı zararın taşıyıcı davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Getirtilen ----İcra Müdürlüğünün ------- sayılı takip dosyasında davacı tarafça davalı hakkında başlatılan takipte davalıya ödeme emrinin tebliği ile süresinde takibe itiraz edildiği, mahkememizde açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür.
Uyuşmazlık; Davacının davalıdan alacaklı bulunup bulunmadığı; alacaklı ise alacak miktarının ne olduğu, bu alacağını davacıdan tahsil etmeye hakkının bulunup bulunmadığı, davalının -----. İcra Müdürlüğünün ------- esas sayılı icra takibine itirazının yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Davacı taraf taşıma hizmeti alan emtia sahibidir. Davalı taraf ise taşıma hizmetini veren taşıyıcıdır. Zayi olan malların 18.180 kg nar meyvesi ve narların taşınmasında kullanılan 200 adet plastik kasa olduğu anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre sürücü ----- sevk ve idaresindeki ---- çekici ve bana bağlı -------- plaka sayılı yarı römorkunda bulunan yükün (nar) sol tarafından savrularak sol şerit üzerine dökülmesi sonucu tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazanın oluşumunda sürücü ------ trafik kuralı ihlali gerçekleştirdiği tespit edilmiştir.
Çözümü teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle dosya kapsamında bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup biri kök, biri ek, diğeri ikinci ek rapor olmak üzere toplam 3 bilirkişi heyet raporu alınmıştır. Kök ve birinci ek rapordan sonra davacının zayi olduğunu ileri sürdüğü 200 adet meyve kasasının toplanan deliller muvacehesinde yargılama aşamasında davacının mülkiyetinde olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle ikinci ek rapor olan 06/05/2025 tarihli genişletilmiş bilirkişi heyeti tarafından hasar gören 18.800 kg nar için 209.070,00 TL ve taşıma kabı (kasa) için 14.000,00 TL olmak üzere toplam 223.070,00 TL'den hasar gören nar meyvesinin satışından (sovtaj) elde edilen 27.475,00 TL düşüldükten sonra 195.595,00 TL zararın açıkta kaldığı tespit edilmiştir. Mezkur bilirkişi raporunda da buna ilişkin olmak üzere; " Davacı ------- firmasının davalı -------- firmasından talep edebileceği tazminat tutarının 195.595,00 TL" olarak tespit edildiği anlaşılmıştır.Davacı vekilinin 06/05/2025 tarihli genişletilmiş bilirkişi heyeti tarafından hesaplanan nar kg bedeli olan 11,50 TL üzerinden hesaplamanın yanlış olduğunu, alış fiyatının 11,50 TL olduğunu, satış fiyatının 13,50 TL+ KDV olduğunu bu bedel üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. İddiasını TTK'nın 880/3 maddesine dayandırmıştır. İlgili madde / fıkrasında; " Eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Davacı vekili 11,50 TL'den alınan nar meyvesinin 13'50 TL +KDV üzerinden satıldığını, söz konusu ürünlerin alıcıya giderken zarar gördüğünü bu nedenle zarar hesaplamasının 13,50 TL + KDV üzerinden hesaplanmasını talep ettiği anlaşılmıştır. Ancak dava dilekçesi incelendiğinde; "Kazanın meydana geldiği tarihte müvekkil şirket 1 kg narın satışını 13,50-TL+ KDV bedel karşılığında yapmayı taahhüt etmiştir." Bu cümleden olmak üzere taşıma esnasında kazaya konu emtia için kaza anına kadar her hangi bir ödeme almadığı anlaşılmaktadır. Nitekim davacının davalıya ihtar ettiği ----- Noterliğinin 01.02.2023 ------ yevmiye numaralı ihtarnamesinde açıkça zayi olan malları "satma hususunda anlaşma sağlamıştır" şeklinde beyanlara başvurduğu görülmektedir. Bilirkişi heyetininde ısrarla vurguladığı üzere henüz satışı gerçekleşmemiş sipariş aşamasında olan ve satıştan kaynaklı ödemenin alınmadığı ürünler için zarar verenden satış bedeli üzerinden zarar tazmini yoluna gidilmesinin "kar kaybı talebi" niteliğinde olacağı, bu durumun ise TTK'nın 880/3 madde/fıkrasına uygun somut bir olay olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bilirkişi heyet raporuna karşı bu yöndeki itirazlarına itibar edilmeyerek denetime elverişli, hüküm kurmaya uygun 06/05/2025 tarihli genişletilmiş bilirkişi heyet raporu hükme esas alınarak aşağıdaki şekilde itirazın iptali talebinin kısmen kabülüne karar vermek gerekmiştir.
Alacağın likit olması konusunu Yargıtay Genel Kurulu ,----- . Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir. Somut olayımızda kazanın tek taraflı trafik kazası olması, zarara uğrayan nar cinsi emtianın faturaya konu ürün olması, davacının davalıya gönderdiğ----. Noterliğinin 01.02.2023 ------- yevmiye numaralı ihtarnamesinde açıkça zayi olan malların kg ve miktarını bildirmiş olması hususları hep bir arada değerlendirildiğinde davalının borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün olduğu vicdani kanaati ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1------. İcra Müdürlüğünün ------- Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 195.595,00 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Kabul edilen miktar 195.595,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 13.361,09 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak alınan 2.911,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.449,21 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 2.911,88 TL peşin harç toplamı 3.339,48 TL ile 29.323,00 TL (bilirkişi ücreti, tebligat gideri, müzekkere gideri, dosya ücreti) olmak üzere toplam 26.662,48 TL yargılama giderinden davanın kabul 0,81 ve red 0,19 oranına göre hesaplanan 21.596,60 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Arabuluculuk ücreti 3.600,00 TL'nin kabul oranına göre 2.916,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Arabuluculuk ücreti 3.600,00 TL'nin red oranına göre 684,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
8-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 31.295,20 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Davalı ------ Şirketi davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı ------verilmesine, Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin, davalı vekilinin ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.