T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/529
KARAR NO : 2025/814
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 25/07/2024
KARAR TARİHİ : 02/10/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 25/07/2024 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "Davalı ----. Sigortalısı dava dışı olan ---- ait ancak kaza anındaki sürücüsü ----- idaresindeki ----- plakalı ----- markalı araç, müvekkil --- ait ---- plakalı ------ markalı aracı ile 08/10/2023 tarihinde ------- Caddesi üzerinde kendi yolunda seyir halinde iken davalı araç sürücüsünün aracının kontrol çıkıp karşı şeritten gelmek sureti ile çarpmış akabinde de kaza yerinden kaçmıştır. Bu husus ----- Cumhuriyet Başsavcılığı ----- Soruşturma numaralı dosyası ile de sabittir. Kazaya sebebiyet veren davalı sürücü --- (T.C------) kaza saati itibari ile 1.53 promil alkollü olduğu ve asli kusurlu olduğu daha sonra yapılan Emniyet incelemesi neticesinde elde edilen kamera kayıtlarından ve şahsın yakalanması ile anlaşılmıştır. Bu husus ----- Emniyet Müdürlüğünde görevli ----- görüntü çözümlüme tutanağı düzenleyen polis memurlarının ıslak imzalı belgesi ile sabittir. Müvekkilin aracına sol kısımdan çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Bu çarpışma esnasında müvekkile ait -----plakalı aracın sol kısmı komple zarar görmüştür. Uğranılan bu zarar müvekkilimin başvurusu ile aracın hasarlı kısımlarının parçalarının değiştirilmesi/tamir edilmesi suretiyle giderilmiştir. Müvekkilin aracı kaza tarihine kadar herhangi bir kazaya karışmamış, KAZA TARİHİNE KADAR FABRİKASYON AYARLARI İLE SIFIR AYARINDADIR. Dava konusu kaza sonrası yüz binlerce liralık değer kaybı meydana gelmiştir. Kazaya sebep olan sürücü ----- kullanmakta olduğu Dava dışı----- ait ---- plakalı ------ markalı araç KAZA TARİHİ İTİBARİ İLE (08/10/2023) davalı------ tarafından TRAFİK sigortası ile teminat altına alınmıştır. Müvekkil aracında kaza nedeniyle meydana gelen değer kaybının miktar bakımından belirlenebilmesi için bir ekspere başvurarak kaza sonrası eksper raporu almıştır. Kaza sonrası alınan eksper raporu, savcılık dosyası, trafik kazası tutanakları doğrultusunda sigorta şirketine tarafımızca 16 Nisan 2024 ve 06/05/2024 tarihlerinde davalı Sigorta Şirketine ait değer kaybı başvurularının yapıldığı mail adresleri olan------adresleri üzerinden değer kaybı başvurusu yapılmış olup, yapılan başvuruya cevaben 15/05/2024 tarihinde "başvurunuz sonucunda ------ numaralı bildiriminizin kayıt altına alındığına ilişkin" aynı mail üzerinden tarafımıza geri dönüşte bulunulmuştur. Davalı Sigorta Şirketi işbu başvurumuza istinaden hiçbir şekilde tarafımıza değer kaybı başvurusuna ilişkin herhangi bir ödeme yapmamıştır. Diğer Davalı sürücü ------- kaza sonrası tarafımızca alınan eksper raporu da eklenerek alkollü araç kullanarak yüzde yüz kusur oranı ile aracımıza çarptığı -----. Noterliği'nin ------- Yevmiye Numaralı 24.05.2024 Tarihli İhtarnamesi ile sebep olduğu kazadan kaynaklı Müvekkile ait araçta oluşan değer kaybının ödenmesi için ihtarname keşide edilmiştir. İşbu ihtarname Davalı ------29.05.2024 tarihinde "Aynı Konutta Yakınına Teslim" edilmek sureti ile tebliğ olmuştur. ( EK-6 ---- Noterliği'nin ------- Yevmiye Numaralı 24.05.2024 Tarihli İhtarnamesi ve Tebliğ Mazbatası) Ancak davalı ------- tarafından tarafımıza herhangi bir değer kaybı ödemesi yapılmamıştır. Sayın Mahkemenizce de bilindiği üzere 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30'uncu maddesi çerçevesinde yine 2918 sayılı KTK'nın 97'nci maddesi ''zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içerisinde dava yoluna gitmeden öne ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.'' hükmü yer almaktadır. ---- Arabuluculuk bürosuna yaptığımız başvuru ile ----- numaralı arabuluculuk görüşmesi sonucunda da anlaşma sağlanamamıştır. Bu nedenle dava açma zarureti doğmuştur. Sayın mahkemeniz tarafından alınacak bilirkişi raporu ile gerçek zararımız tespit edileceği için, (talebimizi HMK m.107 kapsamında bedel arttırmak ve ıslah etme hakkımız saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 100,00-TL değer kaybı bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ederiz." denmiştir.
CEVAP: Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; "İddia ve talep edilen tazminat bedelini ve diğer talepleri kabul manasında olmamak üzere , başvuru sahibi müvekkil tarafından tazminini talep ettikleri tazminat miktarını tam olarak belirlemiş, söz konusu talep miktarına arabuluculuk dilekçesinde açıkça yer vermiştir. Dava Bu halde, işbu başvuruda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kısmi dava niteliğinde 50.00.-TL tazminat talebinde bulunulmuş ise de; Davacının kısmi dava açmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.
Dolayısıyla başvuru sahibi vekilinin kısmi dava açmasında hukuki yarar bulunmadığından başvurunun reddine karar verilmesi gerekmektedir. Konu dava zmms sigortasından kaynaklanmakta olup, müvekkil şirket ancak azami teminat ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olabilecektir.her durumda değer kaybı genel şartlara göre hesaplanmalıdır. Sigorta hukuku kapsamında ilgililerin hak sahipliği, sigortayı kuran ilgili mevzuat ve bu mevzuata göre poliçe içeriğini kurala bağlayan ilgili genel şartlara göre belirlenmekte, söz konusu genel şartlarda dayanağını 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve 6102 sayılı TTK’dan almakta olup AYM kararının genel şartların ekleriyle birlikte uygulanması yönünde bir etkisi bulunmamaktadır.
AYM iptal kararı sonrası ------. Hukuk Dairesi’nin 22/12/2020 tarih, ----- Esas, ------ nolu Kararında; Genel Şart hükümlerinin dikkate alınması gerektiği, nitekim TTK 1425. maddesi, 2918 sayılı Kanunun 93. maddesi, ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 11. Maddesine atıfta bulunarak Genel Şartların genel işlem koşulu kapsamında olmadığı, ilgili Kanun maddeleri kapsamında tarafsız idare tarafından düzenleyici ve poliçenin tüm taraflarını bağlayıcı olduğu, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe girdiği ve bu tarihten sonraki poliçelere uygulanması gerektiği belirtilerek Yargıtayın genel şartların uygulanması hususunda iradesi açıkça ortaya konmuştur.
Açıklandığı üzere hesaplamanın Genel Şartlara göre yapılmasını arz ve talep ederiz. Müvekkilimiz sigorta şirketinin sorumluluğu ancak gerçek zarar ilkesi ile sınırlıdır.Başvuru sahibine ait araçta, kaza tarihi itibariyle oluşan gerçek zararın tespiti ile; hasarlananparçalar daha önce yan sanayi ve eşdeğer parçalarla tamir edilmemiş ise orijinal parçalarla
şekilde tespitine, aracın orijinal parçalarının halen üretimi yapılmamakta ise
zararın sertifikalı eşdeğer ya da çıkma orijinal parçalarla tespitine, tespitin
kaza tarihindeki fiyatlar üzerinden yapılmalı ve servis iskontosunun ve tedariğiğn iskontolu olarak hesaplanmalıdır. Avans faiz istemi kabul edilemez, faiz sorumluluğumuz söz konusu olur ise hükmedilecek faiz temerrüt tarihinden ve yasal faiz olabilecektir. Davacının kısmi dava açmasında hukuki menfaati bulunmadığından davanın usulden reddine, Haksız davanın reddine , Müvekkil şirketin vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasını, Fazlaya ilişkin taleplerin reddini arz ve talep ederiz." denmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; TBK'nın 49.maddesi kapsamında trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat (değer kaybı bedeli) talebine ilişkindir.Davalı ----- plakalı aracın zmm sigortacısı diğer davalı ------- ise sürücüdür.Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.Zarar bir eksilmeyi ifade eder. Haksız fiilin borç doğurmasının sebebi doğan zararı giderme yükümlülüğünden kaynaklanır. Haksız fiil faili bu fiili ile yaratmış olduğu eksilmeyi gidermek, zarar gören kişiyi fiilden önceki durumuna getirme borcu altına girmiştir. Haksız fiil failinin borcu doğan bu zararı tazmin etmeye dayanır. Buna göre haksız fiilden doğan tazminat borcunun üst sınırını doğan zarar oluşturur. (-------) Zarar belirlenirken, uğranılan gerçek zararın dışına taşılamaz. Zarar görenin zararla ilgisi saptanamayan giderleri zarar kapsamının dışında tutulmalıdır.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; 08/10/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ------plaka sayılı araç sürücüsünün trafik kazasının oluşumunda kusurlu olmadığı, davalı sigorta şirketine sigortalı ------- plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporu ile dava konusu kaza nedeniyle------ plaka sayılı araçta 30.000 TL değer kaybı zararı oluştuğunun rapor edildiği kusur oranı dikkate alındığında değer artırım talebine konu toplam 30.000,00 TL değer kaybı bedeli tazminatının davalı sigorta yönünden 29.04.2024 tarihinden itibaren, davalı ------- yönünden 08.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın Kabulüne;
1-30.000,00 TL değer kaybı bedeli tazminatının davalı sigorta yönünden 29.04.2024 tarihinden itibaren, davalı ------- yönünden 08.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 2.049,30 TL harçtan, peşin yatırılan 427,60 TL harç ile 510,62 TL ıslah harcının toplamı olan 938,22 TL'den düşümü ile geri kalan 1.111,08 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL Peşin harç, 510,62 TL ıslah harcı ve 427,60 TL başvurma harcı 3.800,00 TL bilirkişi ücreti ve 924,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 6.089,82 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
6- 3.800,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.