T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/552
KARAR NO : 2025/811
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 24/12/2018
KARAR TARİHİ : 01/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ---- Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ------ait biçerdöverin 10.07.2018 tarihinde yanarak ağır şekilde hasarlandığını, yapılan Ekspertiz çalışması sonucunda yanan biçerdöverin pert olduğu, piyasa değerinin 98.831,44 EURO olduğunun belirlendiğini, alınan sovtaj teklifleri doğrultusunda 10.000 EURO sovtai bedeli tenzili ile sigortalı firmaya 12.09.2018 tarihinde 88.831,00 EURO ödendiğini, TTK.1472. maddesi hükmüne göre müvekkil şirketin sigortalısının yerine kaim olduğunu, dava konusu biçerdöveri üreten ve yangın hadisesinden bir gün önce bakımını yapan davalı şirketin meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, alacağın tahsili için ----- İcra Müdürlüğü’nün ------ Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durması nedeniyle huzurdaki işbu davanın açıldığını, davalının takibe, borca, faize ve ferilerine vaki itirazlarının iptalini, icranın devamını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili davalı şirketin yanan biçerdöverin üreticisi ve yangından önce bakımını yapan şirket olmadığı, müvekkili davalı şirketin davaya konu biçerdöverin ithalatçısı olduğu bu sebeple öncelikle husumet itirazında bulunduklarını, dosyaya sunulan yangın ile ilgili tutanaklar, ekspertiz raporu, davacının özel olarak yaptırdığı bilirkişi raporunu incelediklerinde yangının biçerdöverin kabin kısmında çıktığının belirtildiği, yangının sebebi ile ilgili kesin bir tespit yapılmadığı, yangının elektrik tesisatından çıkmış olabileceği yönünde varsayımlarda bulunulduğunun görüldüğünü, davaya konu biçerdöverin çalışma saatinin 1.000 saati geçmiş olduğu, üretimden kaynaklı bir hata olması durumunda bu kadar uzun süre çalışmasının söz konusu olamayacağını, ayrıca biçerdöverde elektrik tesisatı ile ilgili sigorta ve sesli ve görsel uyarı sistemlerinin mevcut olduğunu, elektrik sistemine daha sonra kullanıcı tarafından müdahale yapılmamış ise, elektrik tesisatında bir arıza söz konusu olduğunda sigorta ve uyarı sistemlerinin devreye girerek elektrik tesisatı sebebiyle oluşacak olası bir zararı önleyeceğini, yangının sebebinin, yangından bir gün önce yapıldığı beyan edilen bakım ile de ilgili olamayacağını, zira periyodik bakım sırasında elektrik tesisatı ile ilgili rutin bir işlem yapılmadığını, yangının üretimden kaynaklanmayan pek çok sebebi olabileceğini, ek tesisat çekimi, tesisata müdahale, kemirgen hasarları, çalışma esnasında boğaz kısmından taş veya metal cisim girmesi sonucu çıkacak kıvılcım, taş çarpması, darbe vs. gibi dış etkiler sonucu tesisat hasarı ve bir diğer ihtimalin sabotaj olabileceğini, davacı sigorta şirketinin yanan biçerdöver ile ilgili Mahkemeye başvurarak yangın sebebi ile ilgili delil tespiti yaptırmamış ve bu kapsamda yangının sebebini somutlaştırmamış olduğunu, davacının yangın ile ilgili tutanakları, ekspertiz raporunu, davacının özel olarak yaptırdığı bir raporu delil olarak sunmuş ise de, bu belgelerin delil niteliğinde olmadığını, belgelerde de yangının sebebi ve özellikle de yangının üretim hatasından kaynaklandığı ile ilgili somut bir tespit bulunmadığını, varsayıma dayalı olarak karar verilemeyeceğinden ve davacının iddiasını ispatlamak adına hiçbir somut delil sunmadığı da dikkate alınarak işbu davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı ----- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyasından davalı aleyhinde 30.10.2018 tarihinde( Harca tabi işlemlerde işlemin yapıldığı tarih harcın yatırıldığı tarihtir.) icra takibine girişmiş, davalının 06.11.2018 tarihli itirazı ile takip durmuş, davacı eldeki bu davayı 24.12.2018 tarihinde açmıştır. Davacı icra takibinde 88.831,00 EURO (589.180,49 TL) asıl alacak, 1.022,16 EURO (12.09.2018 - 24.10.2018 tarihleri arasında 6.779,58 TL) işlemiş faiz olmak üzere 89.853,16 EURO (595.960,07 TL) talep etmiştir.
Mahkememizin 27.01.2021 tarih ------ karar sayılı dosyada iş bu uyuşmazlık ile yargılama yapılarak verilen kararda "....Mahkememizce taraf delilleri toplanmış dosya alanında uzman bilirkişiye tevdii edilmiştir. Bilirkişi 24/12/2019 tarihli bilirkişi raporda özetle; davaya konu tarım makinesindeki yangın olayının ibraz edilmiş fotoğraflara göre ön kesimde kabin içinde başlamış olduğunun belirgin olduğu, aracın olaydan bir gün önce yetkili serviste periyodik bakım gördüğünü, yangının kabin içinde başladığı tespitleri ile birlikte değerlendirildiğinde, hasara neden olan yangının, bakım esnasında konektör bağlantılarında temas sonucu oluşmuş gevşemelere dayalı meydana gelen ve yüksek dirence neden olan zayıf bağlantının yarattığı aşırı ısınma sonucu meydana gelmiş olduğu ve çevresindeki plastik ve yanabilir aksamı tutuşturmak suretiyle alevli yangına dönüşerek hasara neden olduğu, yangının sebebin verilen servis hizmetine dayalı olarak değerlendirilmesi gerektiği şeklinde görüş bildirmiştir.
Davalı vekili bu rapora söz konusu biçerdöverin sadece ithalatçısı olduklarını, yangının çıkış nedeninin belli olmadığını, bilirkişinin varsayıma dayalı rapor verdiğini, biçerdöverin ilgili kısmına taş veya başka bir cisim girmiş olabileceğini, farelerin biçerdöverdeki kabloları kemirmiş olabileceğini, sabotaj olmuş olabileceği gibi sair gerekçelerle rapora itiraz etmiş mahkememizce itirazların karşılanması için bilirkişiden ek rapor alınmıştır.
Mahkememizce bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş bilirkişi 20.03.2020 tarihli ek raporunda kök rapordaki görüşlerini korumuş, yangının kabin içinde başlamış olduğunun dosyadaki tüm delillerden sabit olduğunu, kabin içi klimatize yapıda olup tamamen yalıtımlı olduğunu ve sigorta paneli ve elektronik kontrol ünitelerinin kabin içinde olduğunu, bu nedenle davalı vekilinin taş çarpması darbe vs. Sair itirazlarının yersiz olduğunu olay yerine dair fotoğraflarda kabinin yanmakta olduğunun görüldüğünü ve tamamen yandığını buna rağmen davalı vekilinin yangının kabinden çıkmadığı, fare, taş vs gibi unsurlardan çıkmış olabileceği yolundaki itirazlarının mesnetsiz olduğunu, kolluk görevlilerince de sabotaja dair hiçbir bulgu bulunmadığını, davalı vekilinin patoz vb. Ek ataşman bağlanmış olabileceğindne bahsetmektese de ibraz edilen fotoğraflarda yanmakta olan biçerdöverin yakın çevresinde hiçbir ek ekipman ve makine görülmediğini, itirazların yersiz olduğunu, biçerdöverin hasarsız piyasa rayiç değerinden sovtaj bedeli düşüldüğünde davacı alacağının 88.831,44 Euro olduğunu belirtmiştir.
Davalı vekili bu ek rapora karşı uzman mütalaası ekleyerek itiraz dilekçesi sunmuştur.
Yargıtay ------HD. -------Sayılı ilamı "...6100 sayılı HMK'nın 293. maddesinde düzenlenen uzman görüşü, tarafların uyuşmazlığın aydınlanabilmesi, anlaşılabilmesi, iddia ve savunmaların ispatı için kendisinin belirlediği özel ve teknik bilirkişiden bir konuda bilgi alması olarak düzenlenmiş olup, uygulamada özel bilirkişi adı da verilmektedir. Taraflar kendi menfaatlerini koruyabilmek ve alınan bilirkişi raporundan tatmin olmamaları halinde olayın tam olarak aydınlanmasını sağlamak, doğru ve adil kararın verilmesi için uzman görüşü alıp, mahkemeye ibraz edebilecektir. Mahkeme özellikle özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda, tarafın sunduğu uzman görüşünün dava konusuyla ilgili olması halinde mutlaka dikkate almak ve değerlendirmek zorundadır. Bu anlamda alınan bilirkişi raporunda, taraflardan biri, uzman görüşüne dayanmak suretiyle itiraz etmiş ve bu itirazlar mahkeme tarafından hiç değerlendirmeye alınmamış ve itirazlar gerekçeli bir şekilde karşılanmamış ise uzman görüşüne dayanan tarafın 6100 sayılı HMK'nın 27. Anayasa'nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilmiş olabilecektir." aynı yöndeki aynı dairenin ------Sayılı ilamları,başka dairelerin de benzer içtihatları mevcuttur.) Yüksek mahkemenin alıntılanan ilgili içtihatları gereği konu teknik uzmanlık gerektirdiğinden ve davalı yanca teknik uzman mütalaası ile rapora itiraz edildiğinden mahkememizce itirazların karşılanması, kök, ek rapor ve davalı yanca sunulan uzman mütalaası birlikte değerlendirilerek denetime el verişli rapor alınması için yeni bir heyet oluşturulmuş ve rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından 11.01.2021 tarihinde düzenlenen raporunda özetle; "... 1-Dosyada mevcut beyanlar, dilekçeler, tutanaklar, oJay yeri inceleme ve tespil tutanağı, servis iş emri. eksper raporu, hasar fotoğrafları, sürüeü ifadesi, bilirkişi raporları, uzman görüşü, teklifler ve fatura birlikte değerlendirildiğinde, olay, 10.07.2018 günü saat 10.30 sularında, sürücü -----, sevk ve yönetimindeki -----plaka nolu, ------ model,---- marka ------- tipi Biçerdöver ile arazide biçim işi yaptığı sırada, biçerdöverin çalışması sırasında aşırı ısınma nedeniyle, biçerdöveri durdurup hava filtresini ve radyatörünü temizlenmesi sırasında biçerdöverin ön kısmında kabin içinde aniden alevli yangının başladığı anlaşılmaktadır, Yetkili servis İş Emeri formuna göre dava konusu biçerdöverin 1000 saatlik PERİYODİK BAKIMININ 09.07.2018 tarihinde yapıdıktan hemen sonra 10.07.2018 gün« saat 10.30 sularında, biçerdöverin motor ve aksamından uzaktaki KABİN içinde meydana gelmesi, yangının çıkış noktasının burası olduğuna yoğu ulaşılmış ve yoğunlaştık. Ayrıca, biçerdöverin ürün dövme sisteminde, ayırma sisteminde, temizleme sisteminde ve gövdesinde bir yangın hasarının bulunmaması ve hasarlı parçalar listesinde bu bölüm parçalarının bulunmaması yangının çıkış nuoktasımıı kabin içi olduğunu desteklemektedir. BİÇERDÖVERİN SİGORTA KUTUSUNUN VE KONTROL PANOSUNUN KABİN İÇİNDE OLDUĞU BİLİNMEKTEDİR. 2- Dava konusu yangın olayını bilirkişi Doç. Dr, -------, 24.12.2019 tarihli bilirkişi kök raporunda ve 20.03.202 tarihli bilirkşi ek raporunda, olayı, yangının başlangıç noktasını ve yangının oluş biçimini bilimsel vc teknik olarak kapsamlı bir şekilde tespit ettiği ve açıkladığı görülmektedir. Heyetimiz, dosya ü/erindc yaptığı inceleme ve araştıma sonucunda bilirkişinin tespit ve görüşlerine katıulıyoruz. Dava konusu biçerdöver olaydan bir gün önce yetkili sen iste periyodik bakım görmüş olduğu, yangının kabin içinde başladığı tespitleri, yukarıdaki fotoğraflar ile birlikte yapılan açıklamalarla birlikte değerlendirildiğinde, biçerdöverde ''hasara neden olan yangının, bakım esnasında konektör bağlantılarında temas sonucu oluşmuş gevşemelere dayalı meydana gelen ve yüksek dirence neden olan zayıf bağlantının yarattığı aşırı ısınma sonucu meydana gelmiş olduğu ve çevresindeki plastik ve yanabilir aksamı tutuşturmak suretiyle alevli yangına dönüşerek hasara neden olduğu, yangının sebebin verilen servis hizmetine dayalı olarak değerlendirilmesi gerektiği, kanaati belirtilmiştir." Şeklindeki bilirkişi tespitine keyetimiz aynen katılmaktadır. Ayrıca, 1000 saat çalışma süresince hiçbir sorun çıkarmadan kullanılmakta olan biçerdöverin bakımdan hemen sonraki ilk kullanımda yanmış olmanı, yangın olayındaki nedensellik bağı ivin varsayımdan öte yeterli somut veri olduğunu göstermektedir. 3- 20.04.2020 tarihli Uzman Görüşü raporu heyelimizcc incelenmiş ve daha önceki bilirkişi kök ve ek raporu ile birlikte değerlendirilmiştir. Dava konusu tarım makinesi 09.07.29018 tarihinde 1000 saatlik bakım hizmeti görmüş, ertesi gün sabah vakitlerinde tarlada çalışma sırasında yanmıştır. Olay Yeri Görgü ve Tespit Tutanağında yer verilen biçerdöver sürücüsü -------- beyanında, yangın söndürme tüpü ile müdahale ettiği, söndürme çalışmalarının fayda vermemesi üzerine olay yerine gelen itfaiyenin çalışmaları sonucu yangın söndürüldüğü belirtilmektedir. Dosyaya ibraz edilmiş yangın görüntülerini içerir fotoğraflarda da, kabinin yanmakta olduğu ve yarığının kabin içini etkilemiş olduğu görülmekledir. Biçerdöverin tahılın işlendiği iç kesiminde, dövme, temizleme ve ayırma düzeneklerinin bulunduğu kesime ait görüntülerde, tahıl saplarının yanmamış olduğu net olarak görülmektedir. Dava konusu tarım makinesinde, yangın olayının nerede ve ne sebeple çıkabileceğine ilişkin açıklamalar dosyaya mübrez bilirkişi raporlarında ve davalı tarafça aldırılmış uzman görüşü raporunda belirtilmiştir. Yangının, biçerdöver içerisinde tahılın işlendiği kesimde meydana gelmiş olması durumunda, tahıl alev hızlarının çok yüksek olması nedeniyle alevlerin tüm makineyi kısa sürede sarması beklenen neticc olup, makinenin kabın kesimi ise en son etkilenecek kesim olacaktır. Yangın anını içerir fotoğraflarda yanan ve etkilenen kısmın kabin olduğu açık olup, yangının kabin içerisinde başlamış ve gelişmiş olduğu tereddütsüzdür. Bu bakımdan, yangının başlangıç yeri ve yangının çıkma sebebinin kesin bir sonuçla ortaya konulamayacağı şeklinde görüş belirtilmiş davalı tarafça aldırılmış uzman görüşü itibar edilebilir görülmemiş, yangının çıkış yeri konusunda net açıklamalarda bulunan dosyaya mübrez bilirkişi raporlarındaki tespitler isabetli görülmüştür. Jandarma ve itfaiye tarafından yapılan incelemelerde yangının çıkış sebebi olarak bir sabotaj bulgusuna ulaşılamamıştır. Tesisata harici müdahale ve ek tesisat bulunduğuna dair bir tespitte mevcut değildir (Ne servisin bu hususta bir tespiti nede makine üzerinde yangın sonrası inceleme yapmış bilirkişilerin bir tespiti mevcut değil). Makinenin kabin kesiminde etkili olan yangın olayının sürücü beyanları ve tespitlerden, karakteristiği bakımından elektriksel kaynaklı olduğu açıktır. Elektriksel yangınlarda iki temel sebep (kısa devre ve iletim hattında zayıf temas\ dosyaya sunulmuş tüm raporlarda açıklanmıştır. Kısa devre durumu ve belli normları karşılamak zorunda olan dava konusu makinedeki tesisatın, sigorta ile koruma altına alınmış olması ve bakımdan yeni çıkmış olduğu dikkate alındığında yangının kısa devre nedeniyle çıkmış olmasının mümkün olamayacağı neden sonuç ilişkisi doğrultusunda Doç.Dr. ------ tarafından düzenlenmiş raporlarda verilmiştir. Burada yangının nedeni geriye kalan tek sebep, kabin içi tesisat bağlantılarındaki zayii temastır. Bu tür yangınlarda, yangın bir anda gelişmez. Yangının meydana gelebilmesi için akımın tesisattan çekiliyor olması, yüksek dirence neden olan zayıf bağlantılarda ısınma, sıcaklığın çevredeki plastik ve yanabilir aksamın kendiliğinden tutuşma sınırına ulaşması ve alevlenme şeklinde olup belli bir süreye ihtiyaç vardır. Dava konusu olayda, yangın sabah vakti belli bir çalışma süresinden sonra ortaya çıkmış olup yeterli sürenin mevcut olduğu görülmektedir. Diğer taraftan, 1000 saat çalışma süresince hiçbir sorun çıkarmadan kullanılmakta olan bir makinenin bakımdan hemen sonraki ilk kullanımda yanmış olması, yangın olayındaki nedensellik bağı içiıı varsayımdan öte yeterli somut veridir. Belirtilen açıklamalar doğrultusunda heyetimiz oluşa uygun düşen, yangın olayının servis hatasına dayalı gelişmiş olduğunu değerlendiren Doç. Dr. ------ tarafından düzenlenmiş rapordaki görüşlere katılmıştır. Belirtilen açıklamalar doğrultusunda heyetimiz oluşa uygun düşen, yangın olayının servis hatasına dayalı gelişmiş olduğunu değerlendiren Doç. Dr. ------- tarafından düzenlenmiş rapordaki görüşlere katılmıştır.Dava konusu olaydaki yangının çıkışına ilişkin hiçbir değerlendirmede bulunulmamış, mevcut somut verilere rağmen, düzenlenmiş bilirkişi raporlarının varsayımsal olduğunu ileri süren ve yangın olayında kullanıcının motoru durdurmadan temizlik ve bakını yapmasının kullanıcı kusuru olduğunu belirtir uzman görüşü, ibraz edilmiş fotoğraf vc tespitlerle bağdaşır bulunmamıştır. 4- Dava konusu------model biçerdöverin hasarı 10.08.2018 tarihli Makine Kırılması Kesin Ekspertiz Raporu ve servi teklifi ile tespit edilmiş ve değerlendirilmiştir. Senisin, yangında basar görmüş kabin, tabla helezonu, boğaz elevatörü, dane tankı, sigorta paneli, hidrolik tesisat ve elektrik tesisatı yenileme için 572.890-TL teklif verdiği görülmektedir. Biçerdöver 19.04.2017 tarihinde 119.405,94-€ vc o dönem döviz kuru kapsamında 471.340,98-TL olduğu olduğu görülmektedir. Eksper tespiti ve servis teklifi, tutanaklar ve fotoğraflar ile incelendiğinde, biçerdöverin yangın neticesinde ağır bir şekilde kaşarlandığı, biçerdöverin bu durumu ile tamir edilmesinin ekonomik olmayacağı, tamir edilse dahi randıman vermeyeceği, bu nedenle biçerdöverin PERT-TOTAL edilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır. Ayrıca eksperin görüş ve değerlendirilmesinin uygun olduğu sunucuna varılmıştır. Bu duruma göre toplam tazminat miktarı: Biçerdöverin olay tarihindeki hasarsız durumdaki piyasa rayiç bedeli ; 98.831,44-EUR, Biçerdöverin olay tarihindeki hasarlı durumdaki piyasa rayiç bedeli : 10.000,00-EUR olmak üzere toplam 88.831,44-EUR, Ödeme tarihi 12.09.2018 döviz kuru 1€=7.4330-TI. (----- efektif satış) dikkate alındığında. TOPLAM TAZMİNAT BEDELİ : 88.831,44 EUR * 7,4330-TL = 660.284,09-TL olduğu, hususları tespit edilmiştir. SONUÇve KANAAT: Yukarıda İzah edilen hususlara göre; 1- Dava konusu ------ plaka nolu, ---- model ----- marka ----- tipi Biçerdöverdeki yangının biçerdöverin ön kısmında bulunan kabin içinde başlamış olduğu 2-Dava konusu ------- plaka nolu Biçerdöverin hasarına neden olan yangının, bir gün önce serviste bakım esnasında konektör bağlantılarında temas sonucu oluşmuş gevşemelere dayalı meydana gelen ve yüksek dirence neden olan zayıf bağlantının yarattığı aşın ısınına sonucu meydana gelmiş olduğu, 3-Dava konusu ------- plaka nolu Biçerdöverde meydana gelen Yangının nedeninin yangından birgün önce verilen servis hizmetine dayalı olarak değerlendirilmesi gerektiği, 4-Dava konusu ----- plaka nolu, ---- model, ----- marka ------- tipi Biçerdöverin yangının nedeniyle loplam tazminat bedelinin 660.284,09-TI, olduğu ..." hususunda rapor tanzim edilmiştir. Bilirkişi heyeti raporunun dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere, somut verilere göre hazırlandığı, dosya kapsamında alınan kök ek rapor ve uzman mütalaası karşılaştırılarak değerlendirilerek tanzim edildiği anlaşılmakla denetime uygun bulunmuştur. Davalı vekilinin karar celsesinden birkaç gün önce ibraz ettiği sadece ziraat mühendisi bilirkişinin tanzim ettiği raporun teknik hiçbir veri içermediği, denetime uygun olmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca yangın anındaki çekilen resimlerden yanmakta olan biçerdöverin yakın çevresinde hiçbir ek ekipman ve makine görülmediği, patoz vs . olmadığı ayrıca yine olaydan bir gün önce makinanın bakımını yapan servis tarafından da Tesisata harici müdahale ve ek tesisat bulunduğuna dair bir herhangi bir tespit bulunmadığı (Ne servisin bu hususta bir tespiti nede makine üzerinde yangın sonrası inceleme yapmış bilirkişilerin bir tespiti mevcut değil). Anlaşılmıştır.Yargıtay ----HD------ Sayılı ilamında "...Dava, davalılardan alınan biçerdöverin üretim hatası nedeni ile ayıplı olduğu iddiasına dayalı bedel iadesi ve kar kaybının tahsili istemine ilişkindir. Davacı, biçerdöverin gizli ayıplı olup iade şartlarının oluştuğunu ileri sürmüştür. Davalı ise, süresinde iş bölümü itirazında bulunarak, davaya bakmakta ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu belirtmiş gerek görev hususunda gerekse esasa ilişkin nedenlerle davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, süresinde davalı yanca yapılan iş bölümü itirazı gerekçe gösterilmeksizin reddedilmiş, esas hakkında Tüketici Yasası kapsamında görüş bildiren 25.06.2014 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiştir. Ne var ki, davaya konu biçerdöver ticari nitelikli olup davacının da dava dilekçesinde biçerdöverdeki arıza nedeni ile hasat döneminde uğradığı kazanç kaybını dava konusu ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davaya bakmakla görevli mahkeme ticaret mahkemesidir." şeklinde içtihatta bulunmuştur. Dava konusu olayda hasarlanan biçerdöver ticari araçtır. Davacı vekilinin yargılama safahatında tüketicinin korunması hakkında kanuna atıf yapan tüm beyanları ve nitelendirmeleri hukuki dayanaktan yoksundur.
Davalı vekili gerek cevap dilekçesinde gerek raporlara itirazında davalı firmanın sadece ithalatçı olduğunu bu nedenle zarardan mesul olmadığını savunmuştur. Yargıtay ------ HD. ------ Sayılı ilamında "....Öte yandan kural olarak ayıplı mal satışı ve hatalı üretim hukuksal nedenlerine dayalı olarak açılan davalarda ayıp ve hatalı üretim hususlarının saptanması durumunda ithalatçının sorumluluğundan söz edilmez isede, somut olayda ithalatçı firma da garanti belgesini imzalamakla sorumluluk altına girmiş bulunmaktadır. Mahkemece bu yönün gözetilmemiş olması da diğer bir bozma nedenidir." şeklinde içtihatta bulunmuştur.Yargıtay-----. HD. -------"....Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen 15/10/2012 havale tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda; davanın üretim hatası ve ayıba dayalı olarak açıldığı, üretim hatası ve ayıplardan aracın üreticisi ve satıcısının birlikte sorumlu olduğu, davalılardan ---- üretici yada satıcı olmadığı gibi ithalatçı firma olarak ayıpları ve üretim hatalarını garanti ettiğine dair davacı tarafça dosyaya herhangi bir delil de sunulamadığı,...davanın davalı --------- yönünden husumet yokluğu nedeniyle, karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA.." şeklinde içtihatta bulunmuştur.Davalı vekili yukarıda da belirtildiği üzere aracın sadece ithalatçısı olduklarını bu nedenle hasardan sorumlu tutulamayacaklarını savunmaktadır. İthalatçının satıcı olmadığı durumlarda garanti belgesini de imzalamadığı durumlar için davalı vekilinin beyanı doğrudur. Ne varki somut olayda davalı firma ithalatçı olduğu gibi aynı zamanda SATICIDIR. Dosyada mübrez 19.04.2017 tarihli faturada söz konusu biçerdöverin satıcısının davalı firma olduğu bellidir. 119.405,94 Euro +1.194,06 Euro KDV bedeli karşılığında toplam 120.600,00 Euro bedel mukabilinde bu makinenin davalı tarafından satıldığı görülmüştür. Ayrıca söz konusu aracın davalının yetkili servisinde bakımının yaptırıldığı ve bakımdan bir gün sonra da hasara konu olayın meydana geldiği anlaşılmıştır. Garanti belgesi incelenmiş 16. Sayfasında garanti kapsamına girmeyen hallerin düzenlendiği, buna göre "...Ürünün üretici/ithalatçı firma tarafından yetkilendirilmiş bulunan ------- yetkili servisleri dışındaki üçüncü kişilerce yapılan her türlü bakımlar, onarımlar, değişiklikler, sökülmeler ve ayarlar ve bunlardan kaynaklı arızaların " garanti dışında kaldığı, bunun mefhimi muhalifinden ürünün yetkili serviste yapılan bakımından kaynaklı hasarların garanti kapsamında kaldığı sonucuna varılmıştır.
----- Bam ------. HD.------Sayılı ilamında "...Davalı söz konusu ürünlerin ithalatçısı olup,ithal ettiği ürünleri bayilerine satmaktadır.Ürün dava dışı ---- 24.9.2014 tarihli fatura ile satın alınmıştır.Sunulan fatura kazan ile birlikte komple ısıtma sistemini içermektedir.Borçlu borcun ifasını veya bir borç ilişkisinden doğan hakkın kullanılmasını ,birlikte yaşadığı kişiler yada yanında yanında çalışanlar gibi yardımcılarına kanuna uygun surette bırakmış olsa bile ,onların işi yürüttüğü sıra da diğer tarafa verdikleri zararı gidermekle yükümlüdür.(TBK 116/1)Davalı ithalatçı tarafından yetki verilen servis hukuken"yardımcı şahıs" konumundadır. Somut olayda; cihazın yetkili servis tarafından 6.12.2014 cihazın sorunsuz teslim edildiğine ilişkin servis formu düzenlendiği ; 17.2.2015 ,23.2.2015,2.3.2015 tarihlerinde arıza başvurusuna göre yetkili servislerce gelindiği,sorunun cihazın devamlı olarak 90 derecede çalıştığı tesbit edilmişse de sorunun çözülemediği anlaşılmaktadır. Teknik bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde satın alınan kazanda üretim hatası bulunmadığı,ancak sistemde harici pompa ve denge kabı (hidrolik kap)bulunmasından dolayı WM 10 denge kabı modülüne gerek olduğu ,montaj ve işletmeye alma sırasında denge kabı modülünün sisteme ayrıca ilave edilmesi gerektiği,ilave edilmemesi sonucu arızanın meydana geldiği belirlenmiştir. Ayrıca kazanda üretim arızası bulunmasa da sistemin eksik parça ile montajının yapılması nedeniyle kazanın sürekli yüksek derecede suyu ısıtmaya çalışması nedeniyle sistemin dengesiz ve sorunlu çalışmasına sebeb olmuş,bu durumun sistemde ki TOP S 30 /10 pompasının paslanması dahil birçok parçaların zarar görmesine sebebiyet verdiği yapılan bilirkişi incelemesinden anlaşılmıştır.Buna göre ithalatçı davalının satıcı sıfatı bulunmamakta ise de ,davalının yetkili servisi tarafından devreye alma işlemi yapıldığı sabit olup,yetkili servisin montajdaki hatayı farketmeden elektirik bağlantısı yaparak sistemi devreye aldığı anlaşıldığından davalı yetkili servisin kusurlu hizmeti nedeniyle TBK 116/1 gereği sorumlu sayılmasında ve yapılan bu hata nedeniyle ekonomik ömrünü tüketen cihazın yenisi ile değiştirilmesine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir." şeklinde içtihatta bulunmuştur. Satıcı olan ithalatçı davalı firma tarafından yetki verilen servis hukuken"yardımcı şahıs" konumundadır. Davalı firma servisin hatası sonucu meydana gelen zarardan sorumludur. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde ithalatçı ve aynı zamanda satıcı ve garanti veren sıfatına haiz olan davalının servis hatası kaynaklı yanarak hasarlanan biçerdöver nedeni ile meydana gelen hasardan mesul olduğu soncuna varılmıştır. Davacı yan icra takibinde ödeme tarihi olan 12.09.2018 tarihinden itibaren temerrüt faizi istemişse de icra takibinden evvel davalının temerrüde düşürüldüğüne dair dosya kapsamında somut bir delil bulunmamaktadır. Davacının bu talebi red edilmiştir.
Yargıtay yerleşik içtihatlarıyla belirtildiği üzere (-------. HD. ------ yabancı para alacağına ilişkin takiplerde icra inkar tazminatının takip tarihindeki ------- Bankası’nın Efektif Satış Kuru üzerinden Türk Lirası olarak hesaplanması gerekmektedir. ( Bkz. ---- BAM ----. Hd. ------.)
Yine Yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden karar tarihindeki tarifeye göre nisbi karar ve ilam harcının ve avukatlık ücretinin hesaplanması gerekmektedir.(Yargıtay ---- Hd.------- )..." gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş verilen kararın davalı yanca istinaf edilmesi üzerine ---- BAM -----. HD-------Sayılı ilamı ile "...Somut olayda; yangının çıkma sebebi, tarafların kusur ve sorumlulukları, davaya konu hasarın miktarı yargılama aşamasında tespit edileceğinden alacak likit değildir. Mahkemenin bu yöndeki gerekçesi ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi hatalı olup davalı vekilinin istinaf talebinin bu açıdan da kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. ------ dosyasının getirtilmesi, biçerdöver konusunda uzman makine mühendisi, elektrik elektronik mühendisi ve yangın uzmanı bilirkişiler oluşturulacak yeni bir heyetten dava konusu yangının hangi nedenle çıktığı, yetkili servisin hizmet kusurunun olup olmadığı ve gerçek zarar miktarı konusunda, mevcut bilirkişi raporlarını irdeleyen, çelişkileri gideren, tarafların itirazlarını değerlendiren, ayrıntılı, denetime açık bir rapor alındıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçeleri ile verilen karar kaldırılmıştır.Mahkememizce İstinaf dairesi kararı gereği servis kayıtları celp edilmiş, ----- Asliye Ticaret mahkemesinin ------ Sayılı dosyası ve bu dosyada alınan bilirkişi raporları celp edilmiş, alanında uzman bilirkişi heyeti teşekkül ettirilerek bozma ilamı doğrultusunda rapor düzenlenmesi talep edilmiştir.
Bilirkişi heyeti 08.02.2025 tarihli ilk raporunda özetle dosya muhteviyatına göre yangının başlangıç yerinin aracın elektrik tesisatı olduğu hususunda şüphe olmadığını, ancak yanan araç üzerinde teknik inceleme yapılması imkanı olmadığından yangının başlangıç nedeninin kesin olarak belirlenemeyeceğini, ancak serviste teknik bakımla görevli personelin yaptığı teknik bir hata veya eksiklik sonucu yangının meydana gelmesinin en olası ihtimal olduğunu belirtmiştir. ---- Asliye Ticaret mahkemesinin --------. Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu incelenmiş dosyada mübrez servis kayıtlarına göre 30.04.2017-02.08.2017 tarihleri arasında 14 defa biçerdöverin servise götürüldüğü, biçerdöverde meydana gelen elektrik tesisatındaki kopmanın komple tesisatın değiştirilmesi ile giderilmesi gerekirken kopan hattın birleştirilerek arızanın giderilmesinin yangına neden olduğu ve ayıplı hizmet olduğu bu kapsamda 14 defa servise giden bu biçerdöverin ayıplı mal olduğu kanaatinde bulunulduğu görülmüştür. Mahkememizce bozma sonrası alınan raporda biçerdöverin servis kayıtlarının gözetilmemesi ve bahsi geçen bu ------ ATM dosyasında yapılan tespitlerin ve alınan raporun dikkate alınmaması nedeni ile rapor yetersiz bulunarak ek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti 22.07.2025 tarihli ek raporunda özetle "... yangın mühendisliği yönünden ; biçerdöverin yangın olayından önce servis kayıtlarının çıkartıldığı, buna göre yangının meydana geldi söz konusu biçerdöverin elektrik tesisatı dahil birçok bölümünde meydana gelen arızların GARANTİ KAPSAMINDA TAMİR EDİLDİĞİ VE/VEYA YENİLENDİĞİ, Garanti kapsamında yapılan bakım, onarım ve yenileme işlemlerine dair yaklaşık 15 servis kaydı olduğu, bu durumunda fiziki, teknik olarak araçta teknik olarak birden fazla üretim hatası olduğunun en belirgin ve somut delili olduğu, garanti kapsamında yapılan bakım- onarım ve yenileme işlemleri arasında aracın elektrik tesisatının da olduğu, Araçta ki yangını temek/kök/ana sebebinin de dosya kapsamına göre araçta ki elektrik tesisatı olduğunun teknik olarak somut olduğu “tümden gelim, tüme varım” ve “etki-tepki-olay-süreç-sonuç” bilimsel analiz yöntemleri kapsamında birlikte değerlendirildiğinde dava konusu aracın yanarak kullanılamayacak hale gelmesinde üretici firmanın sorumlu ve kusurlu olduğu, Elektrik-elektronik mühendisliği yönünden ; Kullanıcı hatası olmadığı, yapılan garanti kapsamında onarım işleminden anlaşılmaktadır. Makine yeni ve garantide olduğu için kopuk tesisatın yenisi ile değiştirilmesi gerekirken onarımı yapıldığı belirtilmektedir. Nasıl ve ne şekilde onarıldığı belirsizdir. Makinenin yangın hadisesinden önce yapılan yaklaşık 15 adet garanti işlemleri göz önüne alındığında gizli ayıplı olduğu aşikardır. Makina mühendisliği yönünden; Sayın mahkemenizin ara kararı gereği, dosyaya daha sonradan fiziki olarak eklenen servis kayıtları ve ----. Asliye Ticaret mahkemesi --- ---- Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporları tetkik edilmiş olup, dava konusu ----- marka -------model tarım makinesinin, 10.07.2018 tarihinde meydana gelen yanma hasarından önce makinede garanti dahilinde yapılan işlemler tespit edilmesi ile gizli ayıplı olduğu, kabin içerisinde başlayan yangın nedeninin, gizli ayıp ile oluşan kısa devre olma ihtimalinin en yakın sebep olacağı" sonuçlarına varılmıştır.
Servis kayıtları zaten dikkatlice incelendiğinde söz konusu tarım aracının yangın öncesi alındığı tarihten çok kısa bir süre geçmesine rağmen 15 defa servise gittiği, servis kayıtlarında bazı arızaların çok büyük arıza olarak girişinin yapıldığı, örneğin 02.08.2017,18.07.2017,19.07.2017,12.07.2017,07.07.2017,06.06.2017,05.07.2017,01.07.2017 28.06.2017,09.06.2017, 30.05.2017,29.05.2017 tarihli servis giriş tarihli servis kaydında durumun bu olduğu bazı parçaların değişmesi gerektiğinden bahsedildiği, bazı servis kayıtlarında elektirik aksamı ile ilgili sorunların büyük arıza olduğu ve sisteme bu şekilde girdiği, bazı servis kaytılakrında keza araçta elektrik arızaları olduğu, elektirik tesisastında kopmalar olduğu, motorda aşırı ısınma, klimada bozukluk çalışmama, elektrik aksamı ile ilgili elavatörün arızalı olduğu, bir kısım parçaların değişmesi gerektiği, motorda aşırı ısınma problemleri olduğu açıkça görülmektedir. Bozma öncesi bu servis kaytıları istenmesine rağmen davalı yanca ibraz edilmemiştir. Bozma sonrası söz konusu servis kayıtları celp edilerek incelenmiş, uzman bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır. Netice itibarı ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında söz konusu biçerdöverin alındığı tarihten henüz çok kısa bir süre geçmesine rağmen defalarca farklı arızalarla servise götürülmek zorunda kalındığı, elektrik aksamında arızalar olduğunun servis kayıtları ile zaten sabit olduğu, esasen ayıplı mal olduğu, en son olay günü 1 gün öncesi yapılan servis işlemi nedeni ile de yandığı, davalının satıcı sıfatı ile meydana gelen zarardan mesul olduğu, hesaplamaların kadri maruf olduğu açıktır. Mahkememizin bozma öncesi hukuki vasıftaki tespitleri geçerliliğini korumaktadır. Her ne kadar bozma öncesi davacı lehine icra inkar tazminatı verilmişse de bunun hatalı olduğu istinaf bozma kararında da belirtilmiş olup itibar edilmiştir. Tüm dosya kapsamı, mahkememizin bozma öncesi verdiği kararda yer alan tespitler, ---- BAM -----. HD. Kararı, bozma sonrası celp edilen-------ATM dosyası, servis kayıtları, bozma sonrası alınan ek rapor bir bütün olarak değerlendirilmiş davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KISMEN KABUL ve KISMEN REDDİ İLE;
A-Davalının ----- İcra Dairesinin --------- sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 88.831,00 Euro asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu şekilde devamına, fazlaya dair istemin REDDİNE,
B-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 36.705,60 TL nispi harcın, peşin alınan 6.412,61 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 30.292,99 TL harcın davalıdan tahsiliyle hazineye GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvurma harcı, 6.412,61 TL peşin harç olmak üzere toplam 6.448,81 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan bozma öncesi 1.200,00 TL yargılama gideri ile ve bozma sonrası yapılan 37.500,00 TL bilirkişi ücreti, 700,00 TL tebligat ve müzekkere masrafı olarak toplam 39.400,00 TL yargılama giderinden kabul ve reddedilen orana göre hesaplanan 38.946,64 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafından yapılan 3.027,00 TL yargılama giderinin kabul ve reddedilen orana göre hesaplanan 34,83 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, bakiye giderin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
6- Karar tarihinde yürürlükte bulunan kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan Av. Asg. Üc. Trf.'ne göre, 84.600,81 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya VERİLMESİNE,
7- Karar tarihinde yürürlükte bulunan red edilen miktar üzerinden hesaplanan Av. Asg. Üc. Trf.'ne 13/(1) maddesine göre, 6.183,04 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
8- 6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise bakiye kalan gider avansının taraflara iadesine,Dair kısa karar, gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzeretaraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.