T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/429
KARAR NO : 2025/810
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/12/2018
KARAR TARİHİ : 01/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında uzun süredir devam eden ticari şirket bulunduğunu, müvekkilinin son olarak 2018 yılı içerisinde birikmiş fatura alacaklarını istemesi üzerine davalı tarafça ödeme yapılamadığını bu durum üzerine icra takip dosyasında mevcut cari hesap bakiyesi alacağın talebi yoluna gidilmek durumunda kalındığını, davalı şirket hakkında ----. İcra Müdürlüğünün ------. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin ilgili cari hesap muhteviyatı faturalara konu mal ve hizmetleri almış olmasına ayrıca bağlı olduğu vergi dairesine beyannamelerde bildirmiş olmasına rağmen davalı şirketin takipte ödeme emrinde belirtilen miktar kadar borçlu olmadığı gerekçesi ile takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan ederek itirazın iptali ile takip konusu 424.253,60 TL alacağın takip tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsiline, kötü niyetli itiraz nedeniyle davalının %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalı şirketin ihale ile aldığı ------ aldığı ---, ----- ve Servis Hattı İnşaatı Sözleşmesine, ------ Bölgesi ------İnşaatı Sözleşmesine konu işlerin belli bölüm ve kısımlarında sağladığı makineler ve sağladığı işçilerden oluşan ekipleri vasıtası ile taşeron olarak çalıştığını, davalı şirketin ihale konusu her 3 işte de taşeron olarak yüklendiği işleri eksik bıraktığı gibi, davacı tarafından tamamlanan çoğu işte hatalı ve kusurlu olarak tamamlandığından bu işlerin daha sonra davalı şirket veya başka şirket tarafından düzeltilmek zorunda kalındığını, yüklendiği için tamamlamayarak eksik bıraktığı işler için ödemesi gereken cezai şart bedeli ile kusurlu olarak yaptığı işlerin sonradan düzeltilmesi yada yeniden yapılması için yapılan giderlerin ve ödenen ücretlerin biran için yapılacak yargılamada davacının alacağının olduğunun tespiti halinde davacının alacağından mahsup edilmesi gerektiğini, davalı şirket adına 125.000,00 TL'nin------ tarafından 10.000,00 TL'nin ise davalı şirket yetkilisi ------ tarafından davacıya ödendiğini, belirtilen sözleşme konusu işlerle ilgili müvekkili şirket ile ------ arasında kesin kabulün beklenmesi gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydı ile -----İş Mahkemesinin ------ Sayılı dosyasından açılacak dava sonucunda davacının alacağının tespit edilmesi halinde bu alacağın mahsup edilmesini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasıdır.Mahkememizin ---- Esas -------karar sayılı ilamı ile bu dava ile ilgili "....Bilirkişi 10/01/2020 tarihli raporda özetle davacının kendi ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan icra takip tarihi itibarı ile 519.253,60 TL alacaklı olduğunu, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre icra takip tarihi itibarı ile davalının davacıya olan borcunun 135.210,42 TL olduğunu, davalının defter ve kayıtlarında davacı adına düzenlenen 20.09.2019 tarih ve ------- seri nolu " asfalt zayiatı, parke zayiatı malzeme zayiatı( maşon,pimaş,boru dirsek vs.) 170.000 TL ve %18 kdv olmak üzere toplam 206.000,00 TL faturanın davacı hesabına borç kaydı yapıldığı ancak dava dosyasında bu faturanın davacıya teslim tesellümüne dair belge olmadığını, ayrıca defter ve kayıtlarda olmamasına rağmen inceleme sırasında davalı tarafından sunulan ödeme makbuzları ve banka havale makbuzlarının yapılan incelemesinde davalı tarafından haricen çıkarılan cari hesap dökümünde de davacı şirkete 267.259,60 TL borçlu olduklarının kabul edildiğini belirtmiştir. Bilirkişi tarafından raporda bahsi geçen 206.000,00 TL lik fatura uyap sistemi üzerinden sunulan belgelerden anlaşıldığı üzere aynı tarihte davacı yanca kabul edilmeyerek davalı yana iade edilmiştir. Davalının kendi sunduğu harici cari hesap kaydı ve hesap hareketlerine göre davacıya 267.259,60 TL borçlu olduğu anlaşılmıştır.
Davacı şirketin davalı şirkete alt taşeron olarak hizmet sunduğu,davalı şirketin de ----- hizmet sunduğu sunulan sözleşmelerden anlaşılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde davacı tarafından tamamlanan çoğu işin hatalı ve kusurlu olarak tamamlandığından bu işlerin daha sonra davalı şirket veya başka şirket tarafından düzeltilmek zorunda kalındığını, yüklendiği için tamamlamayarak eksik bıraktığı işler için ödemesi gereken cezai şart bedeli ile kusurlu olarak yaptığı işlerin sonradan düzeltilmesi yada yeniden yapılması için yapılan giderler olduğunu belirtmiş ancak buna ilişkin somut bir delil sunmamıştır. İcra takip tarihinden çok sonra kestiği fatura da davacı yanca aynı tarihte davalıya iade edilmiştir. Ayrıca davalının iddiasının aksine ------- gelen yazı cevabından da davalının hizmet verdiği bir kısım projelerden gelen kesin kabul tutanakları olduğu ve yapılan işin kesin kabule engel teşkil edecek kusur ve arızası olmadığının bildirildiği görülmüştür. Davacının takip tarihi itibarı ile davalıdan 267.259,60 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. ...Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmiş davacının icra takip tarihi itibarı ile davalıdan 267.259,60 TL alacaklı olduğu ve alacağın davalı tarafından belirlenebilir olduğu( Nitekim davalı kayıtları ile bu alacak tespit edilmiştir. ) anlaşılmış davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş kararın davalı yanca istinaf edilmesi üzerine ----- BAM------ Hd. ------- Sayılı ilamı ile "...Davadaki uyuşmazlık, davacının sözleşme nedeniyle bakiye alacağının bulunup, bulunmadığı ile davalının takas mahsup ve ödemezlik savunmarına ilişkindir. Eser sözleşmelerinde işin imal edilerek teslim edildiğini yüklenici, bunun karşılığında bedelin ödendiğini de iş sahibi ispat etmelidir. Yüklenicinin bakiye alacağının belirlenmesi için öncelikle eksik ve ayıplı hususlar da dikkate alınarak yapılan işin fiziken miktarı saptanıp yazılı sözleşme var ise yapılan imalatın bedelini sözleşme fiyatlarıyla, yazılı sözleşme yok ise TBK m. 481 göre işin yapıldığı tarih ve yerdeki piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi ve bundan varsa ispatlanan ve/veya kabul edilen ödemeler düşülerek hesaplanması gerekir. O halde mahkemece yapılması gereken iş, dava ve sözleşmeye konu iş ile ilgili dava dışı şirket ve kurumlardan bu işle ilgili tüm bilgi ve belgeler getirtilerek, mahalinde konusunda uzman bilirkişi heyeti aracılığıyla keşif yapılıp yukarıda belirtilen şekilde işin miktarı ve bedelinin belirlenmesi gerekir. Bundan sonra, davalının işi başka taşeronlara düzelttirdiği ya da tamamlattırdığına dair iddiası ile hasar, ceza vs yönelik tüm savunmalarına ilişkin delilleri toplanarak bu hususların da araştırılması gerekir. Tüm bu araştırmalar neticesinde davalının zarar ve alacağı bulunduğunun tespit edilmesi halinde bunların da davacı alacağından mahsup edilmesi gerekmektedir. Belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılmadan eksik inceleme sonucu verilen mahkeme kararı doğru olmamıştır..." gerekçeleri ile verilen karar kaldırılmıştır.Mahkememizce bozma kararı gereği 02.10.2024 tarihli celsede ------- İnşaatı Sözleşmelerine konu işlerle ilgili tüm hak ediş ve kesin hakediş raporları ,geçici ve kesin kabul tutanaklarının ,yapılan bu işlerle ilgili elektrik hatlarına ve alt yapısına zarar verilmesi nedeni ile zararların giderilmesine ilişkin ----- gönderdiği tüm talep yazıları ile söz konusu yazılar üzerine -------- tarafından davalı şirkete gönderilen yazışma suretlerinin ve elektrik hatlarına ve alt yapısına zarar verilmesi nedeni ile davalı şirketin hakedişlerinden kesinti yapılıp yapılmadığı, ------- yapılan ödemelere dair banka dekont suretlerinin gönderilmesi ve yukarıda belirtilen sözleşme konusu işlerde kullanılması için ------- tarafında verilip işin sonunda iadesi gereken yada artıp iadesi gerekmesine karşın eksik çıkan malzeme bedelleri ile ilgili olarak ------- Şirketi'nin hak edişlerinden kesinti yapılıp yapılmadığı ,eksik malzeme teslimi nedeni ile hak edişinden kesinti yapılmış ise kesinti miktarının bildirilmesi ile ilgili bilgi ve belgeler istenmiş, Davalı vekiline davacının yukarıdaki 3 sözleşme kapsamında aldığı işlere dair davacının eksik bıraktığı veya ayıplı imal ettiği kısımlardan kaynaklı kurum ve kuruluşlara yapılan ödemelerin yazılı delillerini ibraz etmek, bu hususta 3. Şahıs kurumlarca kendi alacaklarından hak edişlerinden yapılan kesintilere dair yazılı delillerini sunmak üzere süreler verilmiş keza tarafların BA/BS Formları istenmiş ve keşif kararı verilmiştir. Ancak hem davacı hem de davalı vekili keşfe gidilse de hiç bir şey görülmeyeceğini, işlerin geçici ve kesin kabullerinin yapıldığını,mahallinde keşif yapılsa da yapılan işlerin görülemeyeceğini, işlerin üstünün kapalı durumda olduğunu belirterek keşif ara kararından sarfınazar edilmesini talep etmişler, taraf vekillerin talebi doğrultusunda keşif icra edilse dahi hiçbir şey görülemeyeceğinden ( işlerin üstü kapalı durumda olduğundan ) keşif ara kararından rucu edilmiştir. Bozma ilamı gereği toplanan deliller nazara alınarak uzman bilirkişi heyeti teşekkül ettirilerek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti 20.05.2025 tarihli raporunda özetle, tarafların BA/BS formlarının uyumlu olduğunu, ana yüklenicinin davalı alt yüklenicinin davacı olduğunu,sözleşme gereği ana iş veren tarafından yapılacak kesintilerin tahakkuk eden ilk hak edişten kesileceği kararlaştırması olduğunu ancak davacı alacaklarından bir kesinti yapılmadığını, bu doğrultuda herhangi bir teminat da bloke edilmediğini, tarafların yeniden tanzim edilen cari hesapları incelendiğinde davacının davalıdan 267.253,60 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığını, davalı tarafından tanzim edilen 200.600 TL tutarlı faturanın nasıl hesaplandığına dair dayanağın davalı yanca ibraz edilmediğini, ilgili faturanın davacıya tebliğ edildiğine dair bir belge de ibraz edilmediğini, cari hesaplara arasındaki uyumsuzlukların nedeninin açıklandığını, düzeltilmiş cari hesapta davacının alacağının tespite dildiğini, ----- Bölge Adliye Mahkemesi ------ HD’nin kaldırma kararında işaret edilen
hususlar yönünden yukarıda inceleme bölümünde yapılan teknik
değerlendirmeye, , dava dışı asıl iş sahibi ---- tarafından davalıdan yapılan kesintilerin (asıl
işin bir bölümün davacıya yaptırılmasına göre) davacının üstlendiği iş kapsamında olduğunun
illiyedinin dosyaya yansımadığı, sözleşmenin 23.7 maddesi ile hak edişlerde herhangi bir
kesinti çekişmesi görülmemesine nazaran, davalının bu yöndeki mahsup savunmasına iştirak
Edilmediği, yönünde görüş ibraz edilmiştir.
Eksik iş sözleşme ve eklerine göre yapılması gerektiği halde yapılmayan ( Noksan bırakılan ) işleri ifade eder. Yargıtay ---- HD. 24.04.2017 t.-------sayılı ilamında da belirtildiği üzere Eksik işlerin bedeli teslim tarihine bu işlerin ikmal edilebileceği sürenin ilavesi ile bulunan tarihteki rayiç bedel ile talep edilebilecektir. Eksik işlerin giderim bedelinin talep edilebilmesi için eseri teslim alırken ihtirazi kayıt konulmasına ( eksik işlerin giderim bedelinin tahsilini talep etme hakkının saklı tutulmasına ) gerek yoktur. İş sahibi zamanaşımı süresi içinde eksik işlerin giderim bedelini talep edebilir. ( Bkz. Yargıtay ------HD. 02.03.2009 T.------Sayılı karar ). İş sahibinin eksik işler bedelini dava yada icra takibi yolu ile yükleniciden talep etmesi mümkün olduğu gibi ayrı bir dava açılmasına gerek olmaksızın yüklenicinin açtığı bedel davasında mahsup itirazı şeklinde de ileri sürülebilir. ( Bkz. Yargıtay ----- Hd. -------. Sayılı karar )
Eser sözleşmelerinde ayıp sözleşme ve ekleri ile iş sahibinin beklediği amaca göre eserde olması gereken bazı niteliklerin bulunmaması yada olmaması gereken bazı niteliklerin bulunması yada olmaması gereken bazı bozukların bulunması şeklinde tanımlanmaktadır. ( bkz. Yargıtay ------ HD. 14.03.2005 T. -------Keza yükleniciden el çektirilmediği müddetçe yapılan işin yüklenici tarafından yapıldığı karinedir. Eksik veya ayıplı işin kendisi veya kendisinin görevlendirdiği üçüncü bir kişi tarafından yapıldığını iddia eden iş sahibi bu iddiasını ispatla yükümlüdür.Eser sözleşmelerinde kural olarak sözleşme feshedilmediği veya yükleniciye işten el çektirildiği kanıtlanmadığı sürece imalatın yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilir. ( Bkz. Yargıtay ----- HD. 16.05.2016 T.------- Sayılı ilamı ) Somut olayda davalı tarafa davacının eksik veya ayıplı yaptığı yerleri göstermesi, yazılı olarak beyan etmesi hususunda kesin süre verilmiş davalı yanca bu hususta bir yer gösterilememiştir. Keşif ara kararından da işin tamamlandığı, üzerinin kapalı halde olduğu, keşfe gidilse dahi bir şey görülemeyeceği gerekçeleri ile rucu talebinde bulunmuştur. Eksik veya ayıplı işlerin kendisi veya üçüncü kişiler tarafından yapıldığına dair yazılı somut bir delil tespiti, yazılı başka bir delil de sunamamıştır. Yapılan işlerin geçici ve kesin kabulleri yapılmış olup artık burada şayet davalının iddia ettiği gibi bir eksik iş varsa da bunun yüklenici tarafından tamamlandığı karinedir. Aksini iddia eden davalı iş sahibi bu iddiasını ispat edememiştir. Keza her ne kadar davalı yanca ana iş veren tarafından işteki eksiklikler nedeni ile hak edişlerinden kesinti yapıldığı bu nedenle davacının alacaklarından da bunların kesilmesi, mahsup edilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de raporda da belirtildiği üzere anlaşıldığı üzere iş sahasında birden fazla alt yüklenicinin görev yaptığı görülmektedir. Asıl iş sahibi ------- tarafından yapılan kesintilerin davacının işin sadece bir bölümünü yapıyor olması da nazara alındığında davacının üstlendiği iş kapsamında olduğunun illiyedinin dosyaya yansımadığı, davalının bu iddiasını da ispat edemediği sonucuna varılmıştır. Bilirkişi taraf defterlerinde cari hesap uyumsuzluklarını tek tek irdelemiş, dayanağı, teslim tesellümü olmayan faturayı da hesaplamadan dışlayarak düzeltilmiş cari hesapta davacının davalıdan 267.253,60 TL alacaklı olduğunu tespit etmiştir. Bilirkişi raporu denetime uygundur. Davalının mahsup savunmalarına yukarıda açıklanan nedenlerle iştirak edilmemiştir. Her ne kadar bozma öncesi ilk kararda icra inkar tazminatına karar verilmişse de uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklanıyor olması, alacağın yapılan yargılama neticesinde uzman bilirkişi heyeti incelemesi sonrası ortaya çıkmış olması, alacağın likit olmaması nazara alınarak bu talep red edilmiştir. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile;
A-Davalının ----.İcra müdürlüğünün -------- Sayılı dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile, Takibin 267.253,60 TL asıl alacak üzerinden devamına,
B-Uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklandığından ve alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
C- Asıl alacağa takip tarihinden alacak tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık %19,50 oranını aşmayacak şekilde ( Davacının icra takibindeki talebi ile bağlı kalınmıştır. ) avans faizi uygulanmasına,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 18.256,09 TL nispi harcın, peşin alınan 5.123,93 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 13.132,16 TL harcın davalıdan tahsiliyle hazineye gelir kaydedilmesine,
3- Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvuru harcı, 5.123,93 TL peşin harç, bozma öncesi alınan 1.250,00 TL bilirkişi ücreti, 109,30 TL posta masrafı, bozma sonrası alınan 15.000 TL bilirkişi ücreti toplamı 21.483,23 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 13.533,10 TL nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yatırılan 15.000,00 TL bilirkişi ücretinin kabul ve reddedilen orana göre hesaplanan 5.550,93 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan Av. Asg. Üc. Trf.'ne göre, 42.761,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
6- Karar tarihinde yürürlükte bulunan red edilen miktar üzerinden hesaplanan Av. Asg. Üc. Trf.'ne 13/(1) maddesine göre, 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
7- 6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise bakiye kalan gider avansının taraflara iadesine,
Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ------ Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.