T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/238
KARAR NO : 2025/786
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 29/03/2024
KARAR TARİHİ : 25/09/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 29/03/2024 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin, dava dışı sigortalı alıcı ----- firmasına ait emtianın taşınması sırasında doğabilecek olası rizikoları, Nakliyat Emtia Sigortası Abonman Sözleşmesi ile teminat altına aldığını, Dava dışı sigortalı alıcı-----. firmasının, ----- yerleşik dava dışı gönderici ----. firmasından 2 adet ve 3.400,00 kg ---- tezgahı ve aksamı) emtiası satıl aldığını, Emtianın taşınması işini davalı firmanın üstlendiğini ve emtia yine davalıya ait ---- plakalı nakliye aracına yüklenerek, taşımasının yapıldığını, Emtianın ------ sevkiyatı gerçekleştirilmiş, fiili ithalatı sonrasında----- nakliyesi yapılarak 28/03/2023 tarihinde sigortalı firma müşterisi ------adresine teslim edildiğini, 29/03/2024 tarihinde emtianın ambalajının açılması esnasında 1 kap emtiada hasar meydana geldiğinin fark edildiğini, Tahliye esnasında hasarın açıkça görülüp tespit edilemediğinden CMR belgesine herhangi bir hasar notu düşülmediğini, emtianın teslim alındıktan bir gün sonra yapılan kontrollerde hasarın tespit edilip davalıya 05/04/2023 tarihinde yasal süre içerisinde hasar bildirimi yapıldığını, Meydana gelen zarar üzerine müvekkilinin sigortalısının uğradığı hasar sebebiyle 6.250,00.-EUR tutarında tazminat ödediğini, böylelikle müvekkilinin TTK m. 1472 uyarınca sigortalısının "kanuni halefi" olduğunu, sigortalının temlik belgesi ile hasardan doğan her türlü hakkını müvekkiline devir ve temlik ettiğini, bu yönüyle müvekkilinin TBK m. 183 uyarınca "akdi halef" sıfatını da kazandığını, yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı borçlunun, ---- İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, Haksız itirazı ile takibin durmasına neden olan davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra ve inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmektedir." denmiştir.
CEVAP: -------Şirketi vekili özetle; Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca halefıyet şartlarının oluşup oluşmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan delillerin bu tespitlerin yapılmasında yetersiz olduğundan bahisle davanın aktif husumet yokluğundan reddini talep ettiklerini, Sayın Mahkeme dosyasında mübrez mal faturasının 09.03.2023 tarihli olduğunu, uyuşmazlığa uygulanacak konvansiyon olan CMR gereğince davanın bir yıl içerisinde açılması gerektiğini, davacı tarafından işbu süreye riayet edilmeksizin açılan davanın bu yönü ile de reddini talep ettiğini, Emtianın paketlenmeden önce ve paketlenme esnasında herhangi bir zararın bulunup bulunmadığı yönünde dosyada bilgi bulunmadığını, iddia olunan zararın dava dışı gönderici tarafından bu şekilde paketlenmiş olmasının mümkün olduğunu, bu durumda ise paketlemeden önce ve paketleme esnasında emtiaya gelmiş zarar ile ilgili müvekkilinin herhangi bir bilgi ve görgüsünün olmaması sebebi ile belgelere şerh düşmesinin de mümkün olmadığını, CMR 30. Maddesi uyarınca iddia olunan hasarın ne zaman ve nasıl yapılacağının açıkça belirtildiğini, Sayın Mahkeme önündeki işbu davada iddia olunan hasar usulüne uygun olarak yapılmadığından müvekkilinin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, Sayın Mahkeme tarafından müvekkilinin sorumlu olduğu düşünülse dahi, bu seferde CMR konvansiyonu uyarınca tazminat sınırında müvekkil sınırlı sorumluluğa sahip olduğunu, CMR konvansiyonu uyarınca belirlenen sorumluluk bakımından zararın tespit edilmesi ve 23. Maddesi uyarınca tazminatın brüt ağrılığının beher kilogram için 8.33sdr hesabını geçemeyeceği sebebi ile bu hesabı geçen taleplerin reddini talep ettiğini, davanın reddini talep ederiz." denmiştir. -----. vekili özetle; davada ihbar edilen konumunda olduklarını, aleyhimize hüküm tesis edilemeyeceğini, Dava konusu taşımanın uluslararası karayolu ile yapılan bir taşıma olup CMR Konvansiyonu hükümleri uygulanması gerektiğini, Davacının davasının ve hasar ödemesinin dayanağı olan, alıcıya yaptığını iddia ettiği ödemeye ilişkin dosyaya herhangi bir ödeme dekontu sunulmadığını, davacının hasara ilişkin ödeme yapıp yapmadığı ve doğru kişiye ödeme yapıp yapmadığını tetkik edemediklerini, ayrıca sorumluluk kapsamında ödeme yapılmamış ise ex gratia yani lütuf ödemesi yapılmış olup lütuf ödemesi yapan şirketin rücu hakkı bulunmadığını, Hasar miktarının yüksek olduğunu ve ispatlanması gerektiğini, öncelikle hasar miktarına ve kusur durumuna itiraz ettiklerini, talep konusu yapılan alacak bedelinin dahi nasıl oluşturulduğu, şayet var ise hasarlı emtianın sovtaj değerlendirilmesine tabi tutulup tutulmadığının anlaşılamadığını, Müvekkil şirketi ----- -Nakliye Aracılığı Sorumluluk sigorta 01.02.2023-01.02.2024 tarihli poliçesi düzenlediğini, müvekkil şirketinin sorumluluğunun poliçe teminatı ve limiti ile sınırlı olduğunu, davanın reddini talep ederiz." denmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafından sigortalanan emtianın davalı taşıyıcı tarafından taşınması sırasında hasara uğraması nedeniyle, sigortalıya ödenen bedelin rücuen tahsili istemine yönelik açılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Taşımanın güzergahı itibariyle uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine göre çözümü gerekmektedir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu hususlarında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.
CMR nin 17/1. maddesi gereğince taşıyıcı, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde uğranılan ziya, gecikme ve hasardan sorumludur. CMR'nin 17/2 maddesi uyarınca, eğer kayıp, hasar ya da gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmişse taşımacı sorumlu tutulamaz. CMR’nin 18/2 maddesi uyarınca, kayıp, hasar ve gecikmenin 17/2 maddede öngörülen nedenlerden birinden doğduğunu kanıtlamak taşımacıya aittir.
07/11/2024 tarihli ara karar ile dosyanın bir taşımacılık uzmanı bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 09/01/2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi kök raporunda özetle;
1-Davaya konu taşımacılık; ----- - Türkiye arasında gerçekleşen bir karayolu taşımacılığı olup CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan bir taşımacılık olduğundan taşıma esnasında meydana gelen hasar ve zıyaına ilişkin ihtilafın öncelikli olarak CMR Konvansiyonu (Karayoluyla Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesine İlişkin Anlaşma) hükümleri ile çözülmesi gerektiği,
2-Davaya konu emtianın ----- ülkesinden dava dışı ----- firmasının ----- adresine kadar davalı ----- firması tarafından taşınıp taşınmadığının dava dosyasına sunulan belgelerden tespit edilemediği,
3-Davaya konu sevkiyat evraklarına emtianın göndericiden teslim alınması sırasında, üründe yüklemeden kaynaklı oluşabilecek uygunsuzlukla ilgili bir not düşülmediğinden ürünlerin taşıyıcıya tam ve sağlam teslim edildiği anlaşılmakta olup CMR Konvansiyonunun ilgili maddeleri gereği teslimat sırasında fark edilen hasardan davalı taşıyıcının CMR m.17/1 gereği sorumluluğu olduğu,
Davaya konu taşımacılıkta; alıcısına kısmen hasarlı olarak teslim edilen emtiada meydana gelen hasar sebepleri yükleme, istifleme ve araç içi sabitlemeye izafe edilebildiği ölçüde müterafik kusur değerlendirmesi yapılabileceği,
Dosya kapsamında yapılan değerlendirmelerde, taktiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Dava Dışı Gönderici Firmanın emtianın taşıma aracına yükleme, istifleme ve araç içi sabitleme sorumluluğundan dolayı müterafik kusur oranının % 70, Davalı Taşıyıcının yükleme, istifleme ve araç içi sabitleme işlemlerini denetleme sorumluluğundan dolayı müterafik kusur oranın %30 olduğu kanaatine varıldığı,
4-Dava konusu yurtdışı karayolu taşıma işinde hasar ihbarının, CMR Konvansiyonuna göre süresi içinde ve usulüne uygun yapıldığı,
5-Sayın Mahkemenin davalı taşıma şirketini tazminat ödemesini taktir etmesi durumunda;
Taktiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere hasar ürün resimlerinden elde edilen hasarlı ürün ağırlığını dikkate alarak CMR m.25 atfı ile CMR m.23/3 gereği hesaplanan sorumluluk üst limitinin 57,58 EUR olduğu hesaplandığı,
Sayın Mahkemenin tarafımca benimsenen müterafik kusur oranlarını taktir etmesi durumunda; davalı taşıyıcının davacı sigorta şirketine ödeyeceği tazminat tutarı 57,58*30/100: 17,27 EUR olarak tespit edildiği,
6-Davacı sigorta şirketinin sigortalısına tazminat ödediği 26.07.2023 tarihinden itibaren yıllık %5 CMR m.27 gereği faizi talep edebileceği kanaatine ulaşıldığı
7-Kusur, zarar, sorumluluk ve tazminat bakımından yargılamayı gerektiren dosya kapsamı gözetilerek, takip yolu ile alacak talebi yöneltilmiş ise de inkâr tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceği hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu,
8-Somut olayda yükün taşıyıcıya teslimi ile davaya konu taşımacılık için başlatılan icra takip tarihi arasında bir yıldan daha az süre olduğu tespit edildiğinden davacının taşıma şirketine tazminat için dava açma tarihinin zaman aşımına uğramadığı, tazminat için başlatılan icra takibinin zaman aşım süresi dolmadan başlatıldığı kanaatine varıldığı," şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
Somut olayda; Davaya konu emtianın ----- ülkesinden ---- iline kadar davalı tarafça taşındığı buna yönelik CMR senedinin, navlun faturasının ve transit refakat belgesinin düzenlenmiş bulunduğu ve dava konusu ürünlerin davalı tarafça 17.03.2023 tarihinde teslim edildiğinin anlaşıldığı ancak ------ İlinden dava dışı ------ firmasının ---- adresine kadar davalı -----. firması tarafından taşınıp taşınmadığının belirsiz olduğu hasara yönelik tutanağın ise emtianın ----- İlinde teslim edildiği 28.03.2023 tarihine ilişkin olduğu ayrıca CMR senedine hasara ilişkin bir şerh düşülmediği bu nedenle davacı tarafa taşımanın bu bölümüne ilişkin bilgi ve belgelerin sunulması amacıyla kesin süre verildiği ancak sunulan belgeler itibariyle ------ arası taşımanın davalı tarafça yapıldığına yönelik bir tespit bulunmadığı dosyada mevcut 27.03.2023 tarihli irsaliyede taşıyıcı bilgileri olarak dava dışı ------ ismi bulunduğu dolayısıyla dava dosyasına sunulan belgeler itibariyle dava konusu hasarın davalı sorumluluğunda bulunan taşıma sırasında meydana gelip gelmediği hususunun ispat edilemediği bu haliyle davalı taşıyıcının CMR 17/1 hükmü gereği sorumlu olduğu söylenemeyeceğinden davanın reddine dair aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.
Davalının kötü niyet tazminatı talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın ve icra inkar tazminatı talebinin reddine,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
2- Peşin alınan 2.689,70 TL harçtan, alınması gerekli 615,40 TL peşin harcın düşümü ile geri kalan 2.074,30 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,
4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 34.917,30 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.