T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/652
KARAR NO : 2025/733
DAVA : İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/09/2024
KARAR TARİHİ : 11/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin davalı firmaya ----- maddesi sattığını, davalı borçlunun bir kısım ödemeleri yaptığını ancak kalan bakiye olan 149.632,23 USD'yi ödemediğini arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, ----. İcra Dairesinin----- sayılı dosyası ile USD döviz cinsinden fili ödeme günündeki kur üzerinden ödenmek üzere ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının icra dosyasına itiraz ederek takibin haksız olarak durmasına sebep olduğunu, davalı ile müvekkilinin bu tutar üzerinden mutabık kaldıklarına ilişkin 31.03.2019 tarihli cari hesap mutabakat formunun davalı tarafından mail yolu ile mutabık olup olmadığımıza ilişkin form iletildiğini mutabık olduğumuzu belirtir şekilde kaşeli imzalı formun davalıya iletildiğini, mutabık kalınmasına rağmen borcun ödenmediğini belirterek faturaların ve mutabakat formunun dikkate alınarak dava sonuna kadar davalının mallarını kaçırma ihtimaline binaen ihtiyati haciz kararı verilmesine, itirazın iptali ile takibin devamına, alacak USD takibi olduğundan fili ödeme günündeki USD kuru üzerinden ödenmesine, haksız itiraz nedeniyle %20 den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Arabuluculuk tutanağından da görülebileceği üzere işbu itirazın iptali davası dışında başka bir konuyu kapsayan arabuluculuk tutanağı olduğunu uyuşmazlık konusunun farklı olduğundan işbu davada zorunlu arabuluculuk faaliyetinin tamamlanmadığını, davanın dava şartı eksikliğinden reddinn gerektiğini, itirazın iptali davasının dosyaya vaki itirazdan itibaren 1 yıl içerisinde açılması gerektiğini işbu davanın itirazdan neredeyse 5 sene sonrası açıldığını bu açıdan da reddinin gerektiğini, bahsi geçen faturaların da zamanaşımına uğradığını bu faturalardan dolayı işbu davanın açılamayacağını;Tarafların bir dönem ticari faaliyette bulunduğunu, yetkililerinin tanıdık olmasından ve karşılıklı güven bulunması münasebeti ile bir takım faturalar keşide edildiğini ancak karşılığı olan emteanın hiçbir şekilde teslim edilmediğini, dosyaya celbedilecek BA/BS formlarından ve davacı tarafın davasını ispet etmesi için dosyaya sunmak zorunda olduğu sevk irsaliyelerinden de ortaya çıkacağını, dosyaya sunulan mutabakat formunda müvekkilinin hiçbir yetkilisinin imzasının bulunmadığını, hiçbir yerinde borcu tevsik edecek kaydın yer almadığını, işbu davaya esas teşkil eden faturalara mukabil teslim edilmesi gereken hiçbir ürünü müvekkilinin teslim almadığını dolayısı ile takibe dayanak borcunun bulunmadığını belirterek davanın usulden reddine, davacının haksız olarak başlatmış olduğu icra takibinden dolayı %10'dan aşağı olmamak kaydı ile icra tazminatına hükmedilmesine, davanın reddi ile mahkeme masraf ve vekalet ücretlerinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle;"Davacı ------- kayıtlarına göre, davalı -------29.05.2019 tarihinden itibaren ve 04.02.2020 takip tarihinde de takibe konu 3 adet faturadan kaynaklı 123.227,89 USD (807.381,70TL, 30.05.2019 tarihinden sonra kur değerlemesinin yapılmamış) alacaklı olduğu görülmüştür. 01.01.2019 tarihinde açılış kaydında davalı ile mutabık olduğu 202.813,29 TL karşlığı olan 36.491,62 USD tutarı 12.000,-USD olarak kayıtlarına aldığı; Davalı------kayoıtlarına göre, davacı-------30.06.2019 tarihinden itibaren ve 04.02.2020 takip tarihinde de 35.367,77 USD (517.989,29 TL) alacaklı olduğu; 30.06.2019 tarihli ----- numaralı muhasebe fişi ile 320.02.30 davacı ------ 185.000,- USD (1.064.693,50 TL) hesaplar arası virman açıklaması ile borçlandırılarak ------ Firmasının alacaklandırıldığı; Davacı tarafından USD olarak davalıya kesilen irsaliyeli faturaların davalı yana usulüne uygun tebliğ edildiği ve davalının incelenen defter kayıtlarında yer aldığı, taraflarca Ba-Bs formlarına konu edildiği ve tarafların Gelir İdaresi Başkanlığı'na beyan ettikleri Ba-Bs formlarında mutabık oldukları, söz konusu USD tutarlı irsaliyeli faturaların davalı yanca her hangi bir itiraza uğramadığı; Tarafların fatura ve ödemelerini USD para cinsinden yaptığından incelenen defter kayıtlarının da USD para biriminin alınarak değerlendirme yapılmasının uygun olduğu; Tarafların incelenen defter ve kayıtlarındaki 158.595,66 USD farkın aşağıdaki işlemlerden kaynaklandığı; Davacı kayıtlarında 01.01.2019 tarihindeki açılış kaydında davalı ile mutabık olduğu 202.813,29 TL karşlığı 36.491,62 USD tutar yerine 12.000,-USD olarak kayıt edildiği, 24.491,65 USD eksik alındığı, 01.01.2019 tarihindeki alacak bakiyesinin 36,491,62 USD olmasının gerektiği ile 01.01.2019 tarihli ----- numaralı fiş ile yapılan kur farkı açıklamalı 1.912,72 USD tutarlı hatalı kaydın doğal olarak davalı kayıtlarında yer almadığı, Davalı kayıtlarında 30.06.2019 tarihli ---- numaralı muhasebe fişi ile ----- muhasebe kodlu davacı -------185.000,- USD (1.064.693,50 TL) hesaplar arası virman açıklaması ile borçlandırılarak ------ muhasebe kodlu ---- firmasının alacaklandırıldığı kaydın davacı kayıtlarında bulunmadığı, Diğer kayıtlardan kaynaklı kur farkı 0,03 USD. Taraflar arasındaki borç/alacak durumunun aşağıdaki alternatifllerdeki gibi olacağı takdirin Sayın Mahkemenizde olduğu, Dava dosyası içinde davacı tarafından davalıya keşide edilmiş herhangi bir ihtarnamenin görülmediği, davaya konu faturalarda herhangi bir ödeme vadesinin bulunmadığı, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürmediği; Dava dosyasına sunulan İthalat Gümrük Beyannameleri, Antrepo Beyannameleri-Tutanakları, CMR, Nakliye Faturaları, ------vb. belgeler ile ilgili bu konularda uzman bilirkişi tarafından tespit/yorum alınması konularındaki takdirin Sayın Mahkemenizde olduğu;" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
EK RAPOR: Bilirkişi ek raporunda özetle;"Gümrük Yönünden Değerlendirme ve Sonuç: Dosya dahilindeki tüm evraklarda, CMR, Tır karnesi antrepoya ve serbest dolaşıma giriş beyannamelerinde ve de iç nakliye faturalarına eşya cinsi ve miktarının ( kg ) uyumlu olduğu, işlerin beyanname tarihleri ve fatura tarihleri incelendiğinde mantıklı bir silsile şeklinde yürüdüğü,, tüm ithalat giderlerinin Davacı ------ firması tarafından karşılandığı Davacının, Davalı ----- firması aleyhine yaptırdığı ----- İCRA DAİRESİ -----. İCRA DAİRESİ ------esas sayılı ilamsız takibe dayanak aşağıda dökümü verilen fatura muhteviyatı eşyanın teslim işleminin gerçekleştiği kanaatine varılmıştır. Taşımacılık Yönünden Değerlendirme ve Sonuç: Davaya konu taşımacılık; ----- - Türkiye arasında gerçekleşen bir karayolu taşımacılığıdır. CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan bir taşımacılıktır. Bu nedenle; taşıma konusundaki tarafların uyuşmazlıklarının öncelikli olarak CMR Konvansiyonunda (Karayoluyla Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesine İlişkin Anlaşma) hükümleri ile çözülmesi gerektiği, Davaya konu taşımacılıkla ilgili bilgiler ve dava dosyasına örnekleri sunulan belgeler incelendiğinde yükün ----- Türkiye' ye davacı ------ adına taşındığı, yükü teslim alan dava dışı ----- firmasının yükü davacı ------- firması adına teslim aldığı, teslim alma tespit edildiği, Davaya konu yükü alıcısı adına teslim alan ------ firmasının yükü antrepodan yurt içi karayolu taşımacılığı ile davalı------firmasına teslim ettiğinin tespit edildiği, Gümrük ve Taşıma Yönüyle dosyanın incelenerek deüğerlendirilmesi sunucunda Davacının ------. İcra dosyasında talep ettiği 149.632,- TL kdar davalıdan alacaklı olduğu, davacının davalıyı takipten önce temerrüte düşürmediği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Teknik inceleme ve tespitlerimizi, hukuki değerlendirme ve kanaat takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, fatura ve navlun sözleşmesinden kaynaklı başlatılan takipte ödeme emrine yapılan itirazın iptali davasıdır.
İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. İcra dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Dava konusu taşımacılık sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Dava konusu taşıma işlemi (---) ---- (------) Türkiye'ye yapılması ve geçerli bir Uluslararası Taşıma Senedi bulunması nedeniyle eldeki uyuşmazlığa uygulanacak olan hukuk CMR konvansiyonudur.
Takip konusu, davalı şirket tarafından davacı taşıma şirketine verilen navlun hizmeti karşılığı düzenlenen faturalardan bakiye ödenmeyen kısmın tahsili talebine ilişkindir. Davacının yapmış olduğu taşıma sözleşmesine uygun olarak davalıya ait emtianın taşımasını gerçekleştirdiği, taşıma sırasında taşınan emtiaya ait bir zararın oluşmadığı, taşınan emtianın alıcının emrine çekincesiz olarak teslim edildiği anlaşılmıştır. Tarafların Gelir İdaresi Başkanlığı’na beyan ettikleri 2019 yılı Ba, Bs formlarında mutabık oldukları görülmüştür.Uyuşmazlığın çözümü açısından konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınmasına karar verilmiş olup, 23/03/2025 tarihli kök bilirkişi raporuna karşı bir dizi itirazların karşılanması için ek rapor tanzimi yoluna gidilmiş olup ek rapor için heyet oluşturulmuş, 27/06/2025 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda alternatifli hesaplamalar yapılmış, sonuç olarak gümrük ve taşıma yönüyle -----. İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı dosyası kapsamında 149.632,00 USD bedel üzerinden davacının davalıdan alacaklı olduğu tespitine yer verilmiştir.Davacının davalıyı takipten önce temerrüte düşürmediği anlaşılmıştır.
Bu nedenle hükme esas alınabilecek yeterli teknik nitelikte 27/06/2025 tarihli ek bilirkişi heyet raporu hükme esas alınarak takibe konu miktar olan navlun ücretinin davacı tarafça ispatlandığı anlaşılmış alacağın faturaya bağlı olması nedeniyle belirli likid olduğu kanaatine varılmış kabul edilen asıl alacak miktarı olan 149.632,00 USD'nin takip tarihi olan 04/02/2020 tarihindeki ------ Bankası usd efektif satış oranı olan 5.9912 TL ile çarpılması sonucu oluşan 896.475,23 TL üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatının (179.295,04 TL) davalıdan alınarak davacıya verilmiştir (Yargıtay -----.Hukuk Dairesi ------.-23/11/2015 Tarihli kararı). Tarafların tacir olduğu ve alacağın yabancı para alacağı olduğu görülmekle ---- İcra Müdürlüğünün ------- Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 149.632,00 USD üzerinden iptali ile kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesine göre faiz işletilerek takibin devamına karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1------ İcra Müdürlüğünün ------- Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 149.632,00 USD üzerinden iptali ile kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesine göre faiz işletilerek takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Kabul edilen asıl alacak miktarı olan 149.632,00 USD'nin takip tarihi olan 04/02/2020 tarihindeki ----- Bankası usd efektif satış oranı olan 5.9912 TL ile çarpılması sonucu oluşan 896.475,23 TL üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatının (179.295,04 TL) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 62.644,26 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak alınan 11.075,34 TL harcın mahsubu ile bakiye 51.568,92 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 11.075,34 TL peşin harç toplamı 11.502,94 TL ile 5.458,00 TL (bilirkişi ücreti, tebligat gideri, müzekkere gideri, dosya ücreti) olmak üzere toplam 16.960,94 TL yargılama giderinden davanın kabul 0,99 ve red 0,01 oranına göre hesaplanan 16.791,33 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 21.000 TL (bilirkişi ücreti, tebligat ve müzekkere gideri) yargılama giderinden davanın red 0,01 ve kabul 0,99 oranına göre hesaplanan 210,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Arabuluculuk ücreti 1.320,00 TL'nin kabul oranına göre 1.306,80 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Arabuluculuk ücreti 1.320,00 TL'nin red oranına göre 13,20 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
9-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 140.389,29 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
10-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 7,82 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair; gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.