T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/3
KARAR NO : 2025/722
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 02/01/2023
KARAR TARİHİ : 10/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 12/10/2019 tarihinde, --- plakalı araç sürücüsü --- ve -- plakalı araç sürücüsü ---- trafik kurallarını açıkça ihlal ettiği için ----- plakalı son model ----- marka otomobilin otobüs durağında bekleyen yayalar ----, ---- ve ------ çarptığını, kazada müvekkili -----eşi, ---- ve --- - babası ---- - vefat ettiğini, davacı ----- ve------ ise yaralandığını, T.C. -----Ağır Ceza Mahkemesi ------18/10/2022 Tarihli Kararı ile ----- plakalı aracın sürücüsü ---- ve ----- plakalı araç sürücüsü ----- cezalandırılmalarına karar verildiğini, trafik kazasında yaşamını yitiren müteveffa -----; vefatının müvekkilerinde, telafisi mümkün olmayan derin bedensel ve ruhsal mağduriyetlerine sebep olduğunu,12/10/2019 tarihli kaza tarihinde, ----- Üniversitesinde elektrik teknisyeni olarak çalışmakta olduğunu, ------ ölümü sonrası eşi, çocukları ve anne-babası'nın tüm desteğinden yoksun kaldığını, kazaya karışan-----plakalı aracın, davalı-----tarafından sigortalı olduğunu;10/01/2020 tarihinde bu şirkete yapılan başvurularına istinaden müvekkili ----- adına 38.501,24-TL, --- -- adına 8.806,50-TL ve ---- - adına 8.220,63-TL (toplam 55.528,87-TL) tazminat ödemesinin 28/01/2020 tarihinde yapıldığını, ---- ve ----- için 19/11/2020 tarihli başvurularına binaen herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalılardan ---- , ------ plakalı aracın maliki olduğunu; meydana gelen zarardan kazaya sebebiyet veren sürücülerin ve sigorta şirketlerinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, ---- plakalı aracın ise davalı -----. tarafından sigortalı olduğunu; 10/01/2022 tarihli işbu sigortaya müvekkillerinin ---- , ------ adına yapılan başvuruya istinaden yalnızca 94.010,95-TL tazminat ödemesinin 10/02/2020 tarihinde yapıldığını, ancak; 19/11/2020 tarihli müvekkilleri ---- ve ------ adına yapılan başvurularına herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalılardan -------plakalı aracın maliki olduğunu; meydana gelen zarardan kazaya sebebiyet veren sürücülerin ve tüm sigorta şirketlerinin birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkillerinin, meydana gelen kazada kusursuz olduklarının ispatlanmış olduğunu; davalı sürücülerin kusurlu olduğunu ve tüm davalıların zarardan müşterek ve müteselsil sorumluluğunun dikkate alınarak tüm bu sebeplerden dolayı (teminat istenmeksizin), dava sonuna kadar davalıların mal varlığında meydana gelebilecek muhtemel değişmeler nedeniyle müvekkillerinin zararını teminat altına alabilmek amacıyla davalılar adına kayıtlı araçlar ile taşınmazların kayıtlarına devrin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalarının belirsiz alacak davası olarak kabulü ile; yargılama sırasında toplanacak delillere, mahkemece yapılacak incelemelere ve alınacak kusur ve hesap raporlarına göre davacıların talep edebileceği maddi-manevi tazminat taleplerinin tespitini, davalı sigorta şirketlerinden sadece maddi tazminat taleplerinin poliçe limiti ve kapsamı ile sınırlı ve sorumlu olmak ve diğer davalılardan ise hem maddi hem de manevi tazminat taleplerinin tamamı yönünden ve talep miktarlarını sonradan artırmak kaydıyla, şimdilik; her bir davacı için ayrı ayrı 1000'er TL olmak üzere 5.000-TL maddi tazminatın (destekten yoksun kalma tazminatın) davacı(anne-baba) ---- ve ----- için ayrı ayrı 150.000-TL manevi tazminatın ,davacı (eş) ---- ile davacı (çocuklar) ----- ve ----- için herbirine ayrı ayrı 250.000-TL manevi tazminatın, davacı ------ aynı kaza sebebiyle yaralanması nedeniyle karşılamak zorunda kalacağı tedavi giderlerinin tespiti ile şimdilik 1.000-TL maddi tazminatın ( tedavi giderleri vb.masraflar) ve 50.000-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesini, dava sonuna kadar davalıların mal varlığında meydana gelebilecek değişmeler nedeniyle müvekkillerinin zararını teminat altına alabilmek amacıyla ------plakalı davalılara ait diğer araç ve taşınmazların kayıtlarına devrin önlenmesi için ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz konulmasını, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ------ Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ------- mezkur kazaya karışan aracın trafik sigortacısı sıfatıyla yapmış olduğu başvuru neticesinde, davacılar eş ----- ve çocuklar ----- ile ----- için 10.02.2020 tarihinde 94,010.95-tl ödeme yapıldığını,yapılan bu ödeme ile davacıların mezkur kaza sebebi ile uğradıkları iddia olunan maddi zararların karşılanmış olduğunu, bakiye alacak iddiaları için müvekkili şirkete yeniden başvuru yapılmadığını, olay nedeniyle sigorta şirketinin varsa sorumluluğunun kusur ve zmms poliçe limitleri ile sınırlı bulunmakta olduğunu,zmms ( trafik ) sigorta poliçelerinin kusur oranında sorumluluğu havi poliçeler olduğunu, mezkur kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün varsa kusuruoranında müvekkili şirketin de sorumluluğunun bulunmakta olduğunu,destekten yoksunluk zararının oluşmadığını, davanın reddinin gerektiğini, müteveffanın davacıların desteği konumunda olmadığını aksine davacılardan destek gören vasfında olduğunu, ----- için talep edilen maddi tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu, tüm bu sebeplerden dolayı, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddini, davanın esastan dahi reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı----- ile ------ vekilinin cevap dilekçesinde özetle;müvekkili ------ruhsat sahibi olduğu aracın sürücüsünün müvekkili ----- mahkemece alınan ----- tarafından hazırlanan son kusur raporunda kusursuz bulunduğunu, taraflardan ------ mütevefa ------ ve ailesine aracıyla çarptığını, müvekkilinin kaza sırasında başka şeritte yer almakta olduğunu, kaza sonrası müvekkilinin idaresindeki aracta inceleme yapıldığını ve hiç bir çarpma izi ve herhangi zararın tespit edilmediğini, müvekkilinin soruşturma aşamasında yetersiz bir bilirkişi raporu ile soruşturmaya dahil olduğunu, olay günü kaza mahalinde bulunmaktan başka bir kusurunun bulunmamakta olduğunu, ceza yargılaması sırasında alınan Adli Tıp Kusur Raporunda müvekkilinin tali kusurlu bulunduğunu, dinlenen tanık beyanları ve kaza anını ve öncesini gösteren 3 farklı görüntü kayıtları incelendiğinde müvekkilinin kusursuz olduğunun ortada olduğunu, İki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için mahkemece dosyanın ----- gönderildiğini, gelen heyet raporunda müvekkilinin kusursuz bulunduğunu, mütevefa ve ailesine çarpan ------ tam kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin tazminat davasına esas elim kazada hiç bir kusurunun bulunmamakta olduğunu,.tüm bu sebeplerden dolayı huzurdaki davanın müvekkilleri bakımından reddi ile yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı ----vekilinin cevap dilekçesinde özetle; ----- adına kayıtlı ---- plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ------- no ile 13.07.2021 - 13.07.2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkili şirketin poliçe kapsamında sorumluluğunun, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun bedeni zararlarda 360.000,00-TL azami poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, teminat limiti bildirmelerinin davayı kabul anlamına gelmemekte olduğunu, manevi tazminat taleplerinin Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi teminatı dışında olduğunu, zorunlu trafik sigortasının bir meblağ sigortası olmayıp bir zarar sigortası olduğunu, söz konusu teminat limitinin tamamının defaten ödenmesinin söz konusu olmadığını, zarar görenlerin kaza nedeniyle uğradığı gerçek maddi zararın tespiti ve sigortalının kusuru oranında bu gerçek zararın tazmininin esas olduğunu,----- vefatı nedeniyle davacıların talep etmiş olduğu destekten yoksun kalma tazminatı talepleri dolayısıyla bu dava çerçevesinde davacı taraflar ile sulh olunduğunu, müvekkili şirketin sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğunu, öncelikle davacılar tarafından müvekkili şirket sigortalısının----- plakalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunun ispat edilmesinin gerekmekte olduğunu, müvekkili şirketin poliçe kapsamında geçici iş göremezliğe ilişkin sorumluluğunun bulunmadığından davanın reddinin gerekmekte olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle tazminat hesabı yapılmasına karar verilmesi halinde maluliyet hesabının, sigorta aktüerleri yönetmeliği uyarınca hazine müsteşarlığınca yetkilendirilen aktüerler listesine kayıtlı, lisanslı aktüerler tarafından ve trh-2010 ulusal mortalite tablosunda yer alan verilere göre yapılmasının gerekmekte olduğunu, mahkemece davacı lehine tazminat hesaplanmasına karar verildiği takdirde, söz konusu hesaplamanın, ülkemize özgü ve güncel verileri içeren trh-2010 ulusal mortalite tablosuna göre yapılmasının gerektiğini, trh-2010 ulusal mortalite tablosunun ülkemizde yapılan araştırmalar neticesinde şekillenmiş olduğunu, gerçeğe en uygun rakamları içermekte olduğunu, davacı tarafın dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerekli olduğunu, her durumda, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede belirtilen limit ile sınırlı olduğunu, tüm bu sebeplerden dolayı, destekten yoksun kalma tazminat talepleri yönünden davanın reddini, davacının geçici iş göremezlik tazminatı talepleri bakımından poliçe kapsamında sorumlulukları bulunmadığından bu taleplerin reddini, kusur durumunun belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini, davacıların maluliyetinin tespitinin “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik”e göre belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu -----. İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini,Sosyal Sigortalar Kurumu’na müzekkere yazılmak suretiyle var ise, davacıya dava konusu kaza nedeniyle ödenen rücuya tabi geçici iş görmezlik ödeneğinin ve var ise bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin ve tenzile tabi olup olmadığının sorulmasını, mahkeme tarafından kusur ve maluliyetin tespitinin ardından aktüeryal hesaplamanın Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen aktüerler tarafından yerine getirilmesini, mahkeme tarafından herhangi bir tazminata hükmedilmesi durumunda, hesaplanacak olan tazminat tutarından dilekçelerinde belirtilen indirim sebepleri göz önüne alınarak indirim uygulanmasını, mahkemece herhangi bir tazminata hükmedilmesi durumunda tazminat tutarına uygulanacak faiz tür ve başlangıç tarihinde dilekçelerinde belirtilen hususların dikkate alınmasını, dava konusu kaza sonrasında açılmış olan ceza dosyasının celbini, davaya yönelik tüm beyanları dikkate alınmak suretiyle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, aksi takdirde hesaplanacak olan tazminat tutarından dilekçelerinde belirtilen indirim sebepleri göz önüne alınarak indirim uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı ----- vekilinin cevap dilekçesinde özetle;huzurdaki davada tazminat talebine konu olaydaki aracın malikinin her ne kadar şekli olarak müvekkili ------- gözüksede de müvekkilinin aracın doğrudan zilyedi olmamakla birlikte yalnızca görünürde maliki olduğunu, müvekkilinin davalı ---- yıllardır yanında çalışıyor olmasının, -------- vergi dairesi, icra daireleri başta olmak üzere pek çok yere borcu olduğunu ve bir anda malvarlığının üzerine haciz konmasını istemediğini belirtmesi, bir kısım sağlık sorunları olduğunu belirtmesi, kimsesi olmadığından malvarlığının bir kısmını müvekkil üzerine kaydedilmesini talep etmesi üzerine müvekkilinin iyi niyetli olarak davalıya yardım ettiğini ve aracı geçici bir süreliğine üzerine aldığını, sonrasında da aracını ---- devir ettiğini, bu hususun trafik kayıtlarıyla sabit olduğunu,müvekkilinin, huzurdaki davada tazminat talebine konu olaydaki aracın maliki olarak görünmesi sebebiyle aleyhine dava ikame edilmişse de aracın hiçbir zaman müvekkilinin mülkiyetinde olmadığını,müteveffanın anne ve babası için destekten yoksun kalma tazminatının talep edildiğinin bu talebin haklılığını ortaya koyacak bir açıklamanın yapılmadığını, müteveffanın anne ve babasının yaşı, emeklilik durumu, kira geliri vb. hususların huzurdaki yargılama açısından büyük önem arz etmekte olduğunu davacı yanın bu taleplerinin haklılığını ispatlar bir beyan veyahut delilinin bulunmamakta olduğunu, davacı yan tarafından talep edilen manevi tazminat miktarının ve faiz talebinin haksız ve fahiş olduğunu, manevi tazminat miktarının zenginleşmeye yönelik olamayacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte huzurdaki davanın müvekkili aleyhine sonuçlanması ihtimaline binaen, aracın kasko poliçesinin yapıldığı----- rücu etme imkanlarının bulunmakta olduğunu davanın, aracın kasko sigortasının yapıldığı-----ihbar edilmesinin gerektiğini, tüm bu sebeplerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava 12.10.2019 tarihinde meydana gelen ölümlü trafik kazası nedeni ile davacıların davalılardan talep edebileceği destekten yoksun kalma maddi tazminat alacağı olup olmadığı, manevi tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığı, davacılardan ------ kurumca karşılanmayan tedavi gideri olup olmadığı,varsa miktarı, olayda kusur oranlarının ne olduğuna ilişkindir.
-----Ağır ceza mahkemesinin -----Sayılı dosyası celp edilerek incelenmiş bu dosyada alınan ------- ATK Başkanlığının 16.03.2021 tarihli raporuna göre meydana gelen kazada müteveffanın bir kusuru olmadığı, davalı ---- asli diğer davalı ------ tali kusurlu olduğu tespite dilmiş ceza mahkemesince bu rapora itibar ile ---- hakkında 3 yıl 4 ay diğer davalı ------- hakkında ise 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükmedildiği görülmüştür. Ceza davasında alınan kusur raporunun hukuk hakimini bağlamaması ilkesi gereği mahkememizce yeniden kusur raporu alınmış ------ Adli Tıp kurumunun 19.12.2024 tarihli raporu ile meydana gelen kazada davalı ---- %80 , diğer davalı ------ ise %20 oranında kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır. ATK raporu denetime uygun bulunmuştur.
Mahkememizce tarafların tüm delilleri toplanmış tanıklar dinlenmiş, tarafların sosyal ve mali durumları araştırılmış keza hükümden önce davacı ------- güncel medeni hali incelenmiş davacı ve davalıların aktif ve pasif mülk sorguları yapılmıştır. Tarafların sosyal ve mali durum araştırmaları dosyada mübrez olduğundan ayrıntılı yazılmayacaktır. Bunlara ilaveten davalıların pasif mülk sorgularında davalılardan ---- adına kayıtlı 3 gayrımenkulü olay tarihinden kısa bir süre sonra 04.03.2020 tarihinde elden çıkardığı görülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Bunun sonucu olarak Yeni Genel Şartların " Ek 1. Değer Kaybı Hesaplaması", "Ek:2 Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplaması" ve "Ek:3 Sürekli Sakatlık Tazminatı Hesaplaması" başlıklı kısımlarında ki tazminatın belirlenmesine ilişkin esaslar artık uygulanmayacak; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamındaki tazminatlar, öncelikle Karayolları Trafik Kanunu, bu kanunda yer almayan hususlarda ise Türk Borçlar Kanun’un haksız fiile ilişkin hükümlerinde ki usul ve esaslara göre belirlenecektir. Her iki Kanun da hüküm bulunmayan hallerde ise Yargıtay'ın içtihatları uygulanacaktır.
Buna göre tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde Yargıtay ------Hukuk Dairesinin Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda bahsedilen kararı sonrasında vermiş olduğu güncel 14/01/2021 tarih, -------sayılı kararı gereğince TRH 2010 tablosu uygulanacaktır. Ancak progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay ------. Hukuk Dairesinin 02/03/2020 tarih, ------. sayılı kararı).( Bkz. ---- BAM -----. HD. ------. Sayılı ilamı ) ----- BAM ---- HD------ Sayılı ilamında "...İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda yukarıya aktarılan Yargıtay -------. Hukuk Dairesinin görüş değişikliği içeren emsal kararına uygun olarak zaten TRH yaşam tablosu esas alınarak hesaplama yapılmış olmasına göre davacı vekilinin TRH yaşam tablosu uygulanması gerektiğine ilişkin istinaf talebi yerinde değildir. Ancak progresif rant yönteminin kullanılması gerekirken genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması doğru olmamıştır. " belirtmiştir.Tüm bu açıklamalar kapsamında 6098 sayılı TBK hükümleri ve yukarıda atıf yapılan emsal yüksek mahkeme kararları gereği TRH 2010 yaşam tablosu ve %10 artış %10 iskontolu hesap yöntemi ile tazminat hesaplanmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12.11.2019 tarih ve -------. Sayılı kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.01.2004 tarih ve ------ Kararı ile Yüksek Yargıtay -------. Hukuk Dairesi'nin 01.11.2021 Tarih ve ----- Esas,-- Say kararı ile ----- tespitinde ve hesaplamada res'en dikkate alınması gerektiği, olay tarihinden itibaren hesap raporunun tanzim edildiği tarihte bilinen en yakın tarihe kadar geçen dönem içinde gerçekleşen her türlü ücret artışları ve emsal ücretlere göre tespit ve hesaplanması gerektiği belirtilmektedir.Yargıtay ------. Hukuk Dairesi'nin 16.02.2015 tarih ve ----- Esas, ------- Karar sayılı kararı: "Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; dava açıldıktan sonra davalı sigorta şirketi davacı ------ 25.421,61 TL. davacı -------- ise 665,29 TL. ödeme yapmış, poliçe limiti sakatlanma ve ölüm halinde kişi başına 40.000,00 TL. olduğu halde davacılar vekili davalı sigorta şirketinin yaptığı ödemelerin üzerindeki bakiye teminat limitinden zımnen feragat ettiğinin kabulü gerekir. Böylelikle davacı taraf, davalı sigorta şirketinin durumunu iyileştirirken diğer müteselsil davalıların (borçluların) iç ve dış ilişkideki durumlarını ağırlaştırmıştır. O halde mahkemece BK.'nın 145/1 ve 147/2. Maddeleri uyarınca davacıların feragati ile davalı sigorta şirketinin tüm borçtan kurtulduğu anlaşılmakla davalı sigortalı ------- teminat limiti kadar borçtan kurtulduğunun kabul ve buna göre, sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazalı şekilde hi kurulması doğru görülmemiştir." Şeklinde karar verilmiştir.Yargıtay ------. Hukuk Dairesi 27.10.2016 tarih ve ----- Esas, ------. Sayılı kararında :“Mahkemece hükme esas alınan aktüerya raporunda, davalının zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi tarafından davadan sonra davacı eşe yapılan davalı ... ödemesi güncellenmeksizin mahsup edilmesi gerekirken güncellenerek mahsup edilmiştir. Oysa, yargılama devam ederken davadan sonra yapılan ödeme tutarının yasal faiz eklenmeksizin, hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından indirilmesi gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeden davacı eş yönünden maddi tazminat hususunda yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.” Şeklindedir.
Davacı vekili dava dilekçesinde müteveffa ------ Üniversitesi bünyesinden elektrik teknisyeni olarak çalışarak kazanç sağladığı yönünde beyanda bulunmuştur. Dosyada mevcut TC. ----- Üniversitesi Personel Daire Başkanlığı'nın 07.01.2023 tarihli cevap yazılarına ekli müteveffaya ait Temmuz, Ağustos, Eylül Ve Ekim 2019 maaş bordrolarına göre müteveffanın memleketimizde uygulanan aylık net yasal asgari ücretin 2,58 katı seviyesinde maaş aldığı görülmüştür. Müteveffa bu olay sebebiyle ölmeyip sağ kalmış olsa idi yaşının da müsait olması hasebiyle kendisiyle birlikte desteğine ihtiyacı olan tüm aile fertlerinin zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için, ya vefatından önce yapmış olduğu işleri yaparak aktif çalışmasını devam ettirerek ve ya bir işverene ait işyerinde hizmet akdi ile ve işçi olarak, ya da diğer değişik işlerde çalışmaya ve kazanç sağlamaya başlayacağı ve elde etmesi gereken kazançların da maaş bordrolarında tespit edilen miktarların net tutarının 2,58 katı seviyesinin altında olmayacağından kaza tarihinden itibaren günümüze kadar geçen ve bilinen dönem içinde memleketimizde uygulanan ve uygulanacak olan ve kamu düzenine ilişkin bulunan yasal asgari ücretlerin 2,58 katı seviyesine göre değerlendirme ve hesaplama yapılan rapora itibar edilmiştir.Davacı yanca davalı sigorta şirketleri yönünden yapılan ödemeler nedeni ile davadan feragat edildiğinden TBK'nın 166. Maddesi gereğince davacının poliçe limiti kadar ödeme aldığı kabulü ile diğer davalılar yönünden de dava tarihinden önce yapılan ödemeler güncellenmiş faizi ile dava tarihinden sonrakiler ise aynen tensil edilerek hesaplamalar yapılmıştır. Bilirkişi raporunu emsal yargıtay içtihatlarına dayandırarak hazırlamış olup hesaplamalar denetime uygundur. Keza davacı ------ tedavi gideri ücreti konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş davalı sigorta şirketlerince feragat nedeni ile davacıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti talep edilmediğinden lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Netice itibarı ile davalıların kusurlu hareketleri nedeni ile davacıların destekten yoksun kaldıkları, olayda müteveffaya ait bir kusur olmadığı görülmüştür. Aktüer bilirkişi raporundaki hesaplamalar denetime uygun olup hesaplamalara itibar edilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Tüm dosya kapsamı, olayda davalıların toplamda %100 kusurlu olması,müteveffanın hiçbir kusurunun olmaması, olay tarihindeki paranın alım gücü, tarafların sosyal ve mali durumları bir bütün olarak değerlendirilmiş olayda davacıların henüz çok genç yaşta olan evlatlarını-eş-babalarını kaybetmiş olmaları nazara alınarak davacıların bu olay nedeni ile telafisi imkansız zarara uğramış olmaları nedeni ile uğranılan acı ve elemin bir nebze olarak dindirilmesi amacı ile takdiren kısa kararda belirtilen miktarda manevi tazminatlara hükmedilmiştir.Yargıtay ------HD. ------Sayılı ilamı ".. Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir....Dava konusu olayda, davacıların ihtiyari dava arkadaşı olup, ayrı ayrı manevi tazminat isteminde bulunmalarına ve her bir davacı için ayrı ayrı hüküm kurulmasına (kısmen kabul kararı verilmesine) göre davacıların her biri için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir."( Aynı gerekçeler için bkz. Yargıtay -------. HD. -----Sayılı ilamı) Yargıtay ----- Hukuk Dairesi------. sayılı ilamında "....Dava destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak; her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine; reddedilen her bir dava yönünden de kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmektedir. Mahkemece her bir davacı bakımından maddi ve manevi tazminata ilişkin talepler reddolduğu halde, davalı ------ mirasçıları ve davalı ------ vekili lehine davacıların her biri için ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri yerine tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK.'nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.'nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçeleri ile aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan kimselerin açtıkları davalarda ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerektiğini belirtmiştir. Somut olayda davacılar ihtiyari dava arkadaşıdır. Yürürlükte olan AAUT'nin 10/4. Madde ve fıkrası uyarınca manevi tazminat davası maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün olan taleplerle birlikte açılması durumunda manevi tazminat açısından ayrıca vekalet ücretine hükmedilir. Davalı ----- kullanımındaki araç hususi olduğundan bu araç sürücüsü ve işleteni yönünden yasal faize diğer davalı ------ kullanımında olan araç ticari olduğundan bu aracın sürücüsü ve işleteni yönünden avans faize hükmedilmiş Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davalı sigorta şirketleri yönünden davanın feragat nedeni ile reddine, karar verilmiş davanın kısmen kabul ve kısmen reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
Davanın KISMEN KABUL VE KISMEN REDDİ İLE;
1-Davalılar------ yönünden feragat nedeni ile davanın reddine,
2-Davacı ---- yönünden ;
A-6.505.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ---- ve ---- için olay tarihi 12.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, ---- ve--------yönünden ise aynı tarihten başlayacak avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
B-250.000 TL manevi tazminatın davalılar -- ve ---- için olay tarihi 12.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, -------ve --------yönünden ise aynı tarihten başlayacak avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
C-Davacının tedavi giderine dair talebi konusuz kaldığından bu taleple ilgili karar verilmesine yer olmadığına,
3- Davacı ------- yönünden ;
A-755.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar -------için olay tarihi 12.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, -------'yönünden ise aynı tarihten başlayacak avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
B-200.000 TL manevi tazminatın davalılar ---- ve ------ için olay tarihi 12.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, --- --- ve -------'yönünden ise aynı tarihten başlayacak avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
4- Davacı ------ yönünden ;
A-925.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ---- ve ---- için olay tarihi 12.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile,--------'yönünden ise aynı tarihten başlayacak avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
B-200.000 TL manevi tazminatın davalılar ---- ve ----- için olay tarihi 12.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, ---- ve -------yönünden ise aynı tarihten başlayacak avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davacı -------- yönünden ;
A-600.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ------için olay tarihi 12.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, ---------'yönünden ise aynı tarihten başlayacak avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
B-150.000 TL manevi tazminatın davalılar ----- ve ---- için olay tarihi 12.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, -------'yönünden ise aynı tarihten başlayacak avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davacı ------- yönünden ;
A-1.815.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ------- için olay tarihi 12.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, -------yönünden ise aynı tarihten başlayacak avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
B-150.000 TL manevi tazminatın davalılar --- ve --- --- için olay tarihi 12.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile,--------yönünden ise aynı tarihten başlayacak avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
7-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 788.980,50 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 39.964,78-TL ( davadaki ilk yatırılan ve talep artırım harcı toplamıdır) harç düşüldükten sonra eksik kalan 749.015,72 TL harcın davalılar --------Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiliyle hazineye gelir kaydedilmesine,
8-Davacılar tarafından yapılan;179,90-TL Başvuru Harcı, 3.777,55-TL Peşin Harcı, 36.187,23-TL Tamamlama Harcı, olmak üzere toplam 40.144,68TL harcın davalılar --------- müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacılara verilmesine,
9-Davalı sigorta şirketlerince vekalet ücreti talep edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Davacı -------- yönünden;
a-)Kabul edilen maddi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık Asgari ücret tarifesi gereği hesaplanan 599.150,00 TL nispi vekalet ücretinin ----- ve -------- haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine,
b-)Kabul edilen manevi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık asgari ücret tarifesi gereği 40.000,00 TL vekalet ücretinin ------ ve -------- haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya ödenmesine,
11-Davacı------- yönünden;
a-)Kabul edilen maddi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık Asgari ücret tarifesi gereği hesaplanan 117.250,00 TL nispi vekalet ücretinin ----- ve -------- haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya velayeten annesi olan davacıya ödenmesine,
b-)Kabul edilen manevi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık asgari ücret tarifesi gereği 32.000,00 TL vekalet ücretinin ------- ve ---- Sigorta haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya ödenmesine,
c)Red edilen manevi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık Asgari ücret tarifesinin 10/2. Ve 3/2 . Madde ve fıkrası gereği gereği 30.000,00 TL vekalet ücretinin iş bu davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara ( sigorta şirketi dışındaki davalılara) ödenmesine,
12-Davacı ------- yönünden;
a-)Kabul edilen maddi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık Asgari ücret tarifesi gereği hesaplanan 141.500,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan ( sigorta şirketleri dışındaki davalılar) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
b-)Kabul edilen manevi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık asgari ücret tarifesi gereği 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan ( sigorta şirketi dışındaki davalılar) müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya ödenmesine,
c)Red edilen manevi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık Asgari ücret tarifesinin 10/2.ve 3/2. Madde ve fıkrası gereği gereği 30.000,00 TL vekalet ücretinin iş bu davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara ( sigorta şirketleri dışındaki davalılar ) ödenmesine,
13-Davacı ------- yönünden;
a-)Kabul edilen maddi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık Asgari ücret tarifesi gereği hesaplanan 94.000,00 TL nispi vekalet ücretinin ------ ve ------- haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya ödenmesine,
b-)Kabul edilen manevi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık asgari ücret tarifesi gereği 30.000,00 TL vekalet ücretinin ----- ve ------ haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya ödenmesine,
14-Davacı -------- yönünden;
a-)Kabul edilen maddi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık Asgari ücret tarifesi gereği hesaplanan 259.650,00 TL nispi vekalet ücretinin ----- ve -------- Sigorta haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
b-)Kabul edilen manevi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık asgari ücret tarifesi gereği 30.000,00 TL vekalet ücretinin ----- ve ---- haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak iş bu davacıya ödenmesine,
15-Adalet bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.360,00 TL arabuluculuk ücretinin ( sadece sigorta şirketleri yönünden dava arabulucuya tabi olup davacı bu davalılar yönünden davadan feragat ettiğinden arabulucuk ücreti üzerinde bırakılmıştır.) davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydınaDair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ------ Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere,taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.