T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/79
KARAR NO : 2025/627
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 09/03/2020
KARAR TARİHİ : 09/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.10.2018 tarihi saat 17:00 sularında ------ üzerinde müvekkili motosikletiyle seyir halindeyken, davalı ...'ın kullanmış ol-duğu ---- plakalı ------ marka aracıyla seyir edilen yolda sollama yasağı olmasına ve yolda sadece gidiş ve geliş olmak üzere sadece 2 şerit bulunmasına rağmen müvekkilinin bulunduğu şeride geçtiğini ve müvekkiline çarptığını, Bu çarpma neticesinde olay yerinde müvekkilin diz kapağının altından koptuğunu, müvekkilin birçok defa ameliyat olduğunu, birçok defa kanın durdurulması ve yara iyileşmesi için ayağı tekrar tekrar kesilmek durumunda kaldığını, yaranın kapanması için müvekkilin vücudunun diğer bölümlerinden parçalar alındığını müvekkilin vücudunda iyileşmesi mümkün olmayan yaralar açıldığını, müvekkilin tedavisi----- Hastanesi / ------ Kampüsü'nde yapıldığını, kazanın meydana geldiği günden beri müvekkilin hem bedensel hem de manevi anlamda çok büyük acılara katlandığını, psikolojisi bozulmuş ve akıl sağlığını da kaybedecek aşamaya geldiğini, kazanın meydana gelmesinde toplanan kamera kayıtları, kaza tespit tutanakları ve görgü tanıklarının beyanlarına göre, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, Şehir içinde bölünmemiş ve geliş-gidişli yolda, müvekkilin tamamen trafik kurallarına riayet ederek yavaş bir şekilde kendi şeridinde ilediğini, araç maliki ve sürücüsü davalı ... aynı yönde giden önündeki aracı ile trafik kurallarını ihlal ettiğini, hatalı sollama yaptığını ve bunun sonucunda, müvekkilin bulunduğu karşı şeride geçtiğini, aşırı hızlandığını, müvekkiline çarpmasına rağmen duramadığını ve kontrolü tamamen kaybedip elektrik direğine çarptığını ve bu şekilde durabildiğini, bu olay göz önüne alındığında müvekkilinin suçsuz olduğunu beyan ederek, müvekkilin uğradığı maddi ve manevi zararlar ile tazminat miktarlarının da ciddi bedeller olacağı ve sigorta teminat (poliçe) bedelinin aşacağı, davalı ...'ın ise bu bedelleri ödemekte güçlük çekeceğini malvarlığını kaçırma girişimlerinde bulunmasının yüksek ihtimal dâhilinde olduğunu, davalı ...'ın menkul, gayrimenkul, banka hesapları, şirket hisse senetleri, maaşı, üçüncü kişilerden olan hak ve alacakları ile diğer bütün malvarlığı hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini, protez giderleri 100.000,00 TL geçici ödemenin davalılardan müteselsilen alınarak müvekkile ödenmesini, meydana gelen iş bu trafik kazası sonucunda yaralanan davacı müvekkilimizin uğradığı bedensel nitelikteki maddi tazminat ve sigorta teminatı kapsamına giren tüm zarar ve ziyanlarının (belirsiz alacağın) tespitini ; Tespit edilecek iş bu zarar ve ziyanlar (belirsiz alacağır) karşılığında, şimdilik ; 10.000,00 TL Çalışamadığı döneme ilişkin olarak geçici iş göremezlik tazminatını, 100.000,00 TL Sakat kaldığı maluliyet oranında sürekli / kalıcı iş göremezlik tazminatını, 1.000,00 TL (Tedavi, Bakım ve Ulaşım Şeklindeki) Sağlık Masraflarını, 10.000,00 TL Protez Ayak ve Ömür Boyu Protez Ayak Değiştirme Bedeli, 1.000,00 TL müvekkilin kaza sonucu çalışmamış olmasına bağlı olarak borçlarını kapatması için satmış olduğu taşınmaz nedeni ile uğramış olduğu maddi zarar kayıp bedellerini, Şeklinde Yasal Olarak Belirtilen Toplam 122.000,00 TL bedensel zararlar niteliğindeki maddi tazminatın; 2 Davalılardan araç maliki ve sürücüsü ... yönünden temerrüde düştüğü 27.10.2018 kaza / olay tarihinden itibaren yasal olarak belirtilen toplam 122.000,00 tl bedensel zararlar niteliğindeki maddi tazminatın duruşma tarihine kadar olan tüm faiziyle birlikte müvekkile ödenmesini, 300.000.00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek olan avans/ticari ve yasal faizinin işlenerek davacıya verilmesini, . 6098 sayılı TBK.m.54 ve 2918 sayılı KTK hükümleri gereğince, meydana gelen iş bu trafik kazası sonucunda yaralanan davacı müvekkilin uğradığı bedensel nitelikteki maddi tazminat ve sigorta teminatı kapsamına giren tüm zarar ve ziyanlarının (belirsiz alacağımızın) tespitine, toplam 122.000,00-TL değerindeki bedensel zararlar niteliğindeki maddi tazminatını, Davalıların malvarlıkları, maaş ve gelirleri ile kazaya sebebiyet veren----- plakalı aracının kaydına ayrı ayrı müvekkilin kusursuz olduğu ve zarara uğradığı dikkate alınarak teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, 6098 sayıtı tbk.m.76 uyarınca, şimdilik 100.000,00 tl geçiçi ödemenin davalılardan müteselsilen alınarak davacı müvekkile ödenmesine, Mahkeme harç ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin sorumlu oldukları oranlarda davalılara müteselsilen yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP :Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket tarafından kazaya karışan ------ plakalı araca ilişkin Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi düzenlenmiş olması tek başına poliçede yer alan teminat tutarının tamamının müvekkil şirket tarafından ödeneceği anlamını taşımadığını, müvekkil şirket sigortalısı ----- plakalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun davacı tarafından ispatı gerektiğini,her şekilde davaya konu olan kazanın meydana gelmesinde etkili olan tüm unsurların irdelenerek tarafların kusur durumunun belirlenmesi için dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi’nce bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesini sayın mahkemenizden talep ettiğini, 27.10.2018 tarihli trafik kazası tespit tutanağında,----- plakalı sigortalı araç sürücüsü ---- Karayolları Trafik Kanunu’nun 56/1-a maddesi “Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma” kuralını ihlal etmiş olduğu tespit edilmiştir. Trafik kazası tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusur oranını kabul etmiyor ve itiraz ettiğini, kazanın oluş şekli incelenerek davaya konu kazada, davacının kendi can güvenliği açısından gerekli tedbirleri alıp almadığının, emniyet kemeri takmış olup olmadığının tespitinin yapılması gerektiğini, Nitekim davacının yaralanma şekli itibariyle, kaza sırasında zararın artmasını önleyecek güvenlik tedbiri olan emniyet kemeri takmamış olması birlikte kusuru oluşturacağını, davacının kaza meydana geldiği esnada alkollü içki ve uyuşturucu madde etkisi altında olup olmadığının tespitinin, davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı hususu adli tıp kurumu ----- ihtisas dairesi tarafından erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik doğrultusunda incelenmesini,davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti ve maluliyetin varlığı halinde dava konusu kaza ile irtibatının incelenmesini, tedavi gideri ve tedavi giderlerinden sayılan geçici iş göremezlik nedeni ile doğan zararlarına ilişkin maddi tazminat talebi sigorta poliçesi teminatı dışında olup müvekkil şirketin bu talep nedeniyle sorumluluğu bulunmadığını, Davacının çalışamayacağı tedavi-iyileşme sürecindeki maddi zararları geçici iş göremezlik dönemi ile ilgili olduğunu, müvekkil şirket ise, 6111 Sayılı Kanun kapsamında ödemeleri yaparak bu teminat kapsamında oluşabilecek tüm hukuki sorumlulukları SGK’ ya devrettiğini, Mevzuat hükümleri gereğince geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri nedeniyle uğranılan zararlara ilişkin talepler poliçe kapsamında olmadığını, müvekkil sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Trafik Sigortası Genel Şartları gereği tedavi giderleri, bakıcı giderleri ve çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik giderleri) tedavi gideri kapsamında sayılıp SGK’nın sorumluluğunda olduğunu, Kusur durumunun belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesine, Davacının maluliyetinin ve illiyet bağının tespitinin “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu ------. İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini, kusur ve maluliyetin tespitinin ardından aktüeryal hesaplamanın Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen aktüerler tarafından ve Trafik Sigortası Genel Şartları’nda belirtilen TRH 2010 Tablosu 1.8 teknik faiz esas alınarak yerine getirilmesini, Davacının TBK 76. maddesi uyarınca geçici ödeme talebinin reddine, herhangi bir tazminata hükmedilmesi durumunda tazminat tutarına uygulanacak faiz tür ve başlangıç tarihinde dilekçemizde belirtilen hususların dikkate alınmasını, davacıya dava konusu kaza nedeniyle ödenen rücuya tabi geçici iş görmezlik ödeneğinin ve var ise bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin ve tenzile tabi olup olmadığının sorulmasını, sigortalı araç sürücüsü ve işletenine rücu hakkımız saklı kalmak kaydıyla, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, aksi takdirde hesaplanacak olan tazminat tutarından dilekçemizde belirtilen indirim sebepleri göz önüne alınarak indirim uygulanmasına karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ettiği görülmüştür.
CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf dava konusu kazanın meydana gelmesinde tek başına müvekkilin kusurlu imiş gibi iddiada bulunduğunu, Olayın meydana gelmesinde tek başına müvekkilinin kusurlu olmayıp davacınında kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunu, Konuya ilişkin ceza dosyası devam ettiğini, Ceza dosyasındaki kusur raporu dosyada kesinleşmediğini, Bu dosyadan alınan raporda müvekkilin %100 kusurlu olduğu belirtilmiş ve davacı tarafta taleplerini bu doğrultuda yönelttiğini, Oysa düzenlenen rapor, dosya üzerinden değerlendirme yapılarak hazırlandığını, Olay yerinde keşif incelemesi yapılmadığını, Bu rapora davalı taraf yanından itiraz edildiğini, davaya konu olayın olduğu tarihte davacının ne iş yaptığı ve aldığı maaş ücretinin bilinmediğini, davacının talep ettiği tedavi giderlerinin de somut bir delili olmadığını, yapılan tedavi giderlerinin ve müvekkilden istenilen giderlerin SGK tarafından karşılamayan giderler olması gerektiğini, Davacı tarafın maluliyeti ancak tedavi gördüğü hastane kayıtları ve son durumunun muayene edilmesi sonucunda ortaya çıkacağından %60 maluliyetine ilişkin olarak yapmış oldukları tespitin hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, ATK ihtisas dairesinden alınacak maluliyet raporu ile netlik kazanacağını, Davacının tedavi giderleri için arsasını satmış olması ve arsa bedelinin tedavi için kullanmış olmasınında somutlaştırılması gerektiğini, müvekkilin mühendis olarak maaşlı çalıştığını, annesi ve kardeşi ile birlikte yaşadığını, kira ve aile giderlerinin kendisi tarafından karşılandığını, dosyada verilen ihtiyati haciz sebebiyle maaşına haciz konulduğunu ve işini kaybetme raddesine geldiğini, müvekkilin kaçma veya mal azaltma gibi bir durumunun söz konusu olmadığını, Kazadan sonra defalarca yurt dışına gidip gelmiş yurtdışı çıkış yasağı olmamasına rağmen bu yola tevessül etmediğini, meydana gelen trafik kazası iki taraflı olup kaza geçiren davacı ...'ın motosiklet kullanırken kask kullanmadığını, dizlerini iki tarafa açarak kullandığı motorda bulunan koruyucu parçadan dışarı çıkartmış olduğunu, karşı şeritteki araçlar için (müvekkilimizin bulunduğu şerit) sollama yasağı bulunmayan yolda yolu kontrol etmeyerek yanlış sollama yaptığını ve karşıdan gelen müvekkilini görmesine rağmen motoruna yolun sağında değil yolun ortasında kullanıyor olduğunu, bu sebeple kaza neticesinde bu kadar ağır sonuçlar meydana geldiğini, Kazanın gerçekleştiği yerde müvekkilin aracı yokuş yukarı hareket halinde iken ...'ın kullandığı motosiklet yokuş aşağı hareket halinde olduğunu ve bu durumdan kaynaklı olarak araç yol durumuna göre hız limitlerinin üzerinde olduğunu, Bu nedenle; kusur durumu tespit edilirken davacının kusurlu davranışlarının, ihlal ettiği trafik kurallarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini, bu sebeple davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava taraflar arasındaki uyuşmazlığın; 27.10.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacının bir bacağını kaybetmesi nedeni ile davalılardan maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği, talep edebilecek ise talep edebileceği geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının miktarı, davacıdaki maluliyet oranının ne olduğu, tarafların kusur oranlarının ne olduğu, sağlık masrafları olarak talep edilen kalemlerden davalıların sorumlu tutulup tutulamayacağı, davacının taşınmazını satması nedeni ile uğradığını iddia ettiği zararlardan davalıların hukuken sorumlu tutulup tutulamayacakları, manevi tazminat miktarı hususlarında olduğu ilişkindir.SGK ya yazılan müzekkereye verilen cevabi yanıttan davacıya SGK tarafından 27.10.2018-06.10.2019 arası için toplam 19.198,3 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği görülmüştür.
----- acm ------ Karar sayılı dosyası celp edilerek incelenmiş bu dosyada alınan kusur raporunda davacının olayda kusursuz olduğu, davalın asli ve tam kusurlu olduğu tespiti yapıldığı, mahkemece kusur raporuna itibar edilerek davalıya 11 ay 7 gün hapis cezası verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, verilen bu kararın 23.03.2021 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.Mahkememizce davacının olay nedeni ile uğradığı geçici ve sürekli iş göremezlik oranın tespiti amacı ile adli tıp kurumundan rapor alınmış en nihayetinde Adli tıp kurumu -----İhtisas kurulunun 18.08.2023 tarihli raporundadavacının kaza nedeni ile sol bacağının koptuğu ve ampute edildiği, 6 gün yoğun bakım ünitesinde kaldığı, toplamda 12 defa ameliyat olmak zorunda kaldığı, malüliyet tespiti işlemleri yönetmeliği hükümlerine göre %48 oranında sürekli malul olduğu, özürlülük ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik hükümleri nazara alındığında ise %46 oranında malul olduğu, kaza tarihinden itibaren 6 ay iş göremezlik süresi olduğu, iş göremezlik süresi içinde 2 ay boyunca başkasının bakımına muhtaç olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Yargıtay --- HD.---- Sayılı ilamında "...Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde,zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir..." belirtmiştir. Olay 27.10.2018 tarihinde meydana geldiğinden davacıdaki sürekli ve kalıcı malüliyet oranının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespiti şarttır. Bu nedenle ATK raporunda belirtilen %46 oranında malul olduğu, kaza tarihinden itibaren 6 ay iş göremezlik süresi olduğu, iş göremezlik süresi içinde 2 ay boyunca başkasının bakımına muhtaç olduğu yolundaki tespit nazara alınarak yapılan hesaplamalara itibar edilmiş, davacının maluliyet oranının diğer yönetmelik hükümlerine göre hesaplanması gerektiği yolundaki itirazlarına itibar edilmemiştir.
Mahkememizce tarafların sosyal ve mali durumları araştırılmıştır. Davalı ...'ın Elektirik mühendisi olduğu, 11.03.2022 tarihli SED raporuna göre o tarihte 15.000 TL maaş aldığı bekar olduğu görülmüştür. Karar öncesi bu kişinin sosyal ve mali durumu UYAP entegrasyon sorgulaması vasıtası ile sorgulanmış en son 195.041,40 TL bürt ücret ile çalıştığı, adına kayıtlı araç veya gayrımenkul bulunmadığı görülmüştür.
Mahkememizce olaydaki kusur oranının tespiti hususunda uzman bilirkişiden rapor alınmış 23.11.2021 tarihli rapordan kamera görüntüleri de izlenmek sureti ile hazırlanan raporda davalının olay günü dikkatini yola vermediği, mahal ve yol özelliklerini, görüş alanını ve karşı yönden gelen motorsikletin seyir durumunu , uzaklığını dikkate almadan önündeki aracı sollayarak motorsikletin istikametini kapatarak şerit ihlalinde bulunduğu, kazada %100 oranında kusurlu olduğu yolunda görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu ceza davasında alınan kusur raporu ve kazanın oluş şekline göre yerinde olup denetime el verişli bulunmuş, itibar edilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Bunun sonucu olarak Yeni Genel Şartların " Ek 1. Değer Kaybı Hesaplaması", "Ek:2 Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplaması" ve "Ek:3 Sürekli Sakatlık Tazminatı Hesaplaması" başlıklı kısımlarında ki tazminatın belirlenmesine ilişkin esaslar artık uygulanmayacak; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamındaki tazminatlar, öncelikle Karayolları Trafik Kanunu, bu kanunda yer almayan hususlarda ise Türk Borçlar Kanun’un haksız fiile ilişkin hükümlerinde ki usul ve esaslara göre belirlenecektir. Her iki Kanun da hüküm bulunmayan hallerde ise Yargıtay'ın içtihatları uygulanacaktır. Buna göre tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde Yargıtay -----. Hukuk Dairesinin Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda bahsedilen kararı sonrasında vermiş olduğu güncel 14/01/2021 tarih, ------. sayılı kararı gereğince TRH 2010 tablosu uygulanacaktır. Ancak progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay ----Hukuk Dairesinin 02/03/2020 tarih, ------. sayılı kararı).( Bkz. ----BAM-----. HD. ------Sayılı ilamı )
----- BAM ----- HD.---- Sayılı ilamında "...İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda yukarıya aktarılan Yargıtay -----. Hukuk Dairesinin görüş değişikliği içeren emsal kararına uygun olarak zaten TRH yaşam tablosu esas alınarak hesaplama yapılmış olmasına göre davacı vekilinin TRH yaşam tablosu uygulanması gerektiğine ilişkin istinaf talebi yerinde değildir. Ancak progresif rant yönteminin kullanılması gerekirken genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması doğru olmamıştır. " belirtmiştir.
Tüm bu açıklamalar kapsamında 6098 sayılı TBK hükümleri ve yukarıda atıf yapılan emsal yüksek mahkeme kararları gereği TRH 2010 yaşam tablosu ve %10 artış %10 iskontolu hesap yöntemi ile tazminat hesaplanmıştır.
14.02.2022 Tarihinde yapılan verilere göre, davalı ... kuruluşu tarafından davacıya yapılan ödemenin yeterli olmadığı, ara açık nispetsizlik bulunduğu tespit edilmiştir.
Yargıtay ----Hukuk Dairesi 27.10.2016 tarih ve ------ Sayılı kararında:“....Mahkemece hükme esas alınan aktüerya raporunda, davalının zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi tarafından davadan sonra davacı eşe yapılan davalı ... ödemesi güncellenmeksizin mahsup edilmesi gerekirken güncellenerek mahsup edilmiştir. Oysa, yargılama devam ederken davadan sonra yapılan ödeme tutarının yasal faiz eklenmeksizin, hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından indirilmesi gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeden davacı eş yönünden maddi tazminat hususunda yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.” şeklindedir. Bu itibarla, Davalı ... kuruluşu tarafından 14.02.2022 tarihli ibraname kapsamında davacıya yapılan ödeme davacı bakımından hesaplanan maddi tazminatın miktarından aynen tenzil edilmiştir.
Yargıtay ------Hukuk Dairesi'nin 26.11.2019 tarih ve------. Sayılı Kararında: "...Kazada yaralanan kişi maluliyetinin oluşması halinde oluşacak sürekli iş göremezlik zararını bedeni zararlar klozundan; bakıcı gideri tedavi gideri ve geçici işgöremezlik zararını ise tedavi gideri klozundan karşılanmak üzere sigorta şirketinden talep edebilir.” Şeklindedir.
Her ne kadar davacı yanca taşınmaz satışı nedeni ile uğradığı zararın da tazmini istenmiş ise de olmak üzere, davacının 27.10.2018 tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı olarak gelişen arazlarına bağlı olarak geçici işgöremezlik, sürekli işgöremezlik, geçici bakıcı gideri ve SGK. tarafından karşılanmayan kaçınılmaz tedavi giderlerinin tazminini isteyen davacının aynı zararı başka adla yeniden ileri sürmesi anlamında olan ve trafik kazası ile doğrudan illiyet bağı bulunmayan maddi tazminat talepleri red edilmiştir.Mahkememice taraf delilleri eksiksiz şekilde toplanmış, tanıklar dinlenmiş, kusur ve malüliyet raporu alınmış akabinde dosya alanında uzman aktüer bilirkişi ile ortopedi ve travmatoloji uzmanı hekim bilirkişiye tevdii edilmiştir. Bilirkişiler tarafından hazırlanan 10.04.2025 tarihli ek bilirkişi raporu denetime uygun bulunmuştur. Bu raporda yukarıda belirtilen emsal yüksek mahkeme kararlarına uygun şekilde tazminatlar hesaplanmış, davalı ... tarafından davadan sonra yapılan 360.000 TL lik ödeme aynen mahsup edilmiş keza SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödemesi de hesaplanan tazminattan mahsup edilerek sonuca gidilmiştir. Dosyada SGK yazısı mübrez olup protez ayak giderinin bir kısmının kurum tarafından karşılandığı sabittir. Bilirkişi raporunda 1. Seçenek olarak belirlenen davacının gerlirinin yasal asgari ücretin 1,573 katı tutarında olduğu, protez giderini SGK ödemesinden faydalanarak alması durumunda ve 6 aylık geçici iş göremezlik , 2 aylık bakıcı gideri ve %46 oranındaki sürekli iş göremezlik oranına ve SGK tarafından karşılanmamış ulaşım ve sair kaçınılmaz tedavi giderleri ve protez ayak gideri sebebi ile davacının 2.100,03 TL geçici iş göremezlik alacağı olduğu, 4.059,00 TL 2 aylık bakıcı gideri sebebi ile maddi zararı olduğu, ilaç, tıbbı malzemeler, sağlık kurumlarına ulaşım ve bu süreçteki kaçınılmaz belgeli-belgesiz tedavi masrafı olarak 20.000 TL zararı olduğu, %46 oranındaki sürekli maluliyet oranına istinaden 5.034.723,95 TL maddi zararı olduğu, prtotez ayak ücretini SGK ödemesinden yararlanarak alması halinde toplam 1.224.761,99 TL maddi zararı olduğu sonucuna varılmıştır. Davacı yanca talep arttırım yapılırken bu seçeneğe göre arttırım yapılmış hesaplanan hesaplanan toplam 1.224.761,99 TL geçici iş göremezlik, 2 aylık bakıcı gideri, kaçınılmaz tedavi gideri ve protez ayak masrafından poliçede bulunan 360.000 TL mahsup edilerek 864.761,99 TL talep arttırım yoluna gidilmiştir. Davacı ile davalı ... arasında imzalanmış olan ibraname incelendiğinde esasen davacıya sadece 360.000 TL ödeme yapıldığı, bunun sürekli iş göremezlik için yapıldığının kabulü gerektiği, yukarıda alıntılanan emsal yüksek mahkeme kararı gereği bakıcı gideri, tedavi gideri ve geçici işgöremezlik zararının tedavi gideri klozundan karşılanması gerektiği, davacıya bu kalemden sigorta şirketinin yapmış olduğu bir ödeme olmadığı, bahsi geçen ibranamede davacının açıkça 360.000 TL yi aşan zararlardan dolayı haklarını saklı tuttuğu, davacıya poliçenin bu klozundan kaynaklı sigorta şirketince bir ödeme yapılmadığı esasen sigorta şirketinin 360.000 TL tedavi gideri de ödemek zorunda olduğu ancak davacının bu davalı bakımından talep arttırımına gitmediği, diğer davalı yönünden de sigorta poliçesindeki bu limit düşülerek talep arttırım yapıldığı, neticede mahkemenin taleple bağlı olduğu sonucuna varılmış neticeten davacının sürekli iş göremezlik tazminatı davalı ... tarafından poliçe limitleri dahilinde ödendiğinden bu davalı yönünden bu taleple ilgili konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davacının 5.034.723,95 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 864.761,99 TL geçici iş göremezlik, tedavi ve protez gideri alacakları toplamı 5.899.485,94 TL alacağının kazaya karışan aracın hususi araç olması nedeni ile olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, davalı ... tarafından sürekli iş göremezlik tazminatı poliçe limiti dahilinde zaten ödendiğinden dava dilekçesinde diğer alacaklar için davacının açık bir feragat beyanı olmadığından sigorta şirketinin sorumluluğu toplam 21.000 TL ile sınırlı olmak ve faiz başlangıç tarihi 11.12.2018 tarihinden başlamak üzere tahsili yönünde hüküm tesis edilmiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Tüm dosya kapsamı, olayda davalının %100 kusurlu olması, olay tarihindeki paranın alım gücü, tarafların sosyal ve mali durumları bir bütün olarak değerlendirilmiş olayda davacının olay nedeni ile bacağının kesilmek zorunda kalınmış olması 12 defa ameliyat olmuş olması ve tüm delil ve bulgular değerlendirilerek uğradığı acı ve elemin bir nebze olarak dindirilmesi amacı ile takdiren kısa kararda belirtilen miktarda manevi tazminata hükmedilmiştir.
Tüm bu anlatılan hususlardan dolayı davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği vicdani kanaatine varılmış buna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Davalı ... dava tarihinden sonra davacıya sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden ödeme yaptığından bu taleple ilgili konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-5.034.723,95 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 864.761,99 TL geçici iş göremezlik, tedavi ve protez gideri alacaklarının toplamı olan 5.899.485,94 TL tazminatın olay tarihi 27.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, ( Davalı ... şirketinin sorumluluğu 21.000 TL ile sınırlı olmak ve faizin başlangıç tarihi 11.12.2018 olmak üzere )
3- 300.000 TL manevi tazminatın olay tarihi 27.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine,
4- Davacının taşınmaz satışı nedeni ile uğradığı zarar talebinin reddine,
5-Davalı ... tarafından dava tarihinden sonra mahkememizin safahattaki ihtiyati haciz kararı kapsamında yapılmış bir ödeme varsa hükmün infazında dikkate alınmasına,
6- Davacının fazlaya dair haklarının saklı tutulmasına,
7-492 sayılı harçlar kanunu gereği alınması gerekli 423.486,88 TL nispi harçtan, peşin alınan 1.441,35 TL ile 20.150,00 TL talep arttırım harcının mahsubu ile bakiye kalan 401.895,53 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle hazineye gelir kaydedilmesine,(Davalı ... şirketinin sorumluluğu 1.434,51 TL ile sınırlı olmak üzere)
8-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı, 1.441,35 TL peşin harç, 20.150,00 TL talep arttırım harcı olmak üzere toplam 21.645,75 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, ( Davalı ... şirketinin sorumluluğu 1.434,51 TL ile sınırlıdır.)
9-Davacı tarafından yapılan 25.000,00 TL bilirkişi ücreti, 956,80 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 25.956,80 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle hazineye gelir kaydedilmesine,(Davalı ... şirketinin sorumluluğu 87,91 TL ile sınırlı olmak üzere)
10-Kabul edilen maddi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık Asgari ücret tarifesi gereği hesaplanan 570.474,30 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, (Davalı ... şirketinin sorumluluğu 21.000, TL ile sınırlı olmak üzere)
12-Kabul edilen manevi tazminat yönünden yürürlükte olan Avukatlık asgari ücret tarifesi gereği 48.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...' dan alınarak davacıya ödenmesine,
13-Davalılar tarafından yapılmış bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
14-Taraflarca yatırılan gider/delil avansınından arta kalan kısmın taraflara veya ahzu kabza yetkili vekillerine iadesine,
15- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince bakiye gider avansının talep halinde taraflara iadesine,
16-Adalet bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı ... şirketinden tahsili ile hazineye irat kaydına,
17- Davalılar vekille temsil edildiğinden ve red nedeni ortak olduğundan red edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere davacı ve davalılardan ... vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.