T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/528
KARAR NO : 2025/540
DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 25/07/2024
KARAR TARİHİ : 12/06/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 25/07/2024 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; " Huzurdaki davanın taraflarından olan ------("Müvekkil"), ------ ("Davalı") arasında ticaret ilişkisi bulunmaktadır. Bu kapsamda Müvekkil Şirket'in Davalı'ya kestiği faturalar sonucunda taraflar arasında açık hesap ilişkisi olmuştur. Bu kapsamda davalının en son olarak kesilen 11.07.2023 tarihli fatura ile müvekkil şirkete açık hesap borcu 45.107,18 TL olmuştur. Davalı tarafından söz konusu borca karşılık Müvekkil Şirket'e hiçbir ödeme gerçekleştirilmemiştir. Bu kapsamda Müvekkil Şirket söz konusu borcun tahsili için iyiniyetli şekilde uğraşsa da hiçbir ödeme alamamıştır. Müvekkil Şirket tarafından Davalı aleyhine ----. İcra Dairesi------. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmış olup Davalı taraf kötü niyetli şekilde borca itiraz etmiştir. Ticari davalarda arabuluculuk süreci de tarafımızca usulüne uygun şekilde------Arabuluculuk Bürosu ------ Arabuluculuk No'lu dosya üzerinden gerçekleştirilmiş olup Davalı bu aşamada da borcunu kötüniyetli şekilde inkar etmiştir. Ancak tarafların ticari defterleri incelendiğinde görülecektir ki Müvekkil Şirket tarafından yapılan hizmetlerin bedelleri Davalı tarafından ödenmemiştir. Davalı tarafın Müvekkil Şirket' açık hesaptan kaynaklanan 45.107,18 TL bakiye anapara borcu bulunmaktadır. Özetlemek gerekirse; Müvekkil şirket ile davalı- borçlu şirket arasında gerçekleştirilen ticari satışlardan kaynaklı açık hesap ilişkisi bulunmakta olup bu kapsamda davalı- borçlunun, müvekkil şirkete 45.107,18 TL bakiye alacağı bulunmaktadır. Ancak gelinen aşamada tarafımızca hem arabuluculuk sürecine başvurulmuş hem de borcun tahsili amaçlı icra takibi yapılmış olsa da davalı tarafından işbu takibe haksız olarak itiraz edilerek borcun varlığı inkar edilmiştir. Sayın mahkemeniz tarafların ticari defterlerini karşılaştırması ile borç ilişkisini açıkça görebilecek olup bu nedenle mahkemenizin tarafların ticari defterlerini bilirkişi marifeti ile inceletmesini ve taraflar arasındaki borç ilişkisi ispatlandığında kötü niyetli bir şekilde borcunu inkar eden davalı aleyhine dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesini talep etme zorunluluğumuz hasıl olmuştur." denmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Somut olayda davacı tarafından, takip talebinde herhangi bir faturaya dayanılmamış ve takip dayanağına da hiçbir evrak eklenmemiştir. Ancak davacı, işbu davada birtakım faturalar ileri sürmüştür. Bu husus açıkça itirazın iptali davalarının düzenlenme amacına aykırılık teşkil etmektedir. Bu haliyle savunma hakkımız da kısıtlanmış durumdadır. Zira tarafımıza tebliğ edilmeyen, takip talebinde ise hiçbir ibare ile yer almayan faturalara ilişkin tarafımızca savunma yapılabilmesi mümkün değildir. Bu nedenle karşı tarafın takip talebinde dayanmamasına rağmen, huzurdaki dosyada icra takibine sıkı sıkıya bağlı itirazın iptalini talep edebilmesi mümkün değildir. Bilindiği üzere yetkisiz icra dairesinin yapmış olduğu işlemler geçersizdir.Somut olayda önce ----- Genel İcra Dairesi ----- Sayılı dosyasına tevzi olan icra takibi, tarafımızın itirazı üzerine yetkisizlikle------Sayılı dosyasına kaydolmuştur. Ancak bu dosyadan, bir diğer deyişle yetkili icra dosyasından yeni bir ödeme emri düzenlenmeyerek, tarafımıza yeniden yetkisiz icra dosyasının ödeme emri tebliğ edilmiştir. Müvekkilimizin hak kaybına uğramaması adına anılan takibe de tarafımızca itiraz edilmiştir. Açıkça usul ve yasaya aykırı bir takip bulunmaktadır. Bu nedenle itirazlarımız haklı olup, itirazın iptali davasının görülebilmesi için gereken koşullar oluşmamıştır. Davacı tarafından geçersiz bir ödeme emrine dayanılarak itirazın iptali talep edilmektedir.
Yukarıda açıkladığımız üzere işbu dava takip kurallarına açıkça aykırıdır. Bu nedenle Mahkemece dinlenebilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte davacının iddiaları esas yönünden de gerçeği yansıtmamaktadır. Şöyle ki,Müvekkil, Türkiye'nin birçok şehrinde ve geniş arazilerde güneş enerji santrali kurulumu yapan bir firmadır. Bu nedenle davalı firmadan, santral kurulumu için gerekli olan kazık çakma makinesi satın alınmıştır. Ancak satın alınan bu makine sıfır olmasına rağmen, birçok kez makinede kullanılan "------" isimli parçası kırılmıştır. Sıfır bir makinenin bu şekilde hata vermesi olağan bir durum değildir.
Bu nedenle davacı firma ile iletişime geçilmiş olup, garanti kapsamında karşılanmak suretiyle makine üzerinde gerekli değişiklikler yapılmıştır. Ancak daha sonra, anılan bu bakım onarım işlemleri davalının sorumluluğunda olmasına rağmen bu defa müvekkile servis işçiliği adı altında fatura düzenlenmiştir. Davalı tarafın herhangi bir şekilde bakım, servis ücreti adı altında tarafımızdan ücret talep etme hakkı bulunmamaktadır. Zira yukarıda izah ettiğimiz şekilde tarafımıza ayıplı makine satışı gerçekleştirildiği için tarafımızca ücretsiz onarım talep edilmiş ve bu kapsamda davalı tarafından onarım yapılmıştır. Bu nedenle tarafımız aleyhine düzenlenen faturalar haksızdır.Yukarıda açıkladığımız hususları özetle hem usul hem esas bakımından her halükarda işbu dava hukuki dayanaktan yoksun olup davanın reddi gerekmektedir." denmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, faturaya dayalı ---- İcra Dairesinin -----Esas sayılı ilamsız takip dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır.Somut olayda davacı tarafça davalıya yönelik olarak ---- İcra Dairesi ----- Esas sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatılıp ödeme emri gönderildiği davalı borçlu tarafından yetki itirazı üzerine dosyanın yetkili ---- İcra Dairesine gönderildiği ve ------ Esası aldığı her ne kadar yetkisiz icra dairesince gönderilen ödeme emrine karşı ileri sürülen yetki itirazının alacaklı tarafından kabul edilerek yetkili icra dairesi tarafından borçluya yeniden ödeme emri gönderilmesi gerekli ise de dosyaya getirtilen icra dosyası içeriği incelendiğinde yetkili icra dairesince ödeme emrinin usulüne uygun olarak gönderilmediği anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğundan reddine dair aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE,
2- Peşin alınan 770,32 TL harçtan, alınması gerekli 615,40 TL peşin harcın düşümü ile geri kalan 154,92 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,
4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.