T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/62
KARAR NO : 2025/552
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/01/2023
KARAR TARİHİ : 18/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin, davalı adına tescilli -----plaka sayılı --- Marka, ----- model, ------ şasi numaralı aracı ----. Noterliği' nin 29.07.2022 tarih ve ------ sayılı satış sözleşmesi ile 1.850.000,00 TL bedel ile satın alındığını, bu bedelin banka havalesi yolu ile ödendiğini, davacı müvekkilinin aracı, 67.000 km' de satın aldığını, satın alırken oto ekspere götürdüğünü ve aracın genel durumu hakkında bilgi edindiğini, bu bilgi edinmesi sırasında davaya konu ayıp hakkında herhangi bir bilgi verilmediği gibi tespit de edilmediğini, davacı müvekkilinin, aracı ----- İlinde almasından sonra, ------ İline dönüş yolculuğuna başladıktan sonra araçta bir titrememin olduğunu anladığını, bunun üzerine vakit kaybetmeden davalı tarafa bu durumu bildirdiğini ve aracı da 05.08.2022 tarihinde yetkili servis olan------- şubesine teslim ettiğini, aracın yetkili servis tarafından yapılan ilk kontrollerinde özellikle 1. silindirinde kompresyon değerinin çok düşük olduğunu ve silindir içerisinde aşırı derecede çizikler olduğu bilgisinin verildiğini, bu tespitlerin müvekkiline bildirilmesinden hemen sonra müvekkili adına ------Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ------ Değişik İş sayılı dosyası ile delil tespiti istenildiğini, araçta ki ayıbın gizli ayıp olup olmadığının tespitinin talep edildiğini, yapılan keşif sonrasında makine bilirkişisi tarafından rapor tanzim edildiğini, mahkeme kanalı ile alınan raporda ' araçta tespit edilen motor arızasının alıcı tarafından görülmesinin veya tespitinin mümkün olmadığını, bu nedenle araçta tespit edilen arızalar nedeniyle aracın gizli ayıplı olduğunun ' tespit ve rapor edildiğini, mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporunun davalı şirkete tebliğ edildiğini, bu raporun tebliğinden sonra davalı şirkete -----. Noterliği' nin 1.11.2022 tarih ve ------- yevmiyeli ihtarnamesinin gönderildiğini ihtarname içeriğinde davacının ödemiş olduğu tamirat bedeli, yargılama giderleri ve aracın tamiri süresince aracı kullanamamasından kaynaklı zararlarının tazmininin talep edildiğini, ancak, davalı tarafın bu ihtarnameye karşılık taleplerinin kabul edilmediğini,tüm bu sebeplerle davanın kabulüne, müvekkilinin satın aldığı araçta ki ayıbın gizli ayıp olması nedeniyle katlanmak zorunda kaldığı tamir bedeli olan 632.886,56 TL' nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, gizli ayıp nedeniyle aracın tamir süresinde aracın kullanılamamasından kaynaklı olarak ortaya çıkan araç mahrumiyet tazminatı olarak şimdilik 5.000,00 TL' nin işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine, gizli ayıp nedeniyle aracın değer kaybından kaynaklı olarak ortaya çıkan değer kaybı tazminatı olarak şimdilik 100,00 TL' nin işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine tespit dosyası giderlerinin ve ihtarname giderlerinin işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve ücreti ile vekaletin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın müvekkili şirketi zor durumda bırakmaya yönelik dava dilekçesinde belirttiği tüm iddia ve taleplerinin yersiz olduğunu, haksız, hukuki dayanaktan yoksun açılmış davanın reddinin gerekmekte olduğunu davacının ayıba yönelik iddialarının kabul edilmemekle birlikte; davacı tarafından, yasal süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, ------ Plaka sayılı aracın müvekkili tarafından karşı tarafa, ------ Noterliği'nin 29.07.2022 tarihli ve ------ yevmiye nolu işlemi ile pandeminin yarattığı ekonomik sıkıntılar nedeniyle piyasa değerinin altından satıldığını ve teslim edildiğini, davacı tarafından 29.07.2022 tarihinde teslim alınan araca ilişkin, ------ Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ------ dosyası ile aradan uzun bir süre geçmesinin ardından delil tespiti talebinde bulunulduğunun anlaşılmakta olduğunu , söz konusu delil tespitine ilişkin tebligatın müvekkiline 03.09.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, davacının delil tespitine yönelik talebinin müvekkili yönünden ayıp ihbarı olarak kabul edilemeyeceğinin açıkça ortada olduğunu, delil tespitinin de bir ihbarı içermemekte olduğunu, davacı tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığından öncelikle bu sebepten davanın reddini talep etmekte olduklarını, ayrıca, davacının davasının zamanaşımına uğradığını belirterek, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunma gereğinin doğduğunu, davacının ayıba yönelik iddialarının kabul edilebilir olmamakla birlikte; davacının fahiş miktarlara varan onarım hakkını kullanmasının hakkaniyet ve hukuk kurallarına aykırı olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde tamir bedeli olan 632.886,56 TL bedelin faizi ile birlikte ödenmesini talep ettiğini, davacı tarafın, onarım ve tamir bedeli olarak belirttiği bedelin, fahiş -orantısız ve kabul edilebilir olmadığının açıkça ortada olduğunu, davacı tarafın, müvekkiline herhangi bir bildirim yapmadan aracı tamir ettiğini beyan etmekte olduğunu, ------ Plaka sayılı aracın müvekkili tarafından karşı tarafa, ------ Noterliği'nin 29.07.2022 tarihli ve ------ yevmiye nolu işlemi ile 1.500.000,00 TL bedele satıldığını, davacının iddiasına bakıldığında, davacı tarafın araç bedelinin yarısına tekabül eden bir bedeli talep etmekte olduğunu, bu durumun ise açık bir dengesizliğe ve orantısızlığa sebebiyet vermekte olduğunu, davacı tarafından kullanılmış olan seçimlik hakkının, diğer taraf yönünden orantısız güçlüklere sebebiyet vermemesinin gerekmekte olduğunu, davacı tarafın ayıp yönündeki iddialarının kabul edilebilir olmadığının, davacı tarafın, müvekkiline ayıp yönünden yasal bir ihbarda bulunmamasının yanında, müvekkiline hiç bir bilgilendirme yapmadan aracı fahiş bir bedele tamir ettirdiğini iddia etmekte olduğunu, davacı tarafın, fahiş bir bedele aracı tamir ettirmek yerine, satılanı geri vermeye hazır olduğunun bildirerek sözleşmeden dönme hakkını kullanmamış olduğunu, davacının aracı tamir ettirerek elde edeceği yarar ile bu durumun müvekkiline getireceği zarar arasında bir orantısızlık olduğunun açıkça ortada olduğunu, bu hususun mahkemece değerlendirilmesi ve bu konuda inceleme yapılması gerektiğini belirten birçok yargı kararının da bulunmak olduğunu, onarım hakkının kullanılmasının, müvekkili yönünden orantısız güçlükleri beraberinde getirdiğinin tartışma götürmez bir gerçek olduğunu, davacının bu hakkı yasal olarak kullanamayacağının açıkça ortada olduğunu, davacının dava dilekçesinde belirttiği-----Asliye Ticaret Mahkemesi’nin-----. dosyası ile yapılan delil tespitine müvekkili tarafından itiraz edildiğini, delil tespitine yönelik alınmış bilirkişi raporunda ciddi çelişkilerin bulunmakta olduğunu, mahkemece 26.08.2022 günü saat 14.30 dan itibaren aracın bulunduğu adreste keşfe karar verildiğinin ancak raporun içeriğinden, keşfin belirtilen gün ve saatte yapılmadığının anlaşılmakta olduğunu, davacı tarafın dilekçesinde belirttiği ve tarafları tarafından kabul edilmeyen bilirkişi raporundaki "araçta tespit edilen arızalar nedeniyle aracın gizli ayıplı olduğu" yönündeki iddianın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ------ ekspertiz nolu raporunda belirtilen tespitlerden, araçtaki tüm teknik özellikler ve eksiklikler yönünden karşı tarafın bilgilendirildiğini ve karşı tarafın bu bilgilendirmeler ile aracı satın aldığının anlaşılmakta olduğunu, karşı tarafın, araç kendi kullanımındayken oluşabilecek hasara karşı müvekkilinin sorumlu tutmasının hukuken mümkün olmadığını, davacı iddialarını kabul etmediklerini, davacı tarafından, tamir ve onarım bedeli olarak talep edilen değerin fahiş olduğunu, davacı tarafın onarıma yönelik iddialarının kabul edilebilir olmamakla birlikte, iddia edilen onarımların incelendiğinde araçta değer kaybı yönünden bir etkinin olamayacağının açıkça ortada olduğunu, bu nedenle davacının araç değer kaybı yönündeki tazminat talebinin kabul edilebilir olmadığını, davacı tarafından, tamir süresince aracın kullanılmadığının iddia edildiğini ve araç mahrumiyet tazminatının talep edildiğini, ancak davacının aracın kullanılmadığı ve ne kadar süre ile kullanılmadığı iddiasının ispata muhtaç olduğunu, araçta gizli bir ayıp olmadığını ve davacının iddialarının kabul edilebilir olmadığını , bu nedenle davacının araç mahrumiyet tazminatı talebinin kabul edilebilir olmadığını, tüm bu nedenlerle davanın reddini, muhakeme masrafları ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava Aracın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın açık ayıp mı yoksa gizli ayıplı mı olduğu, satış esnasında bu ayıbın mevcut olup olmadığı,yani ayıplı şekilde mi satıldığı, bu aracın satış tarihindeki emsalllerinin rayiç değerinin ne olduğu, süresi içinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, aracın kaç paraya davalıya satıldığı, davacının davalıdan TBK'nın 227/3 gereği araç onarım/tamir bedeli talep edip edemeyeceği, edebilecek ise miktarının ne olduğu, TBK 227 deki onarım hakkının kullanılmasının hakkın kötüye kullanılması vasfında olup olmadığı, araçtan mahrum kalınan dönemin kaç gün olduğu, araç mahrumiyeti nedeni ile davalıdan bir talepte bulunulup bulunulamayacağı, bulunulabilecek ise miktarı, aracın bir değer kaybına uğrayıp uğramadığı ve davalıdan bu bedelin istenip istenemeyeceğine ilişkindir.
Davalı cevapları yukarıda özetlenmiş olup davalı kısacası süresi içinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, aracın piyasa değerinin altında davacıya satıldığını, ayrıntılı eksper raporu sonrası davacının söz konusu aracı satın aldığını, davacının eksiklikler ve ayıplar varsa da bunları bilerek satın aldığını, istenen onarım bedelinin de fahiş olduğunu ileri sürdüğü görülmektedir.Davacı yanca dava konusu araç ile ilgili dava açılmadan önce ------Asliye ticaret mahkemesinin ------ değişik iş sayılı dosyasından tespit yaptırılmış 27.10.2022 tarihli raporda aracın gizli ayıplı olduğu, motor ve diğer arıza durumlarının son kullanıma bağlı olmadığı, satış işlemlerinden önce de var olduğu onarım bedelinin 632.886,56 TL olabileceği yolunda görüş belirtilmiştir.
Davacı yanca yasal süreleri içerisinde davalıya ayıp ihbarında bulunulmuş olup davalının davacıya keşide ettiği ----- Noterliği ------ yevmiye numaralı cevabi ihtarname incelendiğinde davalının eksper raporunda belirtilen hususlar karşılıklı değerlendirilerek aracın satıldığını, aracın değerinin altında bir bedelle satıldığını aracın kullanımda iken meydana gelen sorunlardan sorumlu olmadıklarını belirttiği görülmüştür.
Yargıtay ------. HD. -----. Sayılı ilamında ".... Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda aracın piyasa değerinden düşük satın alınması nedeniyle davacının ayıbı bildiğine kanaat getirilmiş ise de aracın piyasa değerinden düşük satın alınması davacının ayıbı bildiğine karine teşkil etmez..." belirtmiştir. Yargıtay -----. HD.------Sayılı ilamlarında "... Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda aracın piyasa değerinden düşük satın alınması nedeniyle davacının ayıbı bildiğine kanaat getirilmiş ise de aracın piyasa değerinden düşük satın alınması davacının ayıbı bildiğine karine teşkil etmez. Dava konusu araçta bulanan ayıbın davacıdan gizlenmediğinin ispat yükü davalı taraftadır.. " belirtmiştir. Her ne kadar davalı yanca aracın davacıya piyasa değerinin altında satılmış olması nedeni ile sorumlu olmadıkları ileri sürülmüş ise de bu yöndeki davalı itirazlarına emsal yüksek mahkeme kararlarında belirtilen ilkeler kapsamında itibar edilmemiştir.Mahkememizce 3 makine mühendisi ve bir nitelikli hesaplama uzmanı hukukçu bilirkişide rapor alınması hususunda aracın olduğu yer talimat mahkemesine talimat yazılmış düzenlenen 08.03.2024 tarihli raporda "...1----- Noterliğinin 29/07/2022 tarih ----- yevmiye numaralı Araç Satış sözleşmesinde; Satıcı ------ Olduğu ve Alıcnın ise -----Olduğu -------- plakalı araç satış miktarının 1500.000,00 TL olduğu,
Ancak davacının dava dilekçesinde satış bedelinin 1.850.000-TL olarak beyan edildiği görülmüştür.
Yapılan piyasa araştırmasında davaya konu araca eş değer araçlarının piyasa rayiç aralığının 1.805.000-TL ile 1.950.000-TL arasında olduğu.
2- Davaya konu araç arıza nedeniyle 05.08.2022 tarihinde ---- servisine giriş yaptığı.
3------ Asliye Ticaret Mahkemesi 17.08.2022 tarih ve----- sayılı dosyası ile -------Vekili tarafından delil tespiti talep edildiği.
Mahkemece 22.08.2022 tarihinde 26.08.2022 gün ve saat 14.30 da aracın bulunduğu adreste keşif yapılmasına karar verdiği.
26/08/2022 keşif ve 27/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Tespit konu ----- plaka---- marka ---- tipi, ------ model, 63885 km'de aracın motor onarımı için gerekli parça , işçilik ve motorlu araç trafik tescil belgesi (ruhsat) değişim bedellerinin KDV Dahil 632.886,56 TL olduğu, araçta mevcut olan ve satın almadan önce alıcıya belirtilmeyen motor ve diğer arıza durumlarının son kullanıma bağlı olamadığı, satış işlemlerinden öncede aynı arızaların mevcut olduğu, araçta tespit edilen motor arızasının alıcı tarafından görülmesinin veya tespitinin mümkün olmadığı, bu nedenle araçta tespit edilen arızalar nedeniyle aracın gizli ayıplı olduğu yönünde rapor tanzim edildiği.
Bilirkişi raporunun davalı şirkete D.iş dosyasından 02.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği.
4-Karşı taraf -------tarihsiz rapora itiraz ve beyanında,
Keşif gün ve saatini bildirir D.İş kararı müvekkiline keşif gün ve saatinden sonra 03.09.2022 tarihinde tebliğ edildiğini. Mahkemece -------- sayılı dosyasında 26.08.2022 günü saat 14.30 aracın bulunduğu adreste keşfin yapılmasına karar verildiği,----- plakalı araç 29.07.2022 tarihinde ------ ekspertiz nolu raporun alınımsı ile satıldığını.
Eksper raporunda aracın 63.715,00 km de olduğu belirtilmiş olup satış tarihinden sonra talepte bulunulmasına karşı tarafça kullanıldığını. Araç 29.07.2022 tarihinde karşı tarafa satıldığını. karşı taraf satışın yapılmasından bri süre sonra müvekkili ile iletişime geçmiş ve müvekkiline araç ile 6.000 km yol yaptığını ilettiğini. Karşı tarafından Araç kendi kullanımındayken oluşabilecek hasara karşı müvekkilinin sorumlu tutulaması hukuken mümkün olmadığını. Yersiz ,hukuki dayanaktan yoksun beyanların kabul edilebilir olmadığını beyan ettiği.
5- Dava konusu Araç 15.09.2022 tarihinde onarımı yapılıp davacı taraf teslim edildiği.
6------. Noterliğinin 01.11.2022 tarih ve ------ yevmiye nolu ihtarı ile,------- Vekili tarafından------ Asliye Ticaret Mah.------sayılı dosyasından tanzim edilen bilirkişi raporuna göre gizli ayıplı olduğu sabit olunan------plakalı aracın, motor onarımı için gerekli parça, işçilik ve motorlu Araç Trafik tescil Belgesi değişim bedelleri olan 632.886,56-TL dosya için yapılan masraf bedeli olan2.747,10-TL ve araç yoksunluğu zarar bedeli olarak 50.000-TL nin ödenmesi yönünde ihtar " keşide edildiği. İhtarname muhatap şirkete 04.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği.
7- -----Noterliğinin 16.11.2022 tarih ve ------ yevmiye nolu cevabi ihtarı ile,
-----. Asliye Ticaret Mah. ----- sayılı dosyasından tanzim edilen bilirkişi raporunda ciddi anlamda karmaşalar , çelişkiler ve hatalar olduğunu. Her hangi bir bilirkişi tarafından teknik inceleme yapılma yapılmamış, sadece servis elemanlarınca verilen muallak ve net olmayan beyanlara yer verildiğini. Aracın gizli ayıplı olduğu yönündeki değerledirime kabul edilmeyeceğini.----- plakalı araç 29.07.2022 tarihinde ------ ekspertiz nolu raporun alınımsı ile satın alındığını. Ekspertiz raporunda araçta iddia edilen gibi bir arıza olmadığı açıkça anlaşıldığını. Karşılıklı mutabakat ile yapılabilecek masraflar satış bedelinden düşülerek noter satışı yapıldığını. İhtara konu araç değerinin altında bir bedelle satıldığını. ------ ekspertiz nolu raporda araçtaki teknik özellikler ve eksiklikler yönünden bilgilendirmeler ile araç satın alındığını. araç keşideci tarafından kullanımdayken oluşabilecek hasara karşı karşı tarafın sorumlu tutulması hukuken mümkün olmadığını. Talep edilen bedel fahiş ve orantısız olduğundan kabul edilebilir olmadığını. Yasal süre içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığını. Süresiden olmayan ihtarın kabul edilmediği" yönünde ihtar keşide edildiği.(BK.198. mad.) TBK. 223. Mad. gereğince alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz.
Bu tür ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; Bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır hükmünün mevcut olduğu,Alıcı “Tesellüm ettiği” eşyanın durumunu muayene etmekle yükümlü olduğu için, eşyayı satıcının nezdinden iken muayene etmek zorunda değildir. Tam tersine alıcı eşyayı ilkin teslim yerinde muayene etmekle yükümlüdür. Teslim yeri, alıcının ( veya vekilinin) özellikle ayıpların bulunup bulunmadığının tespit amacı ile fiili tasarruf ( inceleme) olağanı elde ettiği yerdir.Muayene görevi alıcıya ait olup muayene giderleri de alıcıya yüklenir. Fakat malın sözleşmeye uygun olmadığı anlaşılırsa alıcı satıcıya rücu edebilir.
Bildirme (ihbar) karşı tarafa varması gerekli irade beyanıdır. Bildirime ( ihbar) şekle bağlı değildir. Bu nedenle ispat açısından (delil) diye kullanılabilmesi için, bildirmenin yazılı yapılmasında büyük yarar vardır.
Tacirler arasındaki satımlar yönünden de durum böyledir. Bu hususu TTK. (Eski 25). Yeni 23. Mad. şekle tabi tutulmuştur.
TTK. 23. Mad. gereğince; “ Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa , haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür.Diğer durumlarda, TBK. 223, mad ikinci fıkrası uygulanır.” Hükmünün mevcut olduğu,Gerek alelade satışlarda, ayıp ihbarının yazılı veya sözlü yapılabileceği gibi her türlü kanıtla kanıtlanabileceğinin yerleşik Yargıtay İçtihatları ile sabit olduğu, (Y.---- HD. 15.12.1997 T.------Davada aracın gizli ayıplı olduğu ve alıcının gizli ayıpları araştırmakla yükümlü olmadığı, fakat gizli ayıbın meydana çıkarır çıkarmaz hemen ( sadece uygun olan bir süre içinde değil ) ihbar etmelidir.
Satıcının ayıptan sorumluğunun ortaya çıkabilmesi için kanun öngördüğü şartların gerçekleşmesi gerektiği. Satıcının ayıptan sorumluluğu için öncelikle satılanın teslim edilmiş olması, satılanda ayıbın mevcut olması, satıcının ayıplardan dolayı sorumsuzluğuna ilişkin bir kayıt olmaması ve alıcının ayıpları bilmiyor olması şartları aranması gerekir.
------. Asliye Ticaret Mahkemesi 17.08.2022 tarih ve ------ sayılı dosyası ile yapılan tespit neticesinde alınan bilirkişi raporunun da davalıya 03.09.2022 tarihinde tebliğ ettirdiği tarihte davacı ayıp ve noksanları davalıya ihbar borcunu yerine getirmiş sayılacağı. (Y. ------ HD. 10.06.1987 T.------Bu şekilde tespit kararı ve raporu tebliğ edilmiş olmakla, davalıya gizli ayıp ihbarının yasal yollarla bildirilmiş olduğu belirlenmiştir.
Ayıp ihbarının kural olarak şekle tabi bulunmadığı, içeriği itibari ile ayıptan karşı tarafa haberdar olmasına sağlamaya elverişli her türlü ihbarı, ayıp ihbarı olarak kabulünün mümkün olduğu dikkate alındığında ayıp ihbarında süre aşımından bahsedilemeyeceği.
Gizli ayıbın dava zaman aşımı süresi içinde ve ayıp ortaya çıktıktan sonra derhal ( dürüstlük kurallarına uygun olan en kısa sürede) ihbar edilmesi ayıbın açık mı yoksa gizli mi olduğunun tayininde ise, ortalama ( Vasat 1 ) tüketicinin bilgisinin dikkate alınması gerekeceği.
Kaldı ki davacının ayıp ihbarında bulunduğu ----- Noterliğinin 01.11.2022 tarih ve ------ yevmiye nolu ihtarı 04.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği. Bilirkişi raporunun ise 27.10.2022 tarihinde D.İş dosyasına sunulduğu ve gizli ayıbın rapordan sonra hemen davalı firmaya tebliğ edildiği.
------ plaka sayılı aracın dosya kapsamından anlaşılacağı üzere 1. Silindirde kompresyon değerlerinin çok düşük olduğu ( 9 bar ) ve 1. Ve 4. silindir içerisinde aşırı derecede çizikler görüldüğü, aracın emme manifoldunda kaçak ve turbosunda boşluk olduğu, ---- içinde yağ ve kurum birikintileri görüldüğü, yağ filtresi içerisinde kılcal motor çapakları olduğu görüldüğü, yapılan diognastik testlerde araçta -----arıza kodlarına rastlandığı, aracın Bflow contası tıkalı ve soğutucu içerisinde su lekeleri olduğu kırılmasından kaynaklı olarak motor arızasının meydana geldiği ve komple motor revizyon işleminin yapılması gerektiği, davaya konu aracın motor revizonu yapılması ile arızanın giderilmiş olduğu, dava konusu araçta satın alındıktan sonra ortaya çıkan ayıbın devirden önce araçta var olan zamanla kullanıma bağlı oluşan arıza türleri olduğu ve araç tesliminden sonra kullanıma bağlı olarak ortaya çıkabilecek bir niteliğe sahip arıza olduğu ve gizli ayıplı olduğu,
-Aracın piyasa değerinden düşük satın alınması nedeniyle davacının ayıbı bildiğini karine teşkil etmeyeceği. Dava konusu araçta bulunan ayıbın davacıdan gizlendiği. Ayıbın gizlenmediğinin ispat yükünün davalıda olduğu.
-Davacı açılan davada, ayıplı araç nedeniyle seçimlik hakkını tamir bedelinden yana kullandığı. Davaya konu aracın motor arızasından kaynaklı arızanın tamiri için gereken toplam malzeme ve işçilik miktarının 632.886,56 TL olduğu,
Davacının onarım hakkını kullanmasının hakkın kötüye kullanılması vasfında olup olmadığı hususunun hukuki olarak Sayın mahkemenizce değerlendirilmesi gerekeceği.
-----plakalı aracın onarımının 15 gün süreceği, onarım sırasında kullanılamaması sebebi ile araçtan mahrum kalma zararı olduğu için için gerekli bedelin 30.000,00 TL ( OTUZBİNLİRA) olduğu, Davacının talebi şimdilik 5.000-TL olduğu.
------ plakalı araçta motor yenileme işleminden dolayı araçta bir değer kaybının olmadığı hususunun takdir ve tayini sayın Mahkemenize ait olmak üzere iş bu raporu saygı ile arz ederiz." şeklinde görüş bildirdiği görülmüştür.
Davalı vekili bilirkişi raporuna uzman mütalaası ekleyerek itiraz etmiştir. İlgili uzman mütalaası incelendiğinde satıma konu araçtaki motor arızasının kullanıma veya periyodik bakımlara bağlı olmayan fabrikasyon imal hatası kaynaklı kronik bir arıza olduğu satın alma sırasında gizlenmiş bir ayıp olarak nitelendirilemeyeceği yolunda tespitler olduğu görülmüştür.
Yargıtay -----HD. ------ Sayılı ilamı "...6100 sayılı HMK'nın 293. maddesinde düzenlenen uzman görüşü, tarafların uyuşmazlığın aydınlanabilmesi, anlaşılabilmesi, iddia ve savunmaların ispatı için kendisinin belirlediği özel ve teknik bilirkişiden bir konuda bilgi alması olarak düzenlenmiş olup, uygulamada özel bilirkişi adı da verilmektedir. Taraflar kendi menfaatlerini koruyabilmek ve alınan bilirkişi raporundan tatmin olmamaları halinde olayın tam olarak aydınlanmasını sağlamak, doğru ve adil kararın verilmesi için uzman görüşü alıp, mahkemeye ibraz edebilecektir. Mahkeme özellikle özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda, tarafın sunduğu uzman görüşünün dava konusuyla ilgili olması halinde mutlaka dikkate almak ve değerlendirmek zorundadır. Bu anlamda alınan bilirkişi raporunda, taraflardan biri, uzman görüşüne dayanmak suretiyle itiraz etmiş ve bu itirazlar mahkeme tarafından hiç değerlendirmeye alınmamış ve itirazlar gerekçeli bir şekilde karşılanmamış ise uzman görüşüne dayanan tarafın 6100 sayılı HMK'nın 27. Anayasa'nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilmiş olabilecektir." aynı yöndeki aynı dairenin ---HD.------. Sayılı ilamları,başka dairelerin de benzer içtihatları mevcuttur.) Davacının rapora uzman mütalaası ekleyerek itiraz etmiş olması, konunun teknik uzmanlık gerektiren bir husus olması nedeni ile hem mütalaanın değerlendirlmesi hem de itirazların karşılanması hususunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış heyet 18.09.2024 tarihli ek raporunda özetle "...------ plaka sayılı aracın dosya kapsamından anlaşılacağı üzere 1. Silindirde kompresyon değerlerinin çok düşük olduğu ( 9 bar ) ve 1. Ve 4. silindir içerisinde aşırı derecede çizikler görüldüğü, aracın emme manifoldunda kaçak ve turbosunda boşluk olduğu, ------- içinde yağ ve kurum birikintileri görüldüğü, yağ filtresi içerisinde kılcal motor çapakları olduğu görüldüğü, yapılan diognastik testlerde araçta ----- arıza kodlarına rastlandığı, aracın ----- contası tıkalı ve soğutucu içerisinde su lekeleri olduğu kırılmasından kaynaklı olarak motor arızasının meydana geldiği ve komple motor revizyon işleminin yapılması gerektiği, davaya konu aracın motor revizonu yapılması ile arızanın giderilmiş olduğu, dava konusu araçta satın alındıktan sonra ortaya çıkan ayıbın devirden önce araçta var olan zamanla kullanıma bağlı oluşan arıza türleri olduğu ve araç tesliminden sonra kullanıma bağlı olarak ortaya çıkabilecek bir niteliğe sahip arıza olmadığı ve gizli ayıplı olduğu,
-Aracın piyasa değerinden düşük satın alınması nedeniyle davacının ayıbı bildiğini karine teşkil etmeyeceği. Dava konusu araçta bulunan ayıbın davacıdan gizlendiği. Ayıbın gizlenmediğinin ispat yükünün davalıda olduğu.-Davacı açılan davada, ayıplı araç nedeniyle seçimlik hakkını tamir bedelinden yana kullandığı. Davaya konu aracın motor arızasından kaynaklı arızanın tamiri için gereken toplam malzeme ve işçilik miktarının 632.886,56 TL olduğu,
Davacının onarım hakkını kullanmasının hakkın kötüye kullanılması vasfında olup olmadığı hususunun hukuki olarak Sayın mahkemenizce değerlendirilmesi gerekeceği.
-Kök raporda belirtilmiş olan Davalının sorumlu olduğu miktarda değişikliğe giderek ; Davaya konu aracın dosya kapsamına göre motor revizyon olması durumunda değişen parçalara göre motor arızanın tamiri için gereken toplam malzeme ve işçilik miktarının 632.886,56 TL TL olduğu, aracın motorunun onarım ile yenilenmiş olduğu, davaya konu aracın alış- satış tarihinde 67376 km'de olması, piyasa aktörleri ile yapılan görüşmeler ve tarafımızdan yapılan değerlendirme neticesinde normal şartlarda ortalama motor ömrünün 250.000 km. Olması dikkate alındığında, dosya kapsamına göre Davacının %27 oranında kullanılmış bir motoru satın aldığı, Davacının %73 oranında ki bir motor ömrünü kullanması gerektiği ama kullanamadığı, motor onarımı olması ile birlikte değişen parçalara göre davalının 632.886,56 TL x 0.730 = 462.321,10 TL miktardan sorumlu olduğu,
------- plakalı aracın onarımının 15 gün süreceği, onarım sırasında kullanılamaması sebebi ile araçtan mahrum kalma zararı olduğu için için gerekli bedelin 30.000,00 TL ( OTUZBİNLİRA) olduğu, Davacının talebi şimdilik 5.000-TL olduğu.
------- plakalı araçta motor yenileme işleminden dolayı araçta bir değer kaybının olmadığı hususunun takdir ve tayini sayın Mahkemenize ait olmak üzere iş bu raporu saygı ile arz ederiz..." şeklinde görüş belirtmiştir.
Bilirkişi heyetinin kök ve ek raporu kısmen çelişik olduğundan dosya da alınan tüm raporlar, servis kayıtları, davalının sunduğu uzman mütalaası bir bütün olarak değerlendirilerek rapor alınması hususunda ara karar tesis edilerek uzman bilirkişi heyeti teşekkül ettirilmiştir. Bilirkişi heyeti 27.02.2025 tarihli raporunda özetle "...'Dava konusu aracın motor yağı ve filtresinin değişiminde davalı tarafından yapılan gecikmenin, dava konusu aracın motor arızasına etkisinin olmayacağı, düzenlenen ekspertiz raporunda da sadece motor yağı kaçakları ile ilgili olumsuz değerlendirme yapıldığı ve diğer performans ve sıvı eksiklikleri ile ilgili herhangi bir olumsuz değerlendirme yapılmammış olması hususları da gözetildiğinde, dava konusu aracın davalı tarafından satışının yapıldığı tarihte aracın motor arızası ile ilgili herhangi bir bilgisinin olmayacağı, davalının kullanımı ile ortaya çıkan bir arıza olmadığı; 2. Heyetimizce yapılan değerlendirmeler sonucunda, dava konusu ----- plakalı ------ model ------tip aracın, davacı satın aldıktan kısa bir süre sonra yaşamış olduğu motor arızasının ne zaman ve ne şekilde meydana çıkacağı bilinmeyen, daha evvelinde yapılan periyodik bakımlarda gecikme yaşanmış olsa da, yağ vizkozitesi ve kalitesi bozulmayan düşük kilometre kullanımı nedeniyle de oluşmayacağı anlaşılan, üretim ve/veya tasarım hatası nedeniyle ortaya çıkan teknik bir arıza olduğu; 3. Davalının kullanımı sonucu ortaya çıkmayan ve üretim veya tasarım hatası olarak ortaya çıkan teknik arızanın ne zaman ve ne şekilde olacağının tam olarak belirlenemeyecek olması, satış-alım aşamasında düzenlenmiş Ekspertiz raporunda da belirtilmiş olan “motor yağı kaçakları”nın ilgili arızanın 7 gün ve 2.121 kilometre kullanım sürecinde oluşmasına etki etmeyeceği hususları değerlendirildiğinde, dava konusu------- plakalı aracın davalı tarafından Ayıplı satıldığında dair herhangi bir teknik değerlendirmenin mümkün olmayacağı, ayıp olarak değerlendirilmeyen bir hususta Gizli veya Açık Ayıp Niteliğinden teknik olarak bahsedilmesinin mümkün olmayacağı kanaatine varılmış olup, Hukuki değerlendirmesi ve takdirinin Sayın Mahkemeye ait olacağı; 4. Sayın Mahkemece dava konusu aracın davalı tarafından davacıya Ayıplı Olarak satıldığında dair kanaatte bulunması durumunda; a. Davacının sunmuş olduğu ödeme belgeleri doğrultusunda dava konusu aracı 1.848.000,00TL bedel ile satın almış olduğu, işbu rayiç değerin ortalama rayiç değer olarak makul olduğu; b. Dava konusu aracın motor onarımının dava dışı ------- Servisinde yapılmış olduğu, onarım içeriğinde yer alan yedek parçaların orijinal parça olduğu ve işçiliklerinde yetkili servis işçilikleri olduğu değerlendirildiğinde, motor onarım tutarının KDV dahil 634.295,77TL olacağı ve işbu tutarın makul ve piyasa şartlarına göre uygun olduğu;Dava konusu ------ aracın, davacı tarafından satın alma tarihi 29.07.2022 itibariyle komple motor değişiminin yapılması durumunda, nispi metod yöntemi ile yapılan hesaplama sonucu oluşan satış bedelinden indirilmesi gereken ayıp değerinin (değer kaybının) ortalama 33.000,00TL olacağı; Dava konusu ------ plakalı aracın amortisman gideri düşüldükten sonra, arıza tarihi 05.08.2022 itibariyle 15 (Onbeş) günlük makul onarım süresince oluşacak araç mahrumiyet zararının 30.180,00TL olacağı, Heyetimizce Uyuşmazlık konusunda teknik görüş belirtildiği, kanaatlerine varılmış olup, hukuki takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, iş bu Bilirkişi Heyet Raporu tarafımızdan tanzim ve imza edilmiştir''şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.Bu raporun 13. Ve devamı sayfalarında aracın motorunca ciddi bir iç hasar olduğu, performans problemleri olduğu, bu belirtiler sonucunda motorun onarımının yapılamayacağı komple değişim yapılması gerektiği, söz konusu araç serisini incelediklerinde bu tür arızaların yaşandığını, üretici firma tarafından herhangi bir iyileştirme veya bülten yayınlanmadığı, arızaların yaşanması durumunda onarımların yapıldığını tespit ettiklerini, heyetçe yapılan inceleme sonucu dava konusu araçta satın almadan kısa süre sonra meydana gelen motor arızasının ne zaman ne şekilde meydana çıkacağı belli olmayan daha evvelinde yapılan periyodik bakımlarda gecikme yaşanmış olsa da düşük km kullanımı nedeni ile oluşmayacağı anlaşılan üretim veya tasarım hatası nedeni ile ortaya çıkan teknik bir arıza olduğu yolunda görüş belirtilmiştir.
Yargıtay HGK Esas:----- Karar:------, 20.09.2022 tarihli kararında aynen " Tüm bu açıklamalar ışığında; davacı tarafından bakımının yapılması amacıyla davalı şirkete teslim edilen araçta motor değişikliği nedeniyle oluştuğu ileri sürülen zararın tespiti bakımından hükmün dayanağı bilirkişi raporları alınmış ise de; raporu düzenleyen bilirkişi heyeti işin tekniği konusunda uzman olmadığı gibi, raporda yapılan dava konusu araçta iki yıl boyunca kullanılan motorun sıfır kilometre yeni bir motor takılarak değiştirilmesinin herhangi bir değer kaybına neden olmayacağına yönelik tespit de doğru olmamıştır. Zira araçta yapılan motor değişikliğinin değer artışına değil değer kaybına neden olacağı, aracın değerinde kısmen de olsa azalma ve motor değişikliği sonucu ikinci el olan araç ile sıfır kilometre yeni araç arasında fark olacağı kuşkusuzdur. " demek sureti ile motor değişikliğinin de değer kaybı oluşturacağına karar vermektedir. Her ne kadar bilirkişi kök raporunda motor değişimi nedeni ile araçta değer kaybı olmayacağı yolunda görüş beyan edilmiş ise de bu rapora bu yönü ile itibar edilmemiştir. 6102 sayılı TTK'nın ticari satış ve mal değişimi başlıklı 23. Maddesi " - (1) Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır.
a) Sözleşmenin niteliğine, tarafların amacına ve malın cinsine göre, satış sözleşmesinin kısım kısım yerine getirilmesi mümkün ise veya bu şartların bulunmamasına rağmen alıcı, çekince ileri sürmeksizin kısmi teslimi kabul etmişse; sözleşmenin bir kısmının yerine getirilmemesi durumunda alıcı haklarını sadece teslim edilmemiş olan kısım hakkında kullanabilir. Ancak, o kısmın teslim edilmemesi dolayısıyla sözleşmeden beklenen yararın elde edilmesi veya izlenen amaca ulaşılması imkânı ortadan kalkıyor veya zayıflıyorsa ya da durumdan ve şartlardan, sözleşmenin kalan kısmının tam veya gereği gibi yerine getirilemeyeceği anlaşılıyorsa alıcı sözleşmeyi feshedebilir.
b) Alıcı mütemerrit olduğu takdirde satıcı, malın satışına izin verilmesini mahkemeden isteyebilir. Mahkeme, satışın açık artırma yoluyla veya bu işle yetkilendirilen bir kişi aracılığıyla yapılmasına karar verir. Satıcı isterse satış için yetkilendirilen kişi, satışa çıkarılacak malın niteliklerini bir uzmana tespit ettirir. Satış giderleri satış bedelinden çıkarıldıktan sonra artan para, satıcının takas hakkı saklı kalmak şartıyla, satıcı tarafından alıcı adına bir bankaya ve banka bulunmadığı takdirde notere bırakılır ve durum hemen alıcıya ihbar edilir.
c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. " hükmüne haizdir.-6098 Sayılı TBK'nın 223. Maddesi " Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.
Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." hükmüne haizdir.TBK'nın 219 maddesi gereği satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki yada ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumludur. Ayrıca satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile bunlardan sorumlu olacağı hükme bağlanmıştır. Alıcının seçimlik hakları TBK'nın 227. Maddesinde sayılmış olup buna göre " Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere
satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.
Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." hükmünü getirmiştir.
Satıcının alıcıya karşı satılanda bildirdiği nitelikler ile satılanın kullanım amacı bakımından değerini veya ondan beklenen faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan niteliklerin bulunmamasından doğan sorumluluğuna ayıptan doğan sorumluluk denir. Ayıptan sorumluluğun doğması için satıcının kusurlu olması şart değildir. Satılan şeyde satıcının bildirdiği bir niteliğin veya dürüstlük kuralına göre bulunması gereken bir niteliğin mevcut olmamasına ayıp denir. Kısaca ayıp bir şeydeki nitelik eksikliğidir. Alıcının hatta herkesin satılan şeyde mahiyeti icabı her hangi bir anlaşmaya gerek olmaksızın dürüstlük kuralı gereğince bulunması gereken , beklenen nitelikler vardır. Bunlara beklenen nitelikler veya bulunması gereken nitelikler denir.
Yargıtay -----HD. ----- Esas ------ Karar sayılı ilamında "...Bölge Adliye Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, araçtaki ayıpların gizli ayıp niteliğinde olduğu, aracın her servise götürülüşü ayıp ihbarı niteliğinde olduğundan, davalı vekilinin bu husustaki istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, davalı vekilinin keşif sırasında aracın onarıldığının tespit edildiğini istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü, bilirkişi raporunda kullanım süresine bağlı olarak arızanın tekrarlanmasının mümkün olabileceği belirtildiğinden bu husustaki istinaf sebeplerinin de yerinde görülmediği gerekçesiyle istinaf isteğinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir..." belirtmiştir.
---- BAM ----HD. ------. Sayılı ilamında ".... Somut olayda; davalı tarafından 18.03.2015 tarihinde davacıya satışı yapılan araçtaki paslanma ve boya kusurları nedeniyle davacı tarafından aracın 07.07.2015 tarihinde servise getirildiği, araçtaki ayıbın gizli ayıp, yani kullanımla ortaya çıkan ve basit bir gözden geçirmeyle tespit edilemeyecek nitelikte bir ayıp söz konusu olduğundan, ayıp ihbar süreleri bakımından TTK’nın 23. maddesi hükmü değil, TBK’nın 223. maddesi hükmünün uygulanması gerektiği, dolayısıyla ayıp ihbarının süresinde olduğu kabul edilmelidir..." belirtmiştir.
Davalılar süresi içinde ayıp ihbarında bulunulmadığını iddia etmiştir. Alınan denetime uygun raporda tespit edildiği üzere araçtaki ayıp gizli ayıp kapsamındadır. TBK'nın 223. Maddesi gereği satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir. Her ne kadar davalılarca ayıp ihbar sürelerinde uyulmadığı ileri sürülmüş ise de araçta gizli ayıp olduğu, her ne kadar alınan son bilirkişi raporunda ve uzman mütalaasında bu araç serilerinde bu sorunların olduğu ve bunun üretim kaynaklı teknik bir sorun olduğu belirtilmiş ise de araçta üretim kaynaklı ne zaman nerede ortaya çıkacağı bilinmeyen bir kronik sorunun gizli ayıp mahiyetinde olduğu açıktır. 6098 sayılı TBK'nın 219/2. Madde ve fıkrası " satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur " hükmüne haizdir. Araç serisinde ne zaman nerede ortaya çıkacağı belirsiz motor arızalarının yaşanabildiği ve üretim kaynaklı ayıp olduğu açıktır. Davalı satıcı bu ayıbı bilmese dahi kanun hükmü gereği alıcıya karşı sorumludur. Ayıbın kendisinden değil üreticiden kaynaklandığını ileri sürerek satıcının sorumluluktan kurtulması mümkün değildir.Tüm dosya kapsamından davalı tarafından davacıya satılan aracın rayiç değerinden satıldığı, bunun alınan son raporlar zaten tespit edildiği, kaldı ki düşük bedelle satış yapılmış olması halinde dahi alıcının ayıpları bildiğinin kabul edilemeyeceği, aracın üretim kaynaklı serisinde ne zaman nerede ortaya çıkacağı belirsiz motor arızaları verebildiği, dava konusu araçta da bu durumun yaşandığı, bu durumun aracın gizli ayıplı olduğu sonucunu değiştirmeyeceği, satıcının sorumluluğu üreticiye atarak sorumluluktan kurtulamayacağı, nitekim TBK'nın 219/2 madde ve fıkrasının da bu hususu düzenlediği, netice itibarı ile davacı aracı satın aldıktan çok kısa süre sonra söz konusu motor arızasının meydana geldiği, davacı yanca yaptırılan onarımın parça ve işçilik masrafları düşünüldüğünde fahiş olmadığı ve bu seçimlik hakkın kullanılmasının hakkın kötüye kullanımı olarak değerlendirilemeyeceği, davalının aksine keşide ettiği ihtarda durumu kabul etmeyerek aracın düşük bedelle satıldığı, ayıplı olmadığı gibi itirazlarla direnim gösterdiği, ayıp ihbarının da süresinde olduğu, davacının fazlaya dair haklarını saklı tutarak ıslah yoluna gitmediği , hükme esas hesaplamalarda alınan en son tarihli 27.02.2025 tarihli raporun esas alındığı, buradaki hesaplamaların yerinde olduğu, davacının davasında haklı olduğu sonucuna varılmış davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kabulü ile;
A-632.886,56 TL onarım bedeli alacağın temerrüt tarihi 10.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
B- 5.000 TL araç mahrumiyet tazminatı alacağının temerrüt tarihi 10.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
C- 100 TL değer kaybı alacağının dava tarihi 25.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
D- Davacının fazlaya dair haklarının saklı tutulmasına,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harçlar peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından 179,90 TL başvurma harcı, 10.895,22 TL peşin harç olmak üzere toplam 8.912,14 TL yargılama gideri mahiyetindeki harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davacı yanca yapılan 23.250,00 TL bilirkişi ücreti,1.912,35 TL keşif harcı ,1.847,05 TL tebligat, posta gideri ve diğer yargılama giderleri toplamı 27.009,4 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Av. Asg. Ücr. Trf.'ne göre 99.697,98 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
6-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise kalan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
7-Adalet bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, taraf vekillerinin yüzlerine karşı oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.