T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/660
KARAR NO : 2025/480
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/09/2024
KARAR TARİHİ : 27/05/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında ihraç kayıtlı faturalarla demir alımı için anlaşma yapıldığını, bu kapsamda davalıya 23.199,01 Usd ödeme yapıldığını, davalı ile 30.06.2022 tarihinde mutabakat belgesi imzalandığını ve bu tarihten sonra bir ticari ilişki bulunmadığını, dava dışı ------yönelik operasyonu davalının müvekkile sirayet ettirerek keyfi uygulamayla ihracatın gerçekleştirilmediğini, davalının ödemeyi iade etmemesi üzerine 03.11.2023 tarihli noter ihtarnamesi gönderildiğini, davalının ise ihracatın gerçekleşmemesi nedeniyle cezalı kdv ödendiği ve kur farkı hesaplanarak ortaya çıkan tutarın mal bedeli avansından mahsup edildiğini belirttiği, buna göre müvekkilin 103.683,19 TL borçlu olduğunun iddia edildiği, müvekkil şirkete ödenmesine karar verilen Kdv tutarlarının davalıya iade edildiğini, davalı şirketin ayrı bir ticari ilişkisinin bulunduğu ------ hesabına yatırdığı tutardan kalan 1.489.451,42 TL’den şayet müvekkilin onayı olması durumunda borcunun düşeceğini, kalan tutarın ödeneceği ve hesabın kapanacağının beyan edildiği, oysaki ------ ile müvekkilin birbirinden farklı firmalar olduğunu, davalının bakiye borcunu ödememesi nedeniyle takip başlatıldığını, bunun üzerine davalının 27.03.2024 tarihinde icra dosyasına 1.823.711,23 TL ödeme yaptığını, bu tutarın müvekkile ödenmesi için icra dairesine başvuru yapıldığını ancak davalının buna kötü niyetle itiraz ederek takibi durdurduğunu, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamı ile takip çıkış bedelinin %20’sinden az olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davacı arasında 09.12.2020 tarihli sözleşme imzalandığını, davacının müvekkilden ihraç kaydı ile satın aldığı ürünleri ihraç ettiğini ancak müvekkile 23.199,01 Usd tutarlı ödeme yapılmadığını, davacı ile açık cari hesap ilişkisi üzerinden Usd para birimiyle çalışıldığını, davacının ihraç kayıtlı olarak satın aldığı ürünleri ihraç etmemesi nedeniyle 31.03.2022 tarihinde 56.180,61 TL ve 31.03.2022 tarihinde 247.503,32 TL olmak üzere toplamda 303.680,00 TL kdv tutarının müvekkilden tahsil edildiğini, davacının ileri sürdüğü 30.06.2022 mutabakat tarihi itibariyle 23.199,00 Usd alacaklı olduğunu beyan ettiğini, ancak bu tarihten sonra satın aldığı ürünleri de ihraç etmediğini, bu nedenle 12.12.2022 tarihinde Gelir İdaresine 417.925,00 TL kdv ödemesi yapıldığını, taraflar arasındaki işlemlerin ticari defterlere TL olarak kaydedildiğini ancak ticaretin Usd para birimi üzerinden gerçekleştiğini, bu nedenle ödenen Kdv tutarlarının ödeme tarihindeki kur üzerinden Usd para birimine çevrildiğini ve kur farkı hesaplaması yapıldığını, tüm bu hususlarla ilgili olarak davacıya 03.11.2023 tarihinde noter ihtarnamesi gönderilerek taleplerinin haksız olduğunun belirtildiğini ileri sürerek davanın reddi ile davacının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.
DELİLLER:
Ticari defter ve belgeler, vergi dairelerinden gelen ba/bs formları, ----İcra Dairesinin ----- esas sayılı takip dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
05.12.2024 tarihli ara karar ile dosyanın mali müşavir -----, nitelikli hesaplama uzmanı ----- ve Gümrük ve Ticaret Uzmanı ------ bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 21.04.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi heyet raporunda özetle; Davacıya ait 2022-2023-2024 yılları yevmiye kebir defterlerine ait GIB onaylı e-beratların Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak yasal süresi içerisinde alındığı, 2021 yılı yasal defterleri ile 2022-2023 yılı envanter defteri noter açılış tasdiklerinin ibraz edilmediği, bu minvalde davacı ticari defterlerinin delil kabiliyeti ile ilgili nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, Davalıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış-kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde alındığı, ancak işbu raporda nedenlerine yer verildiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64 ve 65. maddeleri ile 19.12.2012 tarih ve ---- sayılı ----- Gazete’de yayımlanan Ticari Defterlere İlişkin Tebliğ’in 4, 7 ve 21/1. maddelerine uygun olarak tutulmadığı, bu minvalde davalı ticari defterlerinin delil kabiliyeti ile ilgili nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, Davalının davacı adına düzenlediği ihraç kayıtlı faturalarına bağlı ihracat işleminin gerçekleşmemesi nedeniyle davalının Vergi Dairesine ödediği Kdv aslı ve gecikme zammının toplamda 721.609,72 TL olarak tespit edildiği, bu tutarları oluşturan işlemlerle ilgili taraf defterlerinde aşağıdaki tespitlerin gerçekleştirildiği; a) Davalının davacıdan 25.03.2022 tarihinde 300.000,00 TL tahsilat yaptığı, karşılığında ihraç kayıtlı kdv beyanname düzeltmesi açıklamasıyla davacının 29.03.2022 tarihinde 270.449,23 TL, 31.03.2022 tarihinde 33.234,82 TL borçlandırıldığı, 01.08.2023 tarihinde ihraç kayıtlı kdv beyanname düzeltmesi açıklamasıyla davacının 417.928,67 TL borçlandırıldığı ve bu işlemlere göre 01.08.2023 tarihi itibariyle TL hesapta davacının 421.612,72 TL borçlu olarak göründüğü, bu tutarın ise davalı nezdindeki davacıya ait -----Alınan Depozito ve Teminatlar hesabına virman yapıldığı, b) Davacının davalıya 25.03.2022 tarihinde 300.000,00 TL ödeme gerçekleştirilerek davalının borçlandırıldığı, buna mukabil ihracatı gerçekleşmeyen ihraç kayıtlı faturalardan dolayı 31.03.2022 tarihinde 303.684,05 TL borçlandırıldığı, bu işlemlerden dolayı davacı nezdinde davalının 3.684,05 TL alacaklı hale geldiği, 31.12.2022 tarihinde Usd hesaptan 96,67 Usd karşılığı 3.684,05 TL’lik işlemin davalıya ait Usd hesaptan TL hesaba virman yapıldığı, böylece 31.12.2022 itibariyle davacı nezdindeki davalıya ait TL hesabın borç alacak bakiyesinin kalmadığı, ardından 25.03.2023 tarihinde ihraç kayıtlı faturanın Kdv ve Cezası açıklamasıyla davalının 417.925,67 TL alacaklandırıldığı, bu tutarın ise 30.09.2023 tarihinde davacı nezdinde davalıya ait Usd hesabına 21.953,22 Usd tutarla virmanlandığı, . Davacı nezdinde yapılan incelemeye göre; a) Davalının düzenlediği 70 adet karşılığı toplamda 6.934.044,41 Usdtutarlı fatura ile davalının alacaklandırıldığı, b) İhracatı gerçekleşemeyen 2022/05 dönemine ait ihraç kayıtlı faturalardan doğan kdv ve cezası nedeniyle davalının ödediği 417.925,67 TL karşılığı 21.953,22 Usd tutarla davalının alacaklandırıldığı, c) Karşılığında banka havalesi yoluyla 6.979.196,88 Usd karşılığı ödeme yapılarak davalının borçlandırıldığı, d) Bu işlemlere göre 18.03.2024 takip tarihi itibariyle davacı nezdindeki Usd hesapta davalının 23.199,25 Usd borçlu olarak göründüğü, . Her ne kadar davalı ticari defterleri kanunda belirtilen usul ve esaslara uygun tutulmamış olsa da, somut uyuşmazlıkla ilgili sonuca gidebilmek adına, davalının sunduğu cari hesap ekstresi ile dosyada mübrez davacıya ait cari hesap ekstresindeki işlemlerin birebir karşılaştırılarak aşağıdaki sonuçların elde edildiği, a) Davacı adına düzenlenen 70 adet karşılığı toplamda 7.536.071,67 USD tutarlı fatura ile davacının borçlandırıldığı, (Fatura tutarları konusunda davalı ile davacı arasındaki fark nedeni davacının ihraç kayıtlı faturalardan doğan ve davalıya ödenmeyen kdv tutarlarını netleştirerek kayıtlarına alması, davalının ise brüt yöntemi seçerek önce kdv dahil fatura tutarını kayıtlarına alması, sonrasında kdv tutarını ters kayıtla kapatmasından kaynaklandığı anlaşılmıştır) b) Davacı adına düzenlenen ihraç kayıtlı faturalardan doğan ve davacıdan tahsil edilmeyen 8 adet karşılığı 595.557,44 Usd karşılığı tutarla davacının alacaklandırıldığı, c) Karşılığında banka havalesi yoluyla 6.957.243,66 Usd karşılığı tahsilat yapılarak davacının alacaklandırıldığı, d) Yukarıda yer verilen işlemlere göre 18.03.2024 takip tarihi itibariyle davalı nezdindeki Usd hesapta davacının 16.729,44 Usd alacaklı olması gerektiğinin tespit edildiği, 6. Taraf ticari defterleri arasındaki fark nedeninin; 18.03.2024 takip tarihi itibariyle davacı nezdindeki Usd hesapta davalının 23.199,25 Usd borçlu olarak göründüğü, aynı tarih itibariyle davalı nezdinde davacının 16.729,44 Usd alacaklı olarak göründüğü, aradaki 6.469,81 Usd’lik farkın 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunun 11/1-c bendi kapsamında ihraç kayıtlı olarak davalının davacı adına düzenlediği 30.11.2021 tarih, ------ sıra numaralı Kdv hariç 35.944,03 Usd tutarlı faturanın davalı nezdinde kdv dahil 42.913,92 Usd tutarı üzerinden kayıtlı bulunmasından kaynaklandığı, diğer anlatımla davacıdan tahsil edilmeyen 6.469,82 Usd tutarlı kdv ile davacının borçlandırıldığı, faturaya ait kdv tutarının davacıdan tahsil edilmemesi nedeniyle davalının defter kayıtlarında Kdv dahil tutara yer veremeyeceği sonucuna gidildiği, bu itibarla farkla ilgili olarak davacının sunduğu ekstrede yer alan tutarlara değer verilmesi gerektiği, İşbu raporda yer verilen tespit ve değerlendirmeler ışığında, usulüne uygun tutulan davacı ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle yer alan davalının 23.199,25 Usd tutarlı borç bakiyesi ile, dosyada mübrez tarafların 23.199,01 Usd tutarlı bakiye üzerinde mutabık kaldığı kaşe imza bilgisinin yer aldığı 19.08.2022 tarihli mutabakat mektubunun dikkate alınması neticesinde, 18.03.2024 tarihli takip tarihi itibariyle davalıdan istenebilir tutarın 23.199,01 Usd olacağı sonucuna gidildiği,(Takip 23.199,01 Usd) Davacının takibinde 1.342,45 USD birikmiş faiz talep ettiği, davacının 09.02.2024 tarihinde-----.Noterliği aracılığıyla gönderdiği ------- numaralı ihtarnamenin davalıya aynı tarihte tebliğ edildiği, bu minvalde takipteki talebe bağlı kalınarak, 13.02.2024 temerrüt tarihi ile 18.03.2024 tarihleri arası dönemdeki 34 gün için döviz mevduatına devlet bankalarınca 1 Yıla Kadar uygulanan %7,33 Azami Faiz oranının dikkate alınması neticesinde davalıdan istenebilir birikmiş faiz tutarının 158,40 Usd olarak hesaplandığı, Yukarıda yer verilen tespitlere haricinde, tarafların iddia ettiği borç alacak kalemleriyle ilgili olarak, sunulan defter belgelere göre, tarafların söz konusu işlemler yönünden baz aldığı döviz Kurları yönünden bir fark bulunmaması nedeniyle ayrıca bir kur farkı hesaplamasının yapılmadığı, Ayrıntıları yukarıda açıkladığı ve takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, mali ve sektör uzmanı bilirkişilerin tespitlerine ve iki tarafın ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının alacaklı olduğu, ihraç kayıtlı faturalara konu ürünlerin süreside yurt dışı edilememesine davalı tarafın bedeli ödenen ve satılan malları davacıya teslim etmeyerek kendisinin sebep olduğu anlaşıldığından, alacak ve buna bağlı kur farkı taleplerinin yerinde olmadığı, Netice olarak, takip tarihi (18.03.2024) itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 23.199,01 USD ana para (talep 23.199,01 USD) ve 13.02.2024 temerrüt tarihi ile 18.03.2024 takip tarihi arasındaki 34 gün için döviz mevduatına devlet bankalarınca 1 Yıla Kadar uygulanan %7,33 Azami Faiz oranı üzerinden dikkate 158,40 USD (talep 1.342,45 USD) takip öncesi faiz talep edebileceği, Davacının icra inkar tazminatı, davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin Mahkemenin takdirinde olduğuna ilişkin tespitte bulundukları görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, açık hesaba dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.
Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla -----. İcra Dairesinin ------- esas sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, takibe dayanak belgelerin incelenmesinde 2022 yılına ilişkin yılına ilişkin cari hesap ekstresi ile mutabakatın bulunuduğu, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde, bilirkişi rapor tanzim aşamasında ibraz edilmeyen açılışı tasdiklerinin davacı yanca ibraz edildiği, bu haliyle davacı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı kayıtlarında davacının 23.199,25 USD alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının süresinde alındığı tespit edilmiş ise de TTK ve tebliğ hükümlerine göre usulüne uygun tutulmadığı, ticari defterlerde ana hesap üzerinden takip yapılarak yardımcı hesap kullanılmadığı, bu nedenle TL ve USD hesap bakiyesinin tespitinin yapılamadığı, tarafların sunduğu belgelerin de karşılaştırılmasıyla davalının takip tarihi itibariyle kayıtlarında davacının 16.729,44 USD alacaklı olması gerektiğinin tesit edildiği, davalının ihracat işleminin gerçekleşmemesi nedeniyle 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin olarak toplamda 640.509,79 TL kdv aslı ve 81.099,03 TL gecikme zammı ödediği, 2022 yılına ilişkin ödenen 417.925,67 TL Tutarlı vergi aslı ve gecikme cezasının davacı nezdindeki alınan depozito ve teminatlar hesabına virman yapılarak kapatıldığı, davacı kayıtlarında ise 417.925,67 TL nin davalının alacaklandırıldığının ve USD hesabına virman işlemini yapıldığının tespit edildiği, tarafların kayıtlarının karışlaştırılmasında davacı kayıtlarına değer verilmesi gerektiğinin bildirildiği, nitekim taraflar arasında düzenlenen davalının kaşe ve imza bilgisinin yer aldığı mutabakatta bakiyenin 23.199,25 USD olarak kabul edildiği, HMK 222.maddesi uyarınca davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 23.199,01 USD alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürdüğü anlaşıldığından işlemiş faizin 158,40 USD olduğu anlaşılmıştır.Davalı yanın savunmalarının irdelenmesinde davacının ihraç kaydı ile satın aldığı ürünleri ihraç edemediği, 417.925,67 TL KDV ödendiği, kur farkı değerlendirmesi yapılması gerektiği belirtildiği, dosyada alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere ihraç kayıtlı faturalara konu ürünlerin süresinde yurt dışı edilememesine davalı tarafın bedeli ödenen ve satılan malları davacıya teslim etmeyerek kendisinin sebep olduğu tespit edilerek, alacak ve buna bağlı kur farkı taleplerinin yerinde olmadığının bildirilmesi karşısında savunmalarını yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 23.199,01 USD alacaklı olduğu, davacı defterlerine değer verildiği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kısman kabulüne, işlemiş faizin 158,40 USD olduğu, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından -----İcra Dairesinin ------ sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 23.199,01 USD asıl alacak ve 158,40 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.357,41 USD üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının bir yıl vadeli usd mevduat hesabına ödediği döviz faizi işletilmesine,
3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 150.103,62 TL (icra tarihindeki miktar üzerinden 750.518,13 TL*%20) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davalı yanın kötüniyet tazminatının yasal şartları oluşmadığından talebinin REDDİNE,
5-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 792.460,86 TL lik kısım yönünden alınması gereken 54.133,00 TL harçtan peşin alınan 10.264,73 TL harcın mahsubu ile bakiye 43.868,27 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 122.869,13 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Davacı tarafından yapılan toplam 15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 10.264,73 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, ve 525,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 25.217,33 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 24.000,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA,
9-Kabul red oranına göre belirlenen 3.426,15 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 173,85 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.