T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/496
KARAR NO : 2025/483
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/07/2024
KARAR TARİHİ : 27/05/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkilin davalı adi ortaklığa beton numune alımı hizmeti verdiğini, bu kapsamda düzenlenen faturalardan dolayı davalıdan 39.276,00 TL alacak bulunduğunu, borcun ödenmemesi nedeniyle takip başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının düzenlediği faturaların kabul edilmediğini, fatura içeriklerinin teslim edildiğinin ispat edilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddi ile davacının %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.
DELİLLER:
-----İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı dosya sureti, vergi dairelerinden gelen ba/bs formları, yazışmalar, ticari defter ve belgeler, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.09.01.2025 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 22.04.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi raporunda özetle; Davacıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK’nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Davalı adi ortaklığa ait ticari defterlerin incelenmesi için talimat müzekkeresi gönderildiği, sunulan bilirkişi raporunda, davalı tarafın beyan ettiği iletişim bilgilerinde yer alan kişilerin adi ortaklığın 2023-2024 yıllarına ait ticari defterlerin bulunmadığını beyan etmesi nedeniyle davalı adi ortaklık nezdinde inceleme yapılmadığının belirtildiği, Davacının davalı ------adına 2023 yılında 4 adet karşılığı 45.504,00 TL toplam tutarlı numune alım faturası, 22.10.2023 tarihinde 1 adet 2.700,00 TL tutarlı fiyat farkı faturası, 2024 yılında 1 adet karşılığı 5.184,00 TL tutarlı numune alımı faturası düzenlediği, mahkeme salonunda yapılan incelemede de faturalara bağlı irsaliyelerin sunulmaması nedeniyle faturaya konu numune alım hizmetinin davalıya verilip verilmediğinin tespit edilemediği, sunulan ----- yazışmalarına göre faturaların davalıya teslim edilip edilmediği noktasında nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, Davacının düzenlediği satış faturaları için davalının düzenlediği herhangi bir iade faturasının dosya içeriğinde görülemediği, Taraflar arasındaki ticari münasebetin toplamda 3 aylık dönemi kapsadığı ve bu süre içerisinde sadece 1 adet fiyat farkı düzenlendiği, ticari teamül fiyat/vade farkı uygulanacağını gösterir akdedilmiş herhangi bir sözleşme bulunmadığı, davalı adına düzenlenen faturalarda vade/fiyat farkına ilişkin bir ibare bulunmadığı, anılan nedenlerle fiyat farkının uygulanması noktasında taraflar arasında ticari teamül oluşmadığı sonucuna gidildiği, ancak hususla ilgili nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, İşbu raporda yer verilen tespitlere ticari defter deliline göre Sayın Mahkemenizin kısmen davacı lehinde hüküm kurması halinde davacının talep edilebileceği alternatifli hesaplamanın aşağıdaki gibi gerçekleştirildiği; ) Salt davacı ticari defterlerinde yer verilen kayıtlara değer verilmesi neticesinde 02.05.2024 takip tarihi itibariyle davalı ---- istenebilir tutarın 5.184,00 TL olabileceği, ) Takip ve dava tarihinden sonra davacı ticari defterlerinde gerçekleştirilen ve ayrıntılarına yukarıda yer verilen düzeltme işleminin geçerli olduğu kanaatinin Sayın Mahkemenizce benimsenmesi durumunda, 01.10.2024 kayıt düzeltme tarihi itibariyle davalı ------ istenebilir tutarın takipte belirtildiği üzere 39.276,00 TL olacağı, ) Fiyat farkı uygulanacağına dair taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme bulunmaması, bu yönde taraflar arasında oluşmuş bir ticari teamülün bulunmaması nedeniyle davacının 09.01.2024 tarihli 5.184,00 TL tutarlı fiyat farkı bedelinin davalıdan istenemeyeceği kanaatinin sayın Mahkemenizce benimsenmesi halinde 02.05.2024 takip tarihi itibariyle davalı----istenebilir tutarın olamayacağı(Bu alternatifte davacı ticari defterlerinde 31.12.2023 tarihinde ortaklar hesabına yapılan tahsilat kaydı geçerli sayılmıştır) ) Fiyat farkı uygulanacağına dair taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme bulunmaması, bu yönde taraflar arasında oluşmuş bir ticari teamülün bulunmaması nedeniyle davacının 09.01.2024 tarihli 5.184,00 TL tutarlı fiyat farkı bedelinin davalıdan istenemeyeceği kanaatinin sayın Mahkemenizce benimsenmesi halinde, davacının 01.10.2024 kayıt düzeltme tarihi itibariyle davalı ----- istenebilir tutarın 34.092,000 TL olabileceği sonucuna gidilmiştir.(39.276,00 TL davalı adına düzenlenen fatura toplamı- 5.184,00 TL fiyat farkı faturası) Davacının takibinde 111,37 TL tutarlı olmak üzere birikmiş faiz talep ettiği, muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarıyla mütemerrit olduğu (TBK.m.117/1): bu yönde temerrüt ihtarının dosya içeriğinde tespit edilememesi ve temerrüt tarihinin belli olmaması nedeniyle birikmiş faiz hesabının yapılamadığı şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı hak edilen imalat bedeline ilişkin fatura alacağına dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Davalının yanın borca itiraz dilekçesinde ve cevap dilekçesindeki yetki itirazının öncelenmesinde; taraflar arasında eser sözleşmesinin bulunduğu, davacı yanca sunulan faturaların incelenmesinde sözleşmesinin ifa edileceği yerin ------ bulunan okul binası olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar ön inceleme duruşmasında götürülecek borç niteliğinde olduğundan mahkememizin yetkili olduğuna karar verilmiş ise de Para borçlarının alacaklının yerleşim yerinde ifa edileceğine dair TBK'nın 89. maddesindeki kural salt para alacakları ile ilgili olup, eser bedeline ilişkin alacak istemleri yönünden uygulanamayacağı Yargıtay ------. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarıyla da kabul edildiği anlaşılmakla, eser sözleşmelerinde yetkili mahkeme HMK'nın 6. Maddesine göre genel yetkili mahkeme olan davalının ikametgahı mahkemesi veya Kanun'un 10. Maddesinde düzenlenen sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi olduğu, somut olayda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi itibariyle mahkememizde yetkili olduğundan yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.
Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ----İcra Dairesinin ------ esas sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı şirketin davalı adi ortaklığa mal veya hizmet satışı yaptığı bağlı bulundukları vergi dairelerine beyan ettikleri BA-BS formların birbiri ile örtüştüğü, davacı kayıtlarında 39.276,00 TL alacaklı göründüğü, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davalı tarafından eksiksiz sunulmadığı görülerek davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 39.276,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürmediği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 39.276,00 TL alacaklı olduğu, form BA-BS beyannamelerinden davalının davacıdan fatura alarak kayıtlarına intikal ettirmesi karşısında artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, işlemiş faize ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından----- İcra Dairesinin ------ esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 39.276,00 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont avans faiz İŞLETİLMESİNE,
3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 7.855,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 39.276,00 TL lik kısım yönünden alınması gereken 2.682,94 TL harçtan peşin alınan 475,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.207,24 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 111,37 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan toplam 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 475,70 TL peşin harç 427,60 TL başvuru harcı ve 245,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 8.148,30 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 8.125,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA,
8-Kabul red oranına göre belirlenen 3.589,60 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 10,40 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair;6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.