T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/481
KARAR NO : 2025/471
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 08/07/2024
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı firma ile davalı firma arasında 17.02.2021-17.02.2022 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde hizmet sözleşmesi ikame edilmiş, akabinde sözleşme sürecinin uzatılması amacıyla 18.02.2022-18.02.2023 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde hizmet sözleşmesi ikame edilmiş olduğunu, Yani 17.02.2021-18.02.2023 tarihleri arasında işbu sözleşmelere göre davalı firma, davacı müvekkili firmaya "dönemsel işçi" bulma hususunda danışmanlık vermiş olduğunu ve İşbu sözleşmenin 3. maddesi "MÜŞTERİ bünyesinde hizmet verecek ---- elemanının her türlü maaş ve maaşa ilişkin yasal ödeneklerinin karşılanması gibi 4857 Sayılı İş Kanunu, 5510 Sayılı İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanunu ve ilgili tüm yasal mevzuat kapsamında yükümlülükler ---- aittir. -----, tüm bu yükümlülükler ile ilgili tek başına ve tamamen sorumlu olacak olup, işbu hususlarla ilgili MÜŞTERİ'nin herhangi bir şekilde PARA CEZASI, tazminat, zarar tazmini vb. Ödemekle yükümlü olması durumunda, tüm masraf ve zararlar için ----- başvuracak olup, ----- tüm zarar, ziyan ve masrafı MÜŞTERİ'ye ödeyecektir. ----- personelinin yol, yemek ve iş kıyafetlerine ilişkin yükümlülükler ise MÜŞTERİ'ye aittir." şeklinde düzenlenmiş olduğunu ve --- Çalışma Ve İş Kurumu İl Müdürlüğü tarafından "4857 sayılı İş Kanunu'nun 7. Maddesi hükmü gereği; Özel istihdam belgesi bulunan ancak Kurumdan izin almaksızın geçici iş ilişkisi düzenlediği -----. Unvanlı işverenlikten personel temin ederek geçici iş ilişkisi kurduğunuz tespit edildiğinden 2021 yılı için 184.464,00-TL ve 2022 yılı için 273.568,00-TL olmak üzere toplam 458.032,00-TL muhalefet ettiğiniz tespit edilmiştir." gerekçesi ile müvekkili firmaya 4857 sayılı İş Kanunu'nun 108. Maddesine dayanılarak aynı kanunun 99/1-b. Maddesine göre 458.032,00-TL idari para cezasına karar verilmiş olduğu ve Müvekkili firma, davalı firmaya ait olan cezayı bir ay içerisinde ödediğinden %25 oranında indirim yapılması suretiyle 20.05.2024 tarihinde 343.525,00-TL idari para cezası ödemiş olduğunu ve Ekte sunulan hizmet sözleşmesinin ve yukarıda belirtilen 3. Maddede davalı firma, sözleşmede müşteri konumunda olan davacı müvekkilinin herhangi bir şekilde idari para cezası ödemekle yükümlü olması halinde davalı firmaya başvurması gerekmekte olup, davalı firma tüm zarar, ziyan ve masrafı müşteri yani davacı firmaya ödeyeceği şeklinde düzenlenmiştir. Müvekkil firma ----- firması ile önce şifahen iletişime geçmiş ancak dönüş alamayınca -----. Noterliği 24.05.2024 tarihli ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi marifetiyle alacağın rücuan tahsili talep edilmiş ve davalı firma işbu ihtarnamenin tebliği akabinde ne bir ödeme ne de bir dönüş yapmamış ve zorunlu arabuluculuk şartını yerine Arabuluculuk Daire Başkanlığı ------ sayılı dosya ile yerine getirmiş, yapılan görüşmeler sonucu dosya anlaşmama şeklinde kapatılmış ve Müvekkili firma ÖNCESİNDE DE benzer bir durum yaşayarak 53.572,00-TL idari para cezası ödemek zorunda kalmış, işbu ödemenin ardından davalı firmaya rücu etmiş ve davalı firmaca müvekkili firmanın zararı giderilmiş ve Davalı firmanın eksik işlemleri gereği müvekkili firma yeniden böyle bir para cezası ile karşılaşmış ve ödemek zorunda kalmış ve Ancak işbu davaya konu edilen idari para cezasını ise davalı firma rücu talebine karşılık 343.525,00-TL'lik zararı hiçbir şekilde karşılamamış ve Açıklanan hususlar ışığında davalı firmanın eksik işlemleri sebebiyle işbu idari para cezasının ortaya çıktığı ve yine ekte sunulan hizmet sözleşmesinde işbu zararları karşılamayı taahhüt ettiği açık olup, ödenen 343.525,00-TL tutarındaki idari para cezasının davalı firma rücuan tahsili için Sayın Mahkemeniz nezdinde işbu davanın açılması zorunluluğu doğmuş olduğunu ve Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle haklı davanın kabulüyle; müvekkili firmanın yaptığı 343.525,00-TL tutarındaki ödemenin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, 20.05.2024 ödeme tarihinde itibaren işleyecek ticari avans faizi, yargılama giderleri, avukatlık ücreti ile birlikte davalı firmadan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca müvekkilinin sorumlu olduğu idari para cezaları, yalnızca İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve bununla ilintili yasal mevzuata ilişkin düzenlemeleri kapsamakta ve ancak davacı tarafın belirttiği idari para cezası bu kapsama girmemekte olup bu nedenle müvekkilinin söz konusu ceza nedeniyle herhangi bir şekilde ödeme yapma yükümlülüğü bulunmadığını ve Bahsi geçen hususta müvekkili şirkete de ayrıca idari para cezası düzenlenmiş ve Ancak düzenlenen cezanın esas itibariyle hukuka aykırı olması nedeniyle cezaya itiraz edilmiş olduğunu ve Söz konusu cezaya itiraz ---- Sulh Ceza Hâkimliğinin ----- Değişik iş sayılı dosyasıyla derdest ve Söz konusu itiraz davasının huzurdaki dava yönünden bekletici mesele yapılmasını talep etmiş olduğunu ve itirazın kabul görmesi halinde, kesilen cezanın haksız ve hukuka aykırı olduğu da ortaya çıkacağını ve Davacı taraf, kendisine kesilen ceza da hukuka aykırı olmasına rağmen söz konusu cezaya karşı itiraz etmediğini ve Davacı tarafın itiraz etmemesi üzerine ceza kesinleşmiş olduğunu ve Ancak burada haksız ve hukuka aykırı cezayı itiraz etmeyerek kabul eden davacı tarafın bu eylemi bizatihi kendi ihmali olup bu nedenle müvekkiline rücu edebilmesi de mümkün olmadığını ve Müvekkili şirket aleyhinde düzenlenen 30.06.2022 tarih ve ------sayılı raporla ----- sayılı Türkiye İş Kurumu Hakkındaki Kanunun 17/7 maddesine (kurumdan izin almaksızın bir işyerinde veya 9/6/2004 tarihli ve - sayılı Basın Kanununda yazılı araçlarla ya da radyo, televizyon, video, internet, kablolu yayın veya elektronik bilgi iletişim araçları ve benzeri yayın araçları ile iş ve işçi bulmaya aracılık yapılamaz ve geçici iş ilişkisi kurulamaz) muhalefet edilmiş olması nedeniyle rapor düzenlenmiş ve söz konusu rapor uyarınca, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü ---- Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünce ------sayılı "İdari Para Cezası Tebligatı'' ile geçici iş ilişkisi kurma yetkisi almadan 2021 yılı içerisinde bir kısım şirket isimleri belirtilerek (toplam 8 iş ilişkisi) işverenliklerle geçici iş ilişkisi kurmaya devam edilmesi nedeniyle 133.940-TLx8= 1.071.520-TL olmak üzere 1.268.202,00-TL bedelli idari para ceza müvekkil şirkete kesilmiş ve Cezaya konu rapor işverenlik nezdinde teftiş devam ederken tespit yapılmaksızın düzenlenmiş ve Rapor tarihinde veya öncesinde rapora mesnet teşkil edecek bir tutanak düzenlenmemiş ve Dayanak olarak sunulan tutanak, rapor sonrası işverenlik tarafından itiraz kaydı ile imzalanmış bir tutanak olup, cezaya esas raporla tarih itibariyle ilgisi bulunmadığını ve Bu sebeple rapor haksız ve mesnetsiz olup idari para cezasına konu edilmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil etmekte olduğunu ve Cezaya konu rapor inceleme ve teftiş devam etmekte iken geçmiş tarihli düzenlenmiş olup iptali sağlanması muhtemel olduğunu ve Öncelikle cezaya konu 30.06.2022 tarih ve------ sayılı raporun tarihi yanlış ve müvekkili şirket hakkında hâlihazırda incelemeler devam etmiş ve müvekkili şirket işyerinde "14-30.03.2022, 15-27.04.2022-16.05.2022, 10.06.2022, 27.07.2022, 09.09.2022 ve 12.09.2022 tarihleri arasında yapılan teftişte aşağıdaki hususlar tespit edildi" denilerek 12.09.2022 tarihli kapanış tutanağı tanzim edilerek müvekkili şirkete teslim edilmiş ve Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü ------ Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünce tanzim edilen ----- sayılı belgede de açıkça görüleceği üzere "14.03.2022-12.09.2022 tarihleri arasında işyerinizde yapılan teftiş" ibaresi bulunmakta olup bu durum dahi cezaya konu rapor tarihi itibariyle hâlihazırda inceleme ve teftişin devam etmekte olduğunu ispatlamakta ve 12.09.2022 tarihinden geçmişe yönelik olarak 30.06.2022 tarih ve ------sayılı rapor tanzim edilmesi açıkça suç olup, söz konusu rapor ve buna dayanak olan cezanın salt bu hali ile bile iptali sağlanması muhtemel olduğunu ve İş müfettişi tarafından yapılan incelemelere dayalı tutanakların değerlendirildiği ve varılan sonucun yazıya geçirildiği müfettiş raporlarının sadece müfettiş tarafından düzenlenmiş olmaları 4857 sayılı İş Kanununun 92 son maddesi kapsamında kabulleri için yeterli olmadığını ve İş müfettişi raporlarının, rapora dayanak alınan tutanaklar ile birlikte değerlendirilmesi ve ekli tutanakların anılan Kanun kapsamında aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge olduğunun kabulü, 4857 sayılı İş Kanununun 92 son maddesinin açık hükmü karşısında zorunlu olduğunu ve 30.06.2022 tarihinde tanzim edilmiş olan rapora 12.09.2022 tarihli tutanağı delil olarak sunmak, kararın ön yargı ile daha önceden verildiği anlamına geldiği açık olduğunu ve Raporu düzenleme esası açısından; söz konusu cezanın iki ana şartı olan, hem kurumdan izin alma hükmü hem de geçici iş ilişkisi kurulamaz hükmünün ihlali somut olayda meydana gelmemiş olduğunu ve Şöyle ki; kurumdan izin alma hükmü ihlal edilmemiş ve Müvekkilinin; 08.08.2022 tarihli geçici iş ilişkisi yetki belgesi alma talebine ilişkin müracaatı hakkında Türkiye iş Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından müspet ya da menfi bir karar verilmemiş olduğunu ve ---- sayılı Özel İstihdam Büroları Yönetmeliğinin 15. Maddesinde başvuruların usulü ve hangi süre içerisinde karar verileceği açıkça hüküm altına alınmış ve Başvuruların değerlendirilmesi ve izin verilmesi kenar başlığını taşıyan 15' inci maddesi "(l)Özel istihdam bürosu faaliyet izni ile geçici iş ilişkisi kurma yetkisi almak için yapılan başvurular, gerektiğinde yerinde tespit ve inceleme yapılmak suretiyle en geç bir ay içerisinde sonuçlandırılır." Söz konusu açık hüküm karşında müvekkili şirketin yasaya ve usule uygun derdest başvuru süreci devam ederken ilgili maddeye dayanarak ceza kesilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu ve Dolayısıyla rapora dayanak olan "kurumdan izin almaksızın" şartı hali hazırda gerçekleşmemiş olup müvekkili şirketin başvuru süreci devam etmekteyken ceza kesilmiş olduğunu ve Bir an müvekkili şirketin başvurusunun reddedildiği düşünülse dahi idarenin bu işlemine karşı tam yargı ve ya iptal davası açma hakkı bulunmakta olup tüm bu hukuki süreçler beklenmeden rapor tanzim edilerek ceza düzenlenmesi hukuka aykırı ve Ancak davacı taraf, işbu cezaya itiraz etmemesi nedeniyle bu haktan faydalanamamış olduğunu ve Müvekkilinin çalışanlarının hiçbiri mesleki amaçlı istihdam olmadığını ve cezaya dayanak yapılan raporda, müvekkili şirketin alt işveren ilişkisi içerisinde bulunduğu çalışmalar dahi geçici iş ilişkisi kapsamına sokulmuş ve Müvekkilinin yalnızca alt işverenlik ilişkisi bulunmakta ve Hal böyleyken alt işveren olduğu SGK kayıtları ile açıkça ortada iken geçici iş ilişkisi kapsamına sokulmaya çalışılan cezaya dayanak raporun bu hali bile hükme esas alınamayacak kadar hukuki mesnetten uzak olduğunu ve Geçici iş ilişkisi kurulmasını gerektiren işçi istihdamı yapılmamış, Bakanlıktan izin alınmış istihdam büroları, belli süre sonra bakanlıktan izin alarak İş Kanunu Madde 7 ye göre; mesleki amaçlı geçici iş ilişkisi olarak başka işverenlere işçilerini kiralayabilir, bu amaçla yapılacak işçi kiralamaları için istihdam ofisleri bakanlıktan geçici ilişkisi izni alır. Mesleki amaçlı olmayan işçi kiralamaları için, herhangi bir izin almaksızın, alt işverenlik oluşturarak yardımcı işlerde işçi çalıştırması yasal kısıt olmadığı için idari para cezasına konu edilmesi açık bir şekilde yasaya aykırıdır. İstihdam bürosunun alt işverenlik sözleşmeleri için geçici iş ilişkisi kurma yetkisi alma zorunluluğu olmadığını ve Davacı taraf ile imzalanan sözleşmede görüleceği üzere, mesleki amaçlı olarak geçici iş ilişkisi kurulmamış olup bu tespit yapılmadan idari para cezası düzenlenmesi de mümkün olmadığını, 29854 sayılı Özel istihdam Büroları Yönetmeliğinin 5. Maddesinde geçici iş ilişkisi kurulabilecek haller ve süreler açıkça hüküm altına alınmış ve Geçici iş ilişkisi kurulabilecek haller ve süreler MADDE 5 - (1) Kurumca izin verilen özel istihdam büroları geçici iş ilişkisi kurabilir. (2) Özel istihdam bürosu aracılığıyla geçici iş ilişkisi. Kurumca izin verilen özel istihdam bürosunun bir işverenle geçici işçi sağlama sözleşmesi yaparak bir işçisini geçici olarak bu işverene devri ile a) 4857 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 74 üncü maddesinde belirtilen hâllerde, işçinin askerlik hizmeti hâlinde ve iş sözleşmesinin askıda kaldığı diğer hâllerde, b) Mevsimlik tarım işlerinde, c)Ev hizmetlerinde, ç) İşletmenin günlük işlerinden sayılmayan ve aralıklı olarak gördürülen işlerde, d)İş sağlığı ve güvenliği bakımından acil olan işlerde veya üretimi önemli ölçüde etkileyen zorlayıcı nedenlerin ortaya çıkması hâlinde, e)İşletmenin ortalama mal ve hizmet üretim kapasitesinin geçici iş ilişkisi kurulmasını gerektirecek ölçüde ve öngörülemeyen şekilde artması hâlinde, f)Mevsimlik işler hariç dönemsellik arz eden iş artışları hâlinde, kurulabilir. İşbu hüküm uyarınca müvekkili şirket tarafından istihdam edilen işçiler söz konusu maddeye uygun geçici iş ilişkisi kurulabilecek nitelik ve vasıfta işçilerden olmayıp yardımcı işçi statüsünde çalışan beden işçileri ve Söz konusu raporda ve cezada geçici iş ilişkisi ile çalıştığı iddia edilen işçilerin sahada ne iş yaptıkları, hangi statüde çalıştıklan tespit edilmeden salt önyargıya dayalı rapor tanzim edilmesi de usul ve yasaya aykırı olup geçici iş ilişkisi içerisinde çalıştığı iddia edilen işçilerin ve de firmaların bizzat adresinde tespiti ile bu hususun rapora ayrıntılı ve de izahatlı olarak gerekçelendirerek yazılması gerekmekte ve Dolayısıyla tespiti yapılmamış olan bir hususun varlığını dayanak tutarak rapor düzenlemek usul ve yasaya aykırı olup bu nedenle geçici iş ilişkisi kurulduğunu ispatlayamamış olan rapor ve de buna dayalı cezanın açıkça iptali sağlanması mümkünken davacı taraf bu yola başvurmamış ve kesilen cezaya itiraz etmediğini ve Tüm bu açıklamaları doğrultusunda; davacı tarafın müvekkili şirkete rücu edilebilecek herhangi bir alacağı olmadığından işbu davanın reddi ile kötü niyetli davacının % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkûm edilmesini talep etmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle;
"Davalı ------06.12.2024 günü saat 10:30'da Sayın Mahkemenizde yapılan bilirkişi incelemesinde hazır bulunmadığı, Sayın Mahkemenize delil, belge ve defterlerini ibraz etmediği, ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişi bildiriminde de bulunmadığı, kayıtlarını ibraz etmeyen tarafın defter ibrazından kaçınmış ve karşı tarafın delillerini kabul etmiş sayılacakları ve haklarında 28.07.2020 tarihli ----- Gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanılacağı hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu; Davacı------ incelenen ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini tamamlaması, teyid etmesi ve usulune uygun tutulmuş olması nedeniyle TTK. md.85 ve HMK 222. madde gereğince sahibi lehine delil niteliğinde bulunduğu; Davacı---- incelenen kayıtlarında,----- Satıcılar Hesabında takip edilen davalı ------. ile ticari ilişkisinin 20.10.2023 tarihinde sonlandığı, bu tarih itibari ile cari hesabın kapalı olduğu, davacı ----- davalı ------Alacağı/borcunun bulunmadığı, davaya konu edilen idari para cezası tutarının söz konusu bu cari hesapta yer almadığı ------ Genel Yönetim Giderleri Hesabında yer aldığı; Davalı ------06.12.2024 günü saat 10:30'te Sayın Mahkemenizde yapılan bilirkişi incelemesinde hazır bulunmadığı, Sayın Mahkemenize delil, belge ve defterlerini ibraz etmediği, ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişi bildiriminde de bulunmadığından kanuni defterleri ve kayıtları incelenemediğinden taraf kayıtları arasındaki farklar konusunda görüş bildirilmeyeceği; Taraflar arasında 17.02.2021-17.02.2022 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde hizmet sözleşmesi ikame edilmiş olduğu, Davacının, davalı ------Unvanlı işverenlikten personel temin ederek geçici iş ilişkisi kurduğu, 2021 yılı için 184.464,00-TL ve 2022 yılı için 273.568,00-TL olmak üzere toplam 458.032,00-TL muhalefet ettiği, gerekçesi ile davacıya 4857 sayılı İş Kanunu'nun 108. Maddesine dayanılarak aynı kanunun 99/1-b. Maddesine göre 458.032,00-TL idari para cezasına karar verilmiş olduğu ve davacı firma, davalı firmaya ait olan cezayı sözleşmenin 3. Maddesinde görüldüğü üzere "MÜŞTERİ bünyesinde hizmet verecek ------ elemanının her türlü maaş ve maaşa ilişkin yasal ödeneklerinin karşılanması gibi 4857 Sayılı İş Kanunu, 5510 Sayılı İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanunu ve ilgili tüm yasal mevzuat kapsamında yükümlülükler ------ aittir." maddesi kapsamında ve yasadan kaynaklı müştereken müselselden sorumlu olduğu gerekçesi ile bir ay içerisinde ödediği ve ödemenin %25 oranında indirim yapılması nedeni ile bu indirimden yararlanmış olduğu ve 20.05.2024 tarihinde 343.525,00-TL idari para cezası ödemiş olduğu, davalının yasal düzelenime ve yetmezlik hükümlerine aykırı olarak hareket ederek yasal düzlenmede işsizlik oranları kamu düzenine ait olduğu ve davacı ile 4904 sayılı Türkiye İş Kurumu Hakkındaki Kanunun 17/7 maddesine kurumdan izin almaksızın 17.02.2021-17.02.2022 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde hizmet sözleşmesi ikame edilmiş olduğu dönemde izinin bulanmamış olduğu, davalının 4857 sayılı Kanun ile 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır. Denilmiş olduğu ve Özel istihdam bürosu kurma izni ve geçici iş ilişkisi kurma yetkisinin iptali başlıklı Madde 18 - (Değişik: 6/5/2016 - 6715/8 Md.),c-bendinde Kurumdan izin almaksızın geçici iş ilişkisi faaliyeti yürütülmesini) 19 uncu maddenin beşinci fıkrasında sayılan geçersiz anlaşmalardan herhangi birinin yapılmış olması, şartları sağlamadığı ve Özel istihdam bürolarının hak ve yükümlülüklerini düzenleyen Madde 19 - (Değişik: 6/5/2016 - 6715/9 Md.),Özel istihdam bürosu işçisine ilişkin 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 4447 sayılı Kanundan doğan yükümlülükler, 4857 sayılı Kanunun 7 nci maddesi saklı kalmak kaydıyla, özel istihdam bürosu tarafından yerine getirilir. Denilmiş olduğu halde yasal düzenleyeme aykırı olarak sözleşmenin 14 maddesinde; MÜŞTERİ bünyesinde çalışan ve sevk ve idaresi kendisine ait olan ------ çalışanlarını da kapsayacak şekilde, işçi sağlığı ve güvenliği tüzük, kanun ve yönetmeliklerine uymaktan, gerekli tedbirleri almaktan ve çalışanları bununla ilgili gözeterek gerekli eğitim ve bilgilendirmeleri yapmaktan sorumludur. Bu konudaki kayıtları istenildiği takdirde ----- başta olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlara beyan edeceğini peşinen kabul eder. Şeklinde olduğu ve davalının sadece iş sağlığı güvenliği konusunda işçilerinin olduğuna dair cevabi dilekçesinde açıkça görüleceği üzere bu konudaki yükümlülüğün davacıya verilmiş olduğu ve davalının iş sağlığı güvenliği sağlandığına dair savunmasına itibar edilmeyeceği, Müfettiş rapor uyarınca, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü ---- Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünce ------ sayılı "İdari Para Cezası Tebligatı" ile geçici iş ilişkisi kurma yetkisi almadan 2021 yılı içerisinde bir kısım şirket isimleri belirtilerek (toplam 8 iş ilişkisi) işverenliklerle geçici iş ilişkisi kurmaya devam edilmesi nedeniyle davacının idari para cezası tazyiki altında olmasından kaynaklı olarak ödemiş olduğu (indirimli) ödediği 343.525,00 TL idari para cezasının davalıdan tahsil hakkı olduğu ve davalının temerrüt tarihinin ----- Noterliği 24.05.2024 tarih ------ yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya ihbar tarihi temerrüt tarihi olacağı ve 24/05/2024 tarihli ihtarında " idari para cezasının ortaya çıktığı ve yine hizmet sözleşmesinde işbu zararları karşılamayı taahhüt ettiğiniz açık olup, ödenen 343.525,00-TL tutarındaki idari para cezasının davalı firma rücuan tahsili için aşağıda bilgileri verilen banka hesabına işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 1 iş günü içerisinde ödemenin yapılmasını aksi takdirde her türlü yasal ve yargı yollarına başvurma, dava ve şikâyet yollarına başvurulacağını ihtar ederiz." şeklinde olduğu ve davalının temerrüt tarihinin 27/05/2024 tarihi olacağına dair" sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Davacı yan, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü ------ Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünce geçici iş ilişkisi kurma yetkisi almadan geçici iş ilişkisi kurmaya devam edilmesi nedeniyle çarptırılan ve tahsil edilen 343.525,00 TL idari para cezasının davalıdan kusurlu eyleminden kaynaklandığını ileri sürerek iş bu bedeli davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı yan, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü ------ Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünce düzenlenin cezanın açıkça iptali sağlanması mümkün iken davacı yanca cezanın ödenmesinin yerinde olmadığını, bu nedenle davacı yanca ödenen cezanın davalıdan rucüen tahsilinin mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddine savunmuştur.Dava, ayıplı hizmet ilişkisinden kaynaklı ödenen para cezasına ilişkin rücu davasıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.
Çözümü teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle dosya kapsamında bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup mahkememizce ilk önce 06/12/2024 günü yapılması istenilen defter incelemesine taraf vekillerinin hazır olduğu duruşma olan 2 nolu celsede karar verildiği, davalının ticari defterlerini dosyaya ibraz etmediği gibi dava dosyasına ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişiyi bildirmediği, hazırlanan bilirkişi raporuna karşı davalı vekilinin bir kısım itirazlarda bulunduğu, itirazların karşılanması amacıyla ek rapor için ara karar kurulduğu, kök rapora karşı ileri sürülen itirazların davalı yandan geldiği dikkate alınarak bilirkişi masrafının davalıya yükletilmesine karar verildiği, davalı yan ek rapor hazırlanması için gerekli masrafı dosyaya yatırmadığı, mezkur 21/11/2024 tarihli duruşmanın ara kararı uyarınca; " 2 haftalık kesin içerisinde taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu ticari defterler ve kayıtların (defteri kebir, yevmiye defteri ve envanter defterinin) bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişinin iletişim kaydı ile e-mail adresinin dosyaya yazılı olarak açıklanmasına, kayıtları ibraz etmedikleri takdirde defter ibrazından kaçınmış sayılacakları karşı tarafın delillerini kabul etmiş sayılacakları ve haklarında 28/07/2020 tarihli ----- Gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanılacağının ihtarına, " şeklinde ara karar kurulduğu, buna rağmen davalı yanca ticari defterlerini dosyaya ibraz etmediği gibi dava dosyasına ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişiyi bildirmediği anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesinde, 28/07/2020 tarihli ----- gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunla ticari defterlerin sunulmamasına ilişkin 23. madde ile değişiklik yapılmış ve ticari defterlerin davalı tarafından sunulmaması halinde davacının ticari defter kayıtlarının lehine delil olacağı belirtildiği, davacının incelenen defter kayıtlarına göre, davacının dava tarihi itibariyle davalıdan idarenin kestiği para ceazsından kaynaklı rucüan 343.525,00 TL alacaklı olduğu, böylece bilirkişinin davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde davacının defterlerinin usulüne uygun açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, lehine delil teşkil edecek nitelikte olduğu, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü ---- Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünce ------sayılı “İdari Para Cezası Tebligatı” ile geçici iş ilişkisi kurma yetkisi almadan 2021 yılı içerisinde bir kısım şirket isimleri belirtilerek (toplam 8 iş ilişkisi) işverenliklerle geçici iş ilişkisi kurmaya devam edilmesi nedeniyle davacının idari para cezası tazyiki altında olmasından kaynaklı olarak ödemiş olduğu (indirimli) ödediği 343.525,00 TL idari para cezasının davalıdan tahsil talebinin yerinde olduğu, davalının temerrüt tarihinin ----- Noterliği 24.05.2024 tarih ------ yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya ihbar tarihi temerrüt tarihi olacağı ve 24/05/2024 tarihli ihtarında " idari para cezasının ortaya çıktığı ve yine hizmet sözleşmesinde işbu zararları karşılamayı taahhüt ettiğiniz açık olup, ödenen 343.525,00-TL tutarındaki idari para cezasının davalı firma rücuan tahsili için aşağıda bilgileri verilen banka hesabına işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 1 iş günü içerisinde ödemenin yapılmasını aksi takdirde her türlü yasal ve yargı yollarına başvurma, dava ve şikâyet yollarına başvurulacağını ihtar ederiz." şeklinde olduğu ve davalının temerrüt tarihinin 27/05/2024 tarihi olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile 343.525,00 TL'nin 27/05/2024 tarihinden itibaren avans faizi ile alınarak davacıya verilmesine,
2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 23.466,19 TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak alınan 5.866,55 TL harçtan mahsubu ile eksik bakiye 17.599,64 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 54.964,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 5.866,55 TL peşin harç toplamı 6.294,15 TL ile 15.596,00 TL (bilirkişi ücreti, kep reddiyatı, posta masrafı, elektronik posta masrafı) olmak üzere toplam 21.890,15 TL olan yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Arabuluculuk ücreti 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.