T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/354
KARAR NO : 2025/506
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/05/2024
KARAR TARİHİ : 03/06/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkilin -----İş Ortaklığına verdiği hizmetlere ilişkin ----- Nolu 01.10.2021 tarih 33.040TL bedelli ve ------ Nolu 01.10.2021 tarih 1.489,27 bedelli faturalar düzenleyerek davalılara gönderdiğini, faturalara itirazda bulunulmadığını, ödemenin yapılmaması üzerine takip başlatıldığını ancak takibe itiraz edildiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalıların %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile 17.07.2023 tarihli beton alımına dair sözleşme imzalandığını, bu kapsamda davacının banka hesabına 500.000,00 TL ve 70.000,00 TL ödeme gönderildiğini, davacının tüm ödemeleri almasına rağmen düzenlemesi gereken faturaların tanzim etmediğini, beton malzemesinin gereği gibi teslim edilmediğini, sözleşmede belirtilen birim fiyatlardan farklı faturalar düzenlendiğini, davacının müvekkil şirketi oyaladığını ve faturalara itiraz etmesinin engellendiğini ileri sürerek davanın reddi ile davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.
DELİLLER:
---- İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı takip dosyası, ticari defter ve belge incelemeleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
17.10.2024 tarihli ara karar ile dosyanın ----- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 23.12.2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi raporunda özetle; Davacının defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri tespit edilmek suretiyle HMK 222 maddesi uyarınca lehine delil teşkil edecek vasıfta olup olmadığı hususunda Davacı firmanın elektronik defter olarak düzenlenmiş bulunan 2021-2022-2023-2024 yıllarına ait ticari defterlerinin süresinde tasdik edilmiş olduğu görülmekte olup, HMK 222/2 maddesine uygun olduğu, Davacının davaya konu ettiği faturaların davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edilmiş ise 8 günlük sürede herhangi bir itiraz olup olmadığı hususunda; Davaya konu faturaların muhatabına teslim edildiğine dair herhangi bir tebliğ belgesi tarafımca tespit edilememiş olmasına karşın, Cevap dilekçelerinde, davacı firmanın faturaları gönderdiği ve hizmetin sunulacağı beklentisi ile faturalara itiraz edilmediğinin beyan edildiği, bu bağlamda faturaların tebliğine dair davalıların itirazının olmadığı, Davalının iade faturası düzenleyip düzenlemediği, iade faturaların süresinde olup olmadığı hususunda; Cevap dilekçelerinde, davacı firmanın faturaları gönderdiği ve hizmetin sunulacağı beklentisi ile faturalara itiraz edilmediğinin beyan edildiği, davacı firma ticari defterlerinde iade faturasına dair bir kayıt bulunmadığı, Faturaların ba/bs formlarına konu edilip edilmediği hususunda; ------ Şirketi 2021 yılı Ba-Bs formlarına göre, ------. Firmasına 2 belge içeriğinde K.D.V. Hariç 29.262,09 TL tutarında satış yapılmış olduğu, ------ Şirketinden 2 belge içeriğinde K.D.V. Hariç 29.262,09 TL tutarında alış yapılmış olduğu, Bildirimlerin takip konusu faturalar ile uyumlu olduğu, Davacı defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı ve miktarı hususunda; Davacı firma ticari defterlerinde yer alan kayıtlara göre; İcra takibine konu faturaların davacı firmanın 2021 yılı yevmiye defterinde, 01.10.2021 gün ve ----- ve ----- sayılı yevmiye maddesinde kayıtlı olduğu, yapılan herhangi bir ödeme bulunmadığından izleyen yılların açılış ve kapanış fişlerinde de faturaların alacak bakiyesi olarak kayıtlı olduğu, Takip tarihi olan 19.02.2024 tarihi itibari ile davacının davalılar iş ortaklığından 34.529,27 TL alacaklı olduğu-----İcra Dairesi ------ Esas sayılı dosyasında 19.02.2024 tarihinde başlatılan icra takibinde; 33.040,00 TL ve 1.489,27 TL olmak üzere toplam 34.529,27 TL asıl alacak ile 14.651,65 TL ve 660,31 TL olmak üzere toplam 15.311,96 TL işlemiş Faiz Alacağı olmak üzere toplam 49.841,23 TL tutarın tahsili istenildiği şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
02.01.2025 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 24.04.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi Raporunda özetle; Davalıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış-kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Davacının davalı İş Ortaklığı adına 01.10.2021 tarihinde düzenlediği 2 adet karşılığı toplamda 34.529,25 TL tutarlı faturaların davalıya ait Form BA beyannamelerinde ve ticari defterlerinde usulüne uygun olarak kayıtlı bulunduğu, karşılığında davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı ya da iade faturası düzenlenmediği, sunulan muavin döküme göre de 20.02.2024 takip tarihi itibariyle davalı nezdinde davacının 34.529,27 TL alacaklı olarak göründüğü, Davacı ticari defterlerinin incelendiği talimat bilirkişi raporuna göre takip tarihi itibari ile davacının davalılar iş ortaklığından 34.529,27 TL alacaklı olarak göründüğü tespitine yer verildiği, İşbu raporda yer verilen tespitlere göre takiple istenen 34.529,27 TL tutarlı alacak isteminde taraf ticari defterleri arasında mutabık kalındığı, söz konusu tutarın davacıya ödenip ödenmeyeceği ile ilgili nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, Takiple 15.311,96 TL birikmiş faiz talep edildiği, muaccel borcun borçlusunun alacaklının ihtarıyla mütemerrit olduğu (TBK.m.117/1): bu yönde temerrüt ihtarına dosya içeriğinde rastlanılmadığından davacının faiz talebine mevcut delil durumuna nazaran iştirak edilmediği, davalının temerrüde düşürülme tarihinin belli olmaması nedeniyle faiz hesaplamasının teknik olarak yapılamadığı şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, faturaya dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.
Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.
Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla----İcra Dairesinin ----- esas sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davacı defterleri yönünden talimat yolu ille alınan raqorda davacı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı şirketin davalı şirkete mal veya hizmet satışı yaptığı bağlı bulundukları vergi dairelerine beyan ettikleri BA-BS formların birbiri ile örtüştüğü, davacı kayıtlarında 34.529,27 TL alacaklı göründüğü, davalıların oluşturduğu adi ortaklığın faturaların düzenlendiği 2021 yılına ilişkin ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, davalı kayıtlarında 34.529,27 TL borçlu göründüğü, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtlara ilişkin olarak davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 34.529,27 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürmediği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 34.529,27 TL alacaklı olduğu, form BA-BS beyannamelerinden ve ticari defterlerinden anlaşıldığı üzere davalının davacıdan fatura alarak kayıtlarına intikal ettirmesi karşısında artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne karar verilerek, işlemiş faiz bakımından reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.Davacı yanca TTK 1530 maddesi uyarınca temerrüt faizi talep edilmiş ise de; TTK'nın 1530. madde başlığı ''Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları" şeklinde olup somut olayda taraflar arasında ticari ilişki hizmet sözleşmesi olmakla birlite TTK'nın 1530. maddesi anlamında bir tedarik ilişkisinin mevcudiyeti kanıtlanmadığından, somut olayda TTK'nın 1530/7 maddesinde öngörülen faiz oranlarının uygulanması da mümkün değildir. Yani TTK'nın 1530/7 maddesinin uygulanabilmesi için taraflar arasında mal ve hizmet tedariki sözleşmesi olması gerekir. Davacı tarafça, taraflar arasında mal tedarik sözleşmesi olduğu ve kendisinin de tedarikçi olduğu ileri sürülmediği gibi, dosya kapsamında da bu yönde bir belgeye de rastlanmıştır. Bu nedenlerle davacı vekilinin işlemiş faize hükmedilmesi talebi yerinde görülmemiştir. Davacı tarafın kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalılar tarafından -----. İcra Dairesinin ----- esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 34.529,27 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren %44,25 faiz oranını aşmamak kaydıyla avans faiz işletilmesine,
3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 6.905,85 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davalıların kötüniyet tazminatının yasal şartları oluşmadığından talebinin REDDİNE,
5-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 34.529,27 TL lik kısım yönünden alınması gereken 2.358,69 TL harçtan peşin alınan 601,96 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.756,73 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 15.311,96 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan toplam 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 601,96 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı ve 1.110,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 9.139,56 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 6.331,75 TL yargılama giderinin davalılardan alınıp davacıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA,
8-Kabul red oranına göre belirlenen 2.633,00 TL Arabulucu ücretinin davalılardan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 1.167,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Dair;6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.