T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/375
KARAR NO : 2025/511
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/05/2024
KARAR TARİHİ : 03/06/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle;Müvekkil ile davalı arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklı davalının dava tarihindeki Euro kuru olan 34,9973 kur üzerinden 11.400,00 TL+8.527,00 Euro borcu bulunduğunu, borcun ödenmemesi nedeniyle takip başlatıldığını ancak itiraz edildiğini, anılan nedenlerle itiraz iptali ile takibin devamını, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Takibe konu faturaların müvekkile tebliğ edilmediğini, davacının 2011 yılından itibaren düzenlediği her faturaya kur farkı yazdığını, taraflar arasındaki teamülde kur farkı uygulamasının bulunmadığını, müvekkilin davacıya borcu bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER:
-----. İcra Dairesinin ----- esas sayılı takip dosyası, Ticari defter ve belge incelemeleri, ba/bs formları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.10.10.2024 tarihli ara karar ile dosyanın talimat yolu ile bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 08.01.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi raporunda özetle; Taraflar arasında 2022 yılından önce başlayan ve Kimyevi Madde Teminine dayanan ticari ilişki bulunduğu, 08.09.2021 tarihli 4 ayrı Tedarikçi Sözleşmesine İstinaden Kimyevi Emtia Alımlarının yapıldığı ancak Tedarikçi Sözleşmelerinde Ödeme Şekline ve vadelerine ait Parasal Tanımlamaların bulunmadığı, Davalı tarafın incelenen 2022 Defterlerinin Noter Tasdikli, 2023-2024 yılı Defterlerinin E-Defter olarak tutulduğu, yasal sürelerinde tasdiklerinin yaptırılmış olduğu, delil teşkil edecek nitelikte bulundukları, Davacı Faturalarının Davalıya tebliği ve kayda alınmasında eksiklik bulunmadığı, Davalının itiraz ettiği veya İADE Faturası düzenlediği bir hususun görülmediği, Davacının İcra Takibinde EURO olarak Döviz Bazlı Alacak iddiasına karşılık Davalı tarafın Döviz Bazlı Cari Hesap tutmadığı kayıtlarına intikal eden Kur Farkı Faturası bulunmadığı, Tedarik Sözleşmeleri ve Alış Faturalarında da Döviz Bazlı Ödeme şartlarına ilişkin hüküm görülmediği, Dava Dosyasına intikal eden tarafların BA/BS Formlarının karşılıklı incelenmesi sonucunda Davalının kayıtlarında tespit edilen 2022 yılında 13 adet, 2023 yılında 7 adet Satış Faturasının tam olarak beyan edildiği ancak Davalı tarafın 2022 yılı BA bildiriminde kayıtlarına aldığı 13 adet faturanın sadece 4 adedini bildirim konusu yaptığı, eksik bildirim yaptığı, 2023-2024 yıllarının birbirini teyit ettiği, Davalı tarafın 2023 yılı Defter Kapanışında 116.054,61 TL olarak görülen Davacı tarafa borç tutarını 2024 yılında yaptığı düzeltme kaydı ile 23.850,84 TL olarak kaydına aldığı, söz konusu düzeltme kaydının mahiyetini tespit amacıyla Bilirkişiliğimce 2022-2023 yılları Cari Hesabının Alış Faturaları ve Ödeme Belgeleri bazında karşılaştırmalı incelenmesi ile oluşturulan nihai tabloda Davalının Takip Tarihi itibariyle Davacı tarafa 23.850,84 TL borcunun bulunduğu kanaatine varılmıştır.
15.01.2025 tarihli ara karar ile dosyanın ile bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 24.04.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi raporunda özetle; Davacıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK’nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu sonucuna gidildiği, Talimat bilirkişi raporunda davalının 2023-2024 yılları ticari defterlerinin incelendiği, raporda yer verilen tespitlere göre davalı ticari defterlerinin delil kabiliyeti ile ilgili nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, Davacının düzenlediği tüm faturaların mevcut haliyle benimsenerek davalı nezdinde usulüne uygun olarak kayıtlı bulunduğu, bu itibarla taraflar arasındaki ticari ilişkinin TL ve Döviz bazında ayrı ayrı olarak kurulduğu sonucuna gidildiği, Davacının vergi Usul Kanunun 213.259. ve 280. Madde hükümlerine uygun olarak kayıtlarında kur farkı hesapladığı, Döviz tutarı ile döviz karşılığı TL hesabını uyumu hale getirdiği, diğer anlatımla davacının hesaplayarak kayıtlarına aldığı kur farkı bedellerinin davalının Usd ve Euro bazlı hesaplarındaki reel döviz türündeki borç alacak bakiyesini etkilemediği, bu noktada kur farkı hesaplaması için taraflar arasında ticari teamül oluşup oluşmadığı hususunun bir önemi kalmadığı, zira kanun koyucu konumundaki Gelir İdaresi Başkanlığı’nın yukarıda yer verilen tebliğ ve hükümlere göre kur farkı hesaplamasını zorunlu kıldığı, Davacının takiple talep ettiği bedellerin ödenmemiş fatura tutarlarından kaynaklandığı, bu tutarlar içerisinde kur farkı bedellerinin bulunmadığı, zira davacının davalı adına herhangi bir kur farkı faturası düzenlemediği, 04.04.2024 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının TL hesapta 11.408,67 TL borçlu, Euro hesapta ise 8.527,68 Euro borçlu olarak göründüğü, Usulüne uygun olarak tutulan davacıya ait ticari defterlere değer verilmesi gerektiği kanaatinin Sayın Mahkemenizce benimsenmesi halinde, takipteki bağlılık ilkesi doğrultusunda davacının davalıdan isteyebileceği tutarın ayrı ayrı olmak üzere 11.400,00 TL ile 8.527,00 Euro olacağı, Takip ile birikmiş faiz talebinde bulunulmadığı şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, açık hesaba dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.
Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.
Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla -----. İcra Dairesinin ------ esas sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde, davalı defterlerinin incelenmesi için talimat yazıldığı, bilirkişi raporunda davalının defterlerin yasal sürelerinde tasdiklerinin yaptırılmış olduğundan delil teşkil edecek nitelikte bulunduğu, davalı tarafın Döviz Bazlı Cari Hesap tutmadığı, kur farkı faturasının kayıtlı bulunmadığı, 2022 yılına ilişkin BA-BS formalarının mutabık olmadığı, 2023 ve 2024 yıllarının mutabık olduğu, Davalı tarafın 2023 yılı Defter Kapanışında 116.054,61 TL olarak görülen Davacı tarafa borç tutarını 2024 yılında yaptığı düzeltme kaydı ile 23.850,84 TL olarak kaydına aldığı, davalının Takip Tarihi itibariyle davacı tarafa 23.850,84 TL borcunun bulunduğunun bildirildiği, davalı defter incelenmesinin akabinde dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek alınan raporda; davacı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının TL hesapta 11.408,67 TL borçlu ve Euro hesapta ise 8.527,68 Euro borçlu olarak göründüğü, USD hesabında ise bakiyenin bulunmadığı, davacının davalı adına
düzenlenen faturalarda TL, USD ve Euro para birimlerinin ayrı ayrı belirtildiği, faturalarda ayrıca kur
bilgisine yer verildiği, davacının sunduğu faturalarının her birinin talimat bilirkişi raporunda yer verilen
davalı nezdinde davacı hesap hareketleri ile karşılaştırıldığı ve tüm faturaların mevcut haliyle
benimsenerek davalı nezdinde usulüne uygun olarak kayıtlı bulunduğunun anlaşıldığı, bu
itibarla taraflar arasındaki ticari ilişkinin TL ve Döviz bazında ayrı ayrı olarak kurulduğu
sonucuna gidildiği,
davacının ticari defterlerinde hesaplayarak kayıtlarına aldığı kur farkı bedellerinin davalının Usd ve Euro bazlı
hesaplarındaki reel döviz türündeki borç alacak bakiyesini etkilemediği, davalının 01.07.2023 tarihli
235.456,24 TL tutarlı mahsup işlemi ile 31.12.2023 tarihli 116.054,61 TL ve 01.10.2024 tarihli 92.203,77
TL tutarlı düzeltme işlemlerinin kaynağının anlaşılamadığı, bu tutarların davacı nezdinde kayıtlı bulunmadığı, talimat bilirkişi raporunda davalı ticari defterlerinde toplu yapılan çek-senet ödemeleri ile
2024 yılında yapılan düzeltme kayıtlarının mahiyetinin anlaşılamadığının belirtildiği, davacının usulüne uygun ve eksiksiz tutulduğu anlaşılan davacı ticari defterlerine değer
verilmesi gerektiğinin bildirildiği, dosyada alınan bilirkişi raporları ve toplanan delillere nazaran hangi tarafın defterlerine değer verilmesi gerektiği hususunda alınan 24/04/2025 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli ve gerekçeli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, HMK 222.maddesi uyarınca davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle davacının 11.400,00 TL ve 8.527,00 Euro alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 11.400,00 TL ve 8.527,00 Euro alacaklı olduğu, davacı kayıtlarının usulüne uygun ve eksiksiz tutulduğu, bilirkişiler tarafından yapılan hesap karşılaştırılmasında davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafında kayıtlı olduğu, davalı defterlerindeki mahsup ve düzeltme işlemlerine değer verilemediği, bu haliyle davacının ticari defter ve belgelerine itibar edildiği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. Davalı yanın kötüniyet tazminatının yasal şartları oluşmadığından talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından ---- İcra Dairesinin ------ sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin DEVAMINA,
2-11.400,00 TL yönünden asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz (%51,75 faiz oranını aşmamak kaydıyla) işletilmesine, 8.527,00 Euro bakımından takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının bir yıl vadeli euro mevduat hesabına ödediği euro faizi İŞLETİLMESİNE,
3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 61.068,03 TL (11.400,00 TL + icra tarihindeki miktar üzerinden 293.940,19 TL*%20) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davalı yanın kötüniyet tazminatının yasal şartları oluşmadığından talebinin REDDİNE,
5-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 21.163,93 TL harçtan, peşin yatırılan 3.757,87 TL harcın düşümü ile geri kalan 17.406,06 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
6-Davacı tarafından yapılan 3.757,87 TL peşim harç, 427,60 TL başvuru harcı, 8.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 235,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 12.920,47 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 49.571,52 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
9-3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.