T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/378
KARAR NO : 2025/496
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/05/2024
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 28/05/2024 harç tarihli dava dilekçesinde özetle;6098 sayılı TBK 154 maddesi uyarınca; alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa zamanaşımı süresi kesilir. Buna göre, işbu alacak kapsamında 13.11.2023 tarihinde-----İcra Dairesi ----- Esas nolu dosyası kapsamında icra takibine başvurulmuş olduğundan zamanaşımı süresi kesilmiştir. Bu nedenle davalıların ödeme emrine itiraz tarihi olan 17.01.2024 tarihinden itibaren zamanaşımı süresi tekrardan başlamıştır.Müvekkile ait ---- plakalı araç, 10.03.2023 tarihli kazada davalıların sahibi ve sürücüsü olduğu ---- plakalı aracın çarpması sonucunda hasarlanmıştır. Kazanın oluşumunda ----plakalı araç sürücü %100 kusurludur.
Müvekkil, ---- plakalı ---- model ----- paket ticari aracını şirket konusu emtianın taşınması işinde kullanmaktadır. Müvekkil bahse konu aracı kullanamadığından yerine başka bir araç ikame etmek mecburiyetinde kalmıştır. Bu nedenle müvekkil şirketin bahse konu zararının karşılanmasına karar verilmesi gerekmektedir.
Dava dilekçe ekinde sunulan bilgi ve belgelerden de anlaşacağı üzere müvekkile ait araç 45 gün süre ile serviste kalması gerekmiştir. Davaya konu araç yerine ikame edilebilecek aynı nitelikte bir araç için günlük kiralama bedelinin 2.000,00-TL ila 2.500,00-TL arasında olduğunu tespit etmekteyiz. Bu nedenle 2.000,00-TL üzerinden 45 X 2000=90.000,00-TL zarar oluşmuştur.
Davalıların işleteni/sürücüsü olduğu araç tam kusurlu bir şekilde müvekkilin ticari aracına çarparak müvekkilin aracının hasar görmesine neden olmuştur. Müvekkil, aracını tamir müddeti boyunca kullanmadığından 90.000,00-TL zarara uğramış olup bu zararın tazmin etmekle yükümlüdür.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5A/1. Maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğundan, Mahkemenize iş bu davayı açmadan önce tarafımızca arabulucuya başvurulmuştur. ----- Arabuluculuk Bürosu ----- arabuluculuk nolu dosyada, davalı sigorta şirketi ile anlaşılamadığına dair 10/05/2024 tarihli tutanak düzenlenmiştir. Arabuluculuk son tutanağı aslı dilekçemiz ekindedir. Şimdilik 100,00-TL'nin kazanç kaybı bedelinin 10.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte TAHSİLİNE,
Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına,karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz" denmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı taraf, --- İcra Müdürlüğü' nün ----- sayılı dosyası üzerinden düzenlenen ödeme emri ile ------ plakalı aracın 45 günlük kazanç kaybı ve faizi için icra takibi başlatmıştır. Bahse konu icra takibine ve icra müdürlüğünün yetkisine tarafımızca itiraz edilmiştir. Sonrasında davacı tarafından, ---- Arabuluculuk Bürosu' nun ----- no' lu dosyası üzerinden, dava şartı arabuluculuk süreci başlatılmıştır. İşbu arabuluculuk bürosunun yetkisine de tarafımızca itiraz edilmiş olup, dosya konusu ve tarafımız ile tamamen alakasız bir karar içeriği ile yetki itirazımız hatalı şekilde reddedilmiştir. Arabuluculuk dosyasının anlaşamama ile sonuçlanması üzerine davacı tarafça, işbu itirazın iptali davası ikame olunmuştur.
Öncelikle; İİK uyarınca para ve teminat alacakları için yapılan ilamsız takiplerde yetkili icra dairesi, borçlunun ikametgahının bulunduğu yerdeki icra dairesidir. Müvekkilimin ikametgah adresi yukarıda belirtilmiş olup, ilgili adrese göre yetkili icra müdürlüğü ----- İcra Müdürlükleri' dir.
İtirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle tetkik merciinin yerine geçerek icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek, kesin olarak sonuçlandırmalıdır. (Hukuk Genel Kurulu' nun 28.03.2001 gün ve----- sayılı kararları) Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır.
Tüm bu açıklamalar ışığında görülmektedir ki; davacı vekilince yetki itirazı kaldırılmadan veya yetkili icra müdürlüğünde icra takibi yapılmadan itirazın iptali davası açılmış olup, bu durumda ortada geçerli ve yetkili yer icra müdürlüğünde başlatılmış bir icra takibi bulunmadığından, koşulları oluşmayan işbu itirazın iptali davasının, esas incelemesine girilmeden, usulden reddi gerekmektedir.Davacı taraf ilamsız icra takibinin sebebini özetle, 'trafik kazası sonucu meydana gelen 45 günlük kazanç kaybı' olarak göstermiştir. Borcun sebebi olarak gösterilen 'kazanç kaybı' ile ilgili herhangi bir fatura, resmi belge yahut borca dair herhangi bir yazılı evrak icra dairesindeki esas dosyasına ve işbu dava dosyasına eklenmediği gibi tarafımıza da gönderilmemiştir. İİK m.58 uyarınca alacaklının, alacağın sebebi ile ilgili belgeleri takibe eklemesi zorunludur.
Davacı, gerek icra takibinde, gerekse dava dilekçesinin 5 no'lu maddesinde dava konusu aracın 45 gün süre ile serviste kaldığını iddia etmişse de, dava dilekçesinin yahut icra takibinin ekinde servis kayıtları bulunmamaktadır. Aracın hangi serviste, kaç gün kaldığı, servise hangi tarihte girip, hangi tarihte çıktığı, bu süre zarfında ne gibi işlemler yapıldığı ile ilgili hiçbir belge sunulamamıştır. İtirazın iptali davalarında, ispat yükü davacı-alacaklıya aittir. Davacı/alacaklı, takipte dayandığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. ( HGK. ------ Davacı, dava dilekçesinin 6 no' lu maddesinde dava konusu aracın yerine ikame edilecek araç için günlük kiralama bedelinin 2.000-TL ile 2.500-TL arasında olduğunu iddia etmektedir. Bahse konu araç ---- model, ----- marka, manuel vites ve yaklaşık olarak 270.000 km' dedir. Çok basitçe yapılabilecek bir piyasa rayici araştırması ile birebir benzer aracın günümüz şartlarında dahi günlük kiralama bedelinin 600-TL civarında olduğunu görmekteyiz. (EK-2: ----- rayiç kira bedeli araştırması)
Kaldı ki kaza 10.03.2023 tarihinde meydana gelmiş olup, o tarihte bahse konu aracın kira bedeli çok çok daha düşüktür. Bilirkişi incelemesi ile doğru araştırma ve hesaplamanın yapılacağı kanaatindeyiz.
Ödeme emrindeki temerrüt faizi talebi de şartları oluşmadığından haksız ve mesnetsizdir. Müvekkil şirkete dava konusu ödeme emrinin konusu ile ilgili bugüne dek hiçbir ödeme ihtarı gönderilmemiştir. Borçlu temerrüde düşürülmeden icra takibinde talep edilen temerrüt faizinin ne sebeple yahut hangi tarih esas alınarak hesaplandığını anlamak da mümkün değildir. İşbu mesnetsiz faiz talebi de davacının kötüniyetini bir kez daha ortaya koymaktadır. Davacı apaçık kötüniyetlidir ve davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Davacı taraf gerek icra takip dosyasına gerekse işbu dava dosyasına iddialarını ispata yarar tek bir belge dahi sunamamıştır. Davacının kötüniyeti apaçık ortada olup, işbu haksız ve mesnetsiz davanın reddi ve davacının %20 den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi gerekmektedir.
" denmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; TBK'nın 49.maddesi kapsamında trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat (kazanç kaybı bedeli) talebine ilişkindir.
Davalı ---- plakalı araç sürücüsü diğer davalı ----- ise aracın işletenidir.
Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.
Zarar bir eksilmeyi ifade eder. Haksız fiilin borç doğurmasının sebebi doğan zararı giderme yükümlülüğünden kaynaklanır. Haksız fiil faili bu fiili ile yaratmış olduğu eksilmeyi gidermek, zarar gören kişiyi fiilden önceki durumuna getirme borcu altına girmiştir. Haksız fiil failinin borcu doğan bu zararı tazmin etmeye dayanır. Buna göre haksız fiilden doğan tazminat borcunun üst sınırını doğan zarar oluşturur. (---- Zarar belirlenirken, uğranılan gerçek zararın dışına taşılamaz. Zarar görenin zararla ilgisi saptanamayan giderleri zarar kapsamının dışında tutulmalıdır.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; 10/03/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında----- plaka sayılı araç sürücüsünün trafik kazasının oluşumunda kusursuz olduğu, ----- plakalı araç sürücüsünün ise kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunun bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği, mahkememizce hükme esas alınan 14/04/202 tarihli bilirkişi incelemesi ile dava konusu kaza nedeniyle -----plaka sayılı araçta 8.044,45 TL kazanç kaybı belirlenmiş olduğu ancak bilirkişi raporunda amortisman bedelinin 2.966,55 belirlenmesi gerekirken sehven 3.955,55 TL olarak belirlenmiş olduğu görülmekle raporda ki tespitlere göre maddi hata düzeltildiğinde kazanç kaybı bedelinin 9.033,45 TL olması gerektiği tespiti ile davacı vekilince sunulan ıslah talebi dikkate alınarak 9.033,45 TL kazanç kaybı bedeli tazminatının 10.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen davalılar ------alınarak davacıya verilmesine dair aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile; 9.033,45 TL kazanç kaybı bedeli tazminatının 10.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen davalılar ----- alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 617,07 TL harçtan, peşin yatırılan 427,60 TL harcı ile 160,00 TL ıslah harcının toplamı olan 587,60 TL'den düşümü ile geri kalan 29,47 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harcı , 160,00 TL ıslah harcının ve 427,60 TL başvurma harcı 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 890,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 5.905,2 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 9.033,45 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
7- 3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
Dair; 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca KESİN olarak davacı vekilinin ve davalı ---- vekilinin yüzlerine karşı diğer davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.