T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/113
KARAR NO : 2025/477
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/02/2024
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlunun cari hesap ekstresine göre takibe konu 328.400,- TL tutarındaki borcunu ödemediğini, yapılan müzakerelerin sonuçsuz kaldığını borcunu ödememek için ülkenin ekonomik şartlarını bahane ederek zaman kazandığını,-----İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosya ile başlatılan icra davalı borçlu kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin haksız yere durmasına sebebiyet verdiğini, tarafların defter kayıtları incelendiğinde takibe konu borcun ödenmediğinin görüleceğini, arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek davalı/borçlu olan -----.İcra Müdürlüğü ----- esas numaralı dosyasında gerçekleştirdiği haksız ve kötü niyetli itirazın iptaliyle birlikte takibin devam etmesini, takibin durduğu ve alacağın likit olduğu göz önüne alındığında kötü niyetli davalının lehine olmamak üzere %20 oranında icra inkar tazminatının ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davayı kabul anlamına gelmemek üzere uyuşmazlık konusunu tutarın zaman aşımına uğradığını zaman aşımını def-ini öne sürdüklerini, müvekkilinin davacı şirkete borcunun bulunmadığını müvekkili tarafından davacıya banka kanalıyla ödeme yapıldığını, davacının yapılan ödemeleri kasten ve kötüniyetli olarak ticari defterlerine geçirmediğini müvekkilini mükerrer ödeme ile zarara uğratmak maksadıyla davaya konu icra takibini başlattığını belirterek davanın reddine, kötüniyetli olarak başlatılan icra takibi ve yine kötüniyetli olarak ikame edilen huzurdaki dava sebebiyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatının davacıdan tahsili ile ödenmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle;----- vekilinin 28.05.2024 tarihli yerinde inceleme dilekçesinde muhatap olarak bildirilen ----- inceleme için gerekli bilgi ve belgelerin hazır edilerek iletilmesi konusunda bildirilen ----- numaralı telefonuna 29.05.2024 tarihinde ------ mesajı ile bilgi verilmiştir. 18.07.2024 tarihinde sadece yevmiye ve kebir defterlerinin 30.09.2022 taihine kadar işlenmiş bilgisayar görüntüleri ile davalı tarafından davacıya yapılan 500.000,- TL tutarlı 15.12.2022 tarihli havale dekontunun görüntüsünü iletilmiştir. Raporun tamamlandığı şu ana kadar herhangi bir yanıt alınamadığı ve Sayın Mahkemenize delil, belge ve defterlerini ibraz etmediğinden davacının kanuni defterleri ve kayıtları incelenememiştir. Kayıtlarını ibraz etmeyen tarafın defter ibrazından kaçınmış ve karşı tarafın delillerini kabul etmiş sayılacakları ve haklarında 28.07.2020 tarihli ----- Gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanılacağı hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu; Davalı ----incelenen ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini tamamlaması, teyid etmesi ve usulune uygun tutulmuş olması nedeniyle TTK. md.85 ve HMK 222. madde gereğince sahibi lehine delil niteliğinde bulunduğu; Davalı ----- incelenen kayıtlarına göre, ----- Satıcılar Hesabında takip edilen davacı ------ile ticari ilişkisinin 27.09.2022 tarihinde başladığı, 15.12.2022 tarihinde sonlandığı, 31.12.2022 tarihli ---- yevmiye numaraılı kayıt ile bakiye 328.400,- TL tutarın ----- Ortaklar hesabına atılara usulsüz şekilde kapatıldığı görülmüş bu nedenle Davalı ------ 15.12.2022 tarihinden itibaren ve davacı ------numaralı faturadan kaynaklı 328.400,-TL borçlu olduğu; Davacının icra takibine konu ettiği ------ numaralı faturayı davalı şirkete usulune uygun tebliğ ettği, davalı şirketin söz konusu faturayı ticari defterlerine işlediği, 8 günlük yasal süresi içerisinde iade faturası düzenlemediği, faturanın davacı ve davalı tarafından BS-BA formlarına konu edildiği tarafların 2022 dönemi Ba Bs beyanlarında mutabık oldukları, davalının faturaya karşılık kısmi ödeme yaptığı, davacı tarafın defterlerini inceleme için sunmadığı için bu ödemenin ticari defterlerine işleyip işlemediği tespit edilemediği; -----vekilinin 28.05.2024 tarihli yerinde inceleme dilekçesinde muhatap olarak bildirilen ------ inceleme için gerekli bilgi ve belgelerin hazır edilerek iletilmesi konusunda bildirilen ----- numaralı telefonuna 29.05.2024 tarihinde ----- mesajı ile bilgi verilmiştir. 18.07.2024 tarihinde sadece yevmiye ve kebir defterlerinin 30.09.2022 taihine kadar işlenmiş bilgisayar görüntüleri ile davalı tarafından davacıya yapılan 500.000,- TL tutarlı 15.12.2022 tarihli havale dekontunun görüntüsünü iletilmiştir. Telefon görüşmeleri ve ----- mesajı ile inceleme için gerekli taleplerimim hazır edilerek iletilmesi istendiği halde raporun tamamlandığı şu ana kadar herhangi bir yanıt alınamadığı ve Sayın Mahkemenize delil, belge ve defterlerini ibraz etmediğinden davacının kanuni defterleri ve kayıtlarının incelenemesi nedeniyle bu konuda bir görüşün bildirilemeyeceği;" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
EK RAPOR: Bilirkişi ek raporunda özetle; -----tarafından Ek Raporun da tamamlandığı şu ana kadar bilirkişi incelemesi için istenen bilgi ve belgeler konusunda herhangi bir yanıt alınamadığı ve Sayın Mahkemenize delil, belge ve defterlerini ibraz etmediğinden davacının kanuni defterleri ve kayıtları incelenememiştir. Kayıtlarını ibraz etmeyen tarafın defter ibrazından kaçınmış ve karşı tarafın delillerini kabul etmiş sayılacakları ve haklarında 28.07.2020 tarihli ---- Gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanılacağı hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu; Davalı ----- incelenen ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini tamamlaması, teyid etmesi ve usulune uygun tutulmuş olması nedeniyle TTK. md.85 ve HMK 222. madde gereğince sahibi lehine delil niteliğinde bulunduğu; Davalı ----- incelenen kayıtlarına göre, ----- Satıcılar Hesabında takip edilen davacı ------- ile ticari ilişkisinin 27.09.2022 tarihinde başladığı, 15.12.2022 tarihinde sonlandığı, 31.12.2022 tarihli ----- yevmiye numaraılı kayıt ile bakiye 328.400,- TL tutarın ------ Ortaklar hesabına atılara usulsüz şekilde kapatıldığı görülmüş bu nedenle Davalı -----15.12.2022 tarihinden itibaren ve davacı ------ numaralı faturadan kaynaklı 328.400,-TL borçlu olduğu; Davacının icra takibine konu ettiği ----- numaralı faturayı davalı şirkete usulune uygun tebliğ ettği, davalı şirketin söz konusu faturayı ticari defterlerine işlediği, 8 günlük yasal süresi içerisinde iade faturası düzenlemediği, faturanın davacı ve davalı tarafından BS-BA formlarına konu edildiği tarafların 2022 dönemi Ba Bs beyanlarında mutabık oldukları, davalının faturaya karşılık kısmi ödeme yaptığı, davacı tarafın defterlerini inceleme için sunmadığı için bu ödemelerin ticari defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği; ------ tarafından raporun tamamlandığı şu ana kadar herhangi bir yanıt alınamadığı ve Sayın Mahkemenize delil, belge ve defterlerini ibraz etmediğinden davacının kanuni defterleri ve kayıtlarının incelenemesi nedeniyle bu konuda bir görüşün bildirilemeyeceği; Davalı vekilinin 07.09.2024 tarihinde 23.07.2024 tarihli Bilirkişi Raporuna karşı beyan ve itirazlarını sunduğu dilekçesinde belirttiği 15.12.2022 tarihli banka dekontunda belirtilen 500.000.-TL.'lik ödeme ile müvekkilinin davacıya borcunun kalmadığının görüldüğü idiaasının yerinde olmadığı; Davalının incelenen kayıtlarında 15.12.2022 tarihinde ----- yevmiye kaydı ile 500.000,- TL ödemenin yer aldığı, söz konusu bu ödemeden sonra davalı ----- 15.12.2022 tarihinden itibaren ve davacı ------numaralı faturadan kaynaklı 328.400,- TL borçlu olduğu; ------ Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün Sayın Mahkemenize sunduğu 14.11.2024 tarihli---- sayılı cevap yazısında sundukları ----- vergi kimlik numaralı ----- ait 2022 yılı KDV beyannameleri için verdiği düzeltme beyannameleri ve tahakkuk fişlerinde, davacı -----tarafından davalıya kesilmiş 27.09.2022 tarihli ----- numaralı 920.400,-TL ile 31.10.2022 tarihli ----- numaralı 708.000,-TL faturalara ilişkin olarak verdikleri düzeltme beyannamelerinin 05.06.2024 tarihinde onaylandığı toplam 385.528,60 TL'nin tahakkuk ettirildiği; Davalı vekilinin 09.10.2024 tarihinde cevap dilekçesinin İslahı ile takas/mahsup defi'ni ileri sürdüğü dilekçesinde belirttiği davacı şirket hakkında Vergi Dairesince inceleme başlatıldığı müvekkiline buna ilişkin vergi dairesince yazılan yazılar doğrultusunda müvekkili tarafından düzeltme beyannamesi sunulmak suretiyle düzeltme tahakkuk ettirildiğini belirttiği, davalı tarafından davacı şirket hakkında Vergi Dairesince inceleme başlatılan ve müvekkiline buna ilişkin vergi dairesince yazılan yazılar ile ilgili dosyaya herhangi bir belgenin sunulmadığı, İcra takip tarihinin 10.08.2023, dava tarihinin 14.02.2024, davalı tarafından verilen düzeltme KDV beyannamelerinin onaylandığı tarihin 05.06.2024 olduğu görülmüş, davalı vekilinin ıslah dilekçesindeki takas-mahsup defii konusundaki takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu;" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
ISLAH: Davalı vekilinin ıslah dilekçesinde özetle; Davacının kusuru sebebiyle müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın takas/mahsup ile alacaktan mahsup edilmesi için cevap dilekçelerini ıslah ettiklerini, bu sebeple de takas/mahsup defi dikkate alınmak suretiyle öncelikle ----- Vergi Dairesi' ne müzekkere yazılarak her iki şirkete ilişkin kayıtların ve müvekkil şirketin düzeltme beyannamesi ile tahakkukların istenilmesini, bilahare bu hususlarda değerlendirilmek suretiyle bilirkişiden ek rapor alınmasını talep etmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, faturaya dayalı genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. İcra dosyası fiziken celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf, bedeli ödenmeyen faturaya dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Mahkememizce ilk önce 29/05/2024 günü yapılması istenilen defter incelemesine davacı vekilinin hazır olduğu duruşma olan 1 nolu celsede karar verildiği, davacının ticari defterlerini dosyaya ibraz etmediği gibi dava dosyasına ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişiyi bildirmediği, hak kaybına sebebiyet verilmemesi amacıyla aynı şekilde 04/12/2024 günü yapılması istenilen ikinci defter incelemesine davacı vekilinin hazır olduğu duruşma olan 4 nolu celsede karar verildiği, mezkur duruşmanın 2 nolu ara kararı uyarınca; " Kök rapor aşamasında olduğu gibi davacı yanın kayıtları ibraz etmedikleri takdirde defter ibrazından kaçınmış sayılacakları karşı tarafın delillerini kabul etmiş sayılacakları ve haklarında 28/07/2020 tarihli ----- Gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanılacağının ihtarına," şeklinde ara karar kurulduğu, buna rağmen davacı yanca avacının ticari defterlerini dosyaya ibraz etmediği gibi dava dosyasına ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişiyi bildirmediği anlaşılmıştır.
Mahkememizce gerekli ihtaratlar yapılmak suretiyle ticari defter incelemesine ilişkin iki kez ara karar kurulmuş ve davalı tarafın ticari defterleri incelemeye ibraz edilmiş ancak davacı taraf ticari defterlerini ibraz etmemiştir. 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi uyarınca ticari defterlerin delil niteliği göz önüne alınarak davacının ticari defterlerini ibraz etmemesi ve davalının ibraz etmesi halinde ticari defterlerin ne yönde delil teşkil edeceğinin üzerinde durulması gerekmektedir. Davacı taraf davalıya faturadan kaynaklı bakiye alacağının bulunduğunu ileri sürmektedir. Davalı taraf ise borcunun bulunmadığını dile getirmiştir. Mahkememizce ticari defterlerin incelenmesine ilişkin iki kez kurulan ara karar sonrasında davacı taraf ticari defterlerini ibraz etmeyip davalı taraf defterlerini ibraz etmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinin 7251 sayılı kanunla değiştirilmesi neticesinde bir tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi halinde ibraz eden tarafın kayıtlarına delil olarak dayanılacağı belirtilmiştir. Davalının sunmuş olduğu ticari defterleri neticesinde yapılan incelemede davalının davacıya 328.400,00 TL borçlu olduğu, davacının icra takibine konu ettiği ----- numaralı faturayı davalı şirkete usulune uygun tebliğ ettiği, davalı şirketin söz konusu faturayı ticari defterlerine işlediği, 8 günlük yasal süresi içerisinde iade faturası düzenlemediği, faturanın davacı ve davalı tarafından BS-BA formlarına konu edildiği tarafların 2022 dönemi Ba-Bs beyanlarında mutabık oldukları, davalının faturaya karşılık kısmi ödeme yaptığı, icra takip tarihinin 10.08.2023, dava tarihinin 14.02.2024, davalı tarafından verilen düzeltme KDV beyannamelerinin onaylandığı tarihinin 05.06.2024 olduğu görülmüş, davalı vekilinin ıslah dilekçesindeki takas-mahsup defii konusundaki savunmaları yerinde görülmeyerek davalının ticari defterleri esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.Alacağın likit olması konusunu Yargıtay Genel Kurulu ------Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir.Yargıtayın yerleşik kararlarına göre fatura alacakları likit niteliktedir. Yargıtay ----- Hukuk Dairesi’nin ---- Numaralı kararına göre; “Uyuşmazlık, davacının davalıya faturayla sattığı mal bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, borcun miktarı belirlenebilir (likit, hesap edilebilir) olduğundan, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteyen davacı yararına İİK.nun 67/2 nci maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu istemin reddi doğru görülmemiştir.” denilerek fatura alacağının likit niteliği belirtilmiştir. Alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından ---- İcra Dairesinin ------ sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin DEVAMINA,
2-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından kabul edilen asıl alacak olan 328.400,00 TL üzerinden % 20 oranında olmak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya VERİLMESİNE,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 22.433,00 TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak alınan 3.966,26 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan bakiye 18.466,74 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 52.544,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 3.966,26 TL peşin harç toplamı 4.393,86 TL ile 10.180,00 TL (bilirkişi ücreti, kep reddiyatı, posta masrafı, elektronik posta masrafı) olmak üzere toplam 14.573,86 TL olan yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,
8-Arabuluculuk ücreti 3.120,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.