T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/939
KARAR NO : 2025/504
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/12/2023
KARAR TARİHİ : 03/06/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 27/12/2023 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; .davacı şirket tekstil sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, Davacı şirket tarafından davalıya, aralarındaki anlaşmaya ve davalının siparişine uygun olarak ürün satışı ve teslimi yapılmış, bu ürünler nedeniyle bakiye toplam 18.234,50 USD (Amerikan Doları) alacağı doğduğunu, davalı tarafın davacı şirketin alacağını ödemekten imtina ettiği için davacı şirket tarafından alacağının tahsili talebiyle ----. îcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, borçlunun yetki itirazı üzerine dosya yetkili ------ îcra Müdürlüğüne gönderilmiş ve ----- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası davalı borçluya yeniden ödeme emri gönderildiğini, Davalı borçlu tarafından icra takibine/ödeme emrine itiraz edilmiş ve takip durduğunu belirtmiş, Davalı borçlunun ----- îcra Müdürlüğünün ------ sayılı dosyasına yaptığı haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile icra takibinin takip talebindeki şartlarda 18.234,50 USD (Amerikan Doları) üzerinden devamına, takibin devamına, Davalı borçlunun alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına ... talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "... davalı şirketin muamele merkezi ---- değil, ------ olduğunu, davalının muamele merkezinin ------ olduğu, takip talebinden açık olduğu gibi, dava dilekçesinden de açık olup davanın ----- değil, genel yetki kuralları çerçevesinde ----- ikame edilmesi gerekli olduğunu,davacı ise bizzat işbu davaya dayanak takibi bile ---- ikame etmiş olup, bu takibe yetki yönünden itiraz edilmemekle icra dairesinin yetkisi de bu şekilde kesinleştiğinden mahkemenizde ikame edilen davanın bu nedenle de dinlenmesi mümkün olmadığını, davacı takip talebinde sadece cari hesap demek suretiyle talepte bulunmuş, ancak davacının, cari hesap ekstresinin düzenlenmesine dayanak bir cari hesap sözleşmesi sunmadığı gibi, TTK hükümleri uyarınca hesabın kat edilmesine yönelik bir hesap cetveli veya hesabın kesildiği ile ilgili bir ihtarname göndermemiş; bir hizmet yapıldığı veya malın satış ve teslimine dair belgeler v.s olmadan bir takip açmış ve ödeme emri tebliği usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemeniz tensip zaptında da dava dilekçesinin tüm ekleri ile birlikte tebliğe gönderilmesine karar verilmesine rağmen dava dilekçesi ekinde de bir dayanak varsa bu belge de tarafımıza tebliğ edilmemiş, Bu hususta UYAP 'tan bakıldığında da davacının hiçbir dayanak belgesine rastlanmamış olduğunu, talep edilen alacağın ve ferilerin kabulü anlamına da gelmemek kaydıyla, zamanaşımına uğrayan alacak nedeniyle ikame edilen takip de haksız, usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacı takip alacaklısı tarafından, nasıl doğduğu ve hesaplandığı belirsiz bir döviz alacağı ve döviz alacağına talep ettiği yıllık % 6 fahiş faiz talebi haksız ve kötüniyetli olduğunu,Bu hususta da davacı, takip talebinde bir sözleşmenin varlığına dayanmadığını,davacının alacağının varlığı bile kabul edilmemekte olup, aksinin kabulü ihtimalinde de hesap edilebilir bir alacakla ilgili olarak davalı şirket aleyhine inkar tazminatı talebinde bulunulması da usul ve kanuna aykırı olduğunu belirtmiş Davaya cevaplarımızın kabulü ile haksız davanın reddine, Davacı aleyhine % 20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesi ... talep etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, açık hesap ilişkisine dayalı ----- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkindir.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.Davacı taraf bedeli ödenmeyen faturalardan kaynaklanan açık hesap ilişkisine dayalı alacak talebinde bulunmaktadır.Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür.6102 sayılı TTK'nın 21/2.maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu,süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine,adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir.Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle,adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması,faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir.Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Her iki ticari defterlerde yer alan kayıtlar birbiri ile uyuşması halinde ticari defterler, içeriğine göre delil vasfına sahip olabilecektir.Eldeki dosya incelendiğinde taraf ticari defterlerinin incelemeye ibraz edildiği ve usulüne uygun tutulmuş olduklarının anlaşıldığı davacı kayıtlarında davalının davacıya 18.234,50 USD borçlu olarak göründüğü, davalı tarafın ticari defterlerine yönelik olarak öncelikle ----- İlçe Kaymakamlığı 15.08.2023 Karar tarihli ------ karar nolu zayi belgesini sunduğu sonrasına ise ticari defter ve belgeleri sunduğu davalı kayıtlarında davacı ile aralarında herhangi bir kayıt içermediği bu haliyle ticari defterlerin birbiriyle uyumlu olduğu söylenemeyecekse de tarafların BA-BS formlarının incelenmesinde birbiriyle uyumlu olduğu böylelikle davacı tarafın akdi ilişkiyi ve teslimi ispatladığı görülmekle davacının 18.234,50 USD alacaklı olduğu görülmüş ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın faturalara bağlı olması nedeniyle belirlenebilir ve likit olduğu görülmekle icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.Yukarıda belirtilen gerekçeler ışığında davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından ----- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 18.234,50 USD asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına,
2-Likit asıl alacağa vaki haksız itiraz nedeni ile asıl alacak 18.234,50 USDnin (takip tarihinden 1 gün önceki merkez bankası efektif satış kuru itibarıyla 18.234,50 USD X 27.9283 TL = 509.258,58 TL karşılığı üzerinden)% 20 oranında olmak üzere 101.851,71 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 34.787,45 TL harçtan, peşin yatırılan 6.671,93 TL harcın düşümü ile geri kalan 28.115,52 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan 6.671,93 TL Peşin harç ve 269,85 TL başvurma harcı 7.250,00 TL bilirkişi ücreti ve 380,00 TL posta gideri olmak üzere toplam v TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 80.388,79 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
7- 3.120,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.